October 17, 2021

Set Up Postfix Send-Only SMTP Server for Multiple Domains on Ubuntu 20.04, 18.04, 16.04

[full-post]  Kaynak:  https://www.linuxbabe.com/mail-server/postfix-send-only-multiple-domains-ubuntu In this article, I will show you how to set up Postfix as a send-only SMTP server on Ubuntu 20.04, 18.04, 16.04. I will first show you how to do it for a single domain, then you can apply the steps for multiple domains if you need to. Use Case You have a website/web application that needs to

October 14, 2021

LinuxHaber: Ubuntu 21.10 ‘Impish Indri’ İndirime Sunuldu

Ubuntu 21.10 Impish Indri (ve türevleri) indirime sunuldu.

Ubuntu 21.10, bir dolu değişiklikler ve geliştirmeler/yeniliklerle dolu olarak geliyor.

Ubuntu 21.10’daki ana değişiklik, varsayılan olarak GNOME 40 ile gelmesidir.

Birir bakışta diğer bazı Ubuntu 21.10 özellikleri:

  • Yeniden tasarlanmış çalışma alanı/uygulama başlatıcısı ile GNOME 40
  • Yeni dokunmatik yüzey hareketleri
  • Parola korumalı zip ayıklama da dahil olmak üzere çeşitli yeni dosya yöneticisi özellikleri
  • LibreOffice 7.2
  • Yaru ışık teması artık varsayılan
  • Kapalı kaynaklı NVIDIA sürücülerini kullanan kullanıcılar tarafından kullanılabilir Wayland

Daha fazla bilgi için dağıtımın sürüm notlarına bakabilirsiniz.

İndirmek için Ubuntu 21.10

October 12, 2021

Linuxİrdeleme: GNOME’u Masaüstü Ortamınız Olarak Kullanmak İçin 10 Neden

Linux kullanmanın en iyi yanlarından biri, tonlarca masaüstü ortamına erişebilmenizdir. Diğer yandan, aralarından seçim yapabileceğiniz çok sayıda masaüstü ortamının bulunması, hangisinin sizin için doğrusu olduğu konusunda gerçekten kafa karıştırıcı olabilir. Bu durum, Linux topluluğunda da zaman zaman hangi masaüstü ortamının en iyisi olduğu ile ilgili hararetli tartışmalar yaratır.

Bu noktada, belirli bir masaüstü ortamının diğer alternatifler karşısında üstün olduğunu net olarak söyleyemeyiz. Bunun yerine, her masaüstü ortamının kendi yerinin olduğunu ve farklı kullanıcı gruplarına hitap ettiğini vurgulamak daha doğru olacaktır.

Bu yazıda, Gnome’u kullanmanız için 10 nedenden oluşan bir liste hazırladık. Yazıyı okuduktan sonra, Gnome’un size neler sunduğu hakkında bir fikir edinerek,  Gnome masaüstü ortamının sizin için doğru olup olmadığı konusunda kendiniz karar verebilirsiniz.

Not 1: Yazımıza eşlikçi olarak, ön tanımlı gelen haliyle, özelleştirilmemiş Gnome 40.4 ile birlikte Debian 11 kullanılmıştır. Bununla birlikte, buradaki noktaların çoğu, diğer Linux dağıtımları için de geçerlidir.

Not 2: Gnome, 40 numararlı sürümü ile çok büyük ölçüde elden geçirildi. Gnome 3.38 veya 3.36 kullanıyorsanız, Gnome 40 tamamen farklı bir masaüstü ortamı gibi hissetirebilir. Ancak sunduğu deneyim aşağı yukarı aynı. Bu nedenle bu yazı, en son Gnome 40 masaüstü ortamına odaklanıyor.

1. Benzersiz kullanıcı arayüzü

Gnome’un en göze çarpan tarafı, daha önce deneyimlediğiniz hiçbir şeye benzememesidir. Linux’taki popüler masaüstü ortamlarının çoğu, Windows veya OS X gibi işletim sistemlerinin görünümünü ve verdiği hissiyatı taklit etmeye çalışır. Ancak Gnome ile benzersiz bir kullanıcı arayüzü ve dolayısıyla gerçekten farklı bir kullanıcı deneyimi elde edersiniz.

Masaüstüne giriş yaptığınızda, temiz ve düzenli bir masaüstü ile karşılaşacaksınız. Varsayılan olarak, masaüstünde kısayolları desteklemez. Bu da, masaüstünüzde dosya, klasör veya uygulama olmayacağı anlamına gelir. Bunun yerine, uygulama pencerelerinde dolaşabilirsiniz.

Pencerelerden bahsetmişken, uygulama pencerelerinin varsayılan olarak simge durumuna küçült veya büyüt düğmesine sahip olmadığını belirtmekte fayda var. Pencereleri kapatmanıza yardımcı olması için yalnızca sağ üst köşedeki “çarpı” düğmesine sahipsinizdir.

Bunun nedeni, Gnome’un arka planda uygulamaları simge durumuna küçültmenizi/gizlemenizi istememesidir. Bunun yerine, birden çok pencereyi yönetmenize yardımcı olmak için sanal masaüstlerine veya “çalışma alanlarına” erişmenize olanak sağlar.

Ekranın üst kısmına geçtiğinizde Gnome paneliniz var.

Panel, solda “Etkinlikler” köşesi, ortada “Takvim ve Zaman” pencere öğesi ve sağda bir “Ayarlar” alanını içerir. Ayrıca, “Takvim ve Zaman” widget’ına tıkladığınızda, sisteminizdeki farklı uygulamalardan gelen bildirimleri size gösterecek olan bir “Bildirim Alanı”na genişleyecektir.

2. Kullanıcı dostu

Alışılmadık bir kullanıcı arayüzüne sahip olmasına rağmen, Gnome masaüstü ortamı son derece sezgisel ve kullanımı kolaydır. Bunun nedeni, Gnome ile zahmetsiz, temiz ve minimal bir masaüstüne sahip olmanızdır. Onu anlamak ve çözmek kolaydır.

Örneğin, yukarıda da değindiğimiz gibi, masaüstünde yalnızca üç seçeneğe sahip bir üst paneliniz vardır.

“Etkinlikler” düğmesine tıklayınca, etkinliklere genel bir bakış açılacaktır. Burada, mevcut sanal masaüstlerinde gezinmek için diğerine veya dock’a sabitlenmiş uygulamaları açmak için simgelerine tıklayabilirsiniz. Bir uygulama simgesini sanal bir masaüstüne sürükleyip bırakmayı denerseniz, orada açılacaktır. Ayrıca uygulama pencerelerini çeşitli sanal masaüstleri arasında sürükleyip bırakabilirsiniz.

Süper sezgisel, değil mi?

Daha önce hiç bilgisayar kullanmadıysanız ancak akıllı telefonlarda nasıl çalışacağınız konusunda deneyimliyseniz, Gnome son derece tanıdık gelecektir.

Genel kullanıcı arayüzü birazcık OS X’ten ilham almıştır; Mac kullanıcıları da Gnome masaüstü ortamında kendilerini evlerinde hissedeceklerdir.

Ayrıca, birçok klavye kısayoluyla çalışmaya alışkın Windows uzman kullanıcıları, Gnome’un benzersiz bilgi işlem yaklaşımını kolay bulup benimseyeceklerdir.

3. Dinamik çalışma alanları

Sanal masaüstlerine alışkınsanız, Gnome çalışma alanlarına da hemen alışacaksınızdır. Birden çok masaüstü (sanal masaüstleri) kurmanız ve farklı sanal masaüstlerinde farklı uygulamaları açmanız pratikte aynıdır ve açtığınız tüm farklı uygulamaları düzgün bir şekilde yönetmenize ve düzenlemenize olanak verir.

Gnome, Dinamik Çalışma Alanları adı verilen yenilikçi bir özellikle gelir ve iki çalışma alanı veya sanal masaüstü ile başlamanıza olanak tanır. Eğer her ikisi de uygulamalarla dolarsa, açmak istediğiniz yeni uygulamalar için otomatik olarak yeni bir boş çalışma alanı oluşturur. Benzer şekilde, bir çalışma alanında uygulama yoksa, bunları otomatik olarak kaldırır.

Böylece çalışma alanlarını manuel olarak oluşturma zahmetini ortadan kaldırmış ve sizin için otomatik hale getirerek işinize odaklanmanızı sağlamış olur.

4. Etkinliklere genel bakış

Gnome’un en belirgin ve güçlü özelliklerinden biri etkinliklere genel bakıştır.

Varsayılan olarak, Windows tuşuna basılması, etkinliklere genel bakışı tetikleyecektir. Burada mevcut masaüstünüz, masaüstündeki tüm etkin pencereleri (simge durumuna küçültülmüş olanları bile) gösterir. O anda etkin olan tüm sanal masaüstlerinde gezinmek için farenizi kullanabilirsiniz.

Uygulama pencerelerini bir sanal masaüstünden diğerine sürükleyip bırakma seçeneği, çalışan tüm uygulamalarınızı düzenlemek için oldukça yararlı bir özelliktir.

Etkinliklere genel bakışı aktif ettiğinizde ekranın üst kısmında bir arama çubuğu göreceksiniz. Bunu, sistem genelinde arama yapmak için kullanabilirsiniz.

Alt kısımda, tüm favori uygulamalarınız için bir dock bulacaksınız. Bu dock ayrıca sabitlenmiş/favori uygulamalarınız dışında çalışan tüm uygulamalarınızı da gösterecektir. Dock’un sağ yanında, Uygulamaları Göster simgesi bulunur. Windows tuşuna iki kez basarak başlatabilirsiniz.

Uygulamaları Göster, bir akıllı telefonda gördüğünüze benzer şekilde, sisteminizde yüklü tüm uygulamaları ve paketleri tam ekran olarak yatay bir şekilde listeler. Uygulama klasörleri oluşturmak için uygulamalar arasında gezinebilir, bunları farklı sayfalara taşıyabilir ve uygulamaları diğerinin üzerine sürükleyip bırakabilirsiniz.

Ayrıca ekranın üst kısmında tüm aktif sanal masaüstlerinin minyatür bir görünümünü görebilirsiniz. Bu da, bu sanal masaüstleri veya çalışma alanları arasında sorunsuz bir şekilde gezinmeye olanak tanır.

5. Çok iyi organize edilmiş Ayarlar uygulaması

Gnome’un harika bir şekilde hazırlanmış Ayarlar uygulamasına değinmeden olmaz.

İşlevsel bir bakış açısıyla, Gnome Ayarlar uygulaması, masaüstünüzün farklı yönlerini kontrol etmek için gerekli tüm seçeneklere erişim sağlar. Bundan bahsetmemizin ana nedeni, çok iyi organize edilmiş olmasıdır.

Normalde işletim sistemlerinde, ihtiyacınız olduğunda belirli bir sistem ayarını veya seçeneğini bulmanın çok zor olduğunun farkında olabilirsiniz. Onu bulmaya çalışmak için biraz zaman harcadıktan sonra işin içinden çıkamazsanız, hızlı bir Google araması yapmanız gerekecektir.

Bu çok rahatsız edici bir durumdur!

Ancak Gnome Ayarlar uygulaması ile her şey çok daha kolaydır. Açtığınızda, mevcut tüm seçenekleri gösteren bir sol kenar çubuğu ve yine mevcut tüm seçenekleri içeren bir sağ panel ile, iki sütunlu bir düzen elde edersiniz. Ve her seçeneğin olması gerektiği yerde olduğu haliyle son derece iyi organize edilmiştir. Yine de belirli bir seçeneği bulamamanız durumunda, “ara” düğmesi onu sizin için birkaç saniye içinde bulacaktır.

6. Sistem genelinde arama

Etkinlikler içinde gizlenmiş Gnome arama çubuğu, Gnome masaüstünüzde sistem genelinde arama yapmanızı sağlayan güçlü bir araçtır. Yalnızca uygulamalar değil, aynı zamanda belgeleri, görüntüleri ve hatta kaldırılmış uygulamaları bulmak için arama çubuğunu kullanabilirsiniz.

Bir başka harika özellik de, bir arama sorgusu yazmak için “arama çubuğunu” seçmenize bile gerek olmamasıdır. Windows tuşuna basarak Etlinlikler’i açın ve yazmaya başlayın. Arama çubuğu yazdıklarınızı otomatik olarak algılayacak ve size uygun sonuçları gösterecektir.

7. Gnome uzantıları sayesinde daha fazla işlevsellik

Gnome’un sunduğu temiz ve minimal ara yüz, bazı kullanıcılara biraz cansız ve sıkıcı gelebilir. Neyse ki Gnome, Gnome-shell uzantılarını kullanarak ekstra özellikler eklemenize izin verir.

Merak ediyorsanız, Gnome-shell uzantıları, üçüncü taraf geliştiriciler tarafından oluşturulan küçük uygulamalardır. Kurulduktan sonra, Gnome masaüstünüze ekstra işlevsellik eklemenize ve mevcut özellikleri değiştirmenize yardımcı olurlar.

Burada dikkat edilmesi gereken, Gnome uzantıları, üçüncü taraf geliştiriciler tarafından geliştirilir ve yönetilir. Dolayısıyla resmi Gnome geliştirme süreci ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu nedenle, Gnome uzantıları için destek resmi Gnome topluluğu tarafından değil, geliştiricisi tarafından sağlanır.

8. Özelleştirilebilme yeteneği

Uzantılar sayesinde Gnome’un kullanılabilirliğini genişletmeye benzer şekilde, temaları kullanarak tasarımını ve görselliğini de değiştirebilirsiniz. Tek yapmanız gereken, dağıtımınıza Gnome-Tweaks yüklemek. Sonrası sizin yeteneğinize ve zevkinize kalmış.

Burada, Gnome masaüstünüzün görünümünü ayarlamanıza yardımcı olacak temalar, simge setleri ve daha fazlasını bulacaksınız. Bunlarla üst paneli, pencere stillerini ve çok daha fazlasını özelleştirebilirsiniz.

Ayrıca, Gnome temalarını Gnome uzantılarıyla kaynaştırarak, masaüstünüzü Windows veya OS X gibi görünecek ve çalışacak şekilde değiştirebilirsiniz.

9. Verimlilik ve üretkenlik odaklı

Buraya kadar, Gnome masaüstü ortamını birçok yönüyle ve özelliğiyle ele aldık.Tüm bunları bir araya getirdiğinizde, verimlilik ve üretkenlik odaklı benzersiz bir bilgi işlem deneyimi elde edersiniz.

10. Muazzam kullanıcı tabanı ve yardımsever topluluk

Gnome, en popüler masaüstü ortamlarından biridir. Bu kısmen, Ubuntu ve Fedora gibi büyük dağıtımların varsayılan olarak Gnome kullanmasından kaynaklanmaktadır. Ek olarak Gnome, devasa kullanıcı tabanı nedeniyle yardımsever bir toplulukla da ödüllendirilmiştir!

Sonuç…

Umarız bu yazıyı faydalı bulmuşsunuzdur ve Gnome masaüstü ortamının sizin için doğru seçim olup olmadığına bir nebze de olsa ışık tutmuştur.

Kısacası basit,  sizi ve işinizi ön planda tutan bir masaüstü ortamı arıyorsanız, Gnome denemeye değer.

October 02, 2021

Doğru SMTP Sunucu Yapılandırması

Doğru SMTP Sunucu Yapılandırması ile ilgili çok güzel bir yazıya rastladım. Hatta yapılan yorumlarda ilgimi çeken kısımda oldu. Yazının devamını bu linkten okuyabilirsiniz. Doğru SPF (Sender Policy Framework) Yapılandırması

September 23, 2021

Linux: Sisteminizin Tam Kurulum Tarihi ve Saati Nasıl Bulunur?

” stat ” komutunu kullanarak

stat komutu, Linux ve Unix benzeri sistemlerde dosya veya dosya sistemi durumunu görüntüler. stat komutu, coreutils paketinin bir parçasıdır, dolayısıyla ekstradan yüklemeniz gerekmez.

Linux işletim sisteminizin kurulum tarihini stat komutuyla kontrol etmek için şunu çalıştırın:

$ stat / | grep "Birth" | sed 's/Birth: //g' | cut -b 2-11

Örnek çıktı:

2021-08-29

stat komutuyla awk‘ı da kullanabilirsiniz:

$ stat / | awk '/Birth: /{print $2}'

Örnek çıktı:

2021-08-29

stat komutu ayrıca tam Linux kurulum tarihini ve saatini kontrol etmek için yerleşik bir bayrağa sahiptir:

$ stat -c %w /

Örnek çıktı:

2021-08-29 17:28:56.000000000 +0300

Yukarıdaki çıktılarda da görebileceğiniz gibi Debian sistemimin kurulum tarihi ve saati 29 Ağustos 2021’dir.

 

Debian tabanlı sistemlerde sistem günlüğü girişlerini kontrol ederek

Debian, Ubuntu ve diğer DEB tabanlı sistemlerde, Linux işletim sistemi kurulum tarihini ve saatini almak için “syslog” girişlerine bakabilirsiniz:

$ sudo head -n1 /var/log/installer/syslog

Örnek çıktı:

Aug 29 17:25:45 syslogd started: BusyBox v1.30.1

Ya günlükler silinmişse ya da silmişseniz? Sorun değil. Aşağıda görecdeğiniz gibi, dosya sistemi oluşturma tarihini doğrulayarak Linux işletim sisteminizin kurulum zamanını  yine de öğrenebilirsiniz.

 

Dosya sistemi oluşturma tarihini kontrol ederek

Kök kullanıcıya geçin:

$ sudo su

Şimdi, aşağıdaki komutlardan herhangi birini root kullanıcısı olarak çalıştırın.

# fs=$(df / | tail -1 | cut -f1 -d' ') && tune2fs -l $fs | grep 'Filesystem created'

Örnek çıktı:

Filesystem created: Sun Aug 29 17:28:55 2021

Ya da,

# tune2fs -l /dev/nvme0n1p7 | grep 'Filesystem created:'

Örnek çıktı:

Filesystem created: Sun Aug 29 17:28:55 2021

Ya da,

# dumpe2fs /dev/nvme0n1p7 | grep 'Filesystem created:'

Örnek çıktı:

Filesystem created: Sun Aug 29 17:28:55 2021

/dev/nvme0n1p7‘i doğru hdd sürücü bölümüyle değiştirin.

Bu komutlar, ext4 dosya sistemlerini destekleyen tüm Linux dağıtımlarında çalışacaktır.

September 19, 2021

Debian 11 “Bullseye”’ye Opera tarayıcı nasıl kurulur?

Özel veri silme seçenekleri, indirme ve yer imi yöneticileri, fare hareketleri, reklam engelleyicisi, VPN ve daha fazlasını içeren gelişmiş özelliklerle desteklenen sezgisel bir arama ve gezinme modu sunan internet tarayıcısı Opera, Debian 11 “Bullseye”’ye nasıl kurulur? Bugünkü konumuz bu. HTML5 standartlarına tam uyum sağlayan ve WEBM desteği ile gelen tarayıcı, fare hareketleri özelliği sayesinde pek çok işlemi pratik fare hareketleriyle gerçekleştirme imkanı veriyor ve bu özellikleri nedeniyle pek çok GNU/Linux kullanıcısı tarafından tercih ediliyor. Bilindiği gibi, “Bullseye” kod adını, Pixar’ın ünlü Toy Story serisindeki at karakterinden alan Debian 11’in duyurulmasından sonra, konular artık Bullseye yönlü oldu. Biz de buradan devam ediyoruz. Opera tarayıcıyı kurmak için öncelikle terminalde su komutuyla root olmanız ya da komutların başına sürekli sudo eklemeniz gerekecektir. Bu arada, Debian’da sudo komutu ayrıcalıkları kazanmak için neler yapılması gerektiğine ilişkin olarak bu forum bildirisi incelenebilir.

Debian 11 “Bullseye”’ye Opera tarayıcının nasıl kurulacağı konusuna dönelim. Öncelikle sistemin güncel olduğundan emin olmak gerekiyor. Bu nedenle, aşağıdaki komutu veriyoruz:
sudo apt update && sudo apt upgrade

Şimdi Opera tarayıcısının resmi sayfasına gidip “şimdi indir” butonuna tıklayabilirsiniz:

Ya da Opera’nın en son sürümü olan 79.0.4143.22 sürümünü indirmek üzere aşağıdaki komutu verebilirsiniz:
wget https://download3.operacdn.com/pub/opera/desktop/79.0.4143.22/linux/opera-stable_79.0.4143.22_amd64.deb

İndirdiğiniz .deb paketini kurmak için aşağıdaki komutu verebilirsiniz:
dpkg -i opera-stable_79.0.4143.22_amd64.deb
Elbette ki bu komutu vermeden önce cd komutuyla dosyanın bulunduğu adrese gitmeyi ihmal etmemelisiniz.

Opera’yı artık menüden seçerek ya da komut satırına yalnızca;
opera

komutunu girerek açabilirsiniz. Güle güle kullanın. Ek yardım veya faydalı bilgiler edinmek için Opera web sitesini inceleyebilirsiniz.

September 18, 2021

Debian 11 “Bullseye”’ye Chromium tarayıcı nasıl kurulur?

Herkes için daha güvenli, daha hızlı ve daha kararlı bir kullanım sağlamak amacıyla tasarlanan Chromium tarayıcı, Google tarafından üretilen açık kaynak kodlu bir tarayıcı projesidir.Kullanıcıya güvenli bir web deneyimi sağlamayı amaçlayan yazılım; Windows, GNU/Linux, macOS ve başka pek çok sistem üzerinde kullanılabilir. Google’ın Chromium kaynak kodunu neredeyse her gün değiştirdiği bilinmektedir. Bu nedenle kullanıcıya her zaman en son sürümü kullanması önerilir. Bu nedenle, son kullanıcılar için değil, asıl olarak geliştiriciler için daha uygun görülür. Debian 11 “Bullseye”’ye Chromium tarayıcı nasıl kurulur? Bugünkü konumuz bu. Bilindiği gibi, “Bullseye” kod adını, Pixar’ın ünlü Toy Story serisindeki at karakterinden alan Debian 11’in duyurulmasından sonra, konular artık Bullseye yönlü oldu. Biz de buradan devam ediyoruz. Google’ın oluşturduğu Chromium tarayıcı pek çok kullanıcı tarafından kullanılıyor. Sisteme Chromium tarayıcıyı kurmak için öncelikle terminalde su komutuyla root olmanız ya da komutların başına sürekli sudo eklemeniz gerekecektir. Bu arada, Debian’da sudo komutu ayrıcalıkları kazanmak için neler yapılması gerektiğine ilişkin olarak bu forum bildirisi incelenebilir.

Debian 11 “Bullseye”’ye Chromium tarayıcının nasıl kurulacağı konusuna dönelim. Öncelikle sistemin güncel olduğundan emin olmak gerekiyor. Bu nedenle, aşağıdaki komutu veriyoruz:
sudo apt update && sudo apt upgrade

Debian’ın varsayılan depolarında bulunan Chromium tarayıcı, varsayılan depodan yüklenebilir. Bunun için aşağıdaki komutu verebilirsiniz:
sudo apt install chromium

Kurulumdan sonra aşağıdaki komutu vererek, yapıyı ve sürümü kontrol edebilirsiniz.
chromium -version

Ayrıca, Debian 11 “Bullseye”’ye Chromium tarayıcıyı Snap paketlerini kullanarak da yükleyebilirsiniz. Bunun için öncelikle kurulu değilse, Snap’i kurmanız gerekir. Bunun için aşağıdaki komutlar yeterlidir.
sudo apt install snapd
sudo snap install core

Debian 11 “Bullseye”’ye Chromium tarayıcıyı Snap paketlerini kullanarak yükleyebilirsiniz.
sudo snap install chromium

Güle güle kullanın. Yararlı bilgiler edinmek için Chromium’un web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

September 16, 2021

Oracle Java 17 Kurulumu Nasıl Yapılır?

Oracle Java 17 LTS, binlerce performans, kararlılık ve güvenlik güncellemesinin yanı sıra 14 JEPs (JDK Geliştirme Önerileri) ile birlikte geliyor. Oracle, 2029 yılına kadar güvenlik, performans ve hata düzeltme güncellemeleri ile sürüm için 8 yıllık destek sağlayacak. Sürüm notuna göre, bir sonraki LTS, Eylül 2023 için planlanan ve LTS sürüm döngüsünü her üç yılda bir iki yıla değiştiren Java 21

September 08, 2021

Linuxİrdeleme: PDF Desteğine Sahip El Yazısı ve Not Alma Yazılımı ‘Xournal’

Sınıftaki akıllı tahtalarda Pardus kullanıyoruz. Ancak hem donanımı eskimeye başladı, hem de Pardus’un eski bir sürümünü kullanıyoruz. Dokunmatik sıkıntılı, çözünürlük yetersiz. Ayrıca orijinal kalemleri de yok, elimizi kullanıyoruz kalem yerine de, o da yetersiz çözünürlükten nasibini alıyor ve çizgiler piksel piksel oluyor, yazarken şekilsiz yazma, taşma gibi sıkıntılar yaşatıyor.

Grafik tabletim var. Bunu akıllı tahtayla kullanmak istedim. Bunun için bir program ararken, Xournal’ı buldum. Küçücük, harika bir yazılım. Yani küçük ama işlevi büyük.

Xournal, PDF düzenleme desteğine sahip (ki en çok bu lazım oluyor) bir el yazısı not alma yazılımıdır. GTK3 ve C++ ile yazılmıştır, Linux , macOS ve Windows 10’u destekliyor. Grafik tabletlerden kalem girişine de destek veriyor.

Xournal, Debian depolarında bulunuyor. (Diğer dağıtımların depolarında da bulunabilir.)

Xournal’ı Debian’a kurmak için aşağıdaki komutu terminalde çalıştırmak yeterli olacaktır:

$ sudo apt install xournal

Bazı özellikleri:

  • Kalem basıncı desteği.
  • PDF’lere açıklama ekleme, üzerinde yazma.
  • PDF dışa aktarma.
  • PNG dışa aktarma (saydam arka planlı ve şeffaf olmayan).
  • Farklı araçlar/renkler, kalem düğmeleri/fare düğmelerini eşleme.
  • Farklı sayfa stilleri.
  • Çoklu konfigürasyonlu silgi.
  • Çoklu konfigürasyonlara sahip özelleştirilebilir araç çubuğu.
  • Şekil çizimi (çizgi, ok, daire, dikdörtgen, eğri çizgiler).
  • Şekil yeniden boyutlandırma ve döndürme.
  • El yazısı notlarla birlikte ses kaydı ve oynatma.

Ve elbette burada sayamadığım, bunlardan daha fazlası… Eğer sizin de böyle bir ihtiyacınız bulunuyorsa, Xournal bu ihtiyacınıza en güzel cevabı verecektir.

September 06, 2021

Linux: Oracle VirtualBox İçin .IMG Dosyalarını .VDI Dosyalarına Dönüştürme

Bu yazıda, Oracle VirtualBox için .IMG dosyalarının nasıl .VDI formatına dönüştürüleceği konusunu ele alıyoruz.

.VDI ve .IMG dosyaları nelerdir, önce onlara bakalım.

.VDI Dosyası Nedir?

.VDI, VirtualBox’ta varsayılan ve kullanılabilir bir formattır. Sanal Disk Görüntüsü anlamına gelen .VDI dosyası, VirtualBox kullanılarak yeni bir sanal makine oluşturulurken ayrı bir sabit disk olarak takılabilen, standart bir sanal sabit sürücüdür. Sabit veya değişken olarak olarak oluşturulabilir.

Değişken olarak ayrılmış bir sabit sürücü dosyası, fiziksel sabit sürücünüzdeki alanı yalnızca maksimum sabit boyuta kadar doldururken kullanır, ancak üzerindeki alan boşaldığında otomatik olarak yeniden küçülmez. Bu, başlangıçta çok küçük olacak ve kullanılmayan sanal disk sektörleri için herhangi bir yer kaplamayacak, ancak sürücü oluşturulduğunda, maksimum kapasiteye ulaşana kadar, her sefer yeniden yazıldığında büyüyecektir.

Sabit boyutlu bir sabit sürücünün bazı sistemlerde oluşturulması daha uzun sürebilir, ancak kullanımı genellikle daha hızlıdır. Sanal diskin kapasitesiyle kabaca aynı boyutta olan ana bilgisayar sisteminizde oluşturulacaktır. Yani, bir 10GB disk için bir 10GB dosyanız olacak. Sabit boyutlu bir görüntünün oluşturulmasının, görüntünün boyutuna ve sabit diskinizin yazma performansına bağlı olarak uzun zaman alabileceğini unutmayın.

.IMG Dosyası Nedir?

.IMG dosyaları normalde görüntü verilerini içeren bitmap dosyalarıdır ve .IMG dosyasında bulunan görüntü, bir grafik bitmap veya bir disk görüntüsü olabilir. Bir .IMG dosyası bir disk görüntüsü içeriyorsa, dosya fiziksel diske gerek kalmadan bilgisayarınızda disk ortamını oynatmak için kullanılabilir. Bir ISO dosyasına benzer. Gerçek bir oyun diskine sahip olmadan video oyunları veya oyun uygulamaları oynamak için .IMG dosyaları kullanılabilir.

Oracle VirtualBox İçin .IMG Dosyalarını .VDI Dosyalarına Dönüştürme

Şimdi, .IMG dosyalarının nasıl .VDI formatına dönüştürüleceğini görelim.

Öncelikle VirtualBox’ın kurulu ve başlatılmış olduğundan emin olun.

IMG dosyasının bulunduğu konumda bir terminal açın ve aşağıda ki komutu terminalde çalıştırarak .VDI formatına dönüştürün.

VBoxManage convertdd kaynak_dosya.img dönüştürülecek_dosya.vdi

Örneğin:

VBoxManage convertdd easy-2.9-amd64.img easy-2.9-amd64.vdi

Örnek çıktı:

[email protected]:~/Belgeler$ VBoxManage convertdd easy-2.9-amd64.img easy-2.9-amd64.vdi
Converting from raw image file="easy-2.9-amd64.img" to file="easy-2.9-amd64.vdi"...
Creating dynamic image with size 1343225856 bytes (1281MB)...
[email protected]:~/Belgeler$

İşte bu kadar. Artık bu .VDI dosyasını VirtualBox için kullanabiliriz.

VirtualBox’ta .VDI Dosyası Nasıl Kullanılır?

Peki, .IMG dosyasını .VDI formatına çevirdik, şimdi ne olacak? Sanal makineye ekleyeceğiz ve kullanacağız.

Bunu yapmak için Oracle VirtualBox’ı açın ve yeni bir sanal makine oluşturun. Sizden sanal sabit disk dosyası oluşturmanızı istediğinde, “Varolan sanal bir sabit disk dosyası kullan seçeneğini” seçin ve .IMG dosyasından dönüştürdüğümüz .VDI dosyasına göz atın.

“Oluştur” düğmesine tıklayın ve yeni oluşturulan sanal makineyi çalıştırın.

September 05, 2021

Debian 11 “Bullseye”’ye Go (Golang) derleyicisi nasıl kurulur?

Az dil özelliği ve kuralıyla esnek, hızlı, performanslı ve güçlü bir dil oluşturmak amacıyla geliştirilmeye başlanan Go (diğer adıyla Golang) programlama dili Debian 11 “Bullseye”’ye nasıl kurulur? Bugünkü konumuz bu. Bilindiği gibi, “Bullseye” kod adını, Pixar’ın ünlü Toy Story serisindeki at karakterinden alan Debian 11’in duyurulmasından sonra, konular artık Bullseye yönlü oldu. Biz de buradan devam ediyoruz. Google’ın oluşturduğu Go (diğer adıyla Golang) programlama dili bilindiği üzere pek çok geliştirici tarafından kullanılıyor. Go dilini kullanan geliştiriciler, söz dizimi söz konusu olduğunda, Go’nun (Golang) 21. yüzyılın C’si olduğunu söylüyor. Sisteme Go (Golang) kurmak için öncelikle terminalde su komutuyla root olmanız ya da komutların başına sürekli sudo eklemeniz gerekecektir. Bu arada, Debian’da sudo komutu ayrıcalıkları kazanmak için neler yapılması gerektiğine ilişkin olarak bu forum bildirisi incelenebilir.

Go (diğer adıyla Golang) programlama dili Debian 11 “Bullseye”’ye kurma konusuna dönelim. Öncelikle sistemin güncel olduğundan emin olmak gerekiyor. Bu nedenle, aşağıdaki komutu veriyoruz:
sudo apt update && sudo apt upgrade

Golang’ı kurmak için bazı paketlerin kurulu olduğundan emin olmanız gerekir. Paketleri doğrulamak veya kurmak için aşağıdaki komutu çalıştırmak uygundur:
sudo apt install wget software-properties-common apt-transport-https -y

Artık Golang‘i kurabiliriz. Şu ana değin Golang’in en son sürümü 1.7 sürümü idi. Bu nedenle 1.7 sürümünü baz alıyoruz, ancak güncellenmiş bir URL varsa, değiştirmek için indirme sayfasını ziyaret edebileceğinizi unutmayın. Şimdi Go’nun en son sürümünü resmi web sitelerinden indirelim:
wget https://golang.org/dl/go1.17.linux-amd64.tar.gz

Golang indirildikten sonra, indirilen dosyayı /usr/local/ dizinine çıkarın:
sudo tar -zxvf go1.17.linux-amd64.tar.gz -C /usr/local/

Ardından, Go’nun bin dizinini /usr/local/go/bin’e dahil etmek için ${PATH} ortam değişkenini yapılandırmak gerekiyor:
echo "export PATH=/usr/local/go/bin:${PATH}" | sudo tee /etc/profile.d/go.sh
source /etc/profile.d/go.sh

Şimdi aşağıdaki komutu kullanarak go kurulumunu ve mevcut yapıyı doğrulayalım:
go version
Olasılıkla aşağıdakine benzer bir çıktı alacaksınız:
go version go1.17 linux/amd64

Güle güle kullanın.

August 31, 2021

OnlyOffice Desktop Editors Kurulumu Nasıl Yapılır?

ONLYOFFICE Desktop Editors, internet bağlantısı olmadan Windows/Linux PC veya Mac'inizde saklanan belgeleri oluşturmanıza, görüntülemenize ve düzenlemenize izin veren metin, elektronik tablo ve sunum düzenleyicilerini birleştiren ücretsiz bir ofis paketidir. Office Açık XML formatlarıyla tamamen uyumludur: .docx, .xlsx, .pptx. Linux’te OnlyOffice Nasıl Kurulur?[1. Yöntem]

Linux Kernel 5.14 Sürümü Yayınlandı

Linux Kernel 5.14 sürümü çıktı. Bu yeni sürümde, Intel Alder Lake, Yellow Carp ve Beige Goby AMD grafik desteği, AMD SmartShift laptop desteği, Raspberry Pi 400 desteği gibi yenilikler bulunuyor. Linux Kernel 5.14 Sürümündeki Yenilikler:Dell Donanım Gizliliği dizüstü bilgisayar özellikleri artık Linux altında desteklenmektedir.Raspberry Pi 400 klavyeli bilgisayar artık mainline kernel

August 30, 2021

Debian 11 “Bullseye”’ye Apache web server nasıl kurulur?

“Bullseye” kod adını, Pixar’ın ünlü Toy Story serisindeki at karakterinden alan Debian 11’in duyurulmasından sonra, konular artık Bullseye yönlü oldu. Biz de bu yazımızda, Debian 11 “Bullseye”ye Apache web serverin nasıl kurulacağını ele alacağız. Bilindiği gibi, açık kaynak kodlu ve özgür bir web sunucu yazılımı olan Apache; Apache Yazılım Vakfı tarafından geliştirilmektedir. UNIX ve Windows dahil olmak üzere modern işletim sistemleri için açık kaynak kodlu, özgür bir HTTP sunucusu geliştirme ve sürdürme çabası olan Apache web server, World Wide Web’in genişlemesinde ve yayılmasında anahtar rol oynamıştır. Apache HTTP sunucusu (“httpd”) ilk olarak 1995 yılında kullanıma sunuldu ve Nisan 1996’dan bu yana İnternet’teki en popüler web sunucusu oldu. Şubat 2021’de bir proje olarak 25. yaşını kutlayan proje, bir Apache Software Foundation projesidir. Sisteme Apache web server kurmak için öncelikle terminalde su komutuyla root olmanız ya da komutların başına sürekli sudo eklemeniz gerekecektir.

Öncelikle sistemin güncel olduğundan emin olmak gerekiyor. Bu nedenle, aşağıdaki komutları veriyoruz:
sudo apt update
sudo apt upgrade

Şimdi aşağıdaki komutu çalıştırarak Debian sistemine Apache web serveri kuruyoruz:
sudo apt install apache2 apache2-utils

Apache derlemesini ve sürümünü onaylayalım:
apache2 -v

Şimdi Apache servislerinin çalıştığından emin olmak gerekiyor. Bunun için sırasıyla şu lomutları çalıştırın:
sudo systemctl status apache2
sudo systemctl start apache2
sudo systemctl enable apache2

Apache HTTP sunucusunun ek yapılandırma dosyaları /etc/apache2 dizininde bulunur. Ana yapılandırma dosyası /etc/apache2/apache2.conf’dur. Aşağıda verilen komutları çalıştırarak güvenlik duvarındaki 80 numaralı bağlantı noktasına erişime izin verilmesi gerekir:
sudo ufw allow 80
sudo ufw allow 443
sudo ufw enable

Şimdi;
http://sunucu-ip-adresiniz

tarayıcıya yazıp enterleyerek Apache web sayfasını görüntüleyebilmelisiniz.

August 25, 2021

Mutlu Yıllar Linux, Nice 30 Yıllara!

Daha önce burada, Linux’un 30. yılına bir yazı paylaşmıştım. 30. yıl yazısıydı, ancak tam olarak Linux’un doğum gününde yazılmış değildi. İşte bu gün, Linux’un tam 30. yılı.

21 yaşındaki Finli öğrenci Linus Benedict Torvalds’ın 25 Ağustos 1991’de comp.os.minix haber grubunda ünlü duyurusunu yapmasından, “hobi” olarak ücretsiz bir işletim sistemi üzerinde çalıştığını söylemesinden bu yana 30 yıl geçti.

Bu “hobi” sadece 30 yılda (zaman nasıl geçiyor) devasa bir şeye dönüştü ve Linux artık etrafımızdaki hemen hemen her akıllı cihaza güç veriyor.

Linux, onu kullanmasak bile etrafımızda her yerde. Linux, dünyanın en büyük süper bilgisayarlarına, uydulara ve ISS’ye (Uluslararası Uzay İstasyonu), uçaklara ve hatta tüm İnternet’e… güç veriyor. (evet, her gün ziyaret ettiğiniz web sitelerinin çok büyük bir bölümü, Web Güncesi de dahil olmak üzere Linux destekli bir sunucuda barınıyor).

Linux kullanan bizler, rakamlar ne derse desin, her yılı Linux masaüstünün yılı olduğunu biliyoruz. Ve bu gün, 30. harika Linux yılını işaret ediyor ve kişisel olarak, hayatımın yaklaşık 18 yılında bu Linux yıllarına dahil olduğum için çok mutluyum.

Takvimler 25 Ağustos’u gösterirken, hadi Linux’un 30. yaş gününü kutlayalım!

August 22, 2021

Debian 11 “Bullseye”’ye MariaDB 10.6 nasıl kurulur?

“Bullseye” kod adını, Pixar’ın ünlü Toy Story serisindeki at karakterinden alan Debian 11’in duyurulmasından sonra, konular artık Bullseye yönlü oldu. Biz de bu yazımızda, Debian 11 “Bullseye”ye MariaDB 10.6’nın nasıl kurulacağını ele alacağız. İlişkisel veritabanı sistemi olan MySQL’in kaynak kodundan türeyen ve GNU Genel Kamu Lisansı altında kullanıma sunulan MariaDB; bilindiği gibi MariaDB ve MariaDB Galera Cluster olmak üzere iki versiyon halinde kullanıma sunuluyor. MySQL’in yaratıcısı olan Monty Widenius; kızının adı My’ı yazılıma isim olarak vermişti. Oracle MySQL’in topluluk geliştirme modelinden uzaklaşınca, Monty Widenius MySQL’in kodunu çatallayıp yeni bir yazılıma yönelince, bu kez ikinci kızının adı olan Maria’yı isim olarak seçti ve MariaDB ortaya çıktı. MySQL ile bire bir yer değiştirebilen MariaDB, pek çok kütüphane kodlarının ortak olması nedeniyle tüm MySQL komutlarını tanır ve MySQL arayüz metotlarını destekler. Sisteme MariaDB 10.6 kurmak için öncelikle terminalde sukomutuyla root olmanız ya da komutların başına sürekli sudo eklemeniz gerekecektir.

Öncelikle sistemin güncel olduğundan emin olmak gerekiyor. Bu nedenle, aşağıdaki komutu veriyoruz:
sudo apt update && sudo apt upgrade

Bu arada, yapacağımız işlem için gereken bağımlılıkları kurmak durumundayız. Bağımlılıkları kurmak için şu komutu veriyoruz:
sudo apt-get install curl software-properties-common dirmngr -y

MariaDB’yi başarılı bir şekilde kurmak için, paketlerin orjinal kaynaktan geldiğini ve değiştirilmediğini doğrulamak üzere GPG anahtarını içe aktarmanız gerekir. Bunu yapmak için aşağıdaki komutları sırasıyla kullanabilirsiniz:
sudo curl -LsSO https://mariadb.org/mariadb_release_signing_key.asc
sudo chmod -c 644 mariadb_release_signing_key.asc
sudo mv -vi mariadb_release_signing_key.asc /etc/apt/trusted.gpg.d/
sudo add-apt-repository 'deb [arch=amd64,arm64,ppc64el] https://mirror.realcompute.io/mariadb/repo/10.6/debian bullseye main'

Şimdi apt paket yöneticisi listesini yeni eklemeyi yansıtacak şekilde güncellemek gerekiyor. aşağıdaki komutu çalıştırın:
sudo apt update

Artık sıra MariaDB’yi kurmaya geldi. MariaDB’yi kurmak için istemci ve sunucu paketlerini kurmak gerekecektir. şu kodla devam edebiliriz:
sudo apt install mariadb-server mariadb-client

Bu komutu verdikten kısa bir süre sonra size örneğin “bu işlemin sonucunda 215 mb disk alanı kullanılacak. devam etmek istiyor musunuz? (Do tou want to continue? [y/n]) gibi bir soru gelecek. Elbette ki “y” yazıyoruz ve kuruluma devam etmek için enter tuşuna basıyoruz. Sonra sistemi yeniden başlatıyoruz.
sudo reboot

Şimdi MariaDB sürümünü kontrol ederek kurulumu onaylayalım:
mariadb --version

İhtimal, şuna benzer bir çıktı alacaksınız:
mariadb Ver 15.1 Distrib 10.6.4-MariaDB, for debian-linux-gnu (x86_64) using readline EditLine wrapper

MariaDB’yi kendiniz başlatmak durumunda kalabilirsiniz. Bu durumda:
sudo systemctl start mariadb

MariaDB’yi durdurmak isterseniz:
sudo systemctl stop mariadb

MariaDB’yi sistem başlangıcında etkinleştirmek isterseniz:
sudo systemctl enable mariadb

MariaDB’yi sistem başlangıcında devre dışı bırakmak için:
sudo systemctl disable mariadb

MariaDB’yi yeniden başlatmak için:
sudo systemctl restart mariadb

komutlarını verebilirsiniz. Güle güle kullanın.

VMWARE ESXI ONLINE YEDEKLEME VE FREENAS KURULUMU

VMWARE ESXI ONLINE YEDEKLEME VE FREENAS KURULUMU Kaynak site: http://ahmetorhan.com/vmware-esxi-online-yedekleme-freenas-kurulumu/ Bilgi işlem yöneticilerinin en korkulu rüyası günün birinde sunucularının çökmesi yada herhangi bir sebep sonucu erişilemez olmasıdır. Onlarca telefon kuyrukta bekler, çökmenin travmasıyla ömrünüzden birkaç yıl yemiş olmasına rağmen telefonda sakin sakin durumu

August 21, 2021

Debian 11 “Bullseye”’ye Gnome masaüstü ortamı nasıl kurulur?

“Bullseye” kod adını, Pixar’ın ünlü Toy Story serisindeki at karakterinden alan Debian 11’in duyurulmasından sonra, konular artık Bullseye yönlü oldu. Biz de bu yazımızda, Debian 11 “Bullseye”ye Gnome masaüstü ortamının nasıl kurulacağını ele alacağız. Gnome masaüstü ortamı ya da orjinal adıyla GNU Network Object Model Environment; özgür bir masaüstü ortamıdır. GNU tasarısına bağlı GNOME Projesi topluluğunca geliştirilmekte olan Gnome; Unix ve BSD tabanlı birçok işletim sistemine kolaylıkla kurulabilmektedir. GPL ve LGPL lisansları altında kullanıma sunulan Gnome; özgür bir yazılımdır ve pek çok kişi tarafından kullanılan popüler bir masaüstü ortamıdır. Gnome; Richard Stallman’ın özgür yazılım ilkelerini tam olarak taşıyan bir masaüstü ortamı arayışları doğrultusunda Miguel de Icaza ve Federico Mena tarafından, o sıralar özgür yazılım olmayan QT kütüphanesini kullanan KDE’ye bir başka seçenek olması için geliştirilmeye başlanmış ve günümüzde de KDE ile birlikte en popüler Unix masaüstü ortamı olmuştur. Sisteme Gnome kurmak için öncelikle terminalde su komutuyla root olmanız ya da komutların başına sürekli sudo eklemeniz gerekecektir.

Öncelikle sistemin güncel olduğundan emin olmak gerekiyor. Bu nedenle, aşağıdaki komutları veriyoruz:
sudo apt update
sudo apt upgrade

Şimdi Gnome için experimental (deneysel) depoyu depolara eklememiz gerekiyor. Bunun için sources.list dosyasını açıyoruz:
sudo nano /etc/apt/sources.list

nano ile açtığımız sources.list dosyasına aşağıdaki satırı ekleyerek, experimental depoyu depolara eklemiş olacağız:
deb http://deb.debian.org/debian experimental main

Debian 11 için mevcut tüm yeni yazılım yükseltmelerini yüklemeniz gerekecek:
sudo apt update
sudo apt -t experimental install gnome-session gnome-shell gnome-backgrounds gnome-applets gnome-control-center mutter gjs

Yükleme işlemi bittiğinde bilgisayarı yeniden başlatmak gerekecek:
sudo reboot

Gnome ile oturumu yeniden başlattığınızda aşağıdaki komut ile yükseltmenin başarılı olduğunu doğrulayabilirsiniz:
gnome-shell --version

Güle güle kullanın.

Debian 11 “Bullseye”’ye Budgie masaüstü ortamı nasıl kurulur?

“Bullseye” kod adını, Pixar’ın ünlü Toy Story serisindeki at karakterinden alan Debian 11’in duyurulmasından sonra, konular artık Bullseye yönlü oldu. Biz de bu yazımızda, Debian 11 “Bullseye”ye Budgie masaüstü ortamının nasıl kurulacağını ele alacağız. İlkin Solus (o zamanki adıyla Evolve OS) geliştirme ekibince geliştirilen, GNOME 2 ile entegre edilmiş özel bir masaüstü ortamı olan Budgie; basit, kullanıcı dostu ve kullanımı kolay olduğu için popüler bir masaüstü ortamı haline gelmiştir. Bunun için öncelikle terminalde sukomutuyla root olmanız ya da komutların başına sürekli sudo eklemeniz gerekecektir.

Öncelikle sistemin güncel olduğundan emin olmak gerekiyor. Bu nedenle, aşağıdaki komutu veriyoruz:
sudo apt update

Budgie masaüstü ortamı, Debian’ın varsayılan depolarında bulunmaktadır. Bu nedenle, kurulumu oldukça kolaydır. Bunun için malum yükleme komutunu verebiliriz:
sudo apt install budgie-desktop

Kurulum tamamlandıktan sonra, aşağıdaki komutla sistemi yeniden başlatmak gerekir:
sudo reboot

Güle güle kullanın.

August 20, 2021

Kategorisiz: (Windows 10 Özelinde) Windows’tan Linux’a Geçmek için 8 Neden

Her ne kadar Windows 11 Beta olarak hayatımızda yerini almış olsa da, Windows 10 uzunca sayılabilecek bir süredir varlığını sürdürüyor. Çoğunlukla insanlar gerçekten kendisinden memnun ve muhtemelen Microsoft’un işletim sistemlerinin en akıcı sürümüdür. Yine de bazı insanlar memnun olmayabiliyorlar ve alternatiflere yöneliyorlar.

Eğer siz de Windows’tan ayrılmak için bir alternatif arıyorsanız ve daha özgür ve açık kaynaklı bir işletim sistemi bakıyorsanız, Linux’a geçiş için sekiz neden!

1. Ömür Boyu Ücretsiz İşletim Sistemleri

Tüm Linux tabanlı işletim sistemleri (çoğunlukla) tamamen ücretsizdir. Kendinizi bir Linux kopyası satın alırken bulamazsınız. Gerekli olan tek şey bir USB sürücü, bir internet bağlantısı ve onu nasıl kuracağınızı bilmektir.

Linux çekirdeği temelli neredeyse hiç işletim sistemi yok. Elbette, bazıları destek için bir ücret talep edebilirler, ancak bunlar kurumsal Linux dağıtımlarıdır.(RedHat, Suse Linux gibi.) Masaüstü sistemler söz konusu olduğunda, Linux’un fiyatı tamamen 0 liradır.Üstelik te ömür boyu! Bu, tam özellikli bir Windows kopyası satın almak için gerekli olan yüzlerce liralık maliyete katlanamayanlar ya da katlanmak istemeyenler için mükemmeldir.

2. Ücretsiz Programlar

Daha da fazla ücretsiz şey. Kulağa hoş gelmiyor mu? Dizüstü veya masaüstü bilgisayarınıza Linux kuracak olursanız, tonlarca yazılıma tamamen ücretsiz olarak erişebilirsiniz. Linux genel olarak, yazılımın ücretsiz olması mantığıyla hareket ediyor. Elbette, muhtemelen paraya mal olan bazı programlar da bulabilirsiniz, ancak ücretli yazılımlar Linux platformunda büyük ölçüde bir azınlıktadırlar.

Evet, kabul edelim ki Windows’ta da ücretsiz programlar var, gel gör ki çoğu birinci sınıf programlar değil.

Yeri gelmişken vurgulamakta fayda var: Linux’ta neredeyse her Windows programının uygun bir alternatifi mevcut.

3. Daha İyi Güvenlik

Linux’un en güçlü yönlerinden biri, güvenliğin çok ciddiye alınmasıdır. Yazılım yüklerken, şifrenizi kendi iradenizle girmeden bunu yapmanız mümkün değildir. Daha da iyisi, bir Linux dağıtımı kurduğunuzda, ihtiyaç duyacağınız tüm yazılımların işletim sisteminin geliştiricileri tarafından sağlanan sunucularda barındırılmasıdır. Her paketi tek tek incelerler, kötü amaçlı olmadığını doğrularlar ve hatta imzalarlar. Bu, kötü amaçlı bir yazılımın, Windows’ta olduğu gibi kendi kendini yükleme yeteneğini ortadan kaldırır.

4. Eskiyen Donanım Dahil Her Şeyde Çalışır

128 megabayt RAM kadar küçük bir şeyle çalışabilecek, Microsoft’un en son sürümünün bir kopyasını bulabilir misiniz ? Linux’a gelince, bu son derece mümkündür.

Windows ile uyumlu olmayan, eskimiş bir bilgisayarınız varsa endişelenmeyin! Özellikle eski donanıma odaklanan Linux projeleri var. Örneğin, Lubuntu çok az RAM ile çalışabilirken, kullanıcılarının modern ve temiz bir işletim sisteminin keyfini çıkarmasından ödün vermez.

5. Etrafınız Dikenli Tellerle Çevrili Değildir

Ana işletim sisteminiz olarak bir Linux dağıtımı kullandığınızda, bir Microsoft hesabınız, bir Office 365 kopyası, Xbox Live, bir Skype hesabı ve bir One Drive hesabına sahip olmanız beklenmez. Aynı fikirde olmadığınız bir ekosisteme katılmak zorunda olmazsınız ve Linux “bir şirketin vizyonu” ile ağzına kadar dolu değildir. Bunun yerine, tek yapmanız gereken kendi işletim sisteminizi seçmek. Kim buna hayır diyebilir ki ?

6. Gizliliğiniz Ciddiye Alınır

Windows’ta gizliliğiniz çoğunlukla göz ardı edilir ve birçok yönüyle gizlilik dostu olmaktan uzaktır. Microsoft’un işletim sistemini kullandığınızda, onlara hakkınızda veri toplamalarında bir sakınca olmadığını söylüyorsunuz. Cihazınızın konumu, takvim verileriniz, e-postalarınız ve metinleriniz, iletişim bilgileriniz hakkındaki bilgileri topluyorlar falan filan derken, liste uzayıp gider. (Microsoft’un gizliliğinizi nasıl ele aldığına dair…)

Gizliliğinizi önemsiyorsanız, Windows’tan kaçınmak bir zorunluluktur. Hepsi olmasa da, çoğu Linux dağıtımı gizliliğinizi çok ciddiye alır. Linux masaüstünüzde, finansal kazanç için sizinle ilgili veri ve bilgi toplayan bir asistan bulamazsınız. Daha da önemlisi, bir Linux dağıtımının gizliliğinizi göz ardı ettiği tespit edilirse, büyük Linux geliştiricileri topluluğu tarafından hızlı bir şekilde düzeltilecektir.

7. Açık Kaynak

Hepsi olmasa da çoğu Linux dağıtımrı kısmen açık kaynak teknolojileriyle yapılır. Beğendiğiniz Linux tabanlı işletim sisteminizin bir geleneksel kurulumu muhtemelen herhangi bir kapalı kod programı içermeyecektir. Bu, işletim sisteminin ücretsiz olarak dağıtılmasını kolaylaştırırken, aynı zamanda işletim sisteminin değiştirilmesine yasal olarak izin verildiği anlamına gelir ki, isterseniz, işletim sisteminizi özgürce, dilediğiniz gibi, dilediğiniz kadar değiştirebilirsiniz.

Programlama bilginiz varsa, en sevdiğiniz Linux dağıtımına katılabilir ve ona katkıda da bulunabilirsiniz. Kullanılan tüm kodlar herkesin görebileceği şekilde herkese açıktır ve unutmayalım, Linux’ta her şey mümkündür.

8. Sınırsız Özelleştirme

Windows’ta simgeleri veya klasörlerin görünüşünü hiç değiştirmek istediniz mi? Peki, ya görev çubuğunun genel görünümü? Belki de tamamen yeni bir masaüstünü denemek isterdiniz. Microsoft’un işletim sisteminde bu sınmırlıdır ve tamamen mümkün değildir. Windows’un genel görünümüne takılıp kalırsınız ve bundan kaçış pek yoktur.

Linux dağıtımlarındaysa durum hiç de böyle değil. Aklınıza gelebilecek hemen her şeyi değiştirebilir, özelleştirebilirsiniz. Bunu yaparken gerçekten, ama gerçekten eşsiz ya da tamamen benzersiz kılmanız mümkündür.

Aynı şey Windows için söylenemez!

Sonuç...

Gün be gün Linux’a geçme nedenleri ve geçmek isteyenlerin sayısı artıyor. Linux platformunun, herkesin keyif alabileceği bir şeye dönüştüğüne hiç şüphe yok. Umarım bu liste, seçim özgürlüğüne, mahremiyete ve yazılım özgürlüğüne saygı duyan daha iyi bir platform için, Windows’tan vazgeçmekten emin olmayanlara yardımcı olur.

August 15, 2021

How to move domains from iwantmyname to porkbun

I had been hosting this domain on iwantmyname.com for over 9 years. It's a great registrar, but I've found a cheaper one with more features at porkbun.com. I had a bunch of records for CNAMEs and also verification subdomains for various external services. I've written a bit of shell script to use the porkbun API (documented at https://porkbun.com/api/json/v3/documentation) to create the new records.

First create an API key in porkbun's control panel. Then copy the api key and the secret to the command below.

DOMAIN="my-domain-name.example.com"
OLDIFS=${IFS}


while IFS= read -r line; do
 IFS=${OLDIFS}
 while read -r record type addr; do
   printf 'line: record: %s type: %s addr: %s \n' "${record}" "${type}" "${addr}"
   curl  -H "Content-Type: application/json" --request POST --data '
   {
      "secretapikey": "xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx",
      "apikey": "xxxxxxxxxxxxxxxxxx",
      "name": "'"${record}"'",
      "type": "'"${type}"'",
      "content": "'"${addr}"'",
      "ttl": "600"
    }
      '  \
   https://porkbun.com/api/json/v3/dns/create/${DOMAIN}
 done <<< "${line}"
done < records.txt

My previous registrar iwantmyname doesn't have a good API (only a basic DDNS functionality), so I've copied the existing records from the web UI and massaged them with some vim macros into something like this in records.txt:

subdomain A ip.add.re.ss
subdomain CNAME othersubdomain 

Then I ran the script above on the existing records, et voilà, the records are moved from old registrar to the new one.

Debian 10 Buster, Debian 11 Bullseye’ye nasıl yükseltilir?

“Bullseye” kod adını, Pixar’ın ünlü Toy Story serisindeki at karakterinden alan Debian 11’in duyurulması heyecanla bekleniyordu. Beklendiği gibi, Debian 11 Bullseye öngörülen zaman içinde duyuruldu. Ayrıca okullar ve üniversiteler için üretilen Debian Edu/Skolelinux 11 Bullseye de duyuruldu. En son Debian 10.10 versiyonuyla yoluna devam eden Debian kullanıcıları, yeni sürüm Debian 11 Bullseye’ye nasıl geçecekler? Sıfırdan bir kurulum mu yapacaklar, yoksa daha zahmetsiz bir geçiş mümkün mü? Bu yazıda, bu konuyu ele alacağız. Bilindiği gibi, 5.10 LTS Linux çekirdeği üzerine yapılandırılmış olarak gelen Debian 11 Bullseye; GNOME 3.38, KDE Plasma 5.20, LXDE 11, LXQt 0.16, MATE 1.24 ve Xfce 4.16 masaüstü ortamlarıyla kullanıma sunuluyor. Debian 11 Bullseye; exFAT dosya sistemini destekleyen ve varsayılan olarak exFAT dosya sistemlerini monte etmek için kullanan bir Linux çekirdeği sağlayan ilk sürüm olarak kullanıma sunulmuş bulunuyor. Fransızca, İspanyolca ve Makedonca dahil olmak üzere birçok dilde systemd, util-linux, OpenSSH ve Mutt gibi çeşitli projelerin kılavuz sayfaları önemli ölçüde iyileştirilmiş bulunuyor. Debian 11 Bullseye hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sürüm duyurusunu ya da sürüm notlarını inceleyebilirsiniz.

Öncelikle daha önceki yazılarımızda ele aldığımız üzere yüklü olan Debian sürümünü kontrol edelim:

cat /etc/debian_version

Şuna benzer bir çıktı almış olmanız gerekir:

Daha önceki yazılarımızdan hatırlaycağınız gibi, Debian sürümünü görüntülemek için lsb_release komutunu da kullanabilirsiniz:

Evet, bu defa da böyle bir çıktı aldınız. Şimdi, Debian 10 Buster’ı Debian 11 Bullseye’ye yükseltme işlemine gelelim. İlkin şu anda kurulu olan tüm paketleri güncelleyip ve yükseltmek gerekiyor. Başka deyişle, Debian 11 Bullseye’ye geçmeden öncewki sürümü en son haline getirmek gerekiyor. Bunun için aşağıdaki kodları sırasıyla verin ve sisteminizi yükselttiğinizden emin olun.

sudo apt update

sudo apt upgrade

sudo apt dist-upgrade

Ardından, aşağıdaki komutları kullanarak kalan paketleri ve yapılandırma dosyalarını temizlemek gerekiyor.

sudo apt autoremove

sudo apt autoclean

sudo find /etc -name '.dpkg-' -o -name '.ucf-' -o -name '*.merge-error'

Şimdi tüm güncellemeleri uygulamak için sistemi yeniden başlatın.

sudo reboot

Bu aşamada önemli adım yedeklemedir. Tüm önemli kişisel dosyaları, dizinleri ve yapılandırma dosyalarını yedeklemeniz önemlidir.

Bu aşamada, yazılım depolarının güncellenmesi gerekiyor. Debian buster’daki yazılım depolarını güncellemeden önce, mevcut yazılım kaynak listesini yedeklemeniz iyi olacaktır.

mkdir ~/apt

sudo cp /etc/apt/sources.list ~/apt

sudo cp -rv /etc/apt/sources.list.d/ ~/apt

Yazılım havuzu listelerinin kopyalandığından emin olmak için ~/apt dizininin içeriğini doğrulayalım:

$ ls apt/
sources.list sources.list.d

Artık Debian 10 depolarını Debian 11 depolarıyla değiştirmek ve güncellemek gerekiyor. BUnun için aşağıdaki komutları verebilirsiniz:

sudo sed -i 's/buster/bullseye/g' /etc/apt/sources.list

sudo sed -i 's/buster/bullseye/g' /etc/apt/sources.list.d/*

Şimdi kaynak listesi dosyasının yeni depo bağlantılarıyla güncellenip güncellenmediğini doğrulayalım:

cat /etc/apt/sources.list

İhtimal şuna benzer bir çıktı alacaksınız:

Çıktıda da gördüğünüz gibi, sources.list dosyası, Debian 11 depo bağlantıları ile güncellenmiştir. Şimdi depoları yenileyelim:

sudo apt update

Debian geliştiricileri, minimum yükseltme ve tam yükseltme olmak üzere iki çeşit yükseltme işlemini öneriyor. Minimum yükseltme, diğer paketleri kurmadan veya kaldırmadan mevcut tüm paketleri yükseltir. Minimum yükseltme yapmak için aşağıdaki komutu kullanabilirsiniz:

sudo apt upgrade --without-new-pkgs

Tam yükseltme için aşağıdaki komutu kullanabilirsiniz:

sudo apt full-upgrade

Debian 11 yükseltme işlemi tamamlandıktan sonra sisteminizi yeniden başlatın.

sudo reboot

Şimdi işin başında yaptığımız gibi Debian sürümünü tekrar kontrol edelim:

cat /etc/debian_version

Bu kez şuna benzer bir çıktı almış olmalısınız:

lsb_release -a

Bu kez şuna benzer bir çıktı almış olmalısınız:

Tebrikler, Debian 10 Buster’ı Debian 11 Bullseye’ye başarıyla yükselttiniz. Artık gerekli olmayan tüm paketleri kaldırabilirsiniz:

sudo apt --purge autoremove

sudo apt autoclean

LinuxHaber: Debian GNU/Linux 11 “Bullseye” Resmi Olarak Duyuruldu

En köklü Linux dağıtımlarının başında gelen Debian Projesi, uzun zamandır beklenen Debian GNU/Linux 11 “Bullseye”nin yayınlandığını ve genel kullanıma sunulduğunu duyurdu.

Debian GNU/Linux 11 “Bullseye”, birçok güncellenmiş bileşeni ve yeni GNU/Linux teknolojileri ile iki yıldan fazla bir süredir yapılan çalışmalar sonucunda kullanıcılarının karşısına çıktı.

Debian GNU/Linux 11 “Bullseye”, önümüzdeki beş yıl boyunca, yani Aralık 2026’ya kadar  desteklenecek olan “Linux 5.10 LTS” çekirdek serisinden güç alıyor ve gelişmiş donanım desteği sunuyor.

Daha geniş bilgi için dağıtımın sürüm duyurusuna ve sürüm notlarına bakabilirsiniz.

İndirmek için dağıtımın resmi sitesinden faydalanabilirsiniz.

August 13, 2021

Linux: Arch Linux Önyüklemesinde “ERROR: device ‘UUID=xxx’ not found, Skipping fsck.” Hatasının Çözümü

Dualbooot(Windows ile) Arch Linux kurulumundan sonra önyüklemede tam olarak şu hatayı aldım:

Starting version 249.2-1-arch
ERROR: device 'UUID=.........' not found. Skipping fsck.
mount: /new_root: can't find UUID=........... .
You are now being dropped into an emergency shell.
sh: can't access tty: job control turned off
[rootfs ]#

Çözüm…

Sistemi kurulum USB’si ile başlatıyoruz ve bölümleri bağlıyoruz:

mount /dev/nvme0n1px /mnt

mount /dev/nvme0n1px /mnt/efi

swapon /dev/nvme0n1px

(Sizde disk adı ve bölümleri farklı olabilir, ona göre düzenleme yapmanız gerekir.)

fstab dosyasını oluşturuyoruz:

genfstab -p /mnt >> /mnt/etc/fstab

Sisteme giriyoruz:

arch-chroot /mnt

/etc/modules-load.d/customload.conf dizinini oluşturarak içine aşağıdakini kaydediyoruz.

vmd

/etc/mkinitcpio.conf  dosyasındaki MODULES=( ) satırını düzenliyoruz.Şöyle görünmeli:

MODULES=(vmd)

Ve ardından:

mkinitcpio -p linux

GRUB’u yeniden kuruyoruz:

grub-install --target=x86_64-efi --bootloader-id=archlinux --efi-directory=/efi

Ve son adım:

grub-mkconfig -o /boot/grub/grub.cfg

Sistemi yeniden başlattığımızda sorunumuzun çözülmüş olduğunu ve önyüklemenin sorunsuz gerçekleştiğini göreceğiz.

August 11, 2021

Linux: Arch Linux Gnome’da, ArcMenu’de Uygulamaların Listelenmemesi Sorunu ve Çözümü

ArcMenu, Gnome ile kullanmayı çok sevdiğim bir menü, olmazsa olmazım.

Gel gör ki, ArcMenu kurulumundan sonra, ArcMenu’nün uygulamaları listelememesi gibi bir hata alıyorum.Yani şu şekilde, menüde hiçbir uygulama yok ve uygulamaların görünmesi gereken alan bomboş:

Arch Linux’u da mutlaka en yalın haliyle kurmayı, sonradan lazım olanları eklemeyi seviyorum.Bu durumda eksik olan bir paket olmalı. Ama ne?

Kısa bir araştırmadan sonra eksik olan paketi buldum; xdg-utils.

O halde eksik olan paketin kurulumunu yapalım:

$ sudo pacman -S xdg-utils

Kurulumdan sonra bilgisayarımızı yeniden başlatalım ve işlem tamam:

August 10, 2021

LinuxHaber: Elementary OS 6 “Odin” Resmi Olarak Yayınlandı

Elementary projesi, kişisel bilgisayarlar için Ubuntu-tabanlı güzel ve modern işletim sisteminin en son sürümü olan Elementary OS 6 “Odin”i piyasaya sürdü.

Elementary OS 6 “Odin”, Elementary OS 5.1 sürümünden bu yana geçen 1.5 yıldan sonra birçok yeni güzellikler, güncellenmiş bileşenler, yeni özellikler, performans iyileştirmeleri, daha iyi donanım desteği, yeni uygulamalar ve daha fazlasını içererek geliyor.

Elementary OS OS 6 “Odin”, işletim sistemini kişisel bilgisayarınıza kurmak için kullanabileceğiniz bir ISO görüntüsü olarak resmi web sitesinden indirilebilir.

Ayrıca dağıtımın sürüm duyurusuna buradan erişilebilir.

August 08, 2021

Linuxİrdeleme: Git Nedir? Linux’ta Git Nasıl Kurulur?

Bu yazımızda Git’in ne olduğunu, Git kullanmanın yararlarını, nasıl çalıştığını, GitHub’ın ne olduğunu ve Git’in Linux işletim sistemlerine nasıl kurulacağını irdeleyeceğiz.

Git nedir?

Git, dosyalardaki veya bir projenin kaynak kodundaki değişiklikleri izlemek için kullanılan popüler bir ‘dağıtılmış’ kaynak kontrol sistemi veya sürüm kontrol sistemidir.

Git, Linux çekirdeği kaynak kodunun geliştirilebilmesi için 2005 yılında Linus Torvalds tarafından geliştirilen açık kaynaklı bir araçtır. Kullanımı tamamen ücretsizdir ve GNU Genel Kamu Lisansı Sürüm 2 kapsamında yayınlanmıştır.

Git’i kullanarak, kodu kimin değiştirdiği, kodda neyin değiştirildiği ve ne zaman değiştirildiği gibi herhangi bir dosya grubundaki değişiklikleri kolayca takip edebiliriz. Değişiklikler uzak bir depo ile paylaşılabilir.

Git genellikle, yazılım geliştirme sırasında ortaklaşa kaynak kodu geliştiren programcılar arasındaki çalışmaları koordine etmek için kullanılır. Herhangi bir merkezi sistem gerektirmez ve işlemlerin çoğu yereldir.

Geliştiriciler birbirlerinin değişikliklerini görebilir, yeni özellikler ekleyebilir, sorunları birlikte çözebilir ve ayrıca uygulamayı oluştururken tüm projenin geçmişini görebilir.

Tüm proje dosyaları ve bu dosyalarda yapılan değişikliklerin geçmişi, ‘Dep’o adlı bir klasörde saklanır. Genellikle Git deposu, git tarafından yönetilen dosyalardan, geçmişten ve yapılandırmalardan oluşur.

Dağıtılmış sürüm kontrol sistemi Git kapsamındaki her proje dört aşamadan geçer. Bu aşamalar:

Working directory (Çalışma dizini)

Staging area (Aşama alanı)

Local repository (Yerel depo)

Remote repository (Uzak depo; GitHub, GitLab vb.)

GitHub nedir?

Git depolarınızı barındırmanıza izin veren birçok barındırma platformu vardır. GitHub da bunlardan biridir ve Git’i kullanarak yazılım geliştirme ve sürüm kontrolü konusunda en popüler barındırma platformudur.

GitHub’ın yardımıyla, bir veya daha fazla geliştirici aynı proje üzerinde çalışabilir ve ayrıca dünyanın herhangi bir yerinden farklı projeler için diğer geliştiricilerle işbirliği yapabilir.

GitHub’da on binlerce proje barındırılır. GitHub hem ücretsiz hem de ücretli plan sunar.

GitHub, Microsoft şirketine aittir.

Diğer dikkate değer benzer barındırma platformları GitLab, BitBucket ve AWS CodeCommit’tir. Tabii ki birçok barındırma platformu vardır ancak bunlar, Git depolarını uzaktan barındırmak için iyi bilinen platformlardır.

Linux’ta Git nasıl yüklenir?

Git, çoğu Linux dağıtımının varsayılan depolarında bulunur.

Arch Linux ve Arch Linux tabanlı dağıtımlarda:

$ sudo pacman -S git

Debian, Ubuntu, Linux Mint ve varyantlarında:

$ sudo apt install git

Kurulumdan sonra, Git sürümünü şu komutla kontrol edebilirsiniz:

$ git --version

Örneğin aynı komutla ben kontrol ettiğimde kurulu Git sürümümün 2.32.0 olduğunu görüyorum:

[email protected]:~$ git --version
git version 2.32.0
[email protected]:~$

August 06, 2021

Linux: Çoklu Önyüklemeli Sistemde UEFI GRUB’a Windows’u Ekleme

UEFI Dual Boot Windows + Linux kurulumunda Windows’un GRUB’a eklenmediği durumda neler yapmalıyız?

Debian üzerinden bu sorunu nasıl çözebileceğimize bakalım. (Ufak tefek farklarla diğer dağıtımlara uyarlanabilir.)

Öncelikle bize EFI sistem bölümünün UUID’i lazım. Terminalde aşağıdaki komutu girelim:

$ sudo blkid

Çıktıda görülebileceği gibi bende EFI sistem bölümü /dev/nvme0n1p1 ve UUID’i 7895-9F6C olarak görünüyor:

[email protected]:~$ sudo blkid
/dev/nvme0n1p1: UUID="7895-9F6C" BLOCK_SIZE="512" TYPE="vfat" PARTLABEL="EFI system partition" PARTUUID="e4f9c4af-5237-4906-a578-e1b92dfcf360"
/dev/nvme0n1p2: PARTLABEL="Microsoft reserved partition" PARTUUID="0597f3b2-3759-4bdf-83bd-30d5890dac45"
/dev/nvme0n1p3: BLOCK_SIZE="512" UUID="16A4A473A4A45751" TYPE="ntfs" PARTLABEL="Basic data partition" PARTUUID="4d45c11a-d460-49bb-9c21-f3e9329d07e7"
/dev/nvme0n1p4: BLOCK_SIZE="512" UUID="240A14D00A14A13A" TYPE="ntfs" PARTUUID="e1fda6b4-ecbe-4616-a3c5-c782805fd11e"
/dev/nvme0n1p5: LABEL="Depo" BLOCK_SIZE="512" UUID="EAFAD9DAFAD9A35D" TYPE="ntfs" PARTLABEL="Basic data partition" PARTUUID="a83c1eb2-7211-45b7-9bd5-423347129b9a"
/dev/nvme0n1p6: UUID="a02a8a41-795a-436a-9fec-faa187e0aba6" TYPE="swap" PARTUUID="9e191289-da68-4dc5-9537-d59663e481bf"
/dev/nvme0n1p7: UUID="a5081445-53ef-4c6f-a7ba-a5579161a5f4" BLOCK_SIZE="4096" TYPE="ext4" PARTUUID="8955b1f6-160a-42b6-8970-6d3885628cd2"
[email protected]:~$

Şimdi aşağıdaki girdiyi /etc/grub.d/40_custom dosyamıza ekleyeceğiz. Bunun için dosyamızı açalım:

sudo nano /etc/grub.d/40_custom

Elbette dosyamızı kullandığımız metin editörü yardımıyla GUI ortamda da açabiliriz.

Açtığımız dosyamıza girdimizi ekleyelim:

menuentry 'Windows 10' {
    insmod part_gpt
    insmod ntfs
    search --no-floppy --fs-uuid --set=root xxxx-xxxx
    chainloader /EFI/Microsoft/Boot/bootmgfw.efi
}

search –no-floppy –fs-uuid –set=root xxxx-xxxx satırındaki xxxx-xxxx yerine yukarıda elde ettiğimiz EFI sistem bölümü UUID’ini giriyoruz. Örneğin benimki şöyle görünüyor:

menuentry 'Windows 10' {
    insmod part_gpt
    insmod ntfs
    search --no-floppy --fs-uuid --set=root 7895-9F6C
    chainloader /EFI/Microsoft/Boot/bootmgfw.efi
}

İşimiz bittiğinde dosyamızı kaydedip çıkıyoruz.

Son adımda GRUB’u güncelleyip bilgisayarımızı yeniden başlatıyoruz:

$ sudo update-grub

August 03, 2021

Linux: Debian’da “Realtek RTL8821CE” Kablosuz Ağ Kartı Sürücüsünü Kurma

Bir dizüstü bilgisayara bir Linux dağıtımı kurduğumuzda, çoğu model için genellikle Wi-Fi desteği tamamen veya kısmen mevcuttur. Sürücüler Linux çekirdeğine entegre edilmiştir ve sonuç olarak her şey kurulduğu andan itibaren çalışır. Ancak Wi-Fi’niz için sürücü yoksa, işte burada sorunlar başlar. Onu bulmanız ve yüklemeniz gerekecektir.

Bende olduğu gibi, örneğin HP 15S-FQ0028NT ve benzer model notebook sahipleri böyle bir sorunla karşılaşabilirler.

Realtek RTL8821CE yonga setine sahip bir Wi-Fi bağdaştırıcınız varsa, Linux’un varsayılan olarak bir sürücüsü yoktur. Sonuç olarak, işletim sistemi cihazı görmez ve panelde, saatin yanında hiçbir Wi-Fi ağı görünmez.

Bu sorunu çözmek için, gerekli sürücüyü yüklemeniz yeterlidir.

Bu sürücü, Linux çekirdeği 4.14 ve üzerinde çalışır (Elbette tüm modern dağıtımlar bu gereksinimi karşılar). Ben Debian üzerinde kurdum ve test ettim, kullanıyorum.Mantıken Debian türevlerinde de çalışıyor olması gerekir.

Bu sürücü, dkms kullanılarak kurulabilir. dkms, yükseltme sonucunda yeni bir çekirdek kurulduğunda çekirdek modüllerini otomatik olarak yeniden derler ve yükler. dkms‘yi kullanmak için dkms paketi kurulmalıdır.

Sahip olduğunuz Wi-Fi bağdaştırıcısını kontrol etmek için şu komutu çalıştırın:

lspci | grep Network

Çıktınıza bakın. Bende olduğu gibi RTL8821CE satırını içeriyorsa, talimatları takip edin.

[email protected]:~$ lspci | grep Network
0000:01:00.0 Network controller: Realtek Semiconductor Co., Ltd. RTL8821CE 802.11ac PCIe Wireless Network Adapter
[email protected]:~$

 

“Realtek RTL8821CE” Sürücüsü Kurulumu

Aşağıdaki komutları sırasıyla çalıştırın.

sudo apt install bc module-assistant build-essential dkms

git clone https://github.com/tomaspinho/rtl8821ce

cd rtl8821ce

sudo m-a prepare

sudo ./dkms-install.sh

Ardından bilgisayarınızı yeniden başlatın. Ağ kartınız çalışıyor olmalıdır.

 

“Realtek RTL8821CE” Sürücüsünü Kaldırma

Bir terminal açın ve depoyu yerel sürücünüze klonlayın.

git clone https://github.com/tomaspinho/rtl8821ce.git

cd rtl8821ce

Ardından kaldırma komut dosyasını çalıştırın.

sudo ./dkms-remove.sh

 

“Realtek RTL8821CE” Sürücüsünü Güncelleme

Sürücüyü kaldırın.

sudo ./dkms-remove.sh

Klonladığınız  deponun en son sürümüne sahip olduğunuzdan emin olun.

git pull

Eski dosyaları kaldırın.

make clean

Ve yeniden yükleyin.

sudo ./dkms-install.sh

July 30, 2021

GNU/Linux İçin Güncel DOSBox Rehberi

Blogumda daha önce DOSBox konusunda bir yazı yazmıştım. sonradan yazıyı gözden geçirince bir sürü can alıcı noktayı atladığımı düşündüm. Yazıyı güncellemeye elim varmadığı için eski yazı öyle kaldı. Açık Günlük’ü yeniden hayata döndürünce dedim ki DOSBox hakkında daha kapsamlı yeni bir yazı yazayım. GNU/Linux ile ilgili ilk blog yazım DOSBox oldu. DOSBox’ın kılavuzunda olduğu gibi soru cevap tarzında hazırladığım yazıma başlıyorum.

DOSBox Nedir?

DOSBox, çeşitli işletim sistemlerinde çalışabilen bir DOS emülatörü. SDL kütüphanelerini kullanıyor. DOSBox ayrıca 286 ve 386 işlemcilerini, eski monitör tiplerini ve ses kartlarının emülasyonunu yapabiliyor. GNU/Linux, Windows, MacOSX ve aklınıza gelebilecek her türlü BSD türevi ve diğer bir sürü alternatif işletim sistemi için sürümü var. GNU GPL 2.0 lisansına sahip. Yani bir özgür yazılım. DOSBox ile DOS günlerinde çalıştırdığınız yazılımları ve oyunları modern sistemlerde çalıştırmanız mümkün. Hatta Windows 3.1 kurulumu bile yapılabiliyor.

DOSBox’ı Nasıl Edinebilirim?

Öncelikle MacOS X ve windows kullanıcıları DOSBox’ın resmi sitesinde kurulum dosyalarını indirerek sistemine rahatça kurabilir. GNU/Linux kullanıcısı iseniz buna da lüzum yok. Kullandığınız dağıtımın(Ubuntu, Debian, Arch…) yazılım deposundan kurabilirsiniz.

DOSBox’ın Nasıl Kurarım?

GNU/Linux kullanıcıları DOSBox’ı kullanmakta oldukları dağıtımın(Ubuntu, Debian, Arch….) yazılım merkezinden bir kaç tıklama ile kurabilir. Çünkü aşağı yukarı tüm GNU/Linux dağıtımlarının yazılım depolarında mevcut. Dilerseniz konsoldan, dağıtımınıza özel paket sistemi komutlarını kullanarak da kurmanız mümkün. Sırasıyla Ubuntu türevleri (Linux Mint vs.) ve Debian için kurulum komutları şunlar:

Ubuntu Türevleri için: (sorulduğunda kullanıcı şifrenizi girmeniz gerekiyor)

sudo apt install dosbox

Debian için (kurarken root olmayı unutmayın)

apt install dosbox

DOSBox’ı Nasıl Çalıştırırm?

DOSBox’ı sistemize kurmuşsanız konsoldan dosbox komutunu yazarak veya menüden dosbox simgesine tıklayarak çalıştırabilirsiniz. Çalıştırdığınız zaman karşınıza pencere içinde çalışan eski DOS komut satırı ekranı çıkacak. Bundan sonrası ise DOS komut bilginize kalmış. DOSBox’tan çıkmak için DOS komut ekranına exit yazmanız yeterli.

Hayır! Eskiden biraz DOS ile aşinalığınız varsa, dizin işlemleri (cd, cd.., dir) gibi komutları biliyorsanız, çalıştırılabilir dosya türlerini(*.exe, *.bat, *.com) de tanıyorsanız hiç zorluk çekmeden kullanabilirsiniz. Hatta DOS ile hiç uğraşmadıysanız bile bu yazıyı sonuna kadar okuduktan sonra gerekli komutları öğrenmiş olacaksınız!

Dosbox penceresi

DOSBox’ı Açtım. C: Disk Sürücüm Nerde?

DOSBox’a hoşgeldiniz! Her yeni DOSBox kullanıcısnın ilk karşılaştığı problem bu olsa gerek. Çünkü DOSBox alıştığınız gibi C: disk sürücünüzden açılmıyor. Z: adlı bir sanal sürücüden açlıyor. Belki C: komutunu girseniz C: sürücüsüne geçebilirsiniz. Denediniz ama bu da mümkün değil. “C:” komutunu girdiğinizde C: diye bir sürücünün olmadığına dair bir hata mesajı alacaksınız. Peki neden? Burada basit bir mantık söz konusu. DOSBox tanımlamadığınız hiçbir sürücüyü tanımaz. Tanıtmanız ve DOSBox’a bağlamanız gerek.

C: Sürücümü Nasıl DOSBox’a Tanıtıp Bağlarım?

Örneğin Engin adlı kullanıcı yeni DOSBox kullanmaya başlamış olsun. Özgür’ün öncelikle C: sürücüsü olarak kullanacağı bir dizin belirlemesi veya oluşturması lazım. Bu da Özgür’ün bilgisayarındaki ev dizini ( yani /home/ozgur) dizini altındaki dos dizini olsun. Dizin adı önemli değil, DOS kurallarına uygun herhangi bir dizin (ahmet, mehmet, oyun, cdos vs…) ismi olabilir. C: olarak kullanacağımız dizinin yol adresi /home/ozgur/dos olacaktır. Bunu bir yere not edelim. Sıra geldi bu dizini C: sürücüsü olarak DOSBox’a tanıtıp bağlamaya. DOSBox’ın komut satırına gireceğiniz şu komut C: sürücünüzü sisteme tanıtır:

mount C /home/ozgur/dos

Örneğin Mahmut isimli bir başka kullanıcı ev dizini altındaki oyun adlı dizini C: sürücüsü olarak atayıp bağlamak istese bu sefer mount C /home/mahmut/oyun yazacaktı. Bu kadar basit. Şu bildik komutla da artık C: sürücümüze geçebiliriz:

C:

Tebrikler, C: sürücümüzü tanıtıp DOSBox’a bağladınız! Artık /home/ozgur/dos dizini içinde bulunan bütün dosyalar klasörler ve alt dizinler DOSBox’ta C: sürücüsü altındaymış gibi gözükecek. Bu dizin altındaki herşeye DOSBox’tan erişebileceksiniz! cd komutu ile C: sürücüsü altındaki herhangi bir dizine girebilirsiniz. cd.. komutu ile de bulunduğunuz dizinin bir üst dizinine geri dönebilirsiniz. dir komutu ile bulunduğunuz dizinin içinde mevcut olan alt dizin ve dosyaları listeleyebilirsiniz. Eğer dizinin içeği çok kalabalıksa bu listelemeyi dir/p komutu ile sayfa sayfa yapabilirsiniz. Bulunduğunuz dizindeki *.exe, *.bat, *.com uzantılı dosyaları dosyanın ismini uzantılı (örneğin dosya.exe) veya uzantısız olarak (örneğin dosya) yazarak çalıştırabilirsiniz. Buarada hemen şu soru akla gelebilir: “Acaba ev dizinimizin tümünü C: sürücüsü olarak kullansak olur mu?” Olur, DOSBox bunu yapabilir ama tüm ev dizinizi veya tüm bir harddisk sürücüsünü DOSBox’ın kullanımına ayırmak oldukça riskli. O yüzden bizim örneğimizde olduğu gibi bir dizin belirleyip bununla sınırlı kalmak oldukça makul ve risksiz bir seçenek.

DOSBox Açıkken C: Sürücüsü Olarak Kullandığım Dizine Dosya veya Dizin Kopyaladım Ama DOSBox’ta görünmüyor?

Gayet normal. Çünkü DOSBox, C: sürücüsü olarak kullandığınız dizinin ilk içeriğini yani siz DOSBox’ı açtığınız andaki halini hatırlar. Dolayısıyla DOSBox çalışırken sonradan ekleyeceğiniz dizin veya dosyaları görmeyecektir. Ama endişe etmeyin. DOSBox’ı tekrar çalıştırdığınızda yeni eklediğiniz dizin veya dosyalar kullanıma hazır bir şekilde orada sizi bekliyor olacak.

DOSBox’ta Klavyem Neden Türkçe Değil?

Halen GNU/Linux dağıtımlarının yazılım depolarından kurduğumuz DOSBox sürümlerinde ön tanımlı klavye İngilizce olarak ayarlı. Yeni sürümlerde ise (ki bunlar hala debian ve linux mint gibi yazılımların depolarında yok) sistemin klavye düzenini otomatik olarak alarak DOSBox’ın klavye düzenini sisteminizinkine adapte ediyor. Türkçe karakterlerde ve noktalama işaretlerinde sorun yaşıyorsanız muhtemelen eski sürümlerden birini kullanıyorsunuz. Ama hiç dert değil! şu komutla klavyemizi hemen Türkçe’ye çevirebiliriz:

keyb tr

Hepsi bu!

DOSBox Disket Sürücüsünü Görmüyor?

C: sürücüsü bahsinde şöyle demiştik: “DOSBox tanımlamadığınız hiçbir sürücüyü tanımaz. Tanıtmanız ve DOSBox’a bağlamanız gerek” Disket sürücü için de aynı şey geçerli. Önce tanımlamanız gerekli. Eğer hala disket sürücünüz varsa sisteminize tanıtmanız lazım. Nasıl mı? Şu komutla:

mount A: /dev/fd0

Böylece disket sürücünüz DOSBox’a A: sürücüsü olarak bağlanmış oluyor. Araya girerek şunu söylemek istiyorum; Disket sürücüler günümüz bilgisayarlarında tamamenortadan kalkmak üzere. Ayrıca çoğu GNU/Linux dağıtımında disket sürücüler ön tanımlı olarak kapalı geliyor. Sisteme bağlamak için bir kaç komut yazmanız gerekli. Size tavsiyemiz disket sürücü yerine, kullanmak istediğiniz disketin disk görüntü dosyasını(imaj) sisteme bağlamak. Böylesi daha pratik. Disk görüntülerini DOSBox’a nasıl bağlayacağınızı da bir kaç balık sonra size anlatacağım.

Disket Sürücüsü Tamam Ama DOSBox CD/DVD Sürücümü de Görmüyor?

Eh, burada da harfi harfine aynı şeyleri söyleyeceğiz. “DOSBox tanımlamadığınız hiçbir sürücüyü tanımaz. Tanıtmanız ve DOSBox’a bağlamanız gerek” Disk sürücünüzü bağlamak için vereceğiniz komut şu:

mount D: /media/cdrom -t cdrom

Burada da kara çalı gibi araya girmesem olmaz: Modern Ubuntu türevi dağıtımlarda CD/DVD sürücüleri, içindeki birimin etiketi ile adlandırıldığı için sürücünün bağlanmasından çok CD/DVD’nin bağlanması gibi bir yaklaşım söz konusu. Bu yüzden içinde ne olursa olsun her seferinde aynı sürücüyü bağlamak gibi bir şansımız yok. Öyleyse sürücüyü bağlamak yerine iso, cue/bin vs. gibi disk görüntü dosyalarını(imaj) bağlamak daha pratik olabilir.

Peki İmaj Dosyasını, Yani Disk Görüntüsünü DOSBox‘a Nasıl Bağlarım?

Disket sürücüleri veya CD/DVD sürücülerini bağlamak yerine disket veya CD/DVD disk görüntülerini DOSBox’a bağlamanın pratik olduğunu söylemiştik. Şimdi bunu nasıl yapacağımızı görelim. Disket disk görüntüsü olarak adlandırdığımız dosyalar *.img, *.ima, *.fdd, *.fdi, *.nfi ve *.d88 uzantılı dosyalardır. örneğin C: sürücüsü altındaki disk.img DOSBox’a A: disket sürücüsü olarak bağlamak için:

imgmount A: disk.img -t floppy veya

imgmount A: disk.img

yazmamız yeterli.

CD/DVD disk görüntüsü olarak kullanılan dosyaların uzantısına ise hiç yabancı değiliz. Bunlar *.iso ve *.cue/bin uzantılı dosyalar. Cue/bin uzantılı dosyalarda dikkat etmemiz gereken şey bunların biri *.cue diğeri *.bin uzantılı iki parça halinde gelmesi ve bunlardan sadece *.cue uzantılı olanların bağlanması. Diğeri bağlanmasa da bilgi içeriyor ve bu iki dosyanın bir arada tutulması gerekiyor. disk.iso adlı bir dosyayı D: cdrom sürücüsü olarak bağlamak için yapmamız gereken şey şu komutu yazmak:

imgmount D: disk.isot iso veya

imgmount D: disk.iso

disk.cue ve disk.bin isimli iki dosyadan oluşan bir cue/bin disk görüntüsünü D: sürücüsüne cdrom olarak bağlamak için gereken şey de şu komutu yazmak:

imgmount D: disk.cuet iso veya

imgmount D: disk.cue

Dikkat etmemiz gereken tek şey, ister disket disk görüntüsü, ister iso veya cue/bin disk görüntü dosyalarını bağlarken dosyanın tam yolunu vermek önemli. disk.iso adlı dosyam C: sürücüsü altındaki iso dizininin içinde olsa idi yazacağım komut imgmount D: c:\iso\disk.iso şeklinde olacaktı.

DOSBox Pencerede Açılıyor. Nasıl Tam Ekran Yaparım?

Evet DOSBox ön tanımlı olarak pencerede açılır. Ama Alt+Enter tuşlarına basarak tam ekran yapabilirsiniz. Aynı tuş kombinasyonu ile tam ekrandan çıkabilirsiniz.

Herşey Güzel Ama DOSBox’ı Her Çalıştırdığımda Bu Komutları Yazmak Zorunda mıyım?

Haklısınız. Önce klavyenizi Türkçe yapmak için, sonra dos dizininizi C: sürücüsü olarak bağlamak için, sonra C: sürücüsüne geçmek için, sonra varsa disket ve CD/DVD sürücülerinizi bağlamak için bir sürü komut yazmak zorundasınız. Ama DOSBox’ın yapılandırma (konfigürasyon) dosyası ve bu dosyadaki [autoexec] kısmından haberdarsanız DOSBox’ın tüm bu saydığımız işlemleri açılışta otomatik olarak yapmasını sağlayıp büyük bir külfetten kurtulabilirsiniz.

Yapılandırma Dosyası Nedir? Nerede Bulunur? Nasıl Düzenlenir

Yapılandırma dosyanız /home/kullanıcıadı/.dosbox dizini altında bulunan *.conf uzantılı bir dosyadır ve DOSBox’ın çalışırken kullandığı tüm ayarların yanısıra başlangıçta otomatik olarak yaptığı tüm işlemler ( autoexec) bu dosyada yazılıdır. Yapılandırma dosyası dosbox-x.xx.conf şeklinde bir dosyadır. Buradaki X.XX bir sayı olup dosbox’ın sürüm numarasıdır. .dosbox dizinin adının başındaki noktadan da anlayabileceğiniz gibi bu dizin gizli bir dizindir ve dosya yöneticisinde görmeniz için (thunar, nautilus, dolphin, pcmanfm…) Ctrl +H tuşlarına basarak gizli dosyaları gösterme özelliğini etkin hale getirmelisiniz. Yapılandırma dosyasını herhangi bir metin düzenleme programı (mousepad, leafpad, geany, kate, gedit, nano, vim, emacs) ile düzenleyebilirsiniz.

DOSBox’ın Açılışta Otomatik Olarak Yapmasını İstediğim Şeyleri Konfigürasyon Dosyasına Nasıl eklerim?

Her düzenleme işleminde olduğu gibi burada da ilk yapmanız gereken şey dosbox-x.xx.conf dosyanın herhangi bir hatalı düzenleme durumunda bozulup kullanılmaz hale gelmesini engellemek için dosyayı emin bir yere yedeklemek. Ama büyük bir hata yapıp dosyayı kaybederseniz, yedeğiniz de yoksa tek yapmanız gereken şey /home/kullanıcıadı/.dosbox altındaki hatalı dosyayı silmek. DOSBox’ı yeniden açtığınızda ön tanımlı konfigürasyon dosyası yeniden oluşturulur. Dosyayı herhangi bir metin düzenlem programı ile açtığınızda en altlarda [autoexec] ile başlayan bir kısım göreceksiniz. İşte DOSBox’ın ilk açılışta otomatik olarak çalışmasını istediğiniz komutlar buraya yazılıyor. Komutlarımızı mantık sırasına koyarak buraya ekleyip dosyamızı kaydettiğimiz zaman DOSBox bundan sonraki açılışta bu komutları otomatik olarak yapmış bir şekilde karşınıza gelecektir. Örneğin klavyemizi Türkçe yapıp, C: sürücüsü olarak kullandığımız dizini ( /home/kullanıcıadı/dos) DOSBox ‘a ekleyip sonra da C: sürücüsüne geçmek için [autoexec] bölümüne ekleyeceğimiz kod satırları şöyle olacaktır:

keyb tr

mount C: /home/kullanıcıadı/dos (burada kullanıcı adı yerine GNU/Linux’taki kullanıcı adınızı yazmanız gerek)

C:

Yapılandırma dosyalarına ekleyeceğiniz komutlar konusunda bir mantık sırasından bahsetmiştik. Örneğin bu örnekteki işlemleri yapmak için C: komutunu mount C: /home/kullanıcıadı/dos komutundan önce girseydik C: sürücüsü henüz tanımlı olmadığı için DOSBox açılışında hata mesajı alacaktık. İşte birbirinin girdileri üzerinde çalışan bu tür komutlarda mantıksal sıralamaya dikkat etmek gerekiyor.

Dosbox’ı Herhangi Bir Programı Otomatik Açmak Üzere Yapılandırabilir miyim?

Elinizi korkak alıştırmayın. Elbette bunu yapabilirsiniz. Bunun için dosbox-x.xx.conf dosyasının [autoexec] kısmı en büyük yardımcınız olacaktır. Örneğin /home/kullanıcıadı/dos/sea (yani DOSBOX’ta C:\SEA) klasörü altındaki sea.exe (ki kendileri eskiden kullanılan bir resim gösterci programıdır) dosyasını DOSBox’ın açılışında otomatik olarak çalıştırmak için yapmamız gereken şeyler şudur: Önce DOSBox’ın C: sürücüsünün altındaki sea dizinine geçmesini sağlayacağız. Sonra da bu dizindeki SEA.EXE’yi çalıştırarak programı açmasını sağlayacağız. Bu sefer [autoexec] bölümüne 3 satır daha fazla kod ekleyeceğiz:

keyb tr

mount C: /home/kullanıcıadı/dos

C:

cd SEA

SEA.EXE

EXIT

SEA Resim Gösterici Programı

Böylece DOSBox her açıldığında SEA Fotoğraf gösterici programı otomatik olarak çalıştırılacaktır. Eskiden (Windows 95 öncesi zamanlarda) DOS yüklü bilgisayarı doğrudan Norton Commander’ı açacak şekilde yapılandırmak oldukça iyi bir fikirdi mesela. Peki hepsini anladık ama sondaki EXIT ne işe ayarıyor? O da SEA programını kapattığımızda DOSBox’tan otomatik olarak çıkmamızı sağlıyor. Şimdi bir işlem daha yapıp GNU/Linux masaüstümüzde bir kısayol oluşturup simge olarak da SEA programının *.ico uzantılı simgesini gösterelim. Böylece DOSBox komut satırı ile uğraşmadan SEA programını çift tıklama ile doğrudan masaüstünden çalıştırmış oluyoruz.

Peki Birden Fazla Programı Ayrı Masaüstü Kısayolu Oluşturarak DOSBox Komut Satırı İle Çalıştırmak Mümkün mü?

Evet bu da mümkün. DOSBox’ı ayrı ayrı yapılandırma dosyaları ile çalıştırabiliyor olmamız bu kolaylığı bize sağlıyor. Önemli olan her program için ayrı ayrı konfigürasyon dosyası yazmak ve her program için DOSBox’ı o programa özel konfigürasyon dosyasını okuyarak açaçak şekilde açılış komutu verebilmek. Hemen bir örnek ile konuyu açıklayalım. /home/kullanıcıadı/dos/AAA (yani DOSBOX’ta C:\AAA) dizini altındaki AAA.EXE dosyası tarafından çalıştırılan AAA adlı program ve /home/kullanıcıadı/dos/BBB (yani DOSBOX’ta C:\BBB) dizini altındaki BBB.EXE dosyası tarafından çalıştırılan BBB adlı oyun için ayrı ayrı çalıştırma kısayolları yapmak isityoruz. İlk yapmamız gereken şey AAA adlı DOS programı ve BBB adlı DOS oyunu için konfigürasyon dosyası yazmak. Hemen /home/kullanıcıadı/.dosbox dizini altında bulunan dosbox-x.xx.conf adlı dosyamızı iki adet ayrı kopya oluşturup birini AAA-dosbox-x.xx.conf diğerini de BBB-dosbox-x.xx.conf olarak adlandıralım. AAA-dosbox-x.xx.conf AAA adlı DOS programının, BBB-dosbox-x.xx.conf ise BBB adlı dos oyunun konfigürasyon dosyası olacak. AAA programını çalıştırmak için konfigürasyon dosyamızın [autoexec] kısmında vermemiz gereken komutlar şöyle olmalı: Önce klavyemizi Türkçe olarak ayarlayalım. Sonra dos dizinimizi C: disk sürücüsü olarak baplayalım. Sonra C: sürücüsüne geçelim. Sonra bu sürücü üstündeki AAA dizinine girelim. Sonra da AAA.EXE’yi çalıştıralım. Yani konfigürasyon dosyamın [autoexec] kısmı şöyle olmalıdır:

keyb tr

mount C: /home/kullanıcıadı/dos

C:

cd AAA

AAA.EXE

EXIT

Kaydedip dosyamızı kapatalım. Aynı işlemi BBB-dosbox-x.xx.conf dosyası için yapalım. Bu sefer dosyamızın [autoexec] kısmı şöyle olacaktır:

keyb tr

mount C: /home/kullanıcıadı/dos

C:

cd BBB

BBB.EXE

EXIT

İşimiz neredeyse bitmek üzere. Peki DOSBox’ı kendi ön tanımlı konfigürasyon dosyası ( /home/kullanıcıadı/.dosbox klasörü altındaki dosbox-x.xx.conf dosyası) dışında başka konfigürasyon dosyaları ile nasıl çalıştırabiliyoruz? DOSBox’ı herhangi bir yapılandırma dosyası ile çalıştırmak için gerekli olan komut:

dosbox -conf /yapılandırma/dosyasının/yol/adresi

şeklindedir. Yani DOSBox’ı çalıştıracağımız konfigürasyon dosyası sistemimizin neresinde olursa olsun yolunu belirttiğimiz sürece hiç bir sıkıntı yok. Bizim örneğimizde AAA be BBB için yazdığımız yapılandırma dosyaları kendi klasörlerinde bulunsun. (yani /home/kullanıcıadı/dos/AAA ve /home/kullanıcıadı/dos/BBB dizinlerinin altında) Buna göre AAA programını ve BBB oyununu çalıştırmak için vereceğimiz komutlar sırasıyla

Kısayol oluşturma

dosbox -conf /home/kullanıcı adı/dos/AAA/AAA-dosbox-x.xx.conf

dosbox -conf /home/kullanıcı adı/dos/BBB/BBB-dosbox-x.xx.conf

şeklinde olacaktır. Masaüstümüzde ili ayrı kısayol (uygulama başlatıcı) oluşturup komut kısmına bu komutları yazdığımızda artık doğrudan AAA ve BBB’yi çalıştıran iki ayrı uygulama kısayolu elde etmiş olacağız. Hepsi bu!

Konfigürasyon Dosyasının [autoexec] Dışında Ne Tür İşlevleri Var?

DOSBox’ın her türlü özelliğini konfigürasyon dosyasından ayarlayabilirsiniz. DOSBox’ın tam ekranda / pencerede çalışma durumu, tam ekran / pencere çalışma çözünürlüğü, cpu ayarları, ses özellikleri, mouse’u DOSBox ekranı içine kilitleme, EMS, XMS, UMB gibi dosya sistemi seçeneklerini hep bu yapılandırma dosyasından ayarlayabilirsiniz. bu konuda internette oldukça fazla kaynak var. Ayrıca yapılandırma dosyasının içindeki açıklamalar da oldukça anlaşılır ve yeterli.

Eski DOS Oyunlarımı DOSBox’ta Oynayabilir miyim?

Elbette oynayabilirsiniz. PC oyun tarihinin altın sayfası olan 1990-1997 arasındaki DOS oyunları devrinin neredeyse bütün oyunları sorunsuz bir şekilde çalışıyor. Hatta http://www.gog.com gibi oyun mağazaları DOSBox ile paketledikleri eski DOS oyunlarının yasal satışı konusunda oldukça büyük başarı elde etti.

Feeds