July 06, 2022

Openbox Menüsü

Openbox kurdunuz, fakat masaüstünde eksik olan bazı önemli şeyler var.Bir uygulamayı/programı başlatmanın bir yolu gibi…

Debian veya Debian’ın bir türevini çalıştırıyorsanız, Openbox menünüz tam olarak yukarıda gösterilene benziyorsa, kurulumla birlikte ‘bir Applications menu’nuz vardır ve buradan bir uygulamayı/programı başlatabilirsiniz.

Ayrıca, ‘Synaptic’ veya ‘apt-get’ yoluyla ‘menu’ paketini yükleyerek ‘Debian’ adı verilen ve standart Debian uygulamalarının ve işlevlerinin kategorize edildiği/basamaklandığı bir menü ögesine kavuşmuş olursunuz.

$ sudo apt install menu

Bu menü öğesi, tüm normal uygulamalarınızı ve yardımcı programlarınızı bulacağınız yerdir. Tipik bir kategori/basamaklı menü olarak düzenlenmiştir, bu nedenle çeşitli alt menülerde gezindiğinizde mevcut programları, yardımcı programları ve uygulamaları bulabilmeniz gerekir. Böylece bir terminal penceresini veya bir web tarayıcısını doğrudan  Openbox menüsünden başlatabilmenin yanı sıra, diğer yardımcı program ve uygulamaları başlatmanın konforuna da kavuşmuş oldunuz.

July 05, 2022

Debian Linux Dağıtımının Kısa Tarihçesi

Bu yazımızda Debian genlerini taşıyan Ubuntu’nun kısa tarihçesine değinmiştik. Bugün Debian’ın kısa tarihçesi ile devam ediyoruz.

1993’teki başlangıcından bu yana Debian, en sağlam, kararlı ve yaygın olarak kullanılan Linux dağıtımlarından biri haline geldi. Debian, dünyanın her yerinden geliştiricilerden oluşan bir topluluk tarafından aktif olarak geliştirilen ve sürdürülen ücretsiz ve açık kaynaklı, topluluk odaklı bir projedir.

Debian adını, kurucusu Ian Murdock ve karısı Debra’nın isimlerinin kısaltmalarının birleşiminden alır. (Deb ve Ian) Hızlı, hafif ve sağlam bir dağıtımdır. ‘Tüm Ubuntu dağıtımlarının ve daha fazlasının da anasıdır.’

Peki her şey nasıl başladı?

Debian Linux’un Kökeni

Debian resmi olarak Amerika’lı yazılım mühendisi Ian Murdock tarafından kuruldu.

Murdock Debian’ı herhangi bir projeyi temel alarak değil, tamamen bağımsız olarak geliştirdi. Projeyi 1993 ve 1996 yılları arasında yönetti ve ardından Bruce Perens devraldı. Devamında diğerleri proje liderliğini üstlendi. Debian projesinin şu aki lideri Jonathan Carter’dır. (Debian proje liderleri kronolojisi)

İlk Debian sürümü Debian 0.01 idi ve Eylül 1993’te kullanıma sunuldu. Daha sonra, 1993 ve 1995 yılları arasında, birkaç 0.9x sürümü geliştirildi. Debian’ın ilk kararlı sürümü olan Debian 1.1, 17 Haziran 1995’te yayınladı.

Ekim 2004’te, Debian tabanlı Ubuntu’nun ilk versiyonu – “ 4.10 Warty Warthog ” yayınlandı. Ücretsiz olarak dağıtıldı ve bu, Linux topluluğunda, hem normal kullanıcılar hem de uzmanlar arasında oldukça heyecan yarattı. Bu durum, Ubuntu’nun kolay ve hızlı bir şekilde benimsenmesini,aynı zamanda da en başarılı ve popüler Linux dağıtımlarından biri haline gelmesini sağladı.

Debian Linux Sürümleri

Aşağıda Debian sürümlerinin bir listesini bulabilirsiniz.

  • Debian 4.0 (Etch)

Ağustos 2007’de yayınlandı. 15 Şubat 2012’de yaşam döngüsü sona erdi.

  • Debian 5.0 (Lenny)

Ağustos 2009’da yayınlandı. 6 Şubat 2012’de yaşam döngüsü sona erdi.

  • Debian 6.0 (Debian Squeeze)

Şubat 2011’de yayınlandı. 26 Şubat 2016’da yaşam döngüsü sona erdi.

  • Debian 7.0 (Wheezy)

Mayıs 2013’te yayınlandı. Mayıs 2018’de yaşam döngüsü sona erdi.

  • Debian 8.0 (Jessie)

Nisan 2015’te yayınlandı. Haziran 2020’de yaşam döngüsü sona erdi.

  • Debian 9.0 (Stretch)

Haziran 2017’de piyasaya sürüldü ve  Debian 9 için uzun vadeli destek (LTS – Long Term Support) 30 Haziran 2022’de sona edi.

  • Debian 10.0 (Buster)

Temmuz 2019’da yayınlandı. Haziran 2024’e kadar LTS desteği alacak.

  • Debian 11.0 (Bullseye)

Ağustos 2021’de yayınlandı. Debian 11, Haziran 2026’ya kadar LTS desteği alacak.

Günümüzde Debian Linux

Debian, Linux topluluğundaki otoritesini günümüzde de devam ettiriyor ve 51000’den fazla paket GNU/GPL lisansı altında ücretsiz olarak sunuluyor.

Debian kurulum için, hem 64 bit hem de 32 bit mimarileri detekleyen netinst ISO görüntüleri barındırıyor. Ayrıca, 32-bit ve 64-bit PC’ler için de mevcut DVD torrent dosyalarını kullanarak Debian’ı indirme seçeneğine sahipsiniz.

Kurulum sırasında, minimum kurulumu tercih edebilir veya GNOME, Xfce, KDE Plasma veya LXDE dahil olmak üzere çok çeşitli masaüstü ortamı seçeneklerinden birini seçebilirsiniz.

Kararlılığı, güvenliği ve sağlamlığı sayesinde Debian, sunucular ve hatta IoT (Nesnelerin interneti) için de popüler bir seçimdir.

Debian Linux Dalları

Debian 3 ana dala ayrılır:

  •  Kararlı(Stable)

Resmi olarak yayınlanan en son Debian sürümüdür. Adından da anlaşılacağı üzere, düzenli güvenlik güncellemeleri aldığı için kararlı ve güvenli bir sürümdür. Şu an itibariyle en son kararlı sürüm Debian 11’dir ve kod adı BullsEye’dir.

  • Test(Testing)

Bir sonraki kararlı Debian sürümünün mevcut geliştirme veya önizleme sürümüdür. Test edilerek kararsız dalından gelmiş, ancak henüz piyasaya sürülmeye hazır olmayan paketleri içerir. Geliştirme sürümü olarak kararlıdan biraz daha yeni, ancak kararsızdan biraz daha eski olan paketler sağlar. Mevcut test sürümü Debian 12’dir ve kod adı Bookworm’dur.

  •  Kararsız(Unstable)

Bu gerçek bir sürüm değil, henüz Debian tarafından kontrol edilmeyen paketleri içeren sürekli bir geliştirme sürümüdür ve kod adı Sid’dir.

Bitirirken…

Debian ortaya koyduğu sağlam performansıyla halâ çok sayıda Linux kullanıcısı için popüler bir dağıtım olmaya devam ediyor olsa da, kendisini temel alan Ubuntu ve Elementary gibi diğer masaüstü dağıtımlarının biraz gerisinde kalıyor. Ancak, düzenli güvenlik güncellemeleri sayesinde sahip olduğu istikrarı ve güvenliği bu durumu telafi ediyor.

Genel olarak Debian, kullanıcıları için, geniş bir donanım yelpazesi için kullanılabilirlik, paket kullanılabilirliği, özelleştirme, kararlılık ve desteğin en iyi karışımını sunuyor.

July 04, 2022

Python’da 5 Muhteşem Otomasyon Komut Betiği – Bölüm2

Python projelerinizde kullanabileceğiniz bazı harika otomasyon komut betiklerini sizler için listelemiştim. Bu serinin devam olan bölüm 2’de 5 tane daha hayatınızı kolaylaştıracak muhteşem betiği sizlerle paylaşıyorum. Önceki yazıyı oku : Python’da 5 Muhteşem Otomasyon Komut Betiği Not: Bu yazıda script yerine Türkçe karşılığı olan betik kelimesini kullandım. Bu yüzden sayfamı yer imlerine ekleyin ve hadi başlayalım. 1. Photo Compressor […]

July 03, 2022

Linux Hakkında İlginç Bilgiler

Linux, bilgisayarlar, sunucular, ana bilgisayarlar, gömülü cihazlar ve mobil cihazlar için topluluk tarafından geliştirilen ve açık kaynaklı bir işletim sistemidir. SPARC, ARM ve x86 gibi neredeyse her her türlü bilgisayar mimarisi tarafından desteklenir ve bu onu desteklenen en kapsamlı işletim sistemlerinden biri haline getirir.

İşte Linux hakkında ilginizi çekebilecek bazı gerçekler:

İlk Linux çekirdeği sadece 65 KB büyüklüğünde idi ve Linux’un ilk sürümünde sadece 10.000 satır kod bulunuyordu.

Güncel olarak bu sayı yaklaşık 32 milyon satır koda ulaşmıştır.

Linus Torvalds, yazdığı kod satırlarıyla Linux çekirdeğine en fazla katkıda bulunan kişidir.

En hızlı 500 süper bilgisayarın tamamı gücünü Linux’tan alıyor.

Linux her şeyde; akıllı telefonlarda, sunucularda, denizaltılarda veya uzay roketlerinde… ; çalışır.

Huawei, Intel, Google, Red Hat, Facebook, Canonical ve Samsung, son yıllarda Linux çekirdeğinin gelişimine en çok katkıda bulunanlar arasındadır.

openhub.net web sitesindeki verilere göre, Linux’un %95’inden fazlası C dilinde yazılmıştır. Kod yazımında C dilinin yanında başka diller de kullanılmaktadır.

Her çekirdeğe, yayınlandığında bir kod adı verilir.

Japonya hızlı trenler Linux kullanıyor. Toyota ve diğer otomobillerdeki araç içi bilgi-eğlence sistemlerinde de Linux platformu kullanılmaktadır.

Linux’un Hollywood’da da özel bir yeri var. Avatar ve Titanic’in görsel efektleri, özgür ve açık kaynaklı(FOSS) 3D yazılımları kullanılarak Linux platformunda geliştirildi.

Günümüzün Popüler Dağıtımlarının Öncesi ‘En Eski Linux Dağıtımları’

Okuyacağınız yazı, ilk Linux çekirdeğinin kullanıma sunulmasından sonra Red Hat, Debian, Slackware, SUSE, Ubuntu ve diğerleri gibi popüler dağıtım fikirlerinin nasıl ortaya çıktığını keşfetmeye çalışmaktadır.

Linux’un ilk olarak 1991 yılında bir çekirdek şeklinde piyasaya sürülmesinden sonra, bugün bildiğimiz dağıtımların tam bir işletim sistemi haline gelmesi, kabuklar(shell), kütüphaneler, derleyiciler ve ilgili paketlerin oluşturulmasıyla ve dünyadaki sayısız işbirliğinin yardımıyla mümkün olmuştur.

1. HJ Lu tarafından sunulan, bilinen ilk “dağıtım”

Bugün Linux dağıtımları hakkındaki ilk bildiklerimiz, Linux’a erişmek için bilinen ilk “dağıtım benzeri araçların” HJ Lu tarafından piyasaya sürüldüğü 1992 yılına dayanıyor. Bu “dağıtım benzeri araçlar”, iki 5.25 ” disketten oluşuyordu:

LINUX 0.12 BOOT DISK: Sistemi başlatmak için kullanılan “boot” diski.

LINUX 0.12 ROOT DISK: Açılıştan sonra Linux dosya sistemine erişim için bir komut istemi sunan “root” diski.

Bir sabit sürücüye 0.12’yi kurmak için, onaltılı bir düzenleyici(hex editör) kullanarak ana önyükleme kaydını (MBR) düzenlemek gerekiyordu ki, bu özellikle bu dönemde oldukça karmaşık bir süreçti.

2. MCC Interim Linux

İngiltere’de bulunan Manchester Bilgi İşlem Merkezi’nden Owen Le Blanc’ın “LINUX 0.12” ile aynı yıl piyasaya sürdüğü MCC Interim Linux, acemi kullanıcılar için menü yönlendirmeli bir kurucu ve son kullanıcı için programlama araçlarına sahip ilk Linux dağıtımıydı. Ayrıca, disket koleksiyonu şeklinde, temel bir metin tabanlı ortam sağlamak için bir sisteme kurulabilir.

Ayrıca, metin tabanlı bir ortam sayesinde sisteme kurulabilir bir disket koleksiyonu sunuyordu.

MCC Interim Linux 0.12’den daha kullanıcı dostuydu ve bir sabit diske kurulum işlemi çok daha kolay ve modern yöntemlere benziyordu. MBR’ı düzenlemek için bir hex editörü kullanmak da gerekmiyordu.

İlk olarak Şubat 1992’de piyasaya sürülmesine rağmen, o yıl Kasım ayından bu yana FTP üzerinden indirilebilir durumdaydı.

3.TAMU Linux

TAMU Linux, Mayıs 1992’de Aggiest Texas A&M tarafından, Texas A&M Unix & Linux Users Group ile birlikte geliştirilmiştir ve TAMU 1.0A olarak adlandırılmıştır. Metin tabanlı bir işletim sistemi yerine X pencere sistemini sunan ilk Linux dağıtımıydı.

4. Softlanding Linux System (SLS)

Sloganı “Gentle Touchdowns for DOS Bailouts” idi.

SLS, Mayıs 1992’de Peter McDonald tarafından piyasaya sürüldü. Zamanında oldukça yaygın bir şekilde kullanılmış ve popüler olmuş ve Linux fikrini tam anlamıyla desteklemiştir. Ancak geliştiricilerin dağıtımda çalıştırılabilir formatı değiştirme kararı nedeniyle kullanıcılar kullanmayı durdurdu.

Günümüzdeki popüler dağıtımların çoğu SLS’den evrilerek geliştirilmiştir. Bunlardan ikisi…

Slackware:En eski Linux dağıtımlarından biri olan Slackware, 1993’te Patrick Volkerding tarafından yaratıldı. Slackware, SLS’ye dayanıyor ve ilk Linux dağıtımlarından biriydi.

Debian:Ian Murdock’un bir girişimi olan Debian, SLS modelinden hareketle 1993 yılında yayınlandı. Bugün bilinen en popüler dağıtım olan Ubuntu Debian’ı temel almıştır.

5. Yggdrasil

Sloganı “Free Software For The Rest of Us” idi.

Aralık 1992’de yayımlandı.Yggdrasil, Live Linux CD’leri fikrini doğuran ilk dağıtım oldu. California Berkeley’de, Adam J. Richter tarafından kurulan Yggdrasil Computing, Inc. tarafından geliştirilmiştir. Kendisini sistem donanımında, bugün bilindiği şekliyle “Plug-and-Play”(“Tak ve Çalıştır”) olarak yapılandırabiliyordu.

90’ların sonunda en popüler dağıtımlardan biri de ilk olarak 1998’de piyasaya sürülen çok popüler bir dağıtım olan Fransız menşeli Mandrake Linux ile Brezilya menşeli Conectiva Linux’un birleşiminden doğan Mandriva’ydı. Artık Open Mandriva var.

July 02, 2022

ObConf(Openbox Yapılandırma Merkezi) ve İşlevleri

ObConf(Openbox Yapılandırma Yöneticisi), Openbox için bir  ‘yapılandırma merkezi’dir. Her biri farklı yapılandırma parametreleri kümesi içeren sekiz sekme barındırır. Bu sekmelere bir göz atalım…

Tema: Pencere kenarlıkları ve menüler için renkleri ve vurguları seçmemize imkan verir.

Görünüm: Pencere başlık çubuğu denetimlerinin içeriğini ve sırasını belirler. Buradaki ana fikir, pencere başlığının her zaman başlık çubuğunda ortalanmış olması ve pencerenin sağ veya sol tarafına yerleştirilebilen düğmeler yardımıyla başlık çubuğunun otomatik olarak genişlemesidir.Her bir öge bir harfle temsil edilir.Varsayılan değer, pencere simgesini sol tarafa, simgeleştir, büyüt/küçült ve kapat düğmelerini sağ tarafa yerleştiren NLIMC’dir. Düğmelerin yerlerini değiştirmek için harf kombinasyonunu değiştirmek yeterlidir.

Yine Görünüm sekmesinden Yazı Tipleri ile ilgili her türlü değişiklik ve özelleştirme yapılandırılabilir.

Pencereler: Pencerelerin yerleşimini, odağını ve konumlandırmasını, birden çok ekranın nasıl yönetileceğini belirler.

Taşı ve Yeniden Boyutlandır: Hareket ederken pencere içeriğinin korunup korunmayacağı (korunmaya çalışılması) ve boyutlandırma sırasında boyut bilgilerinin dinamik olarak görüntülenip görüntülenmeyeceği gibi davranışları belirler.

Fare: Fare hareketi ile pencere odak aktarımının nasıl yönetileceğini ve başlık çubuğuna çift tıklatıldığında hangi eylemin gerçekleştirileceği bu sekmeden belirlenir.

Masaüstleri: Sanal masaüstlerinin sayısını, adını ve değiştirme sırasında uyarı görüntülenmesini belirler.

Kenar Boşlukları: Eğer bir panel veya rıhtım kullanmıyorsanız, ekranın kenarlarında birkaç piksel boşluk bırakmak, bir pencere yöneticisinde masaüstü arka planına veya menüye erişebilmek için yararlı olabilir.

Uygulama Tablası: Uygulama tablası(Rıhtm olarak ta adlandırılabilir), dockapps adı verilen uygulamaların bulunduğu bir tabladır.Bu yugulamalardan biri etkin olmadıkça tabla görünmez.

July 01, 2022

Nginx HTTPS reverse proxy

Diyelimki elimizde 1 tane public ipv4 ip adresi ve 5 tane https olarak çalışması gerekli olan web serveriniz var.sunucuların bir kısmı Linux bir kısmı windows server olabilir tabiki :)5 site için ayrı ayrı ipv4 adresi tahsis etmek yerine Nginx i proxy olarak kullanarak tüm serverleri yayına alabilirsiniz. Serverleriniz için daha güvenli bir ortama kavuşursunuz. aşağıdaki diyagramdaki gibi

June 30, 2022

Linux’a Yeni Başlayanlar veya Başlamayı Düşünenler İçin Bir Rehber

Linux’u denemeye karar verdiniz. Tamam.

Linux’un çok sayıda ücretsiz yazılım içeren iyi ve kararlı bir işletim sistemi olduğunu duydunuz ve denemeye hazırsınız. Tamam.

Ücretsiz olarak indirilebilir olduğunu da öğrendiniz.Tamam.

Artık internete girip bir kopyasını aramaya başladınız. Tamam mı?

Tamam değil! İşte bu noktada bir şok yaşayabilirsiniz. Neden mi? Tek bir Linux yok, çok sayıda Linux var da ondan!

Kendinizi gözüne ışık tutulmuş gibi hissediyorsunuz. Akıllıca bir seçim yapmak istiyorsunuz ama nereden başlayacağınıza dair hiçbir fikriniz yok. Ne yazık ki, işte tam da burası birçok yeni Linux kullanıcısının vazgeçtiği yerdir, çünkü bu çok kafa karıştırıcıdır, kabul edelim.

Linux işletim disteminin ‘dağıtım‘ adı verilen bir çok çeşidi bulunur. Bu dağıtımların da farklı türevleri olabilir. Kendinizi 30’dan fazla çeşidin sergilendiği bir dondurma dükkanında hayal edin. Hepsi lezzetli görünüyor, ancak birini seçip denemek gerekiyor. Ne kadar zor, değil mi? Birçok seçenek kafanızı karıştırabilir, ama içlerinden biri mutlaka hoşunuza gidecektir. Bir Linux çeşidi seçimini buna benzetebiliriz pek alâ.

Dondurmaseverlerin olduğu gibi, Linux kullanıcılarının da favorileri vardır.Tabii ki, sizin için en iyi olan; ihtiyaçlarınızı en iyi karşılayan, kullanımı size en keyif veren olacaktır. Bunu, ilk denediğiniz dağıtımda bulamayabilirsiniz.

Distrowatch’ta şu anda listelenen 272 dağıtım var, ancak ancak liste dışı dağıtımlarla birlikte bu sayı çok daha fazla. Elbette hepsini dikkate almaya gerek yok.

Yine bu yazının yazıldığı tarih itibariyle Distrowatch’ın popüler listesinin ilk 10 sırasındaysa MX Linux, EndeavourOS, Mint, Manjaro, Pop!_OS, Ubuntu, Fedora, Debian, Garuda. Zorin var.

Bu satırların yazarı,  bunlardan hepsini denedi ve kendisi 20 yıla yakın bir süredir Linux kullanıcısı. Bugün aktif olarak sıfırdan inşa ettiği Debian’ın kararsız branşı olan Sid’de Gnome kullanıyor.

Dağıtımların çoğu, özel amaçlı kullanımlar için yapılmış türevlere de sahiptir. Örneğin Fedora… Astronomy, Comp Neuro, Design Suite, Games, Jam, Python Classroom, Security Lab, Robotics Suite için özel sürümleri vadır, ancak bunların hepsi özünde Fedora’dır. Sadece, kurulumla birlikte belirli bir amaç için çok sayıda program içerir.

Büyük ihtimalle bu sistemlerden biri size uygun olacaktır. Bunların içinde, işletim sisteminizi özelleştirmek için alt türler, masaüstü ortamları ve pencere yöneticileri vardır. KDE, Gnome, Xfce, LXDE ve benzerleri, tüm Linux çeşitlerinde bulunan farklı masaüstü ortamlarıdır.

Windows gibi görünmeye çalışan, MacOS’a benzemek isteyen dağıtımlar da bulabilirsiniz. Bazıları ise orijinal, hafif ve grafiksel olarak harika olmaya çalışır. Hangisini seçerseniz seçin Linux kullanıyor olursunuz. Seçtiğiniz birini beğenmezseniz, hiçbir şey kaybetmeden başka bir tane deneyebilirsiniz. Ayrıca, bu dağıtımlardan bazılarının birbiriyle ilişkili olduğunu bilmelisiniz. Bu, seçiminizi basitleştirmeye yardımcı olabilir.

Ubuntu ve Linux Mint, Debian’ın türevleridir. Her ikisi de Debian’ı daha kullanıcı dostu yapma amacı güder. Her ikisi de Linux’a aşina olmak için iyi birer seçim olabilir.

RedHat, Linux’un ticari bir sürümüdür ve CentOS, Fedora bunun akrabalarıdır (ancak ücretsizdir).
Slackware, sistemin somun ve cıvatalarıyla uğraşmaktan hoşlanan kullanıcılar için daha uygun iken, muhtemelen yeni bir kullanıcılar için sinir bozucu olabilir.

OpenSUSE’nin iki sürümü vardır, biri normal bir sürümdür ve diğeri hiçbir zaman “yeni bir sürümü” olmayan sürekli bir sürümdür(rolling release). Sürekli olarak güncellenir, böylece her zaman güncel bir sürüme sahip olursunuz ve yükseltme yapmanız gerekmez. Biraz tecrübe gerektirir.

Puppy, eski bilgisayarlar ve daha yeni bilgisayarlar için optimize edilmiş küçük ve hafif bir sistem olacak şekilde tasarlanmıştır. Sınırlı hız ve belleğe sahip eski bir bilgisayarınız varsa ve ona yeniden hayat vermek istiyorsanız, dikkate alınması gereken bir dağıtımdır.

Bitirirken…

Hangi dağıtımı seçerseniz seçin Linux Linux’tur ve siz Linux kullanmış olursunuz. Yeter ki bir yerinden başlamaya cesaretiniz olsun!

June 28, 2022

Elementary OS Kurmak İçin En Önemli 10 Neden

Elementary OS, güvenlik, kullanım kolaylığı ve güzelliğe vurgu yapan bir tasarıma sahiptir. MacOS’un görünümünü ve hissiyatını seviyorsanız, Elementary OS’u denemelisiniz.

Elementary OS’u duydunuz, belki de kurmayı planladınız ama nereden başlayacağınız ve neden kuracağınız konusunda hiçbir fikriniz yok mu? İşte size Elementary OS’u neden kurmanız gerektiğine dair kapsamlı bir kılavuz.

1. Gizlilik ve Güvenlik

Aslında Elementary OS’un gizlilik politikası her şeyi anlatıyor. Kullanıcılara düzenli olarak verilerinin gizliliğini hatırlatıyor. Elementary OS, kullanıcılara verilerin kendilerine ait olduğunu ve bilgilerin sızdırılmayacağını garanti ediyor. Bu işletim sistemi hakkında daha öne çıkan şey ise, kullanıcının hassas verilerini toplamamasıdır.

Buna ek olarak, reklam anlaşmalarına girmiyorlar, böylece bilgilerinizin güvenliğini garanti ediyorlar.

2. Kolay Öğrenilebilirlik

Elementary OS, diğer Linux dağıtımlarına kıyasla basit ve öğrenmesi kolay bir Linux işletim sistemidir. Masaüstüne girildiğinde, hemen hemen her şeyi bulmak yalnızca birkaç saniye sürer. Sol üst köşede bulunan uygulamalar menüsü, gezinmeyi çok daha kolay ve yönetilebilir hale getirir. Ek olarak ekranın altında konumlanan dock, bazı sık kullanılan uygulamalara erişim sağlamayı kolaylaştırır.

Elementary OS’un sağ köşesi, işletim sisteminin konfigürasyonunu kolaylaştıran ögeler içerir. Ses seviyesi, Wi-Fi, Güç ve Bluetooth göstergeleri, kullanıcıların işletim sistemini hızlı bir şekilde yönetmesini ve yapılandırmasını sağlar.

Ayrıca uygulama merkezi kullanıcıların uygulamaları, işletim sistemlerine hızlı bir şekilde yüklemelerine olanak tanır.

3. Basit ve İstikrarlı Arayüz

Tasarımdaki kolaylık, hem yeni hem de mevcut kullanıcıların Elementary OS’da gezinmesini kolaylaştırır.

Pantheon masaüstü, basitliğiyle işletim sistemini benzersiz kılar ve kullanıcı için onu çekici hale getirir. Kullanımı karmaşık olmadığı için kullanıcıları çeken basit bir arayüze sahiptir. Bu nedenle bu tutarlı arayüz, öğren

meyi basitleştirmesi sebebiyle daha fazla kullanıcıyı kendisine çekmektedir.

4. Kullanıcı Dostu Olması

Güzelliği olduğu kadar, Elementary OS kullanımı kolay ve kararlı olduğu için sevilmektedir. Linux’a alışık olmayan çoğu kullanıcı, karmaşık ve alışılmadık grafik kullanıcı arabirimi nedeniyle Linux işletim sistemlerini kullanmakta zorlanır. Tam da bu noktada Elementary OS, Linux’a yeni başlayanlar için mükemmel bir başlangıç noktası olarak adlandırılabilir.

Yeni başlayanlar, çok fazla yardıma ihtiyaç duymadan, Elementary OS ile hızlı bir şekilde anlaşabilirler.

5. Güzelliğin Şekil Bulmuş Hali

Bu işletim sisteminin görünen ana tasarım bileşeni, basitleştirilmiş bir grafik kullanıcı arayüzü ve güzelliğidir. Bunlar, çoğu insanı sistemini seçiminde kendine çeken önemli bileşenlerdir. Güzel panteon masaüstü, işletim sistemini çok çekici kılıyor.

Masaüstü, işletim sistemi içinde gezinmeyi çok daha yönetilebilir hale getiren benzersiz ve gösterişli animasyonlar içeriyor. Özenle seçilmiş duvar kağıtları, masaüstüne çok iyi uyarak zarif görünmesini sağlıyor.

Resim içinde resim modu, çoklu görev görünümü ve çoklu görevleri verimli bir şekilde gerçekleştirmenize yardımcı olacak ve  rahatsız etmeyecek işlevler…

6. Mükemmel Topluluk Desteği

Elementary OS’un açık kaynak olmasıyla, kendini işine adamış katılımcılar ve gönüllüler, kullanıcılarının karşılaştığı sorunların çözülmesini sağlamak için her zaman değerli zamanlarını ve saatlerini harcamaya istekliler. Bu nedenle, kullanıcılar benzersiz bilgi işlem deneyimlerinin keyfini çıkarabilirler.

Forumlar, bloglar ve sosyal medya sayfaları, Elementary OS kullanıcılarına işletim sistemi hakkında gerekli bilgileri sağlıyorlar. Bu bilgiler, yeni başlayanlara Elementary OS’da nasıl gezinileceğini öğrenmelerine yardımcı olduğundan ve kullanıcı sorunlarının çözülmesinde önemli yardımcı olabileceğinden, hayati önem taşırlar.

7. Ebeveyn Kontrolü

Elementary OS, çocuklarınız için ebeveyn denetimi sağlayan yerleşik bir özelliğe sahiptir: Ekran Süresi ve Sınırları. Ebeveyn ve yönetici olarak, çocukların belirli bir süre boyunca uygulamaları kullanabilmesi için kullanım sınırlarını rahatlıkla ayarlayabilirsiniz.

8. Varsayılan Uygulamalar ve Uygulama Merkezi

Daha önce Linux kullandıysanız, yazılım merkezlerine aşina olmalısınız. Uygulama Merkezi, uygulamaları tanıtacak şekilde yapılandırılmıştır ve hem ücretsiz hem de ücretli uygulamalar ihtiva eder.

Elementary OS, varsayılan uygulamalarla birlikte gelir. Bu, kullanıcıların üçüncü taraf uygulamaları yüklemeden temel uygulamalara kolayca erişebileceği anlamına gelir.

9. Geliştirici ve Performans Dostu

Elementary OS geliştiricilerinin GUI’nin güzelliğine ve basitleştirilmesine yoğunlaşması, onun programlama uygulamalarını çalıştırmak için yetersiz olduğu anlamına gelmez. Elementary OS, geliştiriciler tarafından kullanılacak kadar güçlüdür, dolayısıyla da geliştirici dostudur.

Elementary OS’un en ilginç yanı, kullanıcıların çeşitli görevleri yerine getirirken çoklu görev yapmasına izin vermesi ve böylece iş yükünü azaltmasıdır.Elementary OS’un  göz alıcı arayüzü, onu takdir etmeye değer kılan performansla entegre edilmiştir.

10. Basitleştirilmiş Klavye Kısayolları

Elementary OS, sunduğu klavye kısayollarıyla kullanımı kolay bir grafik kullanıcı arayüzüne sahiptir. Fantastik tasarımı sayesinde, Elementary OS klavye kısayolları genel düzeni ile kullanıcı uyumluluğunu artırır. Elementary OS, kullanıcı verimliliğini ve üretken iş akışını iyileştiren özelleştirilebilir klavye kısayolları içerir.

Kısayollar, her zaman faydalıdır. Bu nedenle, kaliteli iş akışı için klavye kısayolları, erişim kolaylığını artırmak için kategorik olarak gruplandırılmıştır.

Bitirirken…

Yazımız, Elementary OS kurmanız için en iyi 10 nedeni kapsasa da, nedenler elbette bu saydıklarımızla sınırlandırılamaz. Bu makalede ele alınmayan, Elementary OS kurmak için daha fazla neden sıralanabilir.

Ne dersiniz, denemeye değmez mi?

June 27, 2022

Python’da 5 Muhteşem Otomasyon Komut Betiği

Python projelerinizde kullanabileceğiniz bazı harika otomasyon komut betiklerini sizler için listeledim. Not: Bu yazıda script yerine Türkçe karşılığı olan betik kelimesini kullandım. Projeler yaparken günlük yaşam sorunlarımızı çözmemize yardımcı olabilecek bazı hazır kodlara ihtiyacımız var. Bu makale, sorunlarınızı çözecek Python Projeleriniz için 5 otomasyon komut betiğini içermektedir. Bu yüzden sayfamı yer imlerine ekleyin ve hadi […]

June 26, 2022

postfix - policyd-spf-python

Bir sunucumda Postfix MTA kullanıyorum. Bu aralar oldukça fazla spam e-posta gelmeye başladı.Gerekli olan paketi kuralım.sudo apt-get install postfix-policyd-spf-pythonyapılandırma dosyamızı düzenleyelim.cd /etc/postfix-policyd-spf-python~# nano policyd-spf.confdosya içeriğin  temizleyip aşağıdaki içeriği yapıştırın. debugLevel = 1TestOnly = 1HELO_reject = FailMail_From_reject =

June 24, 2022

Ubuntu Linux Dağıtımının Kısa Tarihçesi

Ubuntu, kullanıcı dostu olması, basit kullanıcı arayüzü, kullanıcı sorunlarına destek ve çözümler sağlayan geniş topluluğu sayesinde dünyanın en popüler ve yaygın olarak kullanılan Linux dağıtımlarından biridir. Yıllar içinde Ubuntu, yeni başlayanlar için en çok önerilen Linux dağıtımlarından biri haline geldi.

Ubuntu, insanların birbirlerine bağlılık ve ilişkilerine odaklanan etik ya da hümanist bir felsefedir. Sözcük Güney Afrika’daki Bantu dillerinden gelmektedir. Ubuntu, klasik bir Afrika anlayışı olarak görülmektedir.Ubuntu Linux dağıtımı adını bu felsefeden alır.(1)

Ubuntu, belirli bir döngüde programlanmış sürümleri olan ilk Linux dağıtımıdır. Ekim 2004’ten itibaren, Ubuntu’nun yeni sürümü genellikle her 6 ayda bir yayımlandı.

2006’da Ubuntu, yayın döngüsünde küçük bir değişiklik yaptı: Her iki yılda bir yayınlanacak olan sürüm, uzun vadeli destek (Long Term Support) alacaktı. Bu, LTS kısaltmasının doğuşu oldu.

Okuduğunuz yazının yazıldığı tarih itibariyle en son LTS sürümü Ubuntu 22.04’tür. 21 Nisan 2022’de yayınlandı ve tüm LTS sürümleri gibi, 5 yıl boyunca Canonical’dan destek alacak.

Peki, Ubuntu nasıl oldu da dünyanın en popüler Linux dağıtımlarından biri haline geldi?

Ubuntu bir Linux dağıtımıdır. Linux, 1991 yılında, Linux çekirdeğini geliştiren ve Linux’un babası olarak kabul edilen Linus Torvalds’ın muazzam çabaları sayesinde ortaya çıktı ve 2004 yılına kadar  sağlam adımlarla geldi. Ancak, çoğu dağıtım ya tescilliydi ya da desteklenmeyen topluluk sürümleri şeklindeydi. Çoğu kullanıcı için özgür yazılım bulmak zordu.

Tam da bu sıralarda, Güney Afrikalı bir iş adamı olan Mark Shuttleworth, Debian geliştiricilerinden oluşan ve Debian’ı Ubuntu olarak bilinen ücretsiz ve kullanımı kolay bir Linux masaüstüne dönüştürdükleri bir ekip oluşturdu. Sonrasında bu ekip, Ubuntu’ya destek ve bakım sağlamak için Canonical’i kurdu.

Ubuntu’nun ilk sürümü, 4 Mart 2004’te ‘Warty Warthog’ kod adıyla yayınlanan 4.10 numaralı Ubuntu sürümüydü. Küresel bir ilgi uyandırdı ve binlerce uzman ve özgür yazılım meraklısı Ubuntu topluluğuna katıldı.

Yıllar geçtikçe Ubuntu büyüdü ve Kubuntu, Ubuntu MATE, Lubuntu, Ubuntu Budgie, Ubuntu Studio gibi varyantlarla zenginleşti.

Bunları haricine Ubuntu sunucular, bulut ortamları, gömülü cihazlar daha fazlası için de destek sundu/sunmaktadır. Bunların hepsi Ubuntu altyapısından ve yazılım havuzundan beslenir.

Ubuntu, herkese ücretsiz yazılım ve hizmet sunmayı ve sunduğu hizmetin maliyetini düşürmeyi amaçlar.

Ubuntu halen gelişmeye, Linux’a güçlü bir temel sağlamaya ve hem standart kullanıcılar hem de kuruluşlar tarafından yüksek benimsenme oranına sahip Linux dağıtımlarından biri olmaya devam ediyor.

Umarız Ubuntu özgür yazılım sağlama ve Ubuntu ruhunu geliştirme politikasından hiçbir şey kaybetmeden yoluna devam eder.

June 22, 2022

Arch Linux’ta AUR Nasıl Kullanılır?

Arch Linux veya Manjaro, Archbang veya EndeavourOS gibi Arch tabanlı bir dağıtım kullandıysanız veya kullanıyorsanız, muhtemelen AUR terimine aşinalığınız vardır. Peki nedir bu AUR? Nasıl kullanılır?

AUR nedir?

Arch Kullanıcı Deposu (AUR), Arch’ın oluşturucuları ve bakımcıları tarafından değil, kullanıcıları tarafından meydana getirllmiş, yeterince test edilmemiş yazılımları bulabileceğiniz bir yerdir. Bu sayede resmi depolarda bulunmayan daha fazla yazılıma erişebilirsiniz.

Arch Linux’ta AUR nasıl kullanılır?

AUR’un yazılım koleksiyonuna erişmenin iki yolu vardır.

1- AUR’u bir yardımcı ile kullanma

Çoğu kişi, Arch’ın varsayılan paket yöneticisi Pacman’a benzer şekilde çalışan AUR yardımcılarını kullanmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, bilindik komutları kullanırken, AUR’dan kaynak kodunu çekip derlemeyi otomatik hale getiriyor.

Bu konuda detaylı bilgi için Linux: AUR Kullanımı İçin En İyi AUR Yardımcıları(AUR Helpers) makalemizden yararlanabilirsiniz.

2- Paketleri AUR’dan manuel olarak derleme

Alternatif olarak, paketi doğrudan AUR’dan indirebilir ve manuel olarak derleyebilirsiniz.

İşleri manuel olarak yapmayı tercih ederseniz, paketleri AUR deposundan indirebilir, derleyebilir ve kurabilirsiniz.Örnek olarak Google Chrome kurulumu yapacağız.

1- Temel geliştirme araçları ve git‘in kurulu olduğundanemin olun:

sudo pacman -S --needed base-devel git

2- Google Chrome kurulumu için kodu çekin:

(Alternatif olarak paketin sayfasına gidip Donwnload snapshot’a tıklayarak indirebiliriz.)

git clone https://aur/archlinux.org/google-chrome.git

3- Bir pakete dönüştürün ve kurun:

makepkg -si

Kısa süre sonra, yüklü uygulamalarınızın arasında Google Chrome’u bulacaksınız.

AUR’daki Uygulamalar ve Barındırdığı Tehlikeler

AUR, tüm uygulamaları/paketleri orada bulabileceğiniz için size neredeyse tüm dünyayı verir. Ancak, AUR deposundaki yazılımların kapsamlı bir şekilde test edilmediğini aklınızın bir köşesinde bulundurun. Bazı durumlarda, bir paket yüklenemeyebilir (eksik bağımlılıklar, gpg hatası, eksik dosyalar vb. nedenlerle) veya sisteminizde sorunlara neden olabilir.

AUR’dan herhangi bir şey yüklemeden önce iyice düşünmekte her zaman yarar vardır ve Arch Linux’a yeni başlıyorsanız veya yeni başladıysanız, AUR’dan önce Pacman ile tanışmak ve başlamak daha evlâdır.

June 20, 2022

Openbox Kurmak İçin Bize Neler Lazım?

Openbox hazır bir masaüstü ortamına kurulabilmesinin yanında, temel sistem üzerine, gerekli araçlarla birlikte kurularak, tam teşekküllü ve bağımsız bir masaüstü ortamı olarak kullanılabilir esnek bir yapıya sahiptir.

Burada yazarın tercihi, Openbox’u temel sistem üzerine, gerekli araçlarla birlikte kurarak başlıbaşına bir masaüstü ortamı olarak kullanmaktır.

Buradan hareketle bir Openbox sistem oluşturmaya karar verdiğimizi varsayalım. Peki, onu tam takım bir masaüstü sistemi haline getirmek için bize neler lazım?

Openbox’u tam teşekküllü bir masaüstü ortamı haline getirmek için Xfce, Lxde, Gnome gibi ortamların araçlarından yararlanabileceğimiz gibi, bağımsız programlardan,araç ve uygulamalardan da yararlanacağız.

Debian özelinden hareket edelim….

Debian’ı en temel bileşenleriyle, masaüstü ortamı olmadan kurduğumuzu düşünelim. Şimdi onu  Openbox’la bir masaüstü ortamı gibi donatalım.

Not: Aynı şeyleri ufak tefek farklar veya benzerliklerle mesela Arch Linux, Gentoo ya da hazır masaüstü ortamlarına sahip Ubuntu, Linux Mint gibi dağıtımlarda da yapabiliriz.

  • Giriş Yöneticisi:

Öneri: Lightdm

Alternatif: Slim

  • Dosya Yöneticisi:

Öneri: Hafif ve kullanıcı dostu yapısıyla Pcmanfm.

Alternatif: Thunar.

  • Terminal:

(Terminal neden gereklidir?)

Öneri: Lxterminal, Sakura,

Alternatif: Terminator, Xfce-terminal

  • Panel:

Öneri: Tint2

Alternatif: Xfce-panel

  • Metin Editörü:

Öneri: FeatherpadArşiv Yöneticisi: Arşiv yöneticisi olarak xarchiver çok doğru ve kullanışlısıdır.

Alternatif: Mousepad

  • Ağ Yöneticisi:

Öneri: Network Manager’dir.

Alternatif: Wicd

  • Masaüstü Resmi Yöneticisi: 

Öneri: Nitrogen

Alternatif: Feh

  • Ses:

Öneri: Pnmixer

Alternatif: Volumeicon

  • Resim Görüntüleyici:

Öneri: Mirage

Alternatif: Ristretto

  • Sistem Düzenleyici:

Öneri: Obconf

Alternatif: Lxappearance

  • Menü:

Öneri: Jgmenu

Alternatif: Obmenu-generator

  • Arşiv Yöneticisi:

Öneri: Xarchiver

Alternatif: Engrampa

  • Kapanış Yöneticisi

Öneri: Lxsession-logout

Alternatif: Jgmenu, Obmneu-geberator ile gelen kapatma menüleri veya çeşitli script‘ler. (Bu script‘lere ilerleyen zaman içindeki yazılarımızda vurgu yapacağız.)

Bitirirken…

Burada saydıklarımız çeşitli masaüstlerine ait veya bağımsız, ancak Openbox üzerinde sorunsuzca kullanabileceğimiz bileşenler. Elbette bunların haricinde çok sayıda alternatifimiz mevcut.

Yine eğer Openbox’u hazır bir masaüstü ortamına kurduysak, onun halihazırdaki kurulu program ve uygulamalarından elbette faydalanabiliriz. Ancak bu durumda yararlandığımız masaüstü ortamının programlarıyla birlikte kurulacak bağımlılıklara da katlanmamız gerekecektir.

Bu noktada belirtmekte fayda var; (Lxde’yi ayrı tutuyoruz, zira Openbox esasen LXDE masaüstü ortamı tarafından kullanılan bir pencere yöneticisidir.)en az bağımlılıkla kurulan masaüstü ortamı programları Xfce’dir. Bu nedenle onun uygulamalarını kullanmak en mantıklı seçim olacaktır.

June 16, 2022

Dağıtım Nedir? Neden “Dağıtım” Diyoruz?

Linux dağıtımı nedir?

Bir Linux dağıtımı, Linux çekirdeği, GNU araçları, ek yazılım ve bir paket yöneticisinden oluşan bir işletim sistemidir. Normal masaüstü işletim sistemi olarak kullanılmak üzere görüntü sunucusu(display server) ve masaüstü ortamı içerir.

Debian, Ubuntu veya diğerleri… Linux çekirdeğini(kernel) gerekli tüm yazılım ve yardımcı programlarla (ağ yöneticisi, paket yöneticisi, masaüstü ortamları vb.) donatarak ‘dağıtır’, bu sayede bir işletim sistemi olarak kullanılır.

Dağıtımlar, ayrıca çekirdeğin ve diğer yardımcı programların bakımı için güncelleme sağlama sorumluluğunu da üstlenirler.

Yani, Linux bir çekirdek(kernel), Linux dağıtımı ise işletim sistemidir. Bazen “Linux tabanlı işletim sistemleri” olarak da anılmalarının nedeni budur.

Halâ aklınız karışıksa, konuyu biraz daha açalım.

“Linux sadece bir çekirdektir, bir işletim sistemi değildir!” Peki, bu ne anlama geliyor?

Yukarıdaki ifadeyle daha önce karşılaşmış olabilirsiniz, ki bu ifade tamamen doğrudur. Çekirdek, bir işletim sisteminin temelidir ve tam merkezindedir. Uygulamaları ve kabuğu(shell) kullanarak onunla etkileşime girmiş olursunuz.

İşletim sistemlerini bir araba, çekirdeği motor olarak düşünün. Bir motoru tek başına süremezsiniz, kaporta ve diğer aksamlar gerekir çünkü. Benzer şekilde, çekirdeği de doğrudan kullanamazsınız.
Mesela Ubuntu, Fedora, Debian ve diğer Linux dağıtımlarını kullanıma hazır arabalar sunan Toyota, Ford veya diğer araç üreticileri gibi düşünürsek, onlar gibi, kullanıma hazır  dağıtımları size Linux tabanlı işletim sistemleri olarak sunarlar.

GNU / Linux nedir?

Linux’u en ilkel biçimde (hatta GUI-Kullanıcı Arayüzü olmadan) kullanmak için bir kabuğa(shell) ihtiyacınız vardır. En yaygın olarak kullanılan kabuk ise Bash‘tır.

Ve sonra, bazı işler yapmak için kabukta bazı komutları çalıştırmanız gerekir.

Teknik olarak, bu “Linux komutlarının” hepsi yalnızca Linux’a ait değildir. Birçoğu esas olarak UNIX işletim sisteminden gelmektedir.

Linux var olmadan önce, Richard Stallman 1983’te özgür yazılım projesinin ilki olan GNU projesini oluşturmuştu. GNU projesi cat, grep gibi birçok popüler Unix yardımcısını, awk, shell (bash) ile birlikte kendi derleyicilerini (GCC) ve editörlerini (Emacs) geliştirdi.

80’lerde UNIX tescilliydi ve çok pahalıydı. İşte, Linus Torvalds’ın UNIX benzeri yeni bir çekirdek geliştirmesinin sebebi budur. Torvalds, Linux çekirdeği ile etkileşim kurmak için, açık kaynaklı GPL lisansıyla ücretsiz olarak sunulan GNU araçlarını kullandı. Linux’un UNIX benzeri işletim sistemi olarak da adlandırılmasının nedeni budur.

Linux’u kabuk ve tüm bu komutlar olmadan hayal edemezsiniz. Linux, GNU araçlarıyla derinlemesine bütünleştiği için, bazıları GNU’nun takdir edilmesi adına ona GNU Linux (GNU/Linux olarak yazılır) demekte ısrar edederler.

Bitirirken…

Peki doğru terim nedir? Linux, GNU/Linux, dağıtım, Linux dağıtımı, Linux tabanlı işletim sistemi veya UNIX benzeri işletim sistemi? Bunun için yazıda yeterince ipucu var!

Seçim sizin…

June 14, 2022

Debian’da, Bir Kullanıcı Hesabında ‘sudo’yu Etkinleştirme

sudo(SuperUse DO), başka bir kullanıcının (genellikle kök kullanıcı) güvenlik ayrıcalıklarına sahip programları çalıştırmasına izin verir.Başka bir deyişle sudo, sıradan kullanıcıların, sisteme yönetici olarak bağlanmaları gerekmeden, yönetici yetkisi gerektiren işlemleri yapabilmesini sağlar.

su yerine kullanmanın birçok yararı vardır. Bu nedenle bir kullanıcı hesabında sudo‘yu etkinleştirmek önemlidir. Bu yazıda, bir kullanıcı hesabının sudo ile tüm ayrıcalıklara nasıl sahip olacağını göreceğiz.

İlk önce, bir terminal açalım ve su ile süper kullanıcı olup sudo‘yu yüklüyoruz.

# apt install sudo

sudo‘yu yükledikten sonra, kullanıcı adımızı sudo grubuna ekleyelim:

# gpasswd -a kullanıcı sudo

Dikkat: Komutu uygularken, kullanıcı yerine kendi kullanıcı adımızı yazıyoruz.

Oturumu kapatıp yeniden giriş yaptığımızda ya da bilgisayarımızı yeniden başlattığımızda, sudo sistemimizde etkinleşmiş olacaktır.

Bir diğer yol ise, kullanıcı adımızı /etc/group dosyasına eklemeden, bir metin editörü yardımıyla aşağıdaki komutu doğrudan /etc/sudoers dosyasına eklemektir:

kullanıcı ALL=NOPASWD: ALL

Dikkat: Bu komutta da kullanıcı yerine kendi kullanıcı adımızı yazmayı unutmuyoruz!

Ve yine, oturumu kapatıp yeniden giriş yaptığımızda ya da bilgisayarımı yeniden başlattığımızda, sudo sistemimizde etkinleşmiş olacaktır.

June 13, 2022

Openbox Nedir?

Openbox, X Pencere Yöneticisi sistemi için GNU Genel Kamusal Lisansı altında geliştirilmiş istiflenebilir bir pencere yöneticisidir. Asıl olarak Blackbox 0.65.0 sürümlü programdan türetilmiştir. Openbox, 3.0 sürümünden itibaren en baştan C dilinde yazılmıştır bundan ötürü herhangi bir Blackbox kodu temel alınmamıştır.(1)

Pencere yöneticisi, grafik kullanıcı arayüzündeki pencere yönetiminden sorumlu bir sistem yazılımıdır. Çoğu pencere yöneticisi masaüstü ortamının içinde gelir. İşlevselliğini, altta yatan grafik destekli sisteme borçludur.(2)

Openbox “hafif” bir GUI olarak kabul edilir ve benzersiz yapısı, Linux dahil olmak üzere işletim sistemlerindeki işlevselliğini daha çevik hale getirebilir. Openbox’ın hızı ve tasarımı, yavaş işlemcilere sahip eski donanımlarda kolaylıkla çalışmasına olanak tanır.

Openbox kullanışlı kısayol özellikleri içerir. Pipe menu olarak adlandırılan bir dizi dinamik menü de Openbox GUI’nin çok yönlülüğüne katkıda bulunur.

Openbox, tipik grafik ortamdan oldukça farklıdır. Openbox esasen LXDE masaüstü ortamı tarafından kullanılan bir pencere yöneticisidir. Pencere yöneticilerinin kullanılması için komple bir masaüstü ortamının kullanılmasına gerek yoktur. Openbox bu özelliği taşıyan pencere yöneticilerinin en güzel örneğidir.

Pencere yöneticileri kendi yazılımlarıyla gelmez. Çünkü pencere yöneticisi, bir pencere sistemi içindeki pencerelerin yerleşimini ve görünüşünü grafiksel bir kullanıcı arayüzünde kontrol eden bir sistem yazılımıdır.

Buna karşın, herhangi bir masaüstü ortamını içeren hazır bir sistem yüklediğinizde(Ubuntu, Linux Mint, Fedora vb.), otomatik olarak bütün bir yazılım paketine sahip olursunuz. Openbox kurulumuna niyet etmeden önce bunu aklınızda bulundurmanız gerekir.

Openbox, bir pencere yöneticisi olarak diğer masaüstü ortamlarıyla birlikte(Gnome, KDE…) çalışabileceği gibi, saf haliyle, grafik arayüzden ihtiyacınız olan her şeyi yapar. Yine de, eğer isterseniz, kuracak olduğunuz temalar, simge setleri, uygulamalar ve programlarla onu istediğiniz gibi giydirebilir, şatafatlı, eksiksiz, tam takım, bağımsız, keyifli, mükemel bir masaüstü ortamı haline getirebilirsiniz. Onunla yapabilecekleriniz tamamen sizin hayal gücünüze sınırlıdır.

Openbox doğası gereği son derece minimalist bir yapya sahip olmakla birlikte, özelleştirmeye son derece müsait olan yapısıyla ciddi bir masaüstü ortamına dönüştürülebilme potansiyeline sahiptir.

Openbox çok hafif olduğu için çok az sistem kaynağı kullanır.Mevcut tüm masaüstü ortamlarının en hafifi olan LXDE’den bile daha az. Evet, LXDE de Openbox kullanır. Openbox’la birlite masaüstü ortamlarının barındırdığı ekstraları barındırmadığı için, daha saf ve daha hafiftir. Eski donanımlarda da hızlı çalışır.

Openbox, metin dosyaları oluşturarak kolayca düzenlenebilir. Bu dosyalar genellikle ~/.config/openbox içinde bulunur.

Openbox kurup masaüstüne girdiğinizde, sizi simsiyah bir ekran ve masaüstüne sağ tıkladığınızda bir menü karşılar. Bu menü de tam kapsamlı bir menü değil, basit ve ihtiyaç duyulacak en temel uygulamaları içerir. Bununla birlikte bir panel de bulamazsınız.

Bundan sonrası tamamen kullanıcının hayal gücü ve bilgisine bağlıdır. Openbox kullanmaya karar verdiyseniz araştırmacı ve sabırlı olmalısınız.

Bir uyarıyla bitirelim: Openbox, yeni, gelenekçi, deneyimsiz kullanıcılar için ilk başta korkutucu görünebilir. Ancak, biraz tecrübeli, araştırmayı seven, meraklı, kurcalayıcı/irdeleyici kullanıcılar için zamanla vazgeçilmez bir tutkuya dönüşür!

June 12, 2022

Linux Terminalinden Korkmamanız İçin En İyi 8 Neden

Genellikle Grafik Kullanıcı Arayüzü (GUI) ile rahat eden yeni kullanıcılar, Linux terminalinden uzak dururlar.

Grafik Kullanıcı Arayüzü kolaylık ve rahatlık açısından iyi olsa da, Linux terminalinden korkmamanız ve ona giriş yapmanız için birkaç neden var.

Bu yazıda, terminalde size yardımcı olacak ve denemenizi teşvik edecek bazılarına değineceğiz.

  • Komutlarla İlgili Bilgilere Hızlı Erişim

Bazen, bir şeyler yapmak için terminalde bir komut kullanmanız gerekebilir. Elbette, gerçekte komutun ne yaptığını(işlevini) bilmeden kopyalayıp yapıştırabilirsiniz de.

Peki, komut hakkında biraz daha fazla bilgi edinmek istemez misiniz?

Terminalde şunu yazmanız yeterli:

man apt

Bir internet bağlantısına ihtiyaç duymadan ve interneti taramadan size tüm temel ayrıntıları verecektir. Hem zamandan tasarruf etmiş olursunuz hem de bir şeyler öğrenirsiniz.

İşleri de kolaylaştırır ve terminali kullanma konusunda özgüveninizi artırır.

Bunlara man sayfaları denir.

  • Sorun Giderme

Bir sorununuz var ve internette aratıyorsunuz. Görüyorsunuz ki çözümlerin çoğu size sorunu düzeltmeniz için size komutlar sunuyor. Görüldüğü gibi terminalin en iyi kullanım durumlarından biri de burada ortaya çıkıyor.

GUI’lerle yapabileceğiniz şeyler olsa da, kolay düzeltmelerin çoğunun yolu terminalden geçer!

  • Uzak Sunucuyla Kolay Çalışma

Uzak bir sunucuya erişmek ve dosya aktarımları da dahil olmak üzere çeşitli işlemleri gerçekleştirmek için komut satırı (veya terminal) idealdir.

GUI yöntemiyle karşılaştırıldığında, Linux terminalini kullanarak uzak bir sunucu erişiminde bant genişliği sorunlarını en aza indirir ve  ihtiyacınız olan her şeyi daha hızlı gerçekleştirmenizi sağlarsınız.

Terminal aracılığıyla uzak sunucuda bir GUI programı açma seçenekleriniz de vardır.

  • Daha Verimli Kaynak Kullanımı

Br Linux terminali her zaman kaynak kullanımı açısından verimlidir ve en az miktarda bellek tüketir.

Kaynaklarınız azsa veya bir GUI programıyla bir grafik sürücüsü çakışıyorsa, Linux terminaline her zaman güvenebilirsiniz.

Bu, çok fazla sistem kaynağına ihtiyaç duymadan kritik görevleri gerçekleştirmede size yardımcı olacaktır.

  • Hız

Bir uygulama yükleme, bir programı başlatma, karmaşık dosya işlemlerini gerçekleştirme ve daha fazlası… Bir terminalle işleri daha hızlı halledebileceğinizi biliyor musunuz?

  • Kararlı ve Güvenilir Komut Satırı Programları

GUI programlarıyla karşılaştırıldığında, terminal programları daha kararlı ve daha güvenilirdir. Neden?

Bir terminal programı çökme/hatalarını etkileyen daha az faktör vardır.

Genellikle sunucular düşünülerek oluşturulduğundan, terminal araçları sezgisel olmayabilir. Bu nedenle, araçlar hataya sebebiyet verecek kadar sıklıkta güncelleme almaz.

Bu, kararlılık ve güvenirlilik demektir.

  • CLI için Daha Fazla Araç

Linux’ta her şey için bir GUI programı olmayabilir. Bununla birlikte, çok çeşitli işlemleri, eğlenceli ve kritik görevleri gerçekleştirmek için bazı CLI aracı vardır.

Bir şeyi halletmeniz gerekiyorsa, büyük ihtimalle bunun için bir komut satırı aracı bulursunuz.

  • Denenebilecek Çeşitli Terminaller

Linux dağıtımınızda kurulu olan varsayılan terminal öykünücüsünde herhangi bir sorun yaşama ihtimaliniz olmasa da, deneyebileceğiniz başka terminal seçenekleriniz de vardır.

Eğer terminali kullanmak size sıkıcı geliyorsa, diğer bazılarını denemelisiniz.

Bitirirken…

Yeni bir Linux kullanıcısının terminalden korkması alışılageldik bir durumdur. Bu nedenle yukarıda bahsedilen avantajları sıraladık.

Her şey için GUI kullanmanıza gerek yoktur. Bazı durumlar için terminali tercih etmekte fayda var. Zira zamandan tasarruf edebilir, işlerinizi daha hızlı ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

June 09, 2022

Google Summer of Code 2022

Bu yıl kabul edilen bizim çocuklar:

Yusuf Karadağ - Infinispan and Quarkus 

Berke Yavaş - Improved imgcodecs

Emre Saldıran - Custom Controller Implementation Using MathWorks Simulink Code Generation

Fatih Emre - Track Suggestion Feature

Onur Berk Töre - Improving Gazebo’s Mesh Format Support

Mete Özgüz - Improve Genome Nexus' Command Line Interface Experience

Aylin Aydın - Contribute to TensorFlow Similarity

Ayyüce Demirbaş - Developing demos for TensorFlow Lite Micro

Metehan Arslan - VLC.js


Meraklısı için: 2006200720082009201020112012201320142015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021

Windows’tan Geçişte Kolaylık Sağlayacak Linux Dağıtımlarından En İyi 5 Tanesi

Windows’tan Linux’a geçmek istiyorsanız veya Linux’ta yeniyseniz, Windows gibi GUI odaklı bir işletim sistemi istersiniz. Linux’un birçok farklı dağıtımı vardır ve bazıları Windows’un görünümünü ve hissini taklit etmeyi amaçlamaktadır. Bu; bilmediğiniz bir arayüzle başetmeniz gerekmediğinden; Windows’tan geçişe yardımcı olur. Gelişmiş donanım desteği, uzun vadeli kararlılık ve daha kapsamlı yazılım uygulamaları yelpazesine sahip Linux ile başlamak işleri kolaylaştıracaktır.

Bu yazıda sizleri, Linux’a geçmek isteyen Windows kullanıcıları için en iyi Linux dağıtımlarıyla tanıştırıyoruz.

1. Kubuntu

Ubuntu’yu seviyoruz, kabul. Ancak Windows’tan geçiş yapıyorsanız, varsayılan Gnome masaüstü tuhaf görünebilir. Diğer Linux varyantlarının aksine, Ubuntu basitliğe öncelik verir ve bu yaklaşım masaüstü ile sınırlı değildir, her yerinde kendini belli eder.

Kubuntu, esasen Ubuntu ile aynı işletim sistemi olsa da, KDE masaüstü ortamını kullanır. Bu nedenle Windows’tan aşina olduklarınıza çok daha yakın, daha klasik bir deneyim sunar. Bu tanıdık masaüstünü, en kullanıcı dostu işletim sistemlerinden biriyle birleştirdiğinizde, Kubuntu ben burdayım diyerek öne çıkar.

2. Linux Mint

Linux Mint, Ubuntu tabanlıdır. Lakin geliştiricilerinin, Canonical’ın bazı özelliklerini dahil etmemiş olmasıyla farklılık yaratır. Her biri farklı bir masaüstü ortamı etrafında oluşturulmuş üç resmi sürüm arasından seçim yapabilirsiniz: Cinnamon, MATE ve XFCE.

Cinnamon Linux Mint’inamiral gemisidir ve modern bir masaüstü sunar. Tanıdıktır, şık görünür ve aynı zamanda çok kullanıcı dostudur.

MATE, Cinnamon’a kıyasla daha klasik bir masaüstü deneyimi sunar. Her iki masaüstü ortamı da benzer işlevsellik sağlar ve eşdeğer yazılım seçenekleriyle birlikte gelir. Aralarındaki fark, öncelikle yapıları ve tasarımlarıdır. Yine referans olarak Windows’u alırsak, bunu daha kolay açıklayabiliriz. MATE, modern ve şık bir Windows XP masaüstü gibi hissettirirken, Cinnamon, Windows Vista deneyimine daha yakın ve görselliğe daha fazla öncelik verir.

3. Robolinux

Robolinux, Windows kullanıcılarına daha büyük ölçüde hitap edebilecek ilginç bir dağıtımdır. Çoğu kişi, Linux kullanıcılarının Windows programlarını WINE’da çalıştırabileceğinin farkındadır. Windows’tan Linux’a geçiyorsanız ve tüm programlarınızı, dosyalarınızı ve ayarlarınızı yanınızda getirmek istiyorsanız, Robolinux size kolaylık sağlayabilir.

Robolinux, herhangi bir Windows programını, herhangi bir gecikme olmaksızın çalıştırabileceğini iddia ettiği sanal bir makine olan Stealth VM’yi içerir. Ek olarak, Robolinux, tüm Windows C sürücünüzü klonlamanıza izin veren bir araca da sahiptir. Bu da, var olan tüm programlarınızı ve verilerinizi taşıyabileceğiniz anlamına gelir. Robolinux ücretsiz olsa da, geliştirici klonlama aracı için bağış istiyor.

4. Solus

Solus, hem yeni başlayanlar, hem de Windows kullanıcıları için uygun olan başka bir mükemmel Linux dağıtımıdır. Sezgisel, güzel bir kullanıcı arayüzüne sahiptir. Ayrıca Windows DNA’sının çoğuna benzer özlelliklere sahip olması, onu Windows için mükemmel bir alternatif haline getirir. Örneğin, sistemi yönetmenize izin veren ve yan taraftan açılan, ‘Raven’ adı verilen bir araca sahiptir.

Solus, önceden yüklenmiş bir dizi uygulamayla birlikte gelir. Belgeleri yönetmek için Windows 10’daki Dosya Gezgini’ne benzeyen Dosyalar; ve medya oynatımını kontrol etmek için GNOME MPV.

Solus iyi bir bilgi işlem deneyimi sunmak için tasarlanmıştır ve son derece özelleştirilebilirdir.

5. Zorin OS

Windows 7’yi seviyorsanız, Zorin OS bu deneyimi sizin için sağlayacaktır. Yalnızca tanıdık görünen ve hissettiren bir masaüstü arayüzüne sahip olmakla kalmaz, aynı zamanda güzeldir ve kullanımı kolaydır, ancak sizi sadece bu arayüzle sınırlamaz. Zorin OS, aralarından seçim yapabileceğiniz çeşitli seçenekler sunar.

Bir GNOME 3 düzeni seçebilirsiniz mesela. Ya da, Windows’a daha yakın bir görünüm istiyorsanız Windows XP benzeri bir arayüze geçebilirsiniz.. Zorin OS, Windows kullanıcılarına sorunsuz bir geçiş deneyimi sağlamak için sıfırdan oluşturulmuştur. Aslında, listemizde Wine içeren tek dağıtımdır ve bu, kullanıcıların Windows uygulamalarını Linux’a yüklemelerine olanak tanır.

Bitirirken…

Burada ele aldığımız dağıtımların her biri, masaüstü ortamlarında bazı klasik Windows masaüstü DNA’sını taşır. Hepsi benzersiz deneyimler sunacak kadar farklı,  Windows kullanıcılarına tanıdık gelecek kadar benzerdirler.

June 07, 2022

Linux Mint Cinnamon, Linux Mint Mate, Linux Mint Xfce… İyi Ama, Hangisi?

Şurası bir gerçek ki, Linux Mint yeni başlayanlar için en ideal Linux dağıtımlarından birisidir. Bu, özellikle de Linux dünyasına ilk adımlarını atan ya da atacak olan Windows kullanıcıları için geçerlidir.

Linux Mint’in ilk olarak yayınlandığı 2006 yılından bu yana, kullanıcı deneyimini geliştirmek için dağıtıma has bir dizi araç geliştirilmiştir. Dahası, Linux Mint Ubuntu tabanlıdır ve bu nedenle yardım isteyecek çok geniş bir kullanıcı topluluğuna sahiptir.

Eğer Linux Mint yüklemeye karar verdiyseniz, sitesindeki indirme bölümüne gittiğinizde kafanızın biraz karışması olasıdır. Çünkü size seçim yapabileceğiniz üç seçenek sunar: Cinnamon, Mate ve Xfce. Hangi Linux Mint sürümünü seçmelisiniz?

Bu kafa karışıklığına bir son vermeye ne dersiniz? O zaman devam edelim ve elimizdeki mevcut seçeneklere bakalım:

  • Cinnamon masaüstü: Geleneksel masaüstüne modern bir dokunuş.
  • Mate masaüstü: GNOME 2 çatalı, geleneksel görünümlü bir masaüstü.
  • Xfce masaüstü: Popüler, hafif bir masaüstü ortamı.

Linux Mint Cinnamon Sürümü

Cinnamon masaüstü, Linux Mint ekibi tarafından geliştirilmiştir ve Linux Mint’in amiral gemisi sürümü niteliğindedir.

Neredeyse on yıl önce, GNOME masaüstü, GNOME 3 ile alışılmadık bir kullanıcı arayüzü seçtiğinde, Cinnamon GNOME 2’nin bazı bileşenlerini çatallayarak ve masaüstünün geleneksel görünümü korunarak Cinnamon geliştirilmeye başlandı.

Birçok Linux kullanıcısı, Windows 7 arayüzüne olan benzerliği nedeniyle Cinnamon’u seviyor.

Cinnamon masaüstünün performansı geçmiş sürümlere göre oldukça gelişti, ancak yine de SSD olmadan kullanımında, sisteminizde biraz halsizlik(!) hissedebilirsiniz. En iyi kullanıcı deneyimini için minimum 4 GB RAM ve çift çekirdekli bir CPU uygun olacaktır.

Artıları

  • Windows’tan sorunsuz geçiş sağlar.
  • Hoş ve estetiktir.
  • Son derece özelleştirilebilir.

Eksileri

  • 2 GB RAM’li bir sisteminiz varsa, pek ideal olmayabilir.

Bonus İpucu: Ubuntu tabanı yerine Debian tabanını tercih ederseniz, Linux Mint Debian Edition gibi bir seçeneğiniz olduğunu bilmelisiniz. Cinnamon masaüstü ile LMDE ve Debian arasındaki temel fark, LMDE’nin en yeni masaüstü ortamını depolarına göndermesidir.

Linux Mint Mate Sürümü

Mate masaüstü ortamı, GNOME 2 kod tabanını ve uygulamalarını korumayı ve desteklemeyi amaçladığı için onun izlediği yolu takip ediyor. Görünüm ve his olarak GNOME 2’ye çok benziyor. Lakin Linux Mint, geleneksel GNOME 2 ile pek te uyumlu olmayan özelleştirilmiş bir MATE masaüstü sunuyor.

MATE masaüstü, hafif yapısıyla bilinir. Cinnamon masaüstü ile karşılaştırıldığında, CPU kullanımı her zaman biraz daha düşüktür ve bu, bir dizüstü bilgisayarda daha iyi bir pil ömrü olarak kullanıcı lehine avantaja dönüşür.

Her ne kadar Xfce kadar hızlı hissettirmese de, kullanıcı deneyimini olumsuz etkilemez. RAM tüketimi, aslında zengin özelliklere sahip bir masaüstü ortamı için etkileyicidir.

Artıları

  • Özelliklerden ödün vermeyen hafif bir masaüstü.
  • Yeterince özelleştirme potansiyeli.

Eksileri

  • Geleneksel görünümü eski bir his verebilir.

Linux Mint Xfce Sürümü

Xfce projesi, 1996’da başladı. Hızlı, hafif ve kolay kullanımı hedefler. Xfce, birçok popüler Linux dağıtımının amiral gemisi ve öntanımlı masaüstü ortamıdır.

Linux Mint, gösterişli bir Xfce masaüstü sunar, ancak tam olarak Cinnamon masaüstünün güzelliğine ulaşamaz.

Xfce, Linux Mint’in sunduğu en yalın masaüstü ortamıdır. Örneğin başlat menüsüne, ayarlar kontrol paneline tıkladığınızda veya alt paneli keşfettiğinizde, nasıl basit ama esnek bir masaüstü ortamı olduğunu fark edeceksiniz.

Xfce öyle çok fazla göze hitap eden bir ortam değil, biraz daha geleneksel bir lezzeti var. Bazı kullanıcılar için klasik bir masaüstü ortamı olarak tercih sebebi oluyor.RAM kullanımı Mate masaüstüne benzer özellikler taşıyor.

Artıları

  • Kullanımı kolay.
  • Çok hafif, eski donanımlar için ideal.
  • Kaya gibi sağlam ve kararlı.

Eksileri

  • Modası geçmiş bir görünüm.
  • Cinnamon ile karşılaştırıldığında çok fazla özelleştirme seçeneği sunmayabilir.

Bitirirken…

Tüm bu üç masaüstü ortamı GTK tabanlı olduğundan, seçim tamamen bir zevk meselesidir. Hepsi de sistem kaynaklarını iyi kullanır ve mütevazı bir sistem için iyi performans gösterir. Hatta Xfce ve Mate,  Cinnamon’a göre eski sistemlerde biraz daha iyi performans gösterebilir.

Elbette Linux Mint birden fazla seçenek sunan tek dağıtım değil. Manjaro, Fedora ve Ubuntu gibi dağıtımlar da aralarından seçim yapabileceğiniz çeşitli sürümlere sahiptir.

Canlı olarak veya sanalda deneyerek karar verebilir, aralarından seçim yapabilirsiniz.

June 03, 2022

Hangisi Size Göre? Manjaro mu Ubuntu mu ?

Manjaro ile Ubuntu arasında kaldınız ve hangi Linux dağıtımının sizin için olduğuna karar veremiyor musunuz? O halde, ikisinin arasındaki önemli farkları öğrenelim.

Bilgisayar teknolojisiyle açık kaynakla ilgili biriyseniz, piyasada bulunan Ubuntu, Arch Linux, Debian ve Mint gibi bazı popüler Linux dağıtımlarını illa ki duymuş ve belki de bunları deneyimlemişsinizdir.

Linux’un bugün yüzlerce dağıtımı mevcut olmasına rağmen, herkesin gönlünün kaydığı bir Linux dağıtımı olmuştur. Bunun nedeni performansı, kararlılığı, deposunun zenginliği veya diğer dağıtımda bulunmayan belirli bir özellik olabilir.

Bu yazıda, iki Linux dağıtımına odaklanacağız. İlki, 20 Ekim 2004 tarihinde yayınlanan ilk sürümüyle en popüler dağıtımlardan biri olan Ubuntu, diğeri ise 10 Temmuz 2011’deki ilk sürümüyle yolculuğuna başlayan ve yükselen bir grafik çizdiği herkesçe kabul edilen Manjaro’dur.

Manjaro Linux

Manjaro Linux, Linux sistemlerine yeni başlayanlar için kararlılık, güvenlik, erişilebilirlik ve genel kullanıcı dostu olma hedefine odaklanarak tüm Arch Linux özelliklerini sağlamak için profesyonelce yapılmış, Arch Linux tabanlı, gelişmekte olan bir Linux dağıtımıdır.

Manjaro kullanıcıları, daha az elle müdahale gerektiren, son teknoloji yazılımlardan ve otomatikleştirilmiş araçlardan faydalanır. Ancak, Manjaro’nun hizmet barındırmak için bir sunucu olarak kullanılması pek önerilmez; en iyi kişisel kullanımdır.

Ubuntu

Ubuntu, ücretsiz ve açık kaynaklı, popüler, Debian tabanlı bir Linux dağıtımıdır. Linux’a başlamak için iyi bir Linux masaüstü dağıtımı arıyorsanız, Ubuntu kesinlikle tam size göre. Ortaya çıkabilecek herhangi bir soruna çözüm bulabileceğiniz oldukça geniş bir topluluğa sahiptir.

Manjaro – Ubuntu Karşılaştırması

Paket Yöneticileri

Linux’taki paket yöneticileri, kullanıcıların kurulu yazılımı yönetmesine, yeni yazılımların kolay kurulumuna izin verirken, önceden yüklenmiş paketlere güncellemeler ve yükseltmeler uygulamasına da olanak tanır. Ubuntu, Debian’dan miras aldığı APT paket yöneticisini kullanır. Manjaro ise Arch Linux’tan Pacman’ı ödünç almıştır. Bu iki paket yöneticisinin genel işlevselliği aynıdır: Her ikisi de yeni paketler yükleyebilir, güncellemeleri ve yükseltmeleri uygulayabilir ve belirli paketleri arayabilir.

Bu iki paket yöneticisi arasındaki temel fark, yazılım elde etmek için kullandıkları depolarda yatmaktadır. Ubuntu’da varsayılan olarak birçok yazılım mevcuttur. Ayrıca kullanıcılar PPA’lar aracılığıyla bağımsız geliştiricilerin paketlerini yükleyebilirler. Harika bir özellik olmasına rağmen, bu onun Arch User Repository’ye (AUR) erişimi olan Manjaro’ya karşı bir üstünlük sağlamasına yetmez.

Manjaro resmi deposunda bulunmayan bir paket arıyorsanız, AUR’da bulma olasılığınız yüksektir.
Ek olarak, her iki işletim sistemi de Snap ve Flatpak gibi dağıtımdan bağımsız paket formatlarını kullanır.

Sürüm Döngüleri

Bu iki dağıtımın sürüm döngüleri birbirinden çok farklıdır. Manjaro yuvarlanan(rolling) bir sürüm döngüsünü benimsemiştir. Bu da sürekli güncellemelerin yayınlanması suretiyle sistemin sürekliliğinin sağlandığı ve kullanıcıların her seferinde Manjaro’nun yeni bir sürümünü indirmelerine gerek olmadığı anlamına gelir. Yapmanız gereken tek şey, Pacman paket yöneticisini kullanarak sistemin güncel kalmasını sağlamaktır. Böylece her zaman en güncel Manjaro sürümüne sahip olursunuz.

Ubuntu’da ise durum farklıdır. Canonical ekibi, her iki yılda bir yeni LTS (uzun vadeli destek) sürümleri yayınlar. LTS sürümleri, yayınlandıktan sonraki beş yıl için destek ve güncelleme ayrıcalığına sahiptir.

Ayrıca Canonical, yalnızca dokuz ay boyunca desteklenen, altı ayda bir ara sürüm yayınlar. Bu ara sürümler, Ubuntu’nun en son güncellemelerini ve özelliklerini içerir.

Elbette bu iki sürüm modelinin artıları ve eksileri vardır. Bir yuvarlanan sürüm, en yeni ve en iyi teknolojiye erişmenize olanak sağlar. Ek olarak, herhangi bir “tam yükseltmeye” ihtiyaç duymazsınız. Ancak, şöyle bir soru akla gelebilir: Tüm bu en son teknoloji ve yazılımlar, Ubuntu’daki LTS sürümlerine kıyasla ne kadar iyi test test edilmiş ve kararlı mı?

Ubuntu’yu yükseltme süreci, Manjaro’nunkinden daha uzun bir süre alabilir, ancak daha sancısız olması muhtemeldir. Kullanıcılar bir sonraki yükseltmeyi ne zaman beklemeleri gerektiğinin farkındadır. Ek olarak, kullanıcılara test edilmiş, kararlı ve güvenilir LTS sürümleri sunulur.

Özelleştirilebilme Yeteneği ve Kullanım Rahatlığı

Bu iki dağıtımdan herhangi birini ilk kez kurduğunuzda, varsayılan olarak kurulu gelen uygulamalar görürsünüz. Ancak Manjaro, Arch Linux’tan harika bir özelliği ödünç alıyor ve çok daha az varsayılan olarak yüklenmiş  yazılımla gelir. Bu da kullanıcıların yalnızca ihtiyaç duydukları yazılımı yüklemelerine ve özelleştirmelerine olanak tanır.

Diğer yandan, Debian tabanlı dağıtımların çoğu gibi Ubuntu, varsayılan olarak yüklenmiş çok daha fazla uygulamaya sahip olarak kullanıcılara ekstra bir kolaylık sağlar. Bu, yeni başlayanlar için harika olsa da deneyimli Linux kullanıcıları için gereksizdir.

Kullanıcı dostu olma söz konusu olduğunda, Ubuntu’nun kullanımı çok daha kolaydır ve yeni başlayanlara şiddetle tavsiye edilir. Ancak Manjaro, çok daha hızlı bir sistem ve çok daha ayrıntılı bir kontrol sunar.

Masaüstü Ortamları

Masaüstü ortamları hakkında net bir belirleyicilik yok. Ubuntu varsayılan olarak GNOME ile birlikte geliyor olsa da, başka masaüstü ortamları ekleyebilir ve aralarında kolayca geçiş yapabilirsiniz.(Her ne kadar uygulamada Manjaro’ya göre biraz daha farklı bir özellikte olsa da, burada Ubuntu’nun çeşitli masaüstü ortamlarını içeren farklı türevlerinin bulunduğunu söylemeden geçmeyelim.)

Manjaro Linux ise bu konuda her masaüstü ortamı için ayrı ISO kurulum dosyası sunar. Size sadece hangi masaüstü ortamını kullanmak istediğinize karar vermek kalır.

Bitirirken…

Özetlemek gerekirse, bu iki dağıtımdan her ikisi de çok beğenilen dağıtımlardır ve bunlardan hangisini seçerseniz seçin, isabetli bir karar vermiş olursunuz.

June 01, 2022

En İyi 5 MS Office Alternatifi

Yeni bir Linux kurulumu yaptınız. Bununla birlikte, Linux kullanmaya karar verdiğinizde, açık kaynaklı alternatifleri kullanmaya karar verdiniz. Bu, artık MS Office ile ilgilenmediğiniz ve Linux için MS Office alternatifleri aradığınız anlamına gelir.

MS Office, Linux işletim sistemi tarafından desteklenmez.Linux üzerinde MS Office kurmak için CrossOver, Wine ve Virtual Machine gibi sanallaştırma çözümlerini kullanmanız gerekir ki bu seçenekler de çoğu zaman kurulum ve kullanımda hatalar verebilmekte, belki de çok önemli projelerinizde sizi yarı yolda bırakma ihtimalini her an göz önünde bulundurmanız gerektiği gerçeği ile baş başa bırakmaktadır.

Linux tarfında güzel olan olan şey, eşdeğer veya daha iyi özelliklere sahip alternatifler sunmasıdır. Söz konusu MS Office olduğunda da birtakım seçenekleriniz olacak. İşte tam da bu noktada en iyi MS Office alternatifini bulmanıza yardımcı olmak için bunlardan beş tanesine göz gezdiriyoruz.

LibreOffice

LibreOffice, piyasadaki en popüler ofis çözümlerinden biridir. Aslında MS Office söz konusu olduğunda en popüler alternatif diyebiliriz. LibreOffice yeni bir proje değil. 2011’de OpenOffice.org alternatifinin çatallanmasıyla başladı ve devam ediyor.

LibreOffice, kapsamlı bir ofis çözümüdür ve bunun arkasındaki güç, işbirliğine dayalı geliştirme sürecidir. Bu şekilde, dünyanın her yerinden geliştiricilerin katılımı sağlanmış olur. Proje üzerinde çalışan geliştiricilerle en iyi Office çözümü elde edilmiş olur.

LibreOffice bütün bir paket olduğu için birçok bileşenle birlikte gelir. Temelde Writer, Impress, Draw, Calc, Base ve Math’ı içerir. Kafanız karıştıysa, Writer, MS Word uygulamasının eşdeğeridir. Calc, MS Excel, Impress, MS Powerpoint çözümleridir.

En son sürümleri daha iyi performans ve uyumluluk sunarken, faydalı olacak birçok kullanılabilir iyileştirme yapılmıştır/yapılmaktadır.

LibreOffice  açık kaynaklı bir proje olduğu için, isterseniz projenin bir parçası da olabilirsiniz. Bu aynı zamanda LibreOffice’in kullanıcı dostu bir topluluğa sahip olduğu ve bir sorunla karşılaşırsanız kolayca yardım bulabileceğiniz anlamına da gelir.

LibreOffice’in temel özellikleri:

  • Her türlü belgeyi destekler.
  • Belgelerinizi yapılandırılmış bir yaklaşımla düzenlemenin harika bir yolunu sunar.
  • Yeteneklerini genişletebilmeniz için uzantı desteği sunar.
  • Ücretsiz olarak gelir!
  • Mükemmel bir Office paketi olan OpenOffice.org üzerine kurulmuştur.
  • Mükemmel bir topluluğa sahiptir.
  • Açık kaynaklı ve kullanımı ücretsizdir.
  • MS Office dosya formatıyla oldukça uymludur.
  • Sürekli güncellenir.
  • Kurulumu ve yapılandırması kolaydır.

Apache OpenOffice

Apache Openoffice, tıpkı LibreOffice gibi, ilk sürümü OpenOffice.org temel alınarak geliştirilmeye başlanmış, sonraki sürümde temel olarak IBM Lotus Symphony kodları üzerinde geliştirilmeye devam etmiştir. Openoffice.org ve IBM Lotus Symphony’nin temellerinde ise Star Office vardır.
Şu anda Apache OpenOffice, Kelime İşlemci, Hesap Tablosu, Sunum, Çizim, Formül ve Veritabanı dahil olmak üzere farklı ofis yazılım bileşenlerini sunan açık kaynaklı bir projedir.

Apache OpenOffice’in temel özellikleri:

  • Gelişimi devam eden harika bir yazılımdır.
  • Apache OpenOffice, açık bir topluluk çözümü sunar. Bu, herkesin katkıda bulunabileceği anlamına gelir. Bu yaklaşımla, sıklıkla hatalar yakalanır, giderilir ve yeni özellikler eklenir.
  • Apache OpenOffice’in kullanımı kolaydır. Örneğin, herhangi bir Word kullandıysanız, OpenOffice’in kullanımının gayet kolay olduğunu göreceksiniz. OpenOffice, herkesin başlayabileceği kullanıcı dostu bir yaklaşım sunar. Aynı zamanda çoklu dil desteği ile birlikte gelmesi geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etmesini sağlar.
  • OpenOffice ücretsiz bir yazılımdır!
  • Açık kaynak ve Apache 2.0 altında lisanslanmıştır.

WPS Office

WPS Office, birçok cihazda kullanabileceğiniz eksiksiz bir ofis paketidir ve çoklu platform çözümü sunar.

Peki, WPS Office’i MS Office’e önemli bir alternatif yapan nedir? Onu cazip kılan ilk şeylerden biri, mevcut Microsoft Office formatlarıyla yüksek derecede uyumluluğudur. Ayrıca Adobe PDF ve Google Docs’u da destekler.

Bunun dışında hafiftir ve çok güçlü olmayan makinelerde bile rahat çalışır. Hafif Linux dağıtımlarıyla çalışmasını sağlamak için oldukça küçük bir kurulum paketi ile birlikte gelir.

Diğer ücretsiz alternatifler gibi, WPS Office de sık sık güncellenir. Ancak bir şey onu diğer alternatiflerden farklı kılar, o da açık kaynak olmamasıdır. Evet, WPS Office kapalı kaynaklı bir çözüm olmasına karşın kullanım maliyeti yoktur, ki bu da onu Linux için MS Office’e açık bir alternatif haline getirir.

WPS Office’in temel özellikleri:

  • Tam bir ofis seti ile birlikte gelir.
  • Microsoft Office ile uyumludur.
  • Çoklu platform desteği sunar ve farklı cihazlardan çalışıyorsanız harika bir seçimdir.
  • Adobe PDF’yi destekler.
  • Veri kurtarmayı destekler.
  • Kullanımı kolaydır.
  • Hafiftir.

OnlyOffice

En iyi MS Office alternatiflerimizden bir tanesi de OnlyOffice’tir ve tüm işinizi yürütmenize yardımcı olabilecek iyi bir uygulama ve çözüm koleksiyonuyla birlikte tam bir ofis takımı sunar.

OnlyOffice’in temel özellikleri: 

  • Karmaşık belgeler, sunumlar ve elektronik tablolar oluşturma ve yönetme yeteneği.
  • Bulutta veya başka bir sunucuda konuşlandırılabilir.
  • Linux işletim sistemiyle iyi çalışır.
  • İşiniz için ihtiyacınız olan her şeyi sunar.
  • Kullanımı kolay bir e-posta yönetimi çözümü ile birlikte gelir.

Calligra

Bahsedeceğimiz son MS Office alternatifi Calligra Suite’dir. Calligra Suite ( KOffice olarak da bilinir) yolculuğuna 15 yıl önce başladı! Evet, MS Office’e karşı özellikler sunan, gözardı edilemeyecek eski bir projedir.

KDE tabanlı Linux dağıtımlarında yüklenmiş olarak gelir. Qt’ye dayalı olması onu Linux tabanlı KDE dağıtımları için mükemmel bir seçenek haline getirir. Ancak, diğer dağıtımlarla da iyi çalışabilir.
Calligra Suite, görseller, tablolar vb. içeren zengin bir program koleksiyonuyla birlikte gelir.

Calligra’nın temel özellikleri:

  • Hafif bir ofis çözümüdür.
  • Geniş bir çözüm paketine erişim sunar.
  • QT temellidir.

May 29, 2022

Nostaljik ve Hafif Sevenlere: MATE Masaüstü Ortamı

MATE, geleneksel ve nostaljik bir şey arayanlar için harika Linux masaüstü ortamlarından biridir. En popüler Linux masaüstlerinden biri olan GNOME 2’nin capcanlı uzantısıdır ve klasik bir his ve yaklaşıma sahiptir. Bu yazıda, kullanıcı arayüzüne, performansa, bazı önemli özelliklere bakacağız ve MATE masaüstü ortamını kimlerin denemesi gerektiğini ele alacağız.

İlk İzlenimler

MATE’yi kullanmaya başladığınızda, bir klasik olduğunu hissettiriyor. Tüm zamanların en sevilen Linux masaüstlerinden biri olan GNOME 2’nin bir çatalı ve devamı olduğu için böyle hissettirmesi gayet normal.

MATE, geleneksel masaüstü modelini takip ediyor ve size harika görünen ve harika hissettiren bir arayüz sunuyor. Çok az kaynak kullanıyor ve hızlı bir arayüze sahip. İyi çalışıyor ve bu sayede, düşük bütçeli sistemler veya sistem kaynaklarını verimli kullanmak isteyenler için harika bir alternatif olmayı başarıyor.

Kullanıcı Deneyimi

MATE, klasik ve geleneksel bir masaüstünün özel bir karışımı gibi bir tat bırakıyor. Klasik bir MATE uygulamasında, sol üstte tüm uygulamalarınızın kategorize edilmiş bir listesinin yanı sıra bir arama işleviyle birlikte bir menü bulunur. İhtiyacınız olan her şey bu menüde mevcut. Yalnızca uygulama adlarına değil, aynı zamanda uygulama açıklamalarına da bakabakabileceğiniz güçlü bir menüdür.

Sağ üstte bildirimler, ağ iletişimi, ses ve zaman içeren hoş görünümlü bir sistem tepsisi var. Sol altta, masaüstü klasörlerini ve simgelerini kullanmayı sevenler için kullanışlı olan bir “masaüstünü göster” düğmesi, ayrıca sağ altta bir “çöp kutusu simgesi” var.

Caja Dosya Yöneticisi

Caja Dosya Yöneticisi, MATE masaüstündeki temel uygulamalardan biridir ve kendi içinde pek çok işleve sahiptir. Yerler menüsü, ağaç görünümü, dizin geçmişi ve dizin bilgileri dahil olmak üzere birkaç farklı yan bölmeyi destekler.

Ek olarak, kullanılabilir tüm diskleri, sürücüleri ve kullanılabilir dosya sistemlerini görmek için bir Bilgisayar menüsü barındırr. Ayrıca masaüstünde Bilgisayar simgesi de mevcuttur.

Pluma Metin Düzenleyicisi

Pluma Metin Düzenleyicisi, bazı kullanıcı dostu özellikler sunan mükemmel bir “Gedit” çatalıdır. Kaydetme, yeni dosya açma ve bul veya bul-değiştir seçeneklerinin tümü, bir menüsünün arkasına gizlenmek yerine üst çubuktadır. Bu da onun kullanımı çok kolaylaştırır.

MATE Arama Aracı

MATE Arama Aracı, sisteminizdeki tüm dosyalarınıza bakmanın gerçekten harika bir yoludur. Xfce’deki Catfish’e çok benziyor ancak bazı ek seçenekler de sunuyor: Dosyaları ada, içeriğe, değiştirilme tarihine, sahibine, gruba, boyuta ve adla eşleşen normal ifade modeline göre arayabilme.

MATE Arama Aracı sisteminizdeki dosyalarla çalışmanın çok güzel bir yoludur ve dosyalarla çok fazla işiniz oluyorsa kesinlikle tavsiye edilir.

Özelleştirme

MATE, örneğin KDE Plazma kadar özelleştirilebilir değildir, ancak yine de bir miktar değiştirilebilir. Menü simgelerini, panel düzenini, temaları ve görünümü değiştirebilir ve hatta paneller ve ‘dock’lar ekleyip kaldırabilirsiniz.

MATE’de özelleştirme ile ilgili en güzel şey, farklı temaların farklı parçalarını seçebilmeniz ve tam olarak istediğiniz görünüm için özel bir tema oluşturmada bunları bir araya getirebilmenizdir. Ek olarak, yeni çalışma alanları ekleyerek MATE’nin iş akışını da özelleştirebilirsiniz.

Genel olarak, MATE makul ölçüde özelleştirilebilir, bu nedenle özelleştirme ile çok fazla işi olmayanlar için daha uygun olduğunu söylemek doğru olur.

Performans

MATE, özellikle tam teşekküllü masaüstleri düşünüldüğünde, mükemmel bir performansa sahip. ve kullanımı, oldukça hızlı bir his veriyor: Uygulamalar hızlı bir şekilde açılıyor, çalışma alanları arasında gecikme olmadan geçiş yapılabiliyor, pencereler kolayca açılabiliyor.

Geleneksel masaüstü modelini benimsediği düşünüldüğünde, bu klasik modelde kendini gerçekten rahat hisseden biri için mükemmel bir ortam olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

MATE’nin Eksileri

MATE kendisini öne çıkarmak için çok fazla çabalıyormuş gibi görünmüyor. MATE’nin sadeliği, stili ve mirası, GNOME 2’yi kullanmak isteyenlere hitap ediyor. MATE kadar verimli olan tam özellikli bir masaüstü isteyenler için Cinnamon daha iyi bir seçenek olabilir.

MATE’yi Nasıl Deneyebilirsiniz?

MATE’yi deneyimlemenizi tavsiye edebileceğim iki yol var. İlki, halihazırda kullandığınız dağıtımın depolarında varsa, aktif olarak kullandığınız masaüstü ortamının yanına kurarak deneyimlemeniz.

Tercihiniz bu olmayacaksa, MATE masaüstü ortamıyla gelen bir dağıtım üzerinde denemek ki bu durumda Linux Mint MATE Edition ilk akla gelenlerden biri. Linux Mint, özellikle de yeni kullanıcılar için dost canlısı olmasıyla ünlüdür ve hayatınızı kolaylaştıracak birçok uygulama sunar.

Eğer aradığınız saf haliyle MATE masaüstü ortamı değilse, Linux Mint’in iyi seçim olacağını düşünüyorum. Daha gelişmiş MATE menüsünü kullanırken, paneli varsayılan olarak altta tutuyor ve genellikle MATE için hoş bir deneyim sağlıyor.

MATE’yi Kimler İçindir?

GNOME 2’nin “eski güzel günlerini” arayan herkes MATE kullanabilir. GNOME 2’yi kullanmış ve onu halâ özleyen, kullanımından keyif alan deneyimli kullanıcılar için harika bir masaüstü ortamıdır.

May 26, 2022

Kali Linux Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Kali Linux Hakkında

Kali Linux‘un ne için kullanıldığını bilmek ister misiniz? Penetrasyon testi ve etik hackleme için kullanılan Kali Linux hakkında bilmeniz gereken her şey için yazıyı okumaya devam edin.

Kali Linux sadece herhangi bir Linux dağıtımı değil, aynı zamanda benzersiz ve vahşi olarak tasvir edilebilecek bir işletim sistemidir. Ancak onun gaddarlığı korkulacak bir şey değildir. Bu onun, sızma test edicilerinin ve onu kullanan güvenlik uzmanlarının hedefi üzerindeki etkisini ima eder. Kali Linux, modern ve sofistike bir Linux dağıtımıdır. Offensive Security(1)(2), bu Debian tabanlı sistemin geliştirilmesi ve bakımı için zemin/destek oluşturmuştur.

Kali Linux sıfırdan oluşturulmuş bir dağıtım değildir, BackTrack gibi saygın bir dayanağı var. Bu güvenlik odaklı dağıtım, Kali Linux için sağlam bir temel oluşturdu.

Bu platform kimler içindir? Kendinizi bir güvenlik meraklısı olarak görüyorsanız, Kali Linux’un kapısını çalmalısınız. Kali Linux ayrıca penetrasyon testi ve etik hackleme konusunda kendini geliştirmek isteyenleri de cezbedecek özellikler barındırır. Bu dağıtım, amacınız doğrultusunda becerilerinizi geliştirip ustalaşmanız için idealdir.

Kali Linux, sistemlerinin karşılaşabileceği boşlukları güvenli hale getirmek ve kapatmak isteyen güvenlik uzmanları için başvurulabilecek bir platformdur. Büyük bir ağdaki yapılandırılmış bir sistemin güvenlik açığını veya gücünü ölçmenin tek bir yolu vardır ve bu da sızma testidir. Kali Linux işte bunun için gerekli araçları barındırır.

Bu makalede, Kali Linux’un popülerliğinin ardında yatan nedenleri anlamaya çalışacağız.

Kali Linux’un Temeli

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Kali Linux, BackTrack dağıtımının temellerinden doğdu.
Bununla birlikte, Kali ve BackTrack arasındaki temel fark, Kali Linux kullanıcılarına tam teşekküllü bir masaüstü deneyimi sunarken, BackTrack yalnızca canlı işletim sistemi olarak var oldu. Bununla birlikte, Kali de ayrıca kullanıcılarına bir Canlı İşletim Sistemi deneyimi sunarak onu daha çekici bir hale getiriyor.

Kali Linux’un Hedef Kitlesi

Kali Linux’un kullanıcı tabanının büyümeye devam etmesinin nedenlerinden birisi, karmaşık doğasını özetleyen tam işlevsel masaüstü özelliğidir. Bu herkesin Kali Linux ortamını öğrenip uyum sağlayabileceği anlamına gelir.

Kali Linux, temel işletim sistemi kullanımını ve hedeflerini karşılamanıza yardımcı da olabilir. Ancak, bu dağıtımı gerçekten tam olarak kullanmak ve onun etkinliğinden %100 yararlanmak istiyorsanız, kullanımını bilgi güvenliği endüstrisi ile uyumlu tutmalısınız. Normal ev kullanıcıları, Kali Linux ortamını kullanmada büyük bir zorlukla karşı karşıya kalacaklardır. Zira bir eylemi gerçekleştirmek veya bir özelliği kullanmak için birçok ayrıcalıkla uğraşmaları gerekecektir.

Kali Linux’u bir bilgisayar korsanlığı dağıtımı olarak etiketlemek, yaygın bir yanılgıdır. Bu ifade pek çok bakımdan yanlıştır.  Kali’nin yaptığı tek şey, hedeflenen bir sistemin gücünü veya zayıflığını test etmek için gereken güvenlik sızma araçlarını size hediye etmektir. Dahası, Kali’de hazır sunulan paketlenmiş bu güvenlik araçları Ubuntu gibi diğer Linux dağıtımlarına da sorunsuz bir şekilde kurulabilir ve kullanılabilir. Kali’nin sağladığı ayrıcalık, bu güvenlik araçlarının kurulu olarak gelmesidir.

Kali Linux’un Kurulumu

Kali Linux mimari seçmediği gibi, normal kullanıcıların erişmesi ve yüklemesi için hazır ISO görüntüleri sunar. Ancak bu görüntülerin hedef sistem mimarilerine uyumluluğuna uygun olarak indirilmesi için resmi bir Kali Linux repo sitesinden indirilmesi tavsiye edilir.

Bu harika dağıtımı makinenize kurmak için yalnızca 3 GB sabit disk alanına ihtiyacınız var. RAM’e gelince, 512 MB yeterli olacaktır. Bununla birlikte, sorunsuz bir masaüstü deneyimi veya istikrarlı bir sistem performansı için, minimum 2 GB RAM’e gereksiniminiz olacağını da göz önünde bulundurun.

Kali Linux’un Sürüm Döngüsü

Kali Linux’un kararlı bir güvenlik dağıtımı niteliğinde olması, sürekli iyileştirmeye ihtiyaç duyduğu anlamına gelir. Kali Linux ile ilgili olarak sunulan güncellemelerde, sistem kararlılığını ve performansını etkileyen küçük sorunlar sık sık görülür. Bu nedenle, bir Kali Linux kullanıcısı, ortaya çıkan hatalar üzerine yayınlanan yeni yamalarla birlikte, kullanılan en son güvenlik araçlarıyla ilgili güncelleme konusunda güvence altındadır. Kali güncellemeleri süreklilik arzettiği için birçok kullanıcı bu yuvarlanan sürüm modelini benimseme eğilimindedir.

Kali Linux’un Masaüstü Ortamı

Yakın zamana kadar Kali Linux’un varsayılan masaüstü ortamı Gnome’du. Ancak şu anda kullandığı resmi masaüstü ortamı Xfce’dir. Bununla birlikte, Xfce’in varlığı Gnome’u oyunun dışına çıkarmaz, çünkü açık kaynağın doğası bu ortamın da kurulumuna izin vererek kullanıcılara gerektiğinde geri dönme esnekliği sağlar.

Tercih ettiğiniz masaüstü ortamından bağımsız olarak, Xfce, Kali Linux geliştiricilerinden daha fazla destek görür. Bunun nedeni, Gnome’un kullanıcı deneyiminin Xfce kadar esnek ve ideal olmamasıdır.

Kali Linux’taki masaüstü ortamı oldukça esnek ve geniştir. Kali KDE, MATE, Cinnamon veya LXDE masaüstü ortamlarını da sunar.

Kali Linux’un Paket Yönetimi

Debian mirasına sahip olan Kali Linux’un paket yöneticisi dpkg‘dır ve .deb uzantılı paketleri kullanır. .deb uzantısına sahip olmayan uygulamalarla uğraşmak isteyen yeni kullanıcıların teknik deneyimlerini yükseltmeleri, bu tür uygulama paketlerini kaynaklarından nasıl derleyeceklerini öğrenmeleri gerekecektir. Neyse ki Kali, standart Linux geliştirme araçlarının kullanımını destekliyor. Bu tür araçlar aracılığıyla, bir kullanıcı kaynaktan derleyerek bir uygulama paketi oluşturabilir ve kurabilir. Dahası, .rpm dosyalarının yüklenmesi ve yapılandırılması, Alien gibi araçların kullanılmasıyla basitleştirilmiştir. Bu tür araçlarlarla .rpm paketinden bir .deb dosyası oluşturulur.

Kali kullanıcıları, paket yönetimi için terminali de kullanabilirler. Ayrıca, başka Linux dağıtımları tarafından da kullanılan ve grafiksel bir yazılım olan Synaptic Paket Yöneticisi kullanma seçeneği de vardır.

Kali Linux’un Sürücü ve Donanım Yazılımı Desteği

Kali Linux ile uğraşırken dikkat edilmesi gereken bir zorluk, belirli sürücüler ve donanım yazılımları için yetersiz destektir. Elbette bu dağıtımın geliştiricilerinin her zaman daha yeni sürücü desteği sunarak bu sorunu çözmeye çalıştığını söylemeye gerek yok.

GPU sürücüleriyle ilgili sorun(Linux’un genel sorunudur aslında) yaygın bir baş ağrısıdır. Kali geliştiricileri, ticarileştirilmiş Nvidia kartlarını desteklediklerini iddia etseler de, bazı Kali kullanıcılarını uyumluluk sorunları ile uğraştırmaya devam ediyor. Genellikle Kali Linux’tan hoşlanan güvenlik ve sızma testi uzmanları, GPU desteğine fazla dikkat etmezler. Ancak oyun isteyen Kali kullanıcıları, bu konuda yaşayacakları hayal kırıklığının tüm ağırlığını hissedecekler.

Kali Linux’ta Gizlilik ve Anonimlik

Normal bir sistemin bir ağ üzerinde aktifken anonimlik özelliği tehlikeye girer. Kali Linux’un tasarımı da, felsefesi kadar ‘sessizdir’. Bu, güvenlik uzmanlarının ve profesyonellerinin diğer Linux dağıtımlarına göre Kali Linux’tan hoşlanmalarının başlıca nedenleri arasındadır.

Kali Linux ayrıca gelişmiş şifreleme metodolojileri sunar. Kullanıcının makinesini kötü niyetli kullanıcılar için erişilemez kılar ve kullanıcı verilerini yetkisiz bir ihlalden korur. Bu şifreleme metodolojisi o kadar esnektir ki, onu önyüklenebilir Kali işletim sisteminize(canlı) bile uygulayabilirsiniz. Bu nedenle, Kali’nin bu özelliği, hem gizliliğe değer veren hem de güvenlik araştırmalarıyla ilgilenen kullanıcı segmentine hitap eder.

Bitirirken…

Kali Linux, hem güvenlik meraklılarına hem de profesyonellere hizmet veren bir dağıtım olarak kendini gösteriyor. Kali Linux’un diğer önemli yönlerini özelleştirme, dokümantasyon, topluluk desteği ve ‘özel özelikler’ olarak belirtebiliriz. Kali Linux, özelleştirmeyi gerçekten başka bir seviyeye taşıyor.

Kali felsefesini özümsemeye çalışın; ne kadar sessiz olursanız o kadar çok bilgiye ulaşırsınız!

May 21, 2022

Ubuntu 20.04 için WebP Desteği Eklemek

WebP yeni bir format olduğu için olmalı ki Linux altında bile çalışmak bazen çok zor olabiliyor. Daha da darlayan ise bu formatı nautilus üstünde küçük resim olarak gösterebilmek. Çok takla attım, lakin neyi nerede çözdüğümü de unuttum. Şimdi sırf bu yazıyı yazabilmek için tüm WebP desteğini kaldırıp, yeniden başlıyorum. Kıymetini bilin. Baştan belirtelim, resim formatı olduğu için doğal

En Çok Bilinen Linux Efsaneleri ve Gerçekler

Farkında olsanız da olmasanız da aslında her gün Linux kullanıyorsunuz. Linux, süper bilgisayarlardan akıllı telefonlara hemen hemen her şeye güç veriyor. Buna dünya çapında ağlar, borsalar, kamu kurumları vb. vb. dahildir. Linux, diğer ticari sistemlerle karşılaştırıldığında görece daha güvenli ve sorunsuz bir işletim sistemi olmasından dolayı kişisel bilgisayarlar için de popüler bir seçim haline geliyor.

Bu yazımızda, insanların Linux’a karşı serin durmalarına neden olan, Linux’la ilgili bazı yaygın efsaneleri ele alarak, bu harika ve ücretsiz işletim sisteminin uğradığı haksızlığı ortaya koymaya çalıştık.

Efsane 1: Linux’un kullanımı zordur

Doğruydu, ancak artık değil.

Linux başlangıçta nispeten bilgisayar veya programlama bilgisi olan kişiler için tasarlandı, lâkin günümüzde Linux, Windows ile seviye olarak neredeyse aynı görünüyor ve kullanımı da bir o kadar kolay.

Hatta bazı yönlerden Linux’un kullanımı biraz daha kolaydır, zira Linux nadiren çöker ve kötü amaçlı yazılımlardan daha az etkilenir.

Efsane 2: Linux’un çok az uygulama veya programı var

Linux’unuzu her türlü bilgisayar ve bilişim ihtiyaçlarınız için kullanabilirsiniz.

Linux’un Microsoft veya diğer ticari işletim sistemleri kadar iyi ve hatta onlardan daha iyi binlerce uygulama veya programı vardır.

Bonus: Uygulama veya programların büyük çoğunluğu ücretsizdir.

Efsane 3: Çok fazla sayıda farklı inux dağıtımı var

Doğru, birçok Linux dağıtımı(sürüm) var. Ancak, hepsi aynı temel çekirdekleri, komutları ve programları kullanır. Bu da kullanımda herhangi bir sorun yaratmaz.

Efsane 4: Linux’un Mmdası geçmiş ve eskidir

Linux temel olarak 1969’da geliştirilen UNIX’e dayanıyor olsa da, 30 yıldan fazla bir süredir hayatta ve çok fazla geliştiriliyor. Halâ dünya çapındaki en iyi geliştiriciler tarafından ince ayarlar yapılıyor ve geliştirilmeye devam ediyor. Bu da Linux’un eski olduğu savını çürütür.

Efsane 5: Linux %100 güvenlidir

Linux, kötü amaçlı yazılımlara karşı Microsoft Windows’a göre çok daha dirençlidir, çünkü kaynak kodu ücretsiz olarak mevcuttur. Bu ücretsiz kaynak kodları dünya çapındaki uzmanların, güvenlik açıklarını bulmak ve yamaları olabildiğince hızlı yazmak için inceleyip test edebilmesine olanak tanır.

Yine de bu sizin güvenliğinizi tam olarak garanti edemez, zira kötü amaçlı yazılımlar da gelişmeye devam ediyor.

Linux virüs geçirmez değildir. Bu nedenle bilgisayarınızın erişim noktalarını korsanlığa karşı korusanız iyi olur!

Hangi sistem kullanılırsa kullanılsın en büyük güvenlik riski kullanıcıdır.

Yalnızca resmi depoları kullanıyorsanız, sisteminizde kök erişimi gerektiren çalışmalar yapmıyorsanız ve mesajlarda bilinmeyen bağlantılara tıklamazsanız, Linux daha güvenlidir.

May 19, 2022

Nedenleriyle Birlikte, Lubuntu mu Xubuntu mu?

İki ünlü Linux dağıtımı; Xfce ile yapılandırılmış Xubuntu ve önceleri LxDE kullanırken yoluna halihazırda LXQt ile devam eden Lubuntu; yıllar boyunca Ubuntu’dan farklı bir şey denemek isteyen kullanıcılara seçenek sundular ve her ikisi de Linux kullanıcıları arasında popüler dağıtımlardır.

Lubuntu, hafif uygulamaları barındırır. Bu da onu, Xubuntu’ya kıyasla daha hafif bir sistem yapar. Ancak Xubuntu’nun da denemeye değer yanları var elbette.

Bu makalemizde, iki işletim sistemi arasında seçim yapmanız gerekirse, her iki sistemi net bir şekilde anlamak için,  sahip oldukları ayrıntılara göz atıyoruz.

İşte size iki hafif Linux seçeneği…

Xubuntu

Xubuntu çok hafif, kararlı ve kullanımı kolay bir dağıtımdır. Kullandığı Xfce masaüstü ortamı onun hafifliğine katkı yapıyor. Birçok kullanıcı, verimliliği ve çalışma hızı nedeniyle, nispeten eski bilgisayarlarda/dizüstü bilgisayarlarda kullanım için  bu Linux dağıtımını tercih ediyor.

Xubuntu kullanıcılara, sistem kaynaklarını yormayan güzel bir kullanıcı arayüzü sistemi sunuyor. Burada dikkat edilmesi gereken husus, Xubuntu’nun bazı gelişmiş özelliklere ve işlevsel bir kullanıcı arayüzüne sahip olmasıdır.

Bilindiği gibi Xfce masaüstü ortamı, KDE veya GNOME’a kıyasla daha hafiftir. Ek olarak, Xfce kendine has, birden fazla uygulamaya sahip olduğundan, Lubuntu’nun (LxQT) en son sürüm masaüstü ortamı kadar sade değildir.

Bu benzersiz sistem, 512 MB’lik küçük bir miktar RAM ile çalışabilir. Bu, sorunsuz bir çalışma için desteklenen en küçük RAM boyutudur.

Yine de Lubuntu ile karşılaştırıldığında, Xubuntu, karmaşıklığını artıran çok çeşitli ‘cilalanmış’ özellikler içerdiğinden o kadar da hafif değil.

Xubuntu, Lubuntu’nun aksine, modern bir masaüstünden bekleyeceğiniz modernize edilmiş ve iyileştirilmiş özelliklerle birlikte geliyor. Yapılandırılmış bir Xfce kullandığı için, yalın bir masaüstü ortamı sağlamak adına estetikten veya özelliklerden de ödün vermiyor.

Xubuntu LibreOffice ofis paketini varsayılan olarak barındırıyor.

Lubuntu

Lubuntu, hafif özellikleriyle, hızlı bir İşletim sistemi olarak sınıflandırılabilir.

Lubuntu, kullanımı kolay bir arayüz sunuyor ve bu da onu kullanıcı dostu bir hale getiryor. Ayrıca, Lubuntu’nun bu  hafif özelliği, LxQt masaüstü ortamı tarafından pekiştiriliyor. Bu özelliği Lubuntu’yu herkes için, özellikle eski bilgisayarları/dizüstü bilgisayarları olanlar için daha kararlı ve güvenilir hale getiryor. Böylece sistem diğer hafif Linux dağıtımlarına kıyasla kullanım için daha iyi bir hale gelmiş oluyor.

Lubuntu, kullanıcı arayüzü etkileşimine izin veriyor. Bu sayede işletim sistemi kullanıcı deneyimini en üst seviyeye çıkarıyor.

Bununla birlikte Lubuntu, herhangi bir masaüstü animasyon efekti sunmuyor, bu da onun çok az özelleştirmeye sahip olduğu anlamına geliyor.

LibreOffice kullanan Xubuntu ile karşılaştırıldığında, Lubuntu Gnumeric ve Abiword kullanıyor.
Lubuntu, donanım ve yazılım gereksinimleri için daha az sistem kaynağı kullandığından Xubuntu’dan çok daha hafif olduğunu kanıtlıyor.

Daha az uygulama çalıştırmak, sistemin bunları işlevsel tutmak için 256 MB’a kadar daha az bellek kullanması anlamına geliyor.

LxQt kullanan Lubuntu, Xfce kullanan Xubuntu’ya kıyasla çok modern bir his vermiyor. Bu da  Lubuntu’nun Xubuntu’ya göre daha modası geçmiş görünmesine neden oluyor.

Sade bir işletim sistemi arıyorsanız, en iyi seçeneğiniz masaüstü ortamına sahip olan Lubuntu’dur.

Lubuntu, düşük özellikli bilgisayarlarda çok iyi çalışıyorken, kullanıcı için birçok ince ayar ve özellikten ödün verdiği anlamına geliyor. Yani kişiselleştirme yetenekleri açısından biraz sınırlı duruyor.

Bu dezavantajlarına karşın işletim sisteminin basitlik ve simgeleri masaüstünde kullanma ve yerleştirme izni gibi bazı güzel avantajları da bulunmuyor değil. Ek olarak, bir sağ tıklama menüsünü de destekliyor.

Lubuntu ve Xubuntu Arasındaki Benzerlikler

Bu iki dağıtım arasında çok fazla örtüşme olduğundan, bu iki iletim sistemi genellikle aynı grupta gruplandırılırlar. Dolayısıyla, hafif bir Linux masaüstü işletim sistemi arayan kullanıcılara ikisi de öncelikle önerilir.

Uygulamalarınız ve görevleriniz için de genellikle bu iki dağıtım önerilir. Bunun nedeni, özellikle bilgisayarınızın kaynak kullanımı için her nikisinin de kendi alanlarında uzman olmalarıdır.

Ayrıca, bu iki dağıtım Ubuntu’nun resmi varyantlarıdır. Nitekim, her iki dağıtım da Ubuntu’nun istikrarına ve güvenliğine katkıda bulunuyor.

Bitirirken…

Her iki dağıtıma etraflıca  baktıktan sonra toparlayalım.

En hafif işletim sistemini arıyorsanız, Lubuntu en iyi seçenektir. Xubuntu ise, biraz daha gelişmiş yapısıyla kullanım için uygun ve güzel.

Tercih elbette kullanıcının!

May 17, 2022

Debian’da Yardımcı Araçlarla Paket Kurulumu

Linux sistemlerine paket ve yazılım yüklemek, Windows veya macOS gibi diğer işletim sistemlerine kıyasla daha zor olabilir, çünkü uçbirimde birkaç komutun çalıştırılması gerekebilir. Bu, özellikle yeni Linux kullanıcıları için biraz zorlayıcıdır ve bu da biraz rehberliğe gereksinim duyulması anlamına gelebilir. İşte bu nedenle bu yazı, Debian’a paket kurmak için kullanılan çeşitli yöntemlere odaklanıyor.

Bu yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • apt
  • dpkg
  • gdebi
  • aptitude

Bu komutlardan herhangi biri size tanıdık gelmiyorsa bile hiç endişe etmenize gerek yok, çünkü sırayla her birine bakacağız.

  •  apt

apt, Debian ve tüm Debian tabanlı Linux dağıtımlarında yaygın olan bir yardımcı programdır. Yeni paketlerin/yazılımların yüklenmesi, mevcut paketlerin güncellenmesi, sistem paketlerinin yükseltilmesi ve hatta tüm Debian sisteminin yükseltilmesi gibi çeşitli görevleri gerçekleştirir.

apt kullanarak bir paket kurmak için paketin adını veya .deb dosya adını kullanabilirsiniz.
Örneğin, gdebi‘yi kurmak için aşağıdaki komutu yürütebiliriz:

sudo apt install gdebi

Alternatif olarak, bir paketin .deb dosyasını indirdiyseniz, aşağıdaki gibi, apt kullanarak kurabiliriz:

chmod +x paket_adı
sudo apt install ./paket_adı

.deb dosyasını yüklemek için apt kullandığınızda, esasen perde arkasında dpkg kullanılır. apt önce tüm bağımlılıkların bir listesini yapacak ve bunları depodan indirecektir. İndirme tamamlandığında, dpkg tüm bağımlılıkları karşılamak ve tüm dosyaları yüklemek için kullanılır.

apt kullanarak bir paketi kaldırma/silme

apt komutuyla yüklenmiş bir paketi kaldırmak/silmek için, aşağıda gösterildiği gibi remove parametresini kullanıyoruz:

sudo apt remove paket_adı

Bir paketi yapılandırma dosyalarıyla birlikte kaldırmak/silmek istiyorsak, purge parametresini kullanıyoruz:

sudo apt purge paket_adı

  • dpkg

dpkg, Debian ve Debian tabanlı diğer birçok Linux dağıtımında yaygın olarak kullanılan bir araçtır. Esasen dpkg, Debian paketlerini kurmak, oluşturmak, kaldırmak ve yönetmek için kullanılır. Bununla birlikte, apt‘tan farklı olarak dpkg, paket bağımlılıklarını karşılayıp yüklese de, otomatik olarak indirmez. dpkg, önceden yüklenmiş olarak gelir ve herhangi bir ek kurulum dosyası indirmenize gerek yoktur.

dpkg kullanarak bir .deb dosyası kurmak için, aşağıdaki komutu -i parametresiyle çalıştırıyoruz:

sudo dpkg -i /paketin_yolu/paket_adı.deb

Komutun yürütülmesi tamamlandıktan sonra, ortaya çıkan bağımlılık hatalarını çözmek için aşağıdaki komutu çalıştırıyoruz:

sudo apt install -f

Kurulu tüm paketleri listelemek için -l parametresini kullanıyoruz:

dpkg -l

dpkg kullanarak paketleri kaldırma/silme

Bir paketi dpkg ile kaldırmak, basit bir işlemdir. -r veya –purge parametrelerini kullanabiliriz. İkisi arasındaki fark, –purge‘nin bir paketi yapılandırma dosyalarıyla birlikte kaldırmasıdır. Aşağıdaki şekilde kullanabiliriz:

sudo dpkg -r paket_adı
sudo dpkg --purge paket_adı

  • gdebi

gdebi, Debian sisteminize .deb dosyalarını yüklemek için kullanabileceğiniz başka bir komut satırı yardımcısıdır ve .deb dosyasını yüklemeden önce, gdebi, .deb dosyasının tüm bağımlılıklarını tarayacak ve yükleyecektir.

apt ve dpkg komutlarının aksine, gdebi önceden kurulu olarak gelmez. Ancak apt komutunu kullanarak kolayca kurabiliriz:

sudo apt install gdebi

Yükleme işlemi tamamlandıktan sonra, artık sistemimize herhangi bir .deb dosyasını yüklemek için gdebi‘yi kullanabiliriz. Şunun gibi:

sudo gdebi paket_adı

gdebi komutuyla yüklenen herhangi bir paketi kaldırmak için, dpkg veya apt komutunu kullanırız.

sudo dpkg -r paket_adı
sudo apt remove paket_adı

  • aptitude

aptitude, APT için bir arayüzdür. Yazılım paketlerinin bir listesini gösterir ve kullanıcının etkileşimli olarak hangilerini yükleyeceğini veya sileceğini seçmesine olanak tanır. Verimli bir arama sistemine de sahiptir. Başlangıçta Debian için geliştirilse de, RPM tabanlı dağıtımlarda da kullanılır.
aptitude, önceden yüklenmiş olarak gelmez, ancak kolayca kurabiliriz:

sudo apt install aptitude

Kurulum işlemi tamamlandıktan sonra, artık aptitude ile paketleri kurabiliriz. Aşağıdaki örnekte olduğu gibi:

sudo aptitude install paket_adı

aptitude ile bir paketin kaldırılması oldukça basit bir işlemdir:

sudo aptitude remove paket_adı

Bitirirken…

Buraya kadar okuduysanız, artık konu ile ilgili daha net bilgilere sahip olarak işlemleri daha bilinçli bir şekilde gerçekleştirebileceksiniz.

May 14, 2022

Mükemmel Performansa Sahip Minimalist Masaüstü Ortamı “GNOME Shell”

GNOME (İngilizce:  GNU Network Object Model Environment, Türkçe: GNU Ağ Nesne Modeli Ortamı)

GNOME Shell halihazırda Ubuntu, Fedora ve Pop! _OS gibi çok sayıda çok popüler Linux dağıtımında varsayılan masaüstü ortamı olarak yer alırken, diğerlerinde ise kurulabilir seçenekler arasındadır.

Bu GNOME Shell irdelemesi, performans, kullanıcı deneyimi ve bazı önemli özellikleri içerirken, GNOME Shell’in kimler için uygun olduğu konusunda öneride bulunmayı amaçlamaktadır.

İlk İzlenim

GNOME’da dikkati çeken ilk şey, aslına ne kadar basit olduğudur.
Varsayılan arayüzde, sağ üstte basit bir sistem tepsisi ve sol üstte “Etkinlikler” düğmesi bulunan bir üst panel bulunur. Masaüstü inanılmaz derecede temiz ve minimalist yapıdadır. Hiçbir şey yok, sadece basit ve temiz.

Kullanıcı Deneyimi

Kullanıcı arayüzü bir KDE Plasma kadar sezgisel olmasa da, GNOME kabuğundaki iş akışı gerçekten güzel. Masaüstü, olmasını istediğiniz kadar temiz, ancak Süper tuşuna bastığınızda (veya sol üstteki Etkinkinlikler‘e tıkladığınızda), altta bir dash, sağda ise bir çalışma alanı seçici ile karşılaşıyorsunuz.

Dash, en sevdiğiniz uygulamaları ve uygulamalar menüsünü barındırıyor. Varsayılan çalışma alanı sayısı bir tane, ancak GNOME Kabuğunun dinamik çalışma alanı yönetimi özelliği sayesinde açık uygulamalarla birlikte her zaman bir çalışma alanına sahip oluyorsunuz.

GNOME Kabuğu Uzantıları

GNOME Kabuğu Uzantıları, GNOME masaüstünüze biraz çeşni eklemenin harika bir yoludur. Uzantılar web sitesine giderek, GNOME masaüstünüzün istediğiniz şekilde çalışmasını sağlamak için çok sayıda küçük uygulamaya ve uzantıya erişebiliyorsunuz. Aralarından seçim yapabileceğiniz o kadar çok şey var ki, hepsini burada listelemek imkansız.

Temel GNOME Uygulamaları

GNOME hakkında gerçekten takdir edilesi şeylerden biri, yerleşik uygulamaların bazılarının (tümü değil) gerçekten harika olmasıdır. Mesela GNOME Terminal. Kullanıcıya yapacak çok fazla şey vadetmeyen basit bir uçbirim öykünücüsü. Sadece açılıyor ve işini yapıyor. Bu zaten genel olarak temel GNOME uygulamalarının ve GNOME kabuğunun da misyonudur: Basit ve isabetli iş yapmak.

Bir başka harika temel GNOME uygulaması Gedit‘tir. Dünyanın en zengin özellikli metin editörü değil, kabul, ancak olmasını isteyebileceğiniz yeterli işlevlere sahiptir. Bul ve değiştir, sözdizimi vurgulama ve temiz bir kullanıcı arayüzü gibi özellikleri Gedit‘i sağlam bir ilk düzenleyici yapıyor.

GNOME Arayüzü

GNOME Projesi’nin İnsan Arayüzü Yönergeleri, her şeyin tutarlı bir kullanıcı arayüzü stiline sahip olması, fiziksel ve bilişsel ergonomiye dayanması gerektiğini belirtir. Buna bağlı olarak bazıları GNOME arayüzünün sezgisel olmadığını düşünse de, onu çok çeşitli insanlar için kullanılabilir hale getirmek için aslında çok fazla çalışma yapılıyor.Bunun sonucunda GNOME, çok farklı şekillere bürünebiliyor.

Erişebilirlik

GNOME Projesi’nin İnsan Arayüzü Yönergeleri’nin bir kısmı engelli insanlar için erişilebilirliktir. Tasarım ilkelerinin çoğu buna odaklanmıştır ve ayrıca daha fazla erişilebilirlik sağlamak için GNOME Shell üzerinde özel yazılımlar oluştururlar. Ekran okuyucular, büyütme özellikleri ve sanal ekran klavyeleri, engelli kişilerin GNOME Kabuğu’nda kullanmayı düşünebilecekleri özelliklerden sadece birkaçıdır.

Performans

GNOME Shel’in özellikle son sürümlerinin performansı inkar edilemez derecede iyi olsa da, sistem kaynak kullanımı da göz ardı edilemez. Bununla birlikte, bu sistem kaynağı kullanımı, kullanıcının  kaya gibi sağlam bir masaüstü ortamı için yapabileceği bir fedakarlıktır.

GNOME Shell’i şahsen kullanıyorum ve kullanmaya da devam ediyorum/edeceğim. Güvenilirliğin yanı sıra, animasyonlar sorunsuz, uygulamalar hızlı açılıyor, pencereler iyi yönetiliyor ve GNOME kullanımı genel olarak gerçekten güzel bir deneyim sunuyor.

GNOME Kabuğunun Eksileri

Yukarıda, temel GNOME uygulamalarının hepsinin olmasa da bazılarının iyi olduğunu söylemiştim. Bunun nedeni, GNOME Shell ile birlikte gelen çok şeyin olmasıdır ki, en iyi ihtimalle vasattırlar. Video oynatıcı Totem o kadar az video codec’ini destekliyor ki bu da bana VLC’nin ne kadar harika olduğunu hatırlatıyor. Ayrıca GNOME, sistem RAM’inin büyük bir bölümünü düzenli olarak tüketir ve sınırlı RAM’e sahip sistemlerde büyük sıkıntı oluşturabilir.

GNOME’u Nasıl Deneyebilirsiniz?

GNOME Shell halihazırda Ubuntu, Fedora ve Pop! _OS gibi çok sayıda çok popüler Linux dağıtımında varsayılan asaüstü ortamı olarak yer alırken, diğerlerinde ise kurulabilir seçenekler arasındadır, demiştik. Tercihiniz bu yönde değilse, halihazırda kullandığınız dağıtımın depolarında da bulunuyorsa,  kullandığınız masaüstü ortamının yanına kurarak da deneyimleyebileceğinizi belirtelim.

GNOME’u Kimler Kullanmalı?

Her şey kullanım durumunuza bağlıdır elbette. Çok sınırlı belleğe sahip bir sisteminiz varsa, bir tür yetersiz bellek katili olan GNOME Shell pek tavsiye edilemez.

GNOME ayrıca Wayland üzerinde deneysel kesirli ölçekleme özelliği ile yüksek çözünürlüklü ekranlar için favori olabilir.

Feeds