October 04, 2022

En İyi 4 Python GUI Kütüphanesi

Masaüstü GUI Uygulaması geliştirmek için alın size 4 farklı Python kütüphanesi kullanmanın yolu; Adından da anlaşılacağı gibi, GUI (Grafik Kullanıcı Arayüzü), daha kullanışlı ve sezgisel bir bilgisayar arayüzü göstermek için görsellerin kullanılmasıdır. CUI (Komut Satırı Arayüzü), GUI’ye karşılık gelen popüler bir komut satırı işlemidir. İlk başlarda daha önce hiç komut satırını kullanmamış insanların çalışması ve […]

October 03, 2022

su, su -, sudo -i, sudo -s arasındaki farklar nedir?

Sunucuda root olmak için genellikle su – komutunu kullandım. Neden öyle? Aslında, bu sadece bir alışkanlık. Yani, üniversite zamanlarımdan kalma. Okuduğum Unix/Linux kitaplarında ve eğitmenlerimde hep su – komutunun kullanıldığını gördüğüm için; bende de bu şekilde alışkanlık edinmiş diyebilirim. Hatta sudo komutunu Ubuntu 4.10’da ilk orada görmüştüm ve şaşırmıştım. 😀 sudo -s vs sudo -i […]

Linux Kernel 6.0 Sürümü Yayınlandı

Linux Kernel 6.0 sürümünde, daha yüksek performansın yanı sıra, özellikle Intel/AMD tarafında yeni donanımı destekliyor. Intel'in Sapphire Rapids, Raptor Lake ve Meteor Lake için daha fazla çalışması var. AMD, Zen 4 hazırlıklarına ve grafik tarafında RDNA3 için çekirdek grafik sürücülerini hazırlamaya devam ediyor. Qualcomm Snapdragon 8cx Gen3 desteği, Intel Habana Labs Gaudi2

October 02, 2022

Cinnamon’u Favori Masaüstü Ortamınız Olarak Kullanmanız İçin 10 Neden

Cinnamon, Linux Mint dağıtımının amiral gemisi masaüstü ortamıdır. Bu makalede, Cinnamon’u neden favori masaüstü ortamınız olarak kullanmanız gerektiğine değineceğiz.

Gnome 3’ün 2011’de piyasaya sürülmesiyle, kullanıcılardan ve geliştiricilerden oldukça karmaşık tepkiler geldi. Çoğu, çatallanan orijinal Gnome’u(MATE) tercih etti. Bu çatallardan biri de Cinnamon’du. Cinnamon, 2.0 sürümüne ulaşmasından bu yana, kendi başına bir masaüstü ortamı haline geldi.

Çoğu insan Cinnamon’u duyduğunda, aklına gelen ilk dağıtım Linux Mint’tir. Çünkü Linux Mint ekibi Cinnamon masaüstü ortamını da geliştirdi ve Linux Mint’te amiral gemisi masaüstü ortamı olarak kullandı. Ancak, Cinnamon artık diğer Linux dağıtımlarının da tercih edip kullanıcılarına sundukları bir masaüstü haline gelmeyi başardı.

Bu yazıda, Cinnamon’u masaüstü ortamınız olarak kullanmanız için önde gelen nedenlere göz atacağız. Cinnamon’u en saf haliyle deneyimlemenin en iyi yolu, Linux Mint Live USB sürücüsü oluşturmak ve denemektir. Elbette bundan başka, kullandığınız favori dağıtımınıza da kurarak kullanabilirsiniz.

1. Şahane Kullanıcı Arayüzü(GUI)

Kullanıcı arayüzü, herhangi bir Linux dağıtımında önemli bir etken. Sadece güzel masaüstü görünümü nedeniyle belirli bir dağıtımı tercih eden kullanıcılar bile mevcut ve Cinnamon da bunlardan biri. Cinnamon masaüstünde gereksiz simgeler ve kısayollar bulunmuyor. Tüm bunları ve çok daha fazlasını Sistem Ayarları’nı kullanarak ve ardından Masaüstü menüsüne giderek yapılandırabilirsiniz.

2. Masastü Uygulamacıkları(Desklets) Kullanımı

Desklet dediğimiz şeyler; erişim kolaylığı için masaüstünüze eklediğiniz tek amaçlı uygulamacıklardır. Cinnamon, hava durumu uygulaması, masaüstü fotoğraf çerçevesi uygulaması, saat ve tarih, yapışkan notlar, CPU veya disk monitörleri gibi çeşitli, tek amaçlı uygulamalar sunar.

3. Hız

Cinnamon, birlikte kullanıldığı hemen her dağıtımda sorunsuz çalışır ve uygulamaları hızlı ve kolay bir şekilde başlatabilir. Oturum açıldıktan sonra yüklenme işlemi zaman almaz. Cinnamon, özellikle düşük bütçeli bilgisayarlar için donanım dostudur.(Her ne kadar her yeni sürümüyle birlikte biraz daha fazla kaynağa ihtiyaç duyuyor olsa da!)

4. Yüksek Uyumluluk

Linux masaüstü ortamlarında, her birine ait özel uygulamalar olduğunu göreceksiniz. Örneğin, gnome-screenshot’u KDE, Mate veya Budgie gibi başka bir ortama yüklemek istediğinizde, eğer söz konusu ortam gnome-screenshot’un gerekli kütüphanelerini sağlamıyorsa, yüklenmesi neredeyse imkansız olacaktır. Neyse ki Cinnamon’un kütüphanelerle güçlü entegrasyonu, işleri çok daha iyi hale getirmektedir. Böylece çoğu uygulama, yazıldığı masaüstü ortamından bağımsız olarak yüklenebilir. Zira Cinnamon, KDE, Gnome ve diğer masaüstü ortamlarının tüm kütüphanelerini destekler.

5. İleri Derece Özelleştirilebilirlik

Cinnamon güzel bir kullanıcı arayüzüne sahip olacak kadar iyi bir özelleştirme imkanı sunar. SistemAyarları, tüm Cinnamon masaüstü yapılandırmalarına erişmenize olanak verir.

6. Cinnamon Paneli

Cinnamon paneli veya araç çubuğu, çok basit bir şekilde yapılandırılmış olarak gelir. Sık kullanılan uygulamalar, sistem tepsisi ve uygulama seçiciyi açan bir menü… Yine de paneli beğeninize göre özelleştirebilirsiniz.

7. Birden Çok Çalışma Alanı Kullanımı

Diğer Linux masaüstü ortamlarında olduğu gibi, Cinnamon birden fazla ‘çalışma alanı’ kullanmanıza izin verir. Çalışma alanlarınızı, her çalışma alanında bulunan, pencerelerin ana hatlarını gösteren Cinnamon panelinden seçersiniz. Çalışma alanlarındaki Cinnamon ile ilgili bir başka harika özellik, uygulamaları çalışma alanları arasında taşıyabilmeniz veya mevcut her çalışma alanına atayabilmenizdir.

8. Esneklik

Cinnamon masaüstü ortamı, Grafik Kullanıcı Arayüzündeki(GUI) yüksek esneklik sayesinde kullanımı ve gezinmeyi oldukça kolay ve zevkli hale getirir.

9. Nemo

Diğer tüm masaüstü ortamları gibi Cinnamon, kendine has uygulamalarla birlikte gelir. Bunlardan birisi de dosya yöneticisi Nemo’dur. Nemo temiz bir kullanıcı arayüzü ile birlikte gelir ve özellik düğmeleri ergonomik bir şekilde yerleştirilmiştir. Bu da kullanımda üst seviye konfor sunar.

10. Kararlılık

Cinnamon her ne kadar bir Gnome çatalı olarak yola çıktıysa da, artık kurulum için Gnome’a ihtiyaç duymuyor, başlı başına bir masaüstü ortamı haline gelmiş durumda. Geliştiriciler başlangıçtan bu zamana çok fazla özellik eklediler ve Cinnamon çok kararlı bir şekilde farklı dağıtımlarda sorunsuz çalışabiliyor.

Bitirirken…

Sizce de Cinnamon, denenmek için bir şansı haketmiyor mu, dersiniz?

Oracle Java 19 Kurulumu Nasıl Yapılır?

Oracle Java 19, geliştiricilerin üretkenliği artırmasına ve işletme çapında inovasyonu yönlendirmesine yardımcı olacak platform geliştirmeleri de dahil olmak üzere binlerce performans, kararlılık ve güvenlik iyileştirmesi sunuyor. JDK 17, en az Eylül 2024'e kadar güncellemeleri alacak.JDK 19, JDK 20'nin yerini alacağı Mart 2023'e kadar güncellemeleri alacak. Linux’te Oracle JAVA 19 Kurulumu

September 25, 2022

Debian mı Ubuntu mu? Seçim Yapmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Linux dünyasına girdiğinizde muhakkak dağıtım seçme konusunda bazı tercihler yapmak durumunda kalırsınız. İlk ve en zorlu iş hangi dağıtımı kullanmak istediğinize karar vermektir. Her birinin avantajları ve dezavantajları olan seçim yapabileceğiniz o kadar çok seçenek var ki!

Mevcut en popüler dağıtımlardan ikisinin Ubuntu ve Debian olduğu su götürmez bir gerçektir. Her ikisi de çok kullanılır ve aralarından seçim yapmak biraz zordur. Bu yazı, bu konuda bir nebze de olsa kullanıcıya tercihlerinde yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.

Debian, Linux tabanlı en eski işletim sistemlerinden biridir. İlk versiyonu 1993’te piyasaya sürüldü. Debian sağlamlığı ve açık kaynağa bağlılığıyla bilinir. Ayrıca, tamamen topluluk güdümlü bir dağıtımdır. Yıllar boyunca, muhtemelen istikrarlı olması ve basitliği nedeniyle Debian’ı temel alan birçok popüler dağıtım ortaya çıkmıştır.

Ubuntu’ya gelirsek…Tartışmasız en popüler Linux tabanlı işletim sistemidir. Ubuntu’nun arkasında Canonical şirketi var. Geliştirme ve destek şirket tarafından verilir. Burada ilginç olan gerçek ise, Ubuntu’nun da Debian’a dayanmasıdır. Bu yüzden Ubuntu ve Debian arasında birçok temel benzerlikler vardır.

Ubuntu ve Debian’ın her ikisi de birçok açıdan oldukça benzerlik gösterir. Her ikisi de manuel kurulum için APT paket yönetim sistemini ve DEB paketlerini kullanır. Her ikisi de, aynı varsayılan masaüstü ortamına (GNOME)sahiptir. Bu, varsayılan görünüm ve izlenimin ve de önceden yüklenmiş uygulamaların çoğunun benzer olacağı anlamına gelir.

1. Sürüm Döngüsü

Ubuntu ve Debian arasındaki en önemli fark, sürüm döngüsüdür. Yeni donanım teknolojisini takip edip etmediğiniz veya tüm yazılımların en son sürümünü kullanmayı isteyip istemediğinizi bilmek bu konuda önem arz eder.

Ubuntu’nun sürüm döngüsü sistematiktir. Her 6 ayda bir yeni bir sürüm yayınlanır. Ayrıca iki yılda bir sunulan LTS (Uzun Süreli Destek; Long Term Support) sürümleri vardır ve hem masaüstü için hem de sunucu ortamlarında 5 yıl boyunca güncelleme alır.

Debian için yayınlanan resmi bir sürüm döngüsü söz konusu değildir. Bununla birlikte, neredeyse iki yılda bir yeni bir sürüm sunar. Sürümlere Oyuncak Hikayesi(Toy Story) serisinden karakterlerin ismi verilmiştir. Örneğin, en son kararlı(Stable) sürümün adı Buster’dır.

Bu sürüm döngüsünü yavaş bulan kullanıcılar için, sık sık güncellenen bir sürüm olan Debian Testing de vardır(Şu anki adı Bullseye). Adı ve niteliğine rağmen, kullanıcılara göre, Debian Testing çoğu zaman oldukça kararlıdır ve yuvarlanan bir sürüm olarak kabul edilebilir.

Debian’ın “Kararsız(Unstable)” adlı bir sürümü daha vardır. Debian Unstable sık sık güncellenir ve en son özellikleYri barındırır, bu da sistemin daha kırılgan olmasına neden olur.Bu sürüm, Debian’ın  sınanmasına yardımcı olan ve hata bildirmeye yardımcı olan kişiler için daha uygundur.Debian kararsız(Unstable) sürüm adın, Oyuncak Hikayesi(Toy Story)’de her zaman oyuncakları kıran çocuğun adı olan Sid’den almıştır.

2. Kararlılık

Kullanım amacınıza göre, kararlılık sizin için gerekli olabilir. Burada bilmeniz gereken, Ubuntu ve Debian’ın kararlılıkları arasında bazı farklılıklar bulunduğudur.

Ubuntu’nun sürüm döngüsü oldukça düzenli ve sürümler çoğunlukla gerçekten kararlıdır. Ara sıra karşılaşılan bazı sorunlar olsa da, bu çok sık yaşanan bir durum değildir. Ubuntu, sistem bozulursa bile, kullanıcıların çoğunluğunu etkileyen bir durum oluşturmayacak bir yapıya sahip olduğundan, kişisel kullanım için oldukça uygundur.

Debian, kaya gibi sağlamlığı(kararlılığı) ile bilinir. En son yazılıma/sürücülere ihtiyaç duymuyorsanız ve sisteminizin gerçekten kararlı/sağlam olmasına iktiyaç duyuyorsanız, Debian(Kararlı/Stable Sürüm) en doğru tercih olacaktır. Bununla birlikte, nispeten daha güncel bir sürüm istiyorsanız da Debian Testing’i tercih edebilirsiniz.

3. Geliştirme

Bu nokta her kullanıcı için önem arz etmese de, yine de önemlidir. Her iki dağıtımın geliştirme yöntemleri ve ekipleri farklıdır.

Debian tamamen topluluk güdümlü bir dağıtımdır. Tüm dünyadaki programcılar ve geliştiriciler tarafından korunur ve geliştirilir. Bu gelişme biçimi sürekliliği sağlar. Geliştiricilerden biri proje üzerinde çalışmayı bırakmaya karar verirse, başka bir geliştirici projeyi devam ettirebilir. Bu da Debian’da merkezi bir kontrol mekanizması bulunmadığı anlamına gelir.

Debian’ın hem topluluk temelli hem de çok başarılı olması ve yaygın olarak kullanılması, niteliğiyle ilgilidir.

Ubuntu’nu bir şirket tarafından(Canonical) geliştirilmesinin birtakım avantajları vardır. Belirli bir serbest sürüm döngüsüne, resmi bir destek hattına ve ayrıca özel yazılım/donanım desteğine sahiptir. Bu durum aynı zamanda bir riski de beraberinde getirebilir: Canonical, Ubuntu’nun aktif gelişimi için fişi her an çekmeye karar verebilir. Her ne kadar bu gerçekleşme olasılığı düşük bir ihtimal olsa da, böyle bir durumda bundan sadece aktif kullanıcılar değil, Ubuntu temelli  sürümler/dağıtımlar da etkilenecektir. Bu nedenle Linux Mint, Debian’a temelli, LMDE (Linux Mint Debian Edition) adlı paralel bir proje geliştirmektedir.

4. Yazılım Depoları

Ubuntu oldukça geniş bir yazılım deposuna sahiptir. Popülerliği nedeniyle, depolarında çok çeşitli yazılımlar barındırır. Ayrıca Ubuntu, sisteminize ek depolar eklemek için kullanılabilen PPA (Kişisel Paket Arşivi) özelliğine de sahiptir.

Bunun dışında Canonical, Linux dağıtımları için merkezi bir uygulama yayınlama ve yükleme platformu olarak görev yapacak olan Snapcraft üzerinde de çalışıyor. Tüm Linux dağıtımlarını desteklediğini söylese de, kullanıcılar tarafından şu an için Ubuntu tabanlı dağıtımlarla iyi uyum sağladığı vurgulanmaktadır.

En önemlisi, Ubuntu depolarında tescilli yazılımlar da barındırmaktadır. Bunlar, kaynak kodlarını açık olarak yayınlamayan şirketlerin donanım sürücülerinden oluşur ve sisteme donanım desteği ve işlevsellik avantajı sağlasa da, açık kaynak felsefesine inanan kullanıcılar bundan çok fazla hoşlanmayabiliyorlar.

Debian, depolarında yalnızca ücretsiz ve açık kaynaklı yazılımlara sahiptir ve çoğunlukla kullanıcılar için yeterlidir. Depolar iyi çalışır. İhtiyaç duyarsanız, tescilli yazılıma sahip depolar da ekleyebilirsiniz.

Debian, tıpkı Ubuntu gibi PPA’ları da destekler.

Depolarında açık kaynaklı yazılıma sahip olan Debian, kullanıcıları bu yönüyle de cezbeder. Nitekim bazı bazı kullanıcılar, yalnızca açık kaynağa bağlı bir kullanımı tercih edebiliyorlar.

5. Sistem Performansı

Debian ve Ubuntu’nun her ikisi de oldukça iyi performans gösterir ve donanım uyumluluğu konusunda çok fazla sıkıntı çıkarmazlar. Ubuntu kurulumla birlikte belirli ‘özellikleri’ vaat eden daha fazla yazılımla birlikte gelir. Diğer yandan Debian, varsayılan olarak yüklenmiş daha minimum yazılımlarla birlikte gelir. Bu da, Debian’ın temel bir kurulumla daha iyi performans göstermesini sağlar.

Ubuntu’da da, sistemi daha hafif hale getirmek için yazılımlar kaldırılabilir elbette, ancak sistem için hangi paketlerin gerekli olduğunu her kullanıcı bilemeyebileceğinden sorun çıkma ve sistemin kararlılığının bozulması olasılığı yüksektir.

6. Oyun

Eğer bir oyuncuysanız, muhtemelen en son yazılım, sürücüler ve donanım desteği öncelikli ilgi alanınızda olacaktır. Debian potansiyel olarak bunu sağlayabilir, ancak daha çok yazılımıların açık kaynak tarafına odaklandığından, her türlü yazılımın çalışmasını sağlaması bazı durumlarda sıkıntılı olabilir.

Buna karşın yukarıda belirtildiği gibi, Ubuntu, genellikle oyun için gerekli olan grafik sürücülerinden oluşan belirli tescilli paketleri de desteklemektedir.

7. Kurulum

Yükleme işlemi için Debian, Debian Installer’ı kullanır. Öte yandan, Ubuntu Ubiquity adlı bir yükleyici kullanır. (Bu yazının yazıldığı tarih itibariyle 22.10 sürümü için yeni bir yükleyici ufukta görünmektedir.)

Her iki yükleyici de grafik arabirim sağlar, ancak Debian Installer Ubiquity ile karşılaştırıldığında bazı ek seçenekler sunar. Bu, gelişmiş kullanıcılar için bir avantaj olabilse de, yeni başlayanlar için oldukça zorlayıcı da olabilir. Ancak, internette bolca kaynak bulunduğundan, çok ta endişe edilecek bir şey değildir.

8. Amaç

Her şeyden önce her iki dağıtımın da en çok ne için kullanıldığını bilmelisiniz. Herhangi bir dağıtım, dağıtımı kullanan topluluğa göre gelişim gösterir. Bu nedenle bir seçim yapmadan bilinçli olmak önemli bir husustur.

Ubuntu çok amaçlı bir dağıtımdır. Çok geniş bir kullanıcı tabanına sahip olması, her yönden geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu nedenle Ubuntu’nun neredeyse her kullanım senaryosuna uyarlanabilir bir yapısı vardır.

Debian tüm kullanımlara uyacak şekilde yapılandırılabilse de, istikrarı ve kararlılığıyla oldukça popülerdir. Ubuntu’da olduğu gibi her şey kolayca yapılandırılamayabilir. Basitçe söylemek gerekirse, Debian, daha fazla emek ve uğraş ister.

9. Masaüstü Ortamları

Debian için varsayılan masaüstü ortamı olarak GNOME sunulsa da, diğer ortamları da depolarından kolaylıkla yükleyebilirsiniz.

Ubuntu’nun ise, farklı masaüstü ortamları için farklı adlandırılmış dağıtımları vardır. Örneğin KDE’li Ubuntu Kubuntu, Xfce’li Ubuntu Xubuntu vb.

Bitirirken…

Ubuntu ve Debian… Her ikisi de harika dağıtımlardır. Yüzeysel olarak benzerlikler gösterseler de, derinliklerinde daha fazla farklılıklar barındırırlar. Sonuç olarak hangisini kullanmak isteyeceğinizi, kişisel tercihleriniz ve gereksinimleriniz belirleyecektir.

September 20, 2022

Debian’da Uçbirim(Terminal)’den Kablosuz Ağa Bağlanma

Debian’ı her zaman temel sistemleriyle kurup, daha sonra kendi zevke göre şekillendirmek bazıları için daha işlevsel ve kullanışlı gelebilir. Bunun için ilk olarak temel kurulum yapılır. Temel kurulumda internete kablo ile bağlanmak yerine kablosuz kurulum da tercih edilebilir.

Elbette temel sistem kurulumundan sonra( kablosuz kurulum yapıldıysa) internete çıkabilmek için bazı ayarlamalar yapmak gerekir.

Temel sistem kurulumu yapıldı, (uçbirim ekranında) login ekranına kadar gelindi, diyelim. Burada öncelile root(yönetici) girişi yapmak gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra;

1. iwconfig komutunu terminalde girerek kablosuz aygıtları görüntülüyoruz.

[email protected]:~$ sudo iwconfig

lo no wireless extensions.
eno1 no wireless extensions.
wlp2s0 IEEE 802.11 ESSID:"AirTies_Air5342"

Örnek çıktıda kablosuz aygıt wlp2s0, kablosuz ağ adı ise ESSID: “AirTies_Air5342” olarak görünüyor.

2. Şimdi aygıtımızı aktif ediyoruz.

[email protected]:~$ sudo ip link set wlp2s0 up

3. Etrafımızdaki kablosuz ağları tarıyoruz.

[email protected]:~$ sudo iwlist scan

4. Artık /etc/network/interfaces dosyasını düzenleyebiliriz. Önce dosyayı açıyoruz.

[email protected]:~$ sudo /etc/network/interfaces

Aşağıdaki şekilde düzenliyoruz.

# This file describes the network interfaces available on your system
# and how to activate them. For more information, see interfaces(5).
source /etc/network/interfaces.d/*
# The loopback network interface
#auto lo
#iface lo inet loopback
auto wlp2s0
iface wlp2s0 inet dhcp
wpa-ssid xxx
wpa-psk xxx

wpa-ssid ve wpa-psk için, xxx yerine kendi ağ adımızı ve kendi şifremizi yazıyoruz. Crtl+x kombinasyonuyla kaydedebiliriz.

5. Son olarak bağlantımızı aktifleştiriyoruz.

[email protected]:~$ sudo dhclient wlp2s0

Eğer halâ bağlantı sağlanmadıysa, yeniden başlatarak sonucu görebiliriz.

September 18, 2022

Debian 11 Bullseye’ye QCAD nasıl kurulur?

İki boyutlu (2D), GPL version 3 (GPLv3) lisanslı özgür, açık kaynak kodlu bir bilgisayar destekli çizim (CAD) uygulaması olan QCAD‘i Debian 11 “Bullseye” çalıştırdığınız bir bilgisayara kurmanız gerekirse, ne yapmalısınız? Yeni başlayanlar için güçlü ancak kullanımı kolay bir 2D CAD sistemi olarak tasarlanan QCAD, ileri düzey kullanıcılar için kapsamlı araç seçenekleri sunar. Modüler tasarımı ve genişletilebilir eklenti mimarisi, yeni özellikler eklemeyi ve QCAD’i özel ihtiyaçlara göre özelleştirmeyi kolaylaştırır. Bu yazıda, komut satırı aracı (terminal) üzerinden Debian 11 Bullseye’ye QCAD’i nasıl yükleyebileceğimizi ele alacağız.Bu tür işler yaparken, her zaman olduğu gibi, İlk olarak, çakışmaları önlemek ve mevcut tüm paketlerin güncel olduğundan emin olmak için sistemin güncellenmesi gerektiğini hatırlayalım. Bunun için, terminalden aşağıdaki komutu veriyoruz.


sudo apt update && sudo apt upgrade -y

Varsayılan olarak, QCAD Debian’da doğrudan kullanılamıyor, bu nedenle Alex P’nin bakımını yaptığı bir üçüncü taraf deposunun içe aktarılması gerekiyor. Bunu yapmak için aşağıdaki komutu veriyoruz:

sudo apt install dirmngr ca-certificates software-properties-common gnupg gnupg2 apt-transport-https curl -y

Depo paketlerinin gerçekliğini doğrulamak için GPG anahtarını da içe aktarmak gerekiyor. Bunu yapmak için aşağıdaki komut veriyoruz:

curl -fsSL https://notesalexp.org/debian/alexp_key.asc | gpg --dearmor | sudo tee /usr/share/keyrings/alexp_key.gpg > /dev/null

Son olarak, depoyu içe aktarmak için aşağıdaki komutu çalıştırmak gerekiyor:

echo 'deb [signed-by=/usr/share/keyrings/alexp_key.gpg] https://notesalexp.org/debian/bullseye/ bullseye main' | sudo tee -a /etc/apt/sources.list.d/alexp.list

Devam etmeden önce, yeni içe aktarılan PPA’yı yansıtmak için bir APT güncellemesi çalıştırmak gerekir:

sudo apt update

Şimdi kuruluma geçebiliriz:

sudo apt install qcad qcad-data

Yazılımı menüdeki simgesine tıklayarak açabileceğiniz gibi, terminale aşağıdaki komutu yazarak da açabilirsiniz:

qcad

İlk kullanımda, ölçüm birimi vb. gibi çalışmak istediğiniz bazı özellikleri girmeniz isteneceğini bilmeniz gerekir. Güncel olmak için terminalden aşağıdaki komutu verebilirsiniz.

sudo apt upgrade && sudo apt upgrade

Bu komut, APT paket yöneticisini kullanan diğer tüm paketlerin de güncelliğini sağlayacaktır. Artık uygulamaya ihtiyaç duymayan kullanıcılar, QCAD’i aşağıdaki komut ile kaldırabilirler:

sudo apt autoremove qcad qcad-data -y

Yazılımı tekrar kullanmayacak kullanıcılar, PPA’yı da kaldırabilirler:

sudo rm /etc/apt/sources.list.d/alexp.list

September 15, 2022

Arch Linux Dağıtımının Kısa Tarihçesi

Çoğu Linux dağıtımı, kullanım kolaylığı ile ünlüdür ve kurulumla birlikte, çok fazla çaba harcamadan çalışmanıza yardımcı olacak önceden yüklenmiş uygulamalarla gelir.

Bu dağıtımların aksine Arch Linux, farklı bir felsefeyi benimseyen bir Linux dağıtımıdır. Eyleme yönelik, uygulamacı bir yapısı vardır ve her şeyi ayarlamak için yüksek düzeyde beceri gerektirir.

Intel’in x86_64 mimarisi için tasarlanan Arch Linux, ücretsiz ve açık kaynak kodlu, orta ile ileri düzey kullanıcılar için tasarlanmış, genel amaçlı bir işletim sistemidir.

Varsayılan olarak, kullanıcının yalnızca gerekli olanı yüklemesine ve yapılandırmasına imkan veren temel bir sistem sağlar. Bu, özellikle grafik kurulumlarla birlikte gelen yazılım şişkinliğinden kaçınmaya imkan verdiği için kullanışlıdır.

Arch Linux, yuvarlanan sürümdür(rolling release) modelini benimsemiştir. Yani yeni sürümlerin büyük sürümleri yoktur. Paketler sürekli olarak güncellenir ve düzenli aralıklarla kullanıma sunulur.

Şimdi gelin Arch Linux’un tarihine kısaca bir göz atalım.

Arch Linux’un Tarihi

Arch Linux, deneyimli Linux kullanıcıları için oluşturulmuş, x86_64 mimarisi için tasarlanmış hafif bir Linux dağıtımı olan CRUX’tan ilham almıştır.

Judd Vinet, Arch Linux projesini Mart 2002’de başlattı. x86_64 için ilk kurulum ISO’su Nisan 2006’da yayınlandı. Bu ilk ISO sadece 32-bit CPU’lar içindi.

Vinet, Arch Linux projesini, Aaron Griffin’e devrettiği 1 Ekim 2007’ye kadar yönetti. Ağustos 2012’de, “Init sistemiSysV-Init‘ten systemd‘ye geçiş yaptı ve bu, daha sonra modern Linux dağıtımlarının çoğunda olduğu gibi, Arch Linux yeni kurulumları için varsayılan “Init sistemi” haline geldi.

Ocak 2017’de, Şubat 2017 ISO’nun yayınlanmasıyla birlikte i686 desteği kaldırıldı.

Paket Yönetimi

Halihazırda Arch Linux yalnızca x86_64 platformunu desteklemektedir. Arch paket depoları ve Kullanıcı Deposu (AUR), 50.000’den fazla kaynak ve ikili paket barındırır.

Pacman paket yöneticisi, Arch Linux için varsayılan paket yöneticisidir ve resmi depolardan veya kullanıcının kendi derlemelerinden paketleri yükleme, kaldırma ve güncelleme gibi tüm paket yönetimi görevlerini yerine getirir.

Ek olarak, AUR yardımcıları(AUR helpers) ve GUI tabanlı bir paket yöneticisi olan Pamac gibi diğer paket yöneticileri de kurulabilir.

Arch Linux Depoları

Arch Linux aşağıdaki ikili depoları sağlar:

  • Core – Bu depo, temel bir sistem kurmak için gereken tüm paketleri içerir.
  • Extra – Bu depo, temel sistem tarafından ihtiyaç duyulmayan paketleri içerir. Bunlara masaüstü ortamları ve diğer ek programlar dahildir.
  • Community – Bu depo, topluluk tarafından oluşturulan ve onaylanan paketleri içerir. Bunlar popüler olan ve topluluk tarafından güvenilen yazılım paketleridir.
  • Multilib – Bu depo, 64 bit ortamda 32 bit uygulamalar için destek sağlayan, x86-64 kullanıcıları için merkezi bir yazılım havuzudur.

Ayrıca Arch Linux, Test depoları da sunar. Bu depolar, paketlerin ana depolara alınmasından önce bir test ortamı sağlamayı amaçlar.

Aşağıda mevcut test havuzlarının bir listesi bulunmaktadır:

  • Testing – Core veya Extra depolar için aday olan paketleri içerir. Bu depolara girecek olan tüm paketlerin yolu Testing deposundan geçer. Test deposu, hata verme ihtimali olan ve bu nedenle kapsamlı bir şekilde test edilmesi gereken yeni paketler için de ideal bir ortamdır.
  • Community-Testing – Topluluk deposuna yönelik paketleri test etmeye yöneliktir.
  • Multilib-Testing – Multilib deposuna girmeye aday olan paketleri test için tasarlanmıştır.

Ayrıca, GNOME ve KDE masaüstü ortamlarının en son sürümlerini sağlayan iki ek havuz bulunur:

  • gnome-unstable – GNOME masaüstü ortamının bir sonraki kararlı sürüm adayı için test paketlerini içerir.
  • kde-unstable – KDE Plasma ve uygulamalarının en son sürüm adayını veya Beta sürümünü içerir.

Bitirirken…

Bu yazıda, Arch Linux tarihinin kısa bir özetini ele aldık. Daha da fazlası… Paket yönetimi ve resmi depolar dahil olmak üzere Arch Linux’u oluşturan bazı temel unsurlara göz attık.

Başka dağıtım tarihçelerinde buluşmak dileğiyle.

September 14, 2022

Linux Kullanmanın Avantajları ve Dezavantajları

Linux’un avantajlarını ve gerçekten denemeye değer olup olmadığını merak ediyor musunuz?

O halde gelin, bu yazıda Linux’un olası çeşitli avantaj ve dezavantajlarına bir göz atalım.

Başlamadan önce, Linux’un kendi başına bir işletim sistemi olmadığını bilmelisiniz.(1),(2) İşletim sistemlerine Linux dağıtımları(3) denir ve yüzlercesi vardır.(4),(5) Bu yazıda basitlik açısından, belirli bir Linux dağıtımı yerine Linux işletim sistemi olarak ele alacağız.

Linux Kullanmanın Avantajları

1- Lisans satın almanıza gerek yoktur

macOS kullanmak için bir Apple cihazına, Microsoft’un Windows’unu kullanmak için bir Windows lisansına sahip olmanız gerekir. Bu nedenle, bu seçenekler için biraz harcama yapmanız gerekir.

Peki ya Linux için? Bunların hiçbirine ihtiyacınız yoktur, zira Linux tamamen ücretsizdir.

Ücretsiz olan yalnızca işletim sisteminin kendisi değildir. Zira Linux’ta ücretsiz olarak sunulan birçok yazılım paketi vardır.

Her Linux dağıtımını bir lisans ücreti ödemeden deneyebilirsiniz. Tabii ki, projeyi desteklemek için bağış yapabilirsiniz, ancak bu da size kalmış.

Ek olarak, Linux tamamen açık kaynaklıdır. Yani herkes kaynak kodunu inceleyebilir, değiştirebilir, dağıtabilir.

2- Minimum sistem kaynaklarıyla çalışabilir

Linux eski bir bilgisayara veya eskiyen bir bilgisayara yeniden can verebilir.

Ve söz konusu Linux olduğunda, dağıtımlar her türlü uygun donanım yapılandırmalarında çalışabilirler. En yeni veya en güçlü bir sisteme sahip olmanıza gerek yoktur. Ayrıca, eski donanımlarda sorunsuz çalışacak şekilde uyarlanmış özel, hafif Linux dağıtımları vardır.

Yani, Linux ile eski sisteminizi canlandırmak veya iyi bir performans gösteren bir bilgisayar elde etmek için oldukça bol seçeneğe sahipsinizdir.

3- Kötü amaçlı yazılımlarla başı daha az derde girer

Kötü amaçlı yazılımlar söz konusu olduğunda,  hiçbir işletim sistemi tamamen güvenli değildir. Bilinmeyen bir kaynaktan bir şey indirir ve çalıştırırsanız, güvenliğini garanti edemezsiniz.

Ancak, işler Linux açısından biraz daha iyidir. Linux için endişelenecek çok şey yok. Ancak “henüz” yok!

Kötü niyetli aktörler, daha çok popüler platformları hedeflerler ve Linux’un şimdilik hedef olacak kadar büyük bir pazar payı yok. Bu bir bakıma bakıma iyi bir şey bile olabilir.

Tek yapmanız gereken resmi depolara ve bu depolardaki yazılım paketlerine sadık kalmak.

Ve… Linux’ta kötü amaçlı yazılımlardan korunmak için bir virüsten koruma programına ihtiyacınız yoktur. Yine de, “henüz”!

4- Özelleştirme özgürlüğü

Linux ile, deneyiminizi istediğiniz kadar özelleştirme özgürlüğüne sahip olursunuz.

Bu konuda herhangi bir deneyiminiz olmasa bile, işletim sisteminizde macOS ve Windows’a kıyasla daha fazla özelleştirme özelliği elde edersiniz.

Deneyiminizi kişiselleştirmek ve bu konuda çalışmak istiyorsanız, Linux tam size göre.

5- Herkes için bir seçenek var

macOS veya Windows tarafında, Microsoft veya Apple tarafından nihai olarak size sunulan tasarım/tercih seçenekleriyle sınırlandırılırsınız.

Ancak Linux’ta, çok farklı ve çeşitli şeylere odaklanmaya çalışan Linux dağıtımları bulacaksınız.

Örneğin, her zaman en son özellikleri almaya odaklanan bir Linux dağıtımını tercih edebileceğiniz gibi, bunun tam tersini, yani size yalnızca güvenlik/bakım güncellemelerini sağlayan bir dağıtımı seçebilirsiniz.

Kurulur kurulmaz güzel görünen veya çılgın özelleştirme seçenekleri sunan bir şeyler de bulabilirsiniz.

Linux’ta seçenekleriniz bitmez!

6- Eksiksiz geliştirme ortamı

Bir yazılım geliştiricisi veya kodlama öğrenen bir öğrenciyseniz, Linux’un kesinlikle avantajı vardır: Yapı araçlarının çoğu mevcut ve Linux’a entegre edilmiştir.

Mesela Docker ile kolayca özel bir test ortamı oluşturabilirsiniz.

Bunu bile Microsoft, geliştiricilere Windows içinde Linux ortamlarına erişim için WSL’yi oluşturdu. Yine de WSL, tam olarak bir gerçek Linux deneyimi sunamıyor. Aynısı Windows’ta Docker kullanmak için de geçerli.

Burada dürüst olmak gerekirse, aynı şey web tasarımı tarafında söylenemez, çünkü gıpta edilen Adobe araçları henüz Linux’ta mevcut değil. Ancak işiniz için Adobe’a ihtiyacınız yoksa, Linux oldukça iyi bir seçimdir.

7- Linux öğrenmek, sahip olunması gereken bir beceridir!

Linux size sistemin işleyişi hakkında fikir verir, bilgi kazandırır.

Bir işletim sisteminde işlerin nasıl yürüdüğünü onu keşfederek ve özelleştirerek, hatta sadece kullanarak öğrenirsiniz. Sonuçta, herkes Linux kullanmayı bilmiyor.

Linux kullanarak, yazılım ve bilgisayar bilgisi kazanmak ve geliştirmek harika bir beceri olabilir.

8- Linux, talep gören bir iş alanı sağlayabilir

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, Linux bilgisine sahip olmak büyük bir beceridir. Zira, sadece bilginizi genişletmekle sınırlı kalmaz, aynı zamanda profesyonel olarak da faydalıdır.

Kendini geliştiren bir kullanıcı, Linux sistem yöneticisi veya güvenlik uzmanı olarak çalışabilir ve Linux’un temellerini öğrenerek diğer birçok rolü üstlenebilir.

Bu nedenle, Linux öğrenmek bir dizi fırsatın kapısını açar!

9- Gizlilik dostudur

En yeni Windows’u, bir Microsoft hesabı olmadan kullanamazsınız. Ve Windows’u kurduğunuzda, bir dizi hizmet ve uygulamadan verilerinizi izlemeye çalıştığını göreceksiniz.

Bu tür ayarları bulup devre dışı bırakabilseniz elbette, ancak Windows’un varsayılan olarak gizliliğinizi göz ardı edecek şekilde yapılandırıldığı açıktır.

Linux’ta durum böyle değildir. Bazı uygulamalar/dağıtımlar, faydalı bilgileri onlarla paylaşmanıza izin veren isteğe bağlı bir özelliğe sahip olsa da, Linux’ta çoğu şey, hiçbir şeyi yapılandırmanıza gerek kalmadan size varsayılan olarak maksimum gizlilik sağlayacak şekilde düzenlenmiştir.

Öte yandan Apple ve Microsoft, bilgisayarınızdan anonim kullanım verilerini toplamak için akıllı taktikler kullanır. Bazen, kendi uygulama mağazalarında ve siz hesabınız üzerinden oturum açmışken etkinliklerinizi kaydederler.

10- “Kendin yap projeleri” ve “Kendi kendine barındırma”

İçinizde bir tamirci var mı? Elektronik veya yazılım projeleri yapmaktan hoşlanıyorsanız, Linux sizin için cennettir.

Linux’u Raspberry Pi gibi bilgisayarlarda kullanabilir, retro oyun konsolları, ev otomasyon sistemleri gibi harika şeyler yaratabilirsiniz.

Ayrıca açık kaynaklı yazılımları kendi sunucunuzda dağıtabilir ve bakımını yapabilirsiniz. Buna kendi kendine barındırma denir ve aşağıdaki avantajlara sahiptir:

  • Barındırma maliyetlerini azaltır.
  • Verilerinizin kontrolünü elinize almanızı sağlar.
  • Uygulamayı/hizmeti gereksinimlerinize göre özelleştirirsiniz.

Açıkçası, tüm bunları ya doğrudan Linux’ta ya da onun üzerine inşa edilmiş araçlarla yapabilirsiniz.

Linux’un Kullanmanın Dezavantajları

Elbette Linux kusursuz bir seçim değildir. Her şeyde olduğu gibi, Linux’un da bazı dezavantajları var.

1- Öğrenme eğrisi

Örneğin, Windows/macOS kullanan bir kullanıcı Linux’a bu kadar çabuk alışamayabilir.

Bazı kullanıcılar daha hızlı anlayabilir ve adapte olabilir, kabul, ancak genel olarak, Linux dünyasına adım attığınızda, öğrenme konusunda biraz çaba sarf etmek için istekli olmanız gerekir.

2- Dağıtımların çeşitliliği

Genelde yeni başlayanlar için hazırlanmış en iyi Linux dağıtımlarının kullanması önerilse de, ilk başta neyi seveceğinizi bulmak zaman alacaktır ve bunaltıcı olabilir.

Sizin için en iyisinin hangi dağıtım olduğunu bulmak için denemeler yapmanız gerekir, bu da kafa karışıklığına yol açabilir.

3- Masaüstü alanında pazar payının düşüklüğü

Linux popüler bir masaüstü işletim sistemi değildir. Bu konu kullanıcıyı endişelendirmemelidir. Ancak, önemli bir pazar payına sahip olmadan, uygulama geliştiricilerinin Linux için araçlar yapmasını bekleyemezsiniz.

Artık, Linux için her zamankinden daha fazla sayıda temel ve popüler araç var olsa da iyi araçların tümü Linux’ta çalışmıyor.

3- Tescilli yazılım eksikliği

Bir önceki maddede bahsettiğimiz gibi, her heliştirici araçlarını/uygulamalarını Linux’a uyarlamakla ilgilenmez. Bu nedenle, Windows/macOS için olan tüm iyi tescilli araçları/uygulamaları bulamayabilirsiniz. İsterseniz de Windows/macOS programlarını Linux’ta çalıştırmak için bir emülatör kullanabilirsiniz.

Yine de, bunun da işe yaramadığı durumlar olabilir.

4- Oyun öncelikli bir işletim sistemi değil

Bilgisayarınızda oyun oynamak istiyorsanız, Windows hala en iyi seçenek olmaya devam ediyor.

Linux söz konusu olduğundaysa, net bir cevap için birçok “eğer” ve “ama” var.

Linux’ta birçok modern oyun oynayabilecek olsanız da, bazı donanım yapılandırmalarında tutarlı bir deneyim elde edemeyebileceğinizi unutmayın.

Steam gibi platformlar oyunların Linux’ta daha iyi çalışmasını sağlamak için çabalıyor. Muhakkak ki yakın gelecekte daha da iyileşecek. Bu nedenle, en sevdiğiniz oyunları Linux’ta denemek için biraz çaba gösterebilirseniz, hayal kırıklığına uğramayabilirsiniz.

5- Profesyonel teknik destek eksikliği

Herkes ihtiyaç duymayabilir belki ama, kullanıcıları uzaktan yönlendirebilecek/sorunları çözebilecek teknik destek seçenekleri güzel olur.

Linux’ta bu eksikliği topluluklar gidermeye çalışıyor. Yalnız topluluk desteği profesyonel teknik destek hizmetleri kadar sorunsuz olmayabiliyor.

Çoğu zaman bir sorunla karşılaşıldığında, bununla öncelikle kendi başınıza başetmek zorunda kalabilirsiniz ki, herkes bundan hoşlanmayacaktır.

Bitirirken…

Bu yazının yazarı öncelikle bir Linux kullanıcısıdır, ama gerektiği yerde Windows da kullanır. Tercihini Linux’tan yana yapmış olsa da, tarafsız olmaya çalışarak Linux’un size uygun olup olmadığına karar verebilmeniz için yeterince ipucu verdiğinii düşünüyor.

Linux’u denemek istiyorsanız ve daha önce hiç kullanmadıysanız, küçük adımlar atarak başlayın ve Linux’u önce sanal bir makinede kullanın. Bunun için öncelikli tavsiye, kullanım kolaylığı, gelişmiş yapılandırma seçeneği ve desteklediği dağıtımların fazlalığıyla VitualBox olacaktır.

September 10, 2022

Xfce’i Favori Masaüstü Ortamınız Olarak Kullanmanız İçin En İyi 10 Neden

Yıllardır kullandığınız işletim sistemini bırakarak Linux’a geçmek… Başlangıç için biraz zorlayıcı olabilir.Çünkü aralarından seçim yapabileceğiniz yüzlerce Linux dağıtımı var.Bu da yetmezmiş gibi GNOME, KDE, Xfce, Cinnamon, MATE gibi bir çok masaüstü ortamı mevcut. Bu yazı, popüler ve hafif masaüstü ortamlarından biri olan Xfce’yi konu edinmektedir.

Masaüstü ortamlarıyla ilgili İrdelemeler’imizde KDE ve Cinnamon için en iyi 10 nedene değinmiştik.Bu makale de, Xfce’i masaüstü ortamınız olarak kullanmanız için en iyi on nedene değiniyor.
Xfce masaüstü ortamı, Linux dağıtımları için kullanıma sunulan en eski GUI tabanlı masaüstü ortamlarından birisidir.Başlangıç yılı 1996’dır.Bazı çok belirgin özelliklere sahiptir.Bunlardan en göze çarpanları sadeliği ve hafifliğidir.

Halen aktif olarak geliştirimeye devam edlen Xfce, masaüstü ortamları arenasındaki en önemli masaüstü ortamlarından biridir. Buna rağmen Xfce, GNOME veya KDE gibi diğer önemli masaüstü ortamlarına nazaran daha az ilgi görüyor.Birçok kullanıcı ‘eski’ göründüğünü düşünüyor ve uzak duruyor.Bu kısmen kabul edilebilir belki ama, küçük dokunuşlarla oldukça ‘modern’ bir görünüme kavuşturulabiliyor.

1. Sadelik

Xfce yıllar içersinde sadelikle eş anlamlı hale geldi. Elbette buradaki ‘sadelik’ kavramı minimallikten çok, işleri halletmenin çok daha rahat olduğu anlamındadır.Kullanıcılar istediklerini bulmak ve yapmak için ayrıntılar içinde kaybolmuyorlar.Örneğin Ayarlar Yöneticisi, diğer tüm büyük masaüstü oertamları arasında en iyisi olarak gösterilebiir.Basittir ve iyi kategorize edilmiştir.Benzer şekilde, Xfce’in diğer tüm bileşenleri de çok iyi yapılandırılmıştır.

2. Hafiflik

Xfce’nin bir başka popüler ve önemli yönü de hafif yapısıdır.Oldukça küçük bir pakettir ve çoğu durumda da sistem kaynağı tüketme konusunda oldukça cimridir.

3. Performans

Şimdi, bi üst maddede bahsi geçen sistem kaynağı tüketme konusunda cimriliğinin doğal sonucu olarak, Xfce çoğu donanımda çok iyi performans gösterir.Hızlı, duyarlı ve iş bitirici… Biraz deneme ve deneyimden sonra, kullanıcılar sistemihızlı bir şekilde kullanabilirler ve optimum üretkenlikten yararlanabilirler.Boşta (veya düşük aktivitelerde) CPU kullanımı çok azdır.

4. Modülerlik

Xfce’nin tamamen modüler bir yapıdadır.Sistemin elemanlarının çoğu ayrıdır, bu da sistemi çok daha yapılandırılabilir hale getirir.Örneğin, varsayılan pencere yöneticisi Xfwm’dir; yapılandırma sistemi Xfconf, masaüstü yöneticisi Xfdesktop ve oturum yöneticisi Xfce4-session… Tüm bileşenlerin ayarları, Ayarlar Yöneticisi’nde bir araya getirilmiştir.

Xfce ekibinin kendi ifadesiyle:

“Xfce, UNIX’in geleneksel modülerlik ve yeniden kullanılabilirlik felsefesini somutlaştırıyor.Modern bir masaüstü ortamından bekleyebileceğiniz tam işlevselliği sağlayan bir dizi bileşenden oluşur. Ayrı olarak paketlenirler ve en uygun kişisel çalışma ortamını oluşturmak için mevcut paketler arasından seçim yapabilirsiniz.”

5. Yapılandırılabilirlik

Xfce, yapılandırılabilirlik açısından mükemmeldir.Arabirimden donanım tercihlerine kadar, her şey kolayca ayarlanabilir.Ayarlar Yöneticisi gereken hemen her şeyi kapsar.Görünüm gelince…Çeşitli simge temaları ve sistem temaları ve daha fazlası için https://www.xfce-look.org kullanıma hazırdır.

6. Kararlılık

Xfce projesi kararlıdr.Sistemin kullanımı genel olarak oldukça sıkıntısızdır. Masaüstü ortamının tüm bileşenleri, kullanıcılara sorunsuz bir deneyim sağlamak için birlikte çok iyi çalışırlar.

7. Panel

Xfce’in en belirgin özelliklerinden biri panelidir. Xfce ekibi tarafından sağlanan birkaç eklenti ile son derece yapılandırılabilir bir yapıya sahiptir.Panelin genişliği ve yüksekliği değiştirilebilir ve kullanıcılar istedikleri gibi ekrana yerleştirilebilirler.Eğer canınız istiyorsa paneli ekranın ortasına bile yerleştirebilirsiniz.

İstediğiniz sayıda panel de ekleyebilirsiniz.Varsayılan olarak, Xfce’in zaten sağladığı panellerden biri ekranın altına yerleştirilmiştir.

Bazı panel eklentileri CPU Graph eklentisi, Çalışma alanı eklentisi, Notes eklentisi, Pomodoro eklentisi, Çalışma alanı eklentisi olarak sıralanabilir.

8. Entegrasyon

Xfce üzerine yüklediğiniz programlar, hangi orijinal masaüstü ortamı için geliştirildiğine veya Qt veya GTK olmasına bakılmaksızın iyi görünür.Tüm GTK programları kusursuz çalışırken, Qt programlarında küçük sorunlar çıkabilir.Bu durumda da, özellikle  Qt uygulamalarının teması ve yapılandırması için Kvantum gibi bazı programlar kullanılabilir.

9. Kolay Onarım

Kim olursanız olun, bir işletim sistemi kullanırsanız, çok kararlı bir dağıtımda inanılmaz derecede düzenli olmadıkça, muhtemelen bir kez kırılacaktır. Belki bir güncelleme veya belki de kullanıcı tarafından yapılan bir hata nedeniyle. Diğer DE’lerde, çoğu şey birbirine entegre edilmiştir. Örneğin, uygulama menüsünü kırırsanız, büyük olasılıkla tüm DE’yi yeniden yapılandırmanız gerekecektir. Xfce’de belirttiğimiz gibi, işler modülerdir. Menü bozulursa, yeniden yükleyin! Bunu yapmak oldukça basit.

10. Xfce Bileşenleri

Son maddede Xfce’in genel özelliklerinden bileşenlere geliyoruz.Bileşenler bir masastü ortamının parçalarıdır ve masaüstü ortamı hakkında konuşurken bunları da dikkate alınması gerekir.
Xfce bileşenlerinin bazıarına bakalım.

  • Thunar (Dosya Yöneticisi):  Xfce’nin varsayılan dosya yöneticisi Thunar olarak adlandırılır ve oldukça yetenekli bir programdır. Basit özelliklere sahiptir, kararlıdır ve tüm temel özelliklere sahiptir.
  • Xfce-Terminal (Terminal):  Xfce-terminal mükemmel bir işlevselliğe sahiptir.
  • Mousepad (metin editörü):  Mousepad hızlıdır ve iyi iş görür.Renk temasını, yazı tipi stilini, aramaları vb. değiştirmek için temel özelliklere sahiptir.

Xfce Kullanan Linux Dağıtımları

Yukarıda saydığımız nedenler sizi XFCE masaüstünü denemek için yeterince heyecanlandırdıysa, Manjaro XFCE Edition, Linux Mint Xfce, Linux Lite, MX Linux, Xubuntu, Fedora Xfce Spin ve Zorin OS dahil olmak üzere seçebileceğiniz birkaç harika Linux dağıtımı var.Tüm bunlar XFCE’yi denemek için mükemmel seçimlerdi

Bitirirken…

Xfce genel olarak büyük bir masaüstü ortamdır.Çok kararlı, özellik dolu bir deneyim vaat eder.Özelleştirme seçenekleri yüksektir ve kişiselleştirme için mükemmel esneklik/yapılandırma sunar.Ne yazık ki, Xfce’nin gelişiminin son zamanlarda çok ta aktif olmadığı görülebiliyor.Ekibin tekrar destek bulması ve gelecekte daha fantastik bir ilerleme göstermesi en büyük dileğimdir.

September 06, 2022

Manjaro ile Arch Linux Ne Kadar Farklı veya Ne Kadar Benzer ? Hangisi Daha İyi ?

Manjaro veya Arch Linux…

Manjaro Arch Linux tabanlı madem, Arch’dan farkı ne? Bu karşılaştırma yazısında Arch ve Manjaro’nun farklılaştığı yönlere bakacağız.

Kullanıcı dostu Linux dağıtımlarının çoğu Ubuntu’yu temel alır. Linux kullanıcıları daha fazla deneyim kazandıkça, çoğunlukla Arch Linux’un etki alanındaki daha gelişmiş dağıtımlara geçiş yaparlar.

Arch Linux’un etki alanında iki dağıtım hakimdir: Arch Linux’un kendisi ve Manjaro. Başka Arch tabanlı Linux dağıtımları da var elbette, ancak hiçbiri bu ikisi kadar popüler değil.

Peki, Manjaro ve Arch Linux, ne kadar farklı veya ne kadar benzer?

Bu iki dağıtımın, sadece çeşitli noktalarda farklılıklara odaklanmakla birlikte aynı zamanda temel benzerlikler taşıdıklarını da unutmayalım. Her ikisi de yuvarlanan dağıtım döngüsünü takip eden dağıtımlardır, ancak aynı türden değildirler. (“Körü Körüne Yuvarlanmayan” Yuvarlanan Dağıtım Manjaro Kullanmak İçin On Neden)

Arch ve Manjaro’da, Ubuntu veya Fedora veya diğer bazı dağıtımlada olduğu gibi sistematik bir “sürüm döngüsü” yoktur. Arch veya Manjaro sisteminizi güncel tumakla, her zaman işletim sisteminin ve yazılım paketlerinin en son sürümüne sahip olmuş olursunuz.

Yeni, sıfırdanbir kurulum yapmayı planlıyorsanız, hem Manjaro’nun hem de Arch’ın kurulum ISO’larını düzenli olarak güncellediğini bilmelisiniz. Her yayınlanan ISO dosyası sayesinde paketlerin yayınlanmış en son sürümleri elde edilmiş olur ve kurulumdan sonra hemen güncelleme ihtiyacı oluşmaz.

Ancak, Arch ve Manjaro’nun yuvarlanan sürüm modeli arasında bir fark var.

Manjaro’nun, topluluk tarafından sürdürülen Arch User Repository (AUR) dışında kendi bağımsız depoları da bulunur. Bu depolar, Arch tarafından sağlanmayan yazılım paketlerini içerir. Resmi Arch depoları tarafından sağlanan yazılım paketleri ise, genellikle Arch’dan yaklaşık iki hafta sonra, kapsamlı bir şekilde test edilerek (ve gerekirse yamalanarak) Manjaro’nun kendi kararlı depolarına girer ve kullanıma sunulur.

Bu test sürecinin doğal bir sonucu olarak, Manjaro Arch Linux’tan daha kararlı ve sorunsuz bir şekilde yoluna devam eder.

Paket Yönetimi: Pacman ve Pamac

Hem Arch hem de Manjaro, C dilinde kodlanmış, uygulamaları paketlemek için .tar kullanan, Pacman adlı, komut satırı tabanlı paket yönetim aracıyla birlikte gelir. Diğer bir deyişle, her iki dağıtımdaki paketleri yönetmek için aynı pacman komutlarını kullanabilirsiniz.

Pacman’e ek olarak, Manjaro, Manjaro’ya kolayca yazılım yüklemek için Pamac adlı bir GUI uygulaması da geliştirdi. Bunun Manjaro’yu Arch’dan daha kolay bir hale getirdiği muhakkaktır.

Pamac’ı Arch Linux’ta da AUR depolarından yükleyerek kullanabileceğinizi, ancak aracın Manjaro’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu unutmayın.

Manjaro Donanım Algılama Aracı (MHWD)

Pamac, Manjaro ekibi tarafından kullanıcılarına yardımcı olmak için geliştirilen tek GUI aracı değildir. Manjaro ayrıca donanım algılama ve onlar için sürücü önermek için özel bir araca da sahiptir.
Bu donanım algılama aracı, Manjaro’nun topluluk tarafından sevilmesinin ana nedenlerinden biri olabilecek kadar kolay ve kullanışlıdır.

Sürücü Desteği

Hepimizin bildiği gibi, Linux’un kanayan yararlarıdan biri ekran kartı sürücüleridir. Manjaro, ekran kartı(GPU) sürücüleri için mükemmel bir destek sunar.

Manjaro kurulumda, açık kaynaklı (ücretsiz) veya açık kaynaklı olmayan (ücretsiz olmayan) grafik sürücüsü kurulumuyla ilgili seçenekler sunar. “Ücretsiz olmayan” seçeneğini seçtiğinizde, grafik kartınızı otomatik olarak algılar ve ona en uygun sürücüyü yükler. Böylece GPU kurulumdan sonra çalışır hale gelir.

Donanım algılama aracı(MHWD) sayesinde, Manjaro’yu kurduktan sonra da grafik sürücüsünü kurmak gayet kolaydır.

Ve Nvidia Optimus ekran kartlı (Hibrit GPU) bir sisteminiz varsa, Manjaro ile uyumlu bir şekilde çalıştırabilirsiniz, zira bunun için bir çok seçeneğe sahipsiniz.

Arch Kullanıcı Depolarına (AUR) Erişim

Arch User Repository (AUR), Arch tabanlı Linux dağıtımları kullanıcıları için, topluluk odaklı, topluluk üyelerinin yeni paketleri düzenlemek ve paylaşmak ve popüler paketlerin topluluk havuzuna dahil edilmesini hızlandırmaya yardımcı olmak amacıyla oluşturulmuş bir depodur.

Resmi depolara giren çok sayıda yeni paket yolculuğuna AUR’dan başlar. AUR’da, kullanıcılar kendi paket yapılarına (PKGBUILD ve ilgili dosyalar) katkıda bulunabilirler.

AUR’u hem Arch Linux hem de Manjaro’da kullanabilirsiniz.

Masaüstü Ortamları

Herhangi bir Linux dağıtımında, neredeyse tüm masaüstü ortamlarını kullanabilirsiniz. Arch ve Manjaro da bunlardan farklı değildir.

Varsayılan Arch ISO dosyası herhangi bir masaüstü ortamı içermez. Örneğin, Arch Linux’a KDE kurmak istiyorsanız, ya Arch Linux’u kurarken ya da daha sonra indirip kurmanız gerekecektir.

Manjaro ise Xfce, KDE ve GNOME gibi masaüstü ortamları için farklı ISO dosyaları sağlar. Manjaro topluluğu ayrıca MATE, Cinnamon, LXDE, LXQt, OpenBox ve daha fazlası için ISO dosyaları geliştirir ve sunar.

Yükleme Prosedürü

Manjaro, Arch Linux’a dayalıdır ve Arch uyumludur, ancak bir Arch Linux değildir. Grafiksel bir yükleyiciye sahip önceden yapılandırılmış bir Arch sürümü bile değildir.

Arch Linux, kurulumundan itibaren alışılagelmiş bir konfor ve kolaylık sunmuyor. Bu yüzden çoğu insan daha kolay bir şeyleri tercih ediyor. İşte Manjaro size bu kolaylığı sağlıyor ve deneyimli veya uzman bir kullanıcı olma yolunda sizi destekliyor.

Belgelendirme ve Destek

Hem Arch hem de Manjaro’nun kendi kullanıcılarına yardımcı olmak için kendi wiki sayfaları ve destek forumları vardır.

Manjaro’nun dokümantasyon için iyi bir wiki‘si olsa da, Arch wiki bu konuda tamamen farklı bir klasmanda yer alır. Arch Linux’un her yönüyle ilgili ayrıntılı bilgiyi Arch wiki’de bulabilirsiniz.

Hedef Kitle

Temel fark Arch’ın, belge okumaya ve kendi sorunlarını çözmeye istekli olan, “kendin yap” tarzını benimsemiş kullanıcıları hedeflemesidir.

Öte yandan Manjaro, çok ta tecrübeli olmayan veya işletim sistemini kurmak için zaman harcamak istemeyen Linux kullanıcılarını hedefler.

Bitirirken…

Bazı insanlar genellikle Manjaro’nun, Arch’ı kuramayanlar için olduğunu söylese de, bu çok ta doğru olarak kabul edilemeyebilir. Neticede herkesin Arch’ı sıfırdan kurmak ve yapılandırmak için fazla zamanı olayabilir.

Manjaro kesinlikle bir canavar, ama Arch’dan çok farklı bir canavar. Hızlı, güçlü ve her zaman güncel olan Manjaro, bir Arch işletim sisteminin tüm avantajlarını sunmasının yanında, özellikle hem yeni başlayan hem de deneyimli kullanıcılar için kararlılık, kullanıcı dostu olma ve erişilebilirliğe vurgu yapar.

Manjaro, minimalist olma konusunda Arch Linux kadar ileri gitmiyor. Arch ile her şeye sıfırdan başlar ve tüm ayarlarını manuel olarak yaparsınız. (İnsanların Arch Linux tutkusunun nedeni tam olarak budur!)

Varsayılan Arch yüklemesi tamamlandığında, komut satırından çalışan bir Arch Linux’unuz olur. Grafiksel bir masaüstü ortamı mı istiyorsunuz? Devam edin, çünkü aralarından seçim yapabileceğiniz çok şeçeneğiniz mevcuttur. Birini seçin, kurun ve yapılandırın. Özellikle Linux’ta yeniyseniz, bunu yapmakla çok şey öğrenirsiniz. Bu sayede, sistemin nasıl bir araya geldiği ve her şeyin neden bu şekilde kurulduğu/çalıştığı konusunda mükemmel bir deneyime sahip olursunuz.

September 04, 2022

“Körü Körüne Yuvarlanmayan” Yuvarlanan Dağıtım Manjaro Kullanmak İçin On Neden

Başlık karmaşık geldi, aklınızı mı karıştırdı? O halde yazıyı okumaya devam edin, ne demek istediğimi o zaman daha iyi anlayacaksınız.

Manjaro’nun bu kadar popüler olmasının ana nedenlerinden biri kökenleriyle ilgilidir. Manjaro, taban olarak Arch Linux’a dayanır ve Arch Linux’un birçok ögesini miras olarak almasına karşın, çok farklı bir projedir.

Arch Linux’tan farklı olarak, Manjaro’da neredeyse her şey önceden yapılandırılmıştır. Bu da, onu en kullanıcı dostu Arch Linux tabanlı dağıtımlardan biri yapar ki yeni kullanıcılar ya da elini taşın altına koymayı çok sevmeyenler için bu önemli bir özelliktir. Tabi ki bu ifadeden, Manjaro’nun sadece yeni başlayanlar için uygun bir dağıtım olduğu anlamı çıkarılmamalıdır. Manjaro hem yeni ve deneyimsiz, hem de deneyimli kullanıcılar için gayet uygun olabilir.

Ubuntu’nun “İnsanlar için Linux” yapması gibi, Manjaro da “İnsanlar için Arch Linux” yapmıştır.

Peki Manjaro Neden “İnsanlar için Arch Linux”tur?Madde madde bakalım.

1- Kolay kurulum

Arch Linux’u yüklemek birçok kullanıcı için bir kabus olabilir. Buna karşın, Calamares grafik yükleyicisi sayesinde Manjaro Linux kurmak çok daha kolaydır.

Yine de, kontrolün elinizde olmasını seviyorsanız, Manjaro Architect’i kullanabilirsiniz. Manjaro Architect, uçbirim(terminal) tabanlı bir yükleyici sağlar.Arch Linux kurulumunda olduğu gibi, doğrudan komutlarla kurmaktan daha kolaydır.

2-Seçimlik masaüstü ortamları ve pencere yöneticileri

Resmi olarak Manjaro Linux, varsayılan olarak Xfce masaüstünü desteklemektedir. Manjaro Xfce, kişiselleştirme sayesinde çok şık bir görünüm sunar. Manjaro ayrıca resmi olarak GNOME ve KDE masaüstü ortamlarını da sunmaktadır. Bu da yeterli değilse, Manjaro topluluğu Awesome, Bspwm, Budgie, Cinnamon, i3, LXDE, LXQt, MATE ve Openbox gibi masaüstü ortamları ve pencere yöneticilerini hazırlar.

Manjaro Architect ile de, Manjaro Linux’u kurarken istenilen masaüstü ortamı seçilip kurulabilir.

3- Yuvarlanan dağıtım, ancak “körü körüne değil”

Manjaro, istikrarlı bir yuvarlanan dağıtımdır ve güncellemeleri yayınlamadan önce bazı ek testler gerçekleştirdiği için Arch Linux’tan daha fazla test edildiği iddiasındadır.

4-Yeni donanım mı? Tek bir tık ve bitti!

Manjaro, MHWD olarak bilinen mükemmel bir donanım algılama aracı barındırmaktadır. Donanımınız için sürücülere ihtiyacınız varsa, sadece MHWD’yi açın, tıklayın ve kurulumun bitmesini bekleyin, hHepsi bu kadar.

5-Linux çekirdeklerini(kernel) değiştirme kolaylığı

İleri düzey kullanıcılar ve varsayılan çekirdek yerine ihtiyaçlarına göre çekirdek kullanmak isteyen kullanıcılar, tek bir tıklamayla farklı bir çekirdeğe geçiş yapabilirler.

  • RT(Gerçek Zamanlı) Çekirdek, bir multimedya kullanıcısı ve uygulamalar için gerçek zamanlı özellikler sağlar.
  • LTS(Uzun Süreli Destek) çekirdeği, istikrarın önceliğiniz olması durumunda seçmeniz gereken çekirdektir.

Güncel bir çekirdek her zaman daha iyi bir destek sağlar

6- Arch Kullanıcı Deposuna (AUR) erişim

Manjaro kullanıyorsanız, Arch Kullanıcı Depos’na (AUR) erişebilirsiniz. AUR mükemmel bir depodur. Kesinlikle her zaman en yeni paketlerle doludur.

7- Pamac Yazılım Yöneticisi’nde Snap ve Flatpak desteği

Pamac Yazılım Yöneticisi’nde, Snap ve Flatpak desteği varsayılan olarak etkinleştirilmiştir. Pamac kullanıcı arayüzüyle(GUI) veya uçbirimde(terminal) Snap veya Flatpak paketeri kurabilir ve daha geniş uygulamalara erişebilirsiniz.

8- Global yansı desteği

Manjaro, yansı olarak bilinen çok sayıda sunucuya sahiptir ve size en yakın olanı seçebilirsiniz.

9- ZFS dosya sistemi desteği

İlgiliyseniz, ZFS dosya sistemini Manjaro’da kullanabilirsiniz.

10- Manjaro Hello

En güzel özellik en sona kaldı. Manjaro Hello ile sistemin başlangıçta çok kolay bir şekilde yapılandırılabilir olması kullanıcı için çok büyük bir konfor sağlamaktadır.

Bitirirken…

Manjaro, yeni uygulamaları ve özellikleri sunmadan önce bir miktar geciktirerek, riskin çoğunu bertaraf etmeyi amaçlar. Böylece “Körü körüne yuvarlanmayan” dağıtım, Arch Linux deneyimini daha az sorunla sunarak övgüyü hak eder.

Web tarayıcısında karanlık mod nasıl etkinleştirilir?

Mozilla Firefox, Google Chrome, Chromium gibi popüler web tarayıcılarında karanlık mod nasıl etkinleştirilir? Birçok kişinin standart ışık moduna tercih ettiği karanlık mod, birçok masaüstü uygulaması tarafından doğal olarak sağlanıyor ama bazı uygulamalar masaüstü ortamının temel modları aracılığıyla karanlık moda uyum sağlıyorlar. En çok kullandığımız uygulamalardan birisi, web tarayıcılarıdır. Bir tarayıcıda okumak ve çalışmak için uzun saatler harcıyorsanız, her zaman karanlık modu tercih edebilirsiniz. Şimdi Mozilla Firefox, Google Chrome ve Chromium tarayıcılarında karanlık modu etkinleştirmek için neler yapmak gerekir, buna bakalım. Öncelikle Mozilla Firefox ile başlayalım. Mozilla Firefox’u açın ve aşağıdaki ilk resimde göreceğiniz noktaya, sağ üst kısımdaki hamburger menüsüne tıklayın.


Ardından önce “Ayarlar”, sonra “Uzantılar ve Temalar”ı tıklayın. Burada “Temalar” sekmesini tercih edin. Kullanılan temayla birlikte aşağıdaki resimde görebileceğiniz gibi kullanılabilir temalar da karşınıza gelecektir.

İhtimal, en baştaki “sistem teması” etkindir. Aşağı doğru bakarsanız, “koyu” renkli temayı görebilirsiniz. Sağ yanındaki “etkinleştir”e tıklarsanız, koyu tema etkin hale gelir.

Google Chrome ve Chromium söz konusu olduğunda, durum biraz değişiklik gösterir. Zira Google Chrome ve Chromium tarayıcıları, herhangi bir karanlık temayı önceden yüklenmiş olarak gelmez. Bunun için Chrome Web Mağazası’ndan bir milyondan fazla kullanıcının kullandığı “Morpheon Dark” temasını yüklemek isteyebilirsiniz. Bunun için “Add to Chrome” butonuna tıklamanız yeterlidir. Bu işlemin, sadece tarayıcı penceresini değiştireceğini unutmayın. Chrome Web Mağazası’nda bulunan diğer siyah beyaz veya koyu temaları keşfetmek isterseniz buradan yararlanabilirsiniz.

Güle güle kullanın.

September 02, 2022

Fedora Linux Dağıtımının Kısa Tarihçesi

Fedora, Red Hat tarafından desteklenen ve Fedora Projesi tarafından sürdürülen ücretsiz ve açık kaynaklı bir Linux dağıtımıdır.

Fedora, her zaman düzenli olarak en son yazılım güncellemelerini, özellikleri ve sürücüleri almasından dolayı “son teknoloji” bir işletim sistemi olarak bilinir. Bu nedenle, en son uygulamaları, sürücüleri ve özellikleri isteyen kullanıcılar için önerilen bir işletim sistemidir.

Fedora, tüm kullanıcılar için genel amaçlı, güvenli ve güvenilir bir Linux dağıtımı olarak tasarlanmıştır. Masaüstü işletim sistemi olarak bir iş istasyonunda veya bir sunucu ortamında kullanılabilir.

Fedora Linux’un Tarihçesi

Fedora’nın “Fedora Core 1” olarak bilinen ilk sürümü 2003 yılında piyasaya sürüldü. Kod adı “Yarrow” idi. 2.4.22 numaralı Linux çekirdeği ve GNOME 2.4 ile birlikte geldi.

Fedora 1 ve Fedora 7 arası, Fedora ‘Fedora Core’ olarak isimlendirildi. CD’lerin/DVD’lerin kurulumda ihtiva ettiği paketlerin yanı sıra sistemin ihtiyaç duyduğu tüm temel paketleri içeriyordu.

Fedora Core’un bakımı sadece Red Hat mühendisleri tarafından yapıldı. Fedora ekstralar deposu, “Heidelberg” kod adıyla Fedora Core 3’te tanıtıldı ve topluluk tarafından yönetildi. Fedora Core 2’den farklı olarak, kurulum DVD’leri içermedi. Fedora 7’den sonra Fedora Core ve Fedora Extras arasındaki fark ortadan kalktı.

Kod adı “Tettnang” olan Fedora Core 2, Mayıs 2004’te piyasaya sürüldü. 2.6 numaralı Linux çekirdeğini içeren ilk Fedora sürümüydü. Ayrıca SELinux’u tanıttı ve XFree86 görüntü yöneticisinden X.Org’a geçiş yapıldı.

Fedora Core 2, Fedora 15’e kadar, kod adı “Lovelock” olan 2.6.x numaralı Linux çekirdeğini kullandı. Fedora 15, GNOME 3.0 ile birlikte gönderilen ilk Fedora sürümüydü.

Kod adı “Verne” olan Fedora 16, 3.x numaralı Linux çekirdek serisini ilk tanıtan ve GNOME 3.2’yi ilk kullanan oldu. Fedora 16’dan Fedora 21’e, 3.x numaralı Linux çekirdeği serisi kullanıldı.

Fedora 22’den Fedora 29’a kadar 4.x numaralı Linux çekirdeği serisi kullanıldı.

Fedora 30, bu yazının yazıldığı tarih itibariyle halen kullanımda olan 5.x numaralı Linux çekirdeğini tanıtan ilk sürümdü. Fedora 34 ile birlikte GNOME sürümü GNOME 3.x’ten GNOME 40’a geçiş yaptı. Fedora 35 ve Fedora 36, ​​sırasıyla GNOME 41 ve GNOME 42 ile birlikte gediler.

Bu yazının yazıldığı tarih itibariyle Fedora 36, ​​Fedora’nın en son sürümüdür. Fedora 34 ve daha eski sürümlerin tümü kullanım ömrünün sonuna gelmiştir ve artık desteklenmemektedirler.

Fedora, Red Hat Enterprise Linux’un test sürümü gibidir ve en son yazılım paketlerinin RHEL’e taşınmadan önce katkılarının ve testlerinin yapıldığı yer burasıdır. Periyodik olarak, RHEL bir Fedora Linux sürümünü alır ve onu bir RHEL dağıtımına dönüştürür. Örneğin, RHEL 8, Fedora 28’e dayanmaktadır.

Fedora Workstation

Fedora Workstation, hem dizüstü hem de masaüstü bilgisayar tutkunlarını hedefleyen şık ve zarif bir işletim sistemidir. Web’de gezinme, görüntü düzenleme, oyun oynama, ofis iş ve işlemleri gibi günlük bilgi işlem görevleri için oluşturulmuş çok amaçlı bir sistemdir.

Fedora Workstation varsayılan masaüstü ortamı olarak GNOME ve öntanımlı birkaç uygulama ile birlikte gelir.

Fedora SilverBlue

Fedora SilverBlue, Fedora Workstation’a çok benzer. İkisi arasındaki tek fark, Fedora SilverBlue’nun değişmez bir işletim sistemi olmasıdır, bu da bir iş istasyonuna kurulan sürümün başka bir kurulumuyla tamamen aynı olduğunu ifade eder. SilverBlue, test edilmesi ve geliştirilmesi daha kolay olan, daha kararlı bir işletim sistemi sağlamayı amaçlamaktadır.

Fedora Server

Fedora’nın sunucu sürümüdür. Kolay yönetim için, sunucunuzu bir web tarayıcısından sorunsuz bir şekilde yönetmenizi ve yapılandırmanızı sağlayan bir “kokpit web konsolu” ile birlikte gelir.

Fedora IoT

Bu, özellikle IoT ekosistemleri ve uç cihazlar için tasarlanmış bir sürümdür. Fedora IoT, IoT cihazları için en önemli öncelik olan güvenliğe önem verir.

Fedora CoreOS

Fedora CoreOS, minimal ve güvenli bir sistemdir.

August 31, 2022

Arch Linux Neden Bu Kadar Popüler? Onu Özel Kılan Ne?

Arch Linux’un neden bu kadar popüler olduğunu hiç merak ettiniz mi? İnsanlar, diğer dağıtımlara göre daha kolay olmasa da, neden Arch Linux ve Arch tabanlı dağıtımları bu kadar çok seviyorlar?

Bu yazıda, insanların Arch Linux kullanmayı sevmelerinin 6 nedenini sıralayacağız.

Elbette, Arch Linux veya başka bir dağıtımı sevmeniz ya da kullanmanız gerektiği gibi bir kural yok. Ancak Arch Linux’un kullanıcılar arasında bu kadar popüler olduğu savı hiç de yabana atılamaz. Buna karşın, doğru olması zorunluluğunu da doğurmaz.

Neden Arch Linux?

1. DIY(Do It Yourself) “Kendin yap” yaklaşımı ile işletim sisteminiz üzerinde her yönüyle kontrol sağlarsınız.

Arch Linux tam anlamıyla bir DIY(Do It Yourself) “Kendin yap” işletim sistemidir. Yüklemeden yönetimine kadar Arch Linux her şeyi kendizin halletmenize imkan sağlar.

Hangi masaüstü ortamını kullanılacağınıza, hangi bileşenlerin ve hizmetlerin yükleneceğine siz karar verirsiniz. Bu da belli bir bilgi ve birikim gerektiriri ki, sonucunda da ne yaptığınızı biliyorsanız, size minimum bir işletim sistemi sunar.

Eğer bir şeyleri kendiniz yapmaya meraklıysanız, Arch Linux’u seveceksiniz!

2. Arch Linux ile Linux’un nasıl çalıştığını(mantığını) daha iyi anlarsınız.

Eğer daha önce Arch Linux yüklemeyi denediyseniz, birlikte gelen karmaşıklığı biliyor olmalısınız. Ancak bu karmaşıklık, diğer dağıtımlarda muhtemelen hiç uğraşmadığınız şeyleri öğrenmek zorunda kalacağınız anlamına da gelir. Örneğin, Arch Linux’u yüklerken ağı yapılandırmak, diski bölümlemek, sistemi yapılandrmak, kullanıcı oluşturmak vb. Hepsi iyi birer derstir.

Bütün bunlardan bunalırsanız, Arch Wiki işte tam da bunun için var! Topluluk tarafından yönetilir. En kapsamlı, en harika, en bilgilendirici ve öğretici belgeleri burada bulabilirsiniz.

3. Yuvarlanan sürüm modeliyle her zaman en yeni çekirdek ve yazılım kullanımı.

Arch Linux, yuvarlanan bir dağıtımdır(rolling rtelease). Bu, yeni çekirdek ve uygulamaların yeni sürümlerinin yayınlanır yayınlanmaz size sunulduğu anlamına gelir. Diğer Linux dağıtımlarının çoğu eski Linux çekirdek sürümlerini kullanırken, Arch Linux en son çekirdeği hızlı bir şekilde sizin kullanımınıza sunar. Aynı şey yazılımlar için de geçerlidir. Arch Linux depolarındaki bir yazılımın yeni bir  sürümü yayınlandığında, Arch Linux kullanıcıları bu yeni sürümleri çoğunlukla diğer dağıtımların kullanıcılardan daha önce alırlar.

Yuvarlanan sürüm modelinde her şey taze ve son teknolojidir. Bu durum sizi, işletim sistemini bir sürümden diğerine yükseltme zorunluluğundan da kurtarır. Sadece pacman -Syu komutunu  kullanmakla her zaman en son sürüme sahip olursunuz.

4. Arch Kullanıcı Deposu ya da yaygın olarak bilinen adıyla AUR!

Arch Linux depolarında bol miktarda yazılım vardır. AUR ise, Arch Linux’un yazılım havuzunu daha da genişletir. Arch Linux’ta AUR ile çok daha fazla sayıda yazılım elde edersiniz.

AUR, daha yeni veya özel uygulamalar sağlayan topluluk kaynaklı bir depodur.

5. Başarmaktan doğan tatmin duygusu!

“İnsan beyni bir meydan okumayı sever, ancak sadece en uygun zorluk bölgesi içindeyse.” (James Clear, Atomik Alışkanlıklar)

Herhangi bir Linux dağıtımını ilk kez kurduğunuzda yaşadığınız duyguları hatırlıyor musunuz? Bu size bir zafer hissi verdi mi? Bende öyle olmuştu. Linux’u başarıyla yüklemiştim!

Bir süredir herhangi  bir Linux dağıtımını kullanıyorsanız ve bu dağıtımın verdiği rahatlık hissi(ya da her şeyin çok kolay olduğu duygusu) sizi sıkmaya başladıysa, Arch Linux’u yüklemeyi deneyin.

Orta derecede deneyimli bir Linux kullanıcısı için Arch Linux’u başarıyla yüklemek, işte o ilk Linux dağıtımını yüklediğinizde yaşadığınız hisleri yeniden yaşamanızı sağlayacaktır.

Bir meydan okuma belki, ama ulaşılabilir bir meydan okuma. Bir meydan okumayı başarıyla tamamlama duygusu, insanların Arch Linux’u kullanmasının nedenlerinden biridir.

6. Arch Linux tamamen bir topluluk tarafından oluşturulur, sunulur ve desteklenir, Kurumsal bir katkı yok!

Ubuntu , Fedora, openSUSE… Tüm bu büyük dağıtımlar kurumsal destekli dağıtımlardır. Kurumsal destek almak kötü bir şey değildir elbette ve herhangi bir suç teşkil etmez. Ancak bir kısım insan açık kaynak projelerine yapılan kurumsal katılımı sevmiyor.

Debian gibi, Arch Linux da sadece topluluk bazında ilerleyen nadide Linux dağıtım projelerinden biridir.

Örneğin Linux Mint’in(veya onun gibi gibi bir çok popüler dağıtımın da) herhangi şirket tarafından desteklenmediğini söyleyebilirsiniz, bu doğru. Ancak Linux Mint’in kendisi Ubuntu’yu temel alır ve Ubuntu’nun depolarını kullanır. Arch Linux ise herhangi başka bir dağıtımın türevi değildir. Bu anlamda Debian ve Arch Linux daha saf topluluk odaklı projelerdir.

Bazıları için önemli olmayabilir, ancak yine bazıları bunu önemsiyor!

August 23, 2022

Türkçe Karakterler İçin Test

Türkçe Karakterler:

Türkçe KarakterUnicodeUnicode HexUTF-8UTF-8 Display
ı3050131C4B1ı
ç23100e7C3A7ç
ş351015fC59FÅŸ
ö24600f6C3B6ö
ü25200fcC3BCü
ğ287011fC49FÄŸ
İ3040130C4B0Ä°
Ç19900c7C387Ç
Ş350015eC59EÅŸ
Ö21400d6C396Ö
Ü22000dcC39CÃœ
Ğ286011eC49EÄŸ

August 19, 2022

Linux Mint Dağıtımının Kısa Tarihçesi

Linux Mint, masaüstü sevenler için oldukça popüler olan, ücretsiz ve açık kaynaklı bir Linux dağıtımıdır. Tam multimedya desteği ve günlük kullanım için çok çeşitli ücretsiz ve açık kaynaklı uygulamalarla modern, şık ve kullanıcı dostu bir masaüstü deneyimi sunmayı amaçlamaktadır.

Linux Mint, temel olarak Ubuntu’ya dayanırken, Linux Mint Debian Sürümü tamamen Debian’a temellidir. Genellikle Linux’a yeni başlayanlar için ideal bir dağıtım olarak kabul edilir.

Bu kısa girişlten sonra, Linux Mint’in tarihine odaklanalım.

Linux Mint’in Tarihi

Linux Mint, 2006 yılındada Fransa’da, Clement Lefebvre’nin girişimiyle başladı. Kod adı “Ada” olan 1.0 Beta sürüm olarak yolculuğuna başladı. Bu sürüm Kubuntu’ya dayanıyordu ve bir KDE masaüstü ortamıyla birlikte geliyordu.

Daha sonra Ubuntu’ya dayanan ve Ubuntu depolarını kullanan ilk sürüm olan 2.0 “Barbara” yayınlandı. Bunu sırasıyla, GNOME kullanan 2.1 sürümü “Bea”ve KDE içeren 2.2 sürümü “Bianca” izledi.

Linux Mint “Cassandra”, 2007’de sürüm 3.0 olarak piyasaya sürüldü ve kod tabanı olarak Xubuntu’yu kullandı. GNOME, KDE ve XFCE masaüstü ortamlarını içeriyordu. Bunu, sürüm 3.1 olarak “Celena” izledi ve Bianca 2.2’ye dayanıyordu.

2008’de Linux Mint, Ubuntu ile aynı sürüm döngüsünü kullanmaya başladı ve sürüm 5 numaralı sürüm olan Linux Mint “Elyssa”nın yayınlandı.

Linux Mint 5’ten sonra, her dört sürümden biri uzun vadeli destek (LTS) oldu. Linux Mint 5 ve 9 sürümleri üç yıllık desteğe sahipti ve ardından gelen tüm sürümler beş yıllık destek aldı.

Kod adı “Felicia” olan Linux Mint 6’dan başlayarak her sürüm tamamen en son Ubuntu sürümüne dayanıyordu ve ilgili Ubuntu sürümünden sadece bir ay sonra kullanıma sunuluyordu.

2010 yılında, Linux Mint Debian Sürümü (LMDE) piyasaya sürüldü. Başlangıçta Debian’a dayanan bir yuvarlanan sürümdü. Ancak bu durum, 2015’te Linux Mint ekibinin, 1 Ocak 2016’dan sonra LMDE’nin orijinal yuvarlanan sürüm yayın döngüsünü artık desteklemeyeceği duyurusu ile değişti.

31 Mayıs 2014’te Linux Mint 17 ile başlayarak, gelecekteki tüm sürümlerin temel olarak Ubuntu’nun LTS sürümünü kullanması planlandı.

Linux Mint 17.1, 29 Kasım 2014’te yayınlandı. Ardından 30 Haziran 2015’te Mint 17.2 ve 4 Aralık 2015’te Mint 17.3 yayınlandı. Sürümler, Cinnamon, MATE, XFCE masaüstü ortamları ve diğer Mint araçlarına yönelik güncellemeleri içeriyordu.

3 Ocak 2018’de, kod adı “Tara” olan Linux Mint 19 piyasaya sürüldü. 19.x sürümleri, 2023’e kadar desteklenen Ubuntu 18.04 LTS’ye dayanıyordu.

27 Haziran 2020’de kod adı ‘Ulyana’ olan Linux Mint 20 yayınlandı. Bu sürüm, 2025 yılına kadar desteklenecek bir LTS sürümüdür. Bunu 8 Temmuz 2021’de Linux Mint 20.1 “Ulyssa” izledi. 6 ay sonra, 5 Ocak 2022’de Linux Mint 20.2 “Uma” yayınlandı.

Bu yazının yazıldığı tarih itibariyle en son sürüm, kod adı “Vanessa” olan Linux Mint 21’dir. 31 Temmuz 2022’de Ubuntu 22.04 LTS’ye dayanan bir LTS sürümü olarak yayınlandı ve 2027’ye kadar destek alacak.

Linux Mint 21 de Cinnamon, MATE ve XFCE masaüstü ortamlarıyla birlikte geldi. Uygulama ve güvenlik güncellemelerinde iyileştirmeler içermektedir.

Bitirirken…

Bu, Linux Mint tarihinin kısa bir özetiydi. Zaman geçtikçe, performansını ve estetik görünümünü iyileştirmekte ve böylece Linux sevenler için en iyi seçim haline gelmektedir.

August 16, 2022

macOS ve Linux Arasındaki Farklar

Linux’u genellikle Windows ile karşılaştırılır. Peki, ya macOS ile karşılaştırmaya ne dersiniz?

Linux ve Windows arasındaki farklar oldukça bariz olsa da, Linux ve macOS, birçoklarına benzer görünebilir. Her ikisi de terminalde Unix komutlarını çalıştırabilir ve kullanıcı deneyimi Windows’tan çok farklıdır. Ve… Tüm Windows uygulamaları ve oyunları macOS ve Linux için mevcut değildir.

Bu yüzden bazıları Apple’ın macOS’unun Linux tabanlı olduğunu bile düşünür. Ama durum böyle değil! macOS, benzerliklerine rağmen Linux değildir. İki UNIX benzeri işletim sistemi arasında pek çok fark var ve bu makale hem bu benzerlikleri, hem de farklılıkları ele alıyor.

macOS ve Linux: Köken

macOS’un büyüleyici bir geçmişi var ve temelleri, Steve Jobs’un Apple’da olmadığı zamanlarda NeXT bilgisayar şirketi tarafından atıldı. Teknik olarak, Mach Çekirdeği‘ne ve UNIX’ten türetilen BSD’ye dayanıyordu.

O zamanlar, NeXT tarafından üretilen cihazlara/bilgisayarlara güç sağlamak için bir NeXTSTEP işletim sistemi oluşturuldu. Her ne kadar dikkatleri üzerine çekse de, çok büyük bir başarı sağlamadı. Apple daha sonra NeXT’i satın aldı ve NeXTSTEP OS’u macOS için temel yaptı.

Bu nedenle macOS, Apple’ın tescilli teknolojileriyle birlikte Unix bileşenlerinin bir kombinasyonunu ihtiva eder.

Bunun aksine Linux (çekirdek), Unix için ücretsiz ve açık kaynak olarak inşa edildi.

Temelde Linux bir işletim sistemi değildir ve bir işletim sistemi oluşturmak için masaüstü ortamları gibi farklı bileşenlere ihtiyaç duyar. Dağıtım adı verilen yüzlerce Linux tabanlı işletim sistemi vardır.

Basitleştirmek adına, belirli bir Linux dağıtımını kastetmek yerine Linux işletim sistemi diyeceğiz.

macOS ve Linux: Çekirdek

macOS çekirdeği resmi olarak XNU olarak bilinir. Kısaltma, “XNU Unix Değildir”(XNU is Not Unix) anlamına gelir. Apple’ın Github sayfasına göre XNU, “Carnegie Mellon Üniversitesi’nde geliştirilen Mach çekirdeğini, sürücü yazmak için FreeBSD ve C++ API’sinden bileşenlerle birleştiren hibrit bir çekirdektir”.

macOS çekirdeği bir mikro çekirdek (Mach) ve bir monolitik çekirdeğin (BSD) özelliklerini birleştirirken, Linux yalnızca monolitik bir çekirdektir.

Monolitik bir çekirdek, CPU, bellek, süreçler arası iletişim, aygıt sürücüleri, dosya sistemi ve sistem sunucusu çağrılarını yönetmekten sorumludur.

macOS ve Linux: Ortak Noktaları

macOS, Unix bileşenlerini kullanırken, Linux, Unix’e alternatif olarak oluşturulmuştur.

Peki, burada ortak noktalar nelerdir?

Her ikisi de Unix komutlarına, bash/zsh ve diğer kabuklara erişim sağlar. Varsayılan kabuk farklı olabilir, ancak bunu her zaman tercihlerinize göre değiştirebilirsiniz.

Muhtemelen on yıl önce, hem Linux/macOS’un daha az uygulama sunduğunu söyleyebiliriz. Ama artık durum böyle değil. Her ikisi için de yazılım ekosistemi ve oyun desteği, yıllar içinde gelişti.

macOS ve Linux: Tescilli ve Açık Kaynaklı Kod Tabanı

macOS tescilli bir işletim sistemidir, yani tüm işletim sisteminin kaynak kodunu görüntüleyemezsiniz.

Elbette, macOS (çoğunlukla GNU) kitaplıklarının kaynak kodunun bir kısmına sahipsinizdir. Ayrıca macOS ve iOS işletim sistemlerinin geliştirilmesinde kullanılan XNU çekirdek kodu da bulunmaktadır. Ancak bu kodu alıp herhangi bir donanıma kurulacak bir macOS klonu oluşturamazsınız!

Elbette kaynak koduna sahip olmamak dünyanın sonu değil, ancak Apple’ın bilgisayar deneyiminizi güvence altına almak ve geliştirmek konusundaki iddiaları ve uygulamalarııyla ilgili daha az şeffaflık elde edersiniz.

Bazıları, güvenlik nedenleriyle kodun gizli kaldığını iddia edebilir. Ancak, unutulmamalıdır ki açık kaynaklı yazılımlar gibi tescilli yazılımlar da tehditlere karşı savunmasız kalabilirler.

Halbuki açık kaynaklı yazılımlar, topluluk kattkıları sayesinde genellikle daha erken düzeltilir.

Eğer Apple’a sorgusuz sualsiz bir şekilde güvenip kendinizi teslim etmezseniz, Linux’un açık kaynak modeli avantaj sağlar.

macOS ve Linux: Kullanım Amacı

macOS, masaüstü ve dizüstü bilgisayar kullanımı için uyarlanmıştır. Video düzenleme, grafik tasarımı ve ses düzenleme için çok uygundur.

Linux söz konusu olduğundaysa, çok daha geniş bir yelpazede, çok daha geniş olasılıklar elde edersiniz. Tabii ki, çeşitli platformlarda kullanıldığında aynı deneyimi elde etmiyor olsanız da, Linux çok çeşitli kullanım durumlarında çalışabilir.

macOS ve Linux: Kullanıcı Deneyimi

Kullanıcı deneyimi söz konusu olduğunda, kişisel tercihler ön plana çıkar.

macOS, hoş bir kullanıcı arayüzü sunar. İnce animasyonlar ve yüksek çözünürlüklü duvar kağıtları/simgeler ile görsel olarak çekicidir. Platform genelinde kolay ve sorunsuz bir kullanıcı deneyimi bekleyebilirsiniz.

Linux ile, kullanımı kolay, aynı derecede hoş bir kullanıcı arayüzü elde edebilirsiniz. Ancak ne yazık ki, yüklemeye karar verdiğiniz dağıtım ve beraberinde gelen masaüstü ortamına bağlı olarak kullanıcı deneyimi biraz farklılık gösterebilir.

Bunun için en iyi masaüstü ortamlarından bazılarını keşfedebilirsiniz. Hatta macOS benzeri Linux dağıtımlarını bile seçebilirsiniz.

Genel olarak ne yaptığınızı biliyorsanız, Linux yeterince yeteneklidir.

Ve her ikisi için de, Windows’tan geliyorsanız, arayüz başlangıçta kafa karıştırıcı olabilir.

macOS ve Linux: Özelleştirilebilirlik

Her tarafıyla uğraşmanıza izin veren bir işletim sistemi istiyorsanız, macOS size göre değil.

Apple’ın tasarımları varsayılan olarak estetik açıdan hoş olsa da, sevmeyeni olabiliyor.

Kişiselleştirmek, kontrolü elinize almak ve işletim sisteminin temel özelliklerini büyük ölçüde özelleştirmek istiyorsanız, Linux mükemmel seçimdir. Kullanıcı arayüzünü çok çeşitli, farklı öğelerle istediğiniz kadar özelleştirebilir ve tercihlerinize bağlı olarak istediğinizi yapabilirsiniz. Bu iyi bir şey olsa da, ne yaptığınızı bilmiyorsanız sorun oluşturabilir. Bu nedenle, neyi, nasıl özelleştireceğinizi öğrenmeniz/keşfetmeniz gerekir.

macOS ve Linux: Donanım Gereksinimleri

MacOS’un kaybettiği nokta belki de burasıdır: macOS’a erişmek ve onunla iyi bir deneyim yaşamak istiyorsanız, oldukça pahalı olan Apple donanımını satın almanız gerekir.

Fiyatlara burada yer vermeyeceğiz ama, mesela bir bulut depolama almak çok sıkıntılı olacaktır.

Buna karşılık, Linux’u çalıştıracak bir cihaz almak çok kolaydır.

Bazı kullanıcılar, Apple dışındaki donanımlarda macOS çalıştırmayı dener. Buna Hackintosh denir, ancak Linux’u normal bir bilgisayarda çalıştırmanın rahatlığına kesinlikle yaklaşamaz bile.

macOS ve Linux: Yazılım Ekosistemi

macOS, Apple tarafından üretilen macOS’a özel uygulamalar veya araçlarla birinci sınıf bir deneyim sunar, ancak bu uygulamaları satın almanız gerekebilir. Bazı abonelik seçeneklerinden farklı olarak, profesyonel uygulamalar için tek seferlik satın alma alternatifleri de vardır.

Örneğin… Tasarım yapmak, videoları/fotoğrafları düzenlemek ve yaratıcı bir iş akışına sahip olmak isteyen kullanıcılar için, yatırım yapmaktan çekinmiyorsanız, macOS’un yazılım paketi harika bir seçimdir.

Bazı ücretsiz Apple araçları da iyi bir deneyim sunar. Adobe gibi yaratıcı araçların macOS’ta da mevcut olduğunu da unutmamak gerekir.

Ek olarak, Apple, platformu için mevcut olan ve üçüncü taraf uygulamalar (ücretsiz veya ücretli) için katı yönergeler uygulanır.

Linux platformunda ise, macOS’a özel bazı uygulamalar için harika açık kaynak alternatifler bulunuyor. macOS’a özgü uygulamalardan hoşlanmıyorsanız veya bu uygulamalarla ilgili deneyiminiz yoksa, Linux için kullanılabilen bu yazılımları deneyebilirsiniz.

Uygulama deneyimi, kullandığınız Linux dağıtımına bağlıdır.

macOS ve Linux: Oyun

Apple, yeni yongalarını mümkün olduğunca yetenekli hale getirme konusunda iyi bir ilerleme kaydederken, macOS halâ oyunlar için zayıf bir desteğe sahip. Bazı oyun çalışsa da çoğu resmi olarak desteklenmez. Dürüst olmak gerekirse, oyun oynamak için bir Mac’e yatırım yapmak hiç mantıklı değil.

Linux’ta, çok sayıda üst düzey oyun iyi çalışıyor. Elbette, bazı oyunlarda sıkıntılar olabilir. Yine de Steam gibi platformlar Linux oyun deneyimini yükseğe taşıyorlar.

Sonuç olarak, Linux platformu için oyun desteği sürekli gelişiyor.

macOS ve Linux: Paket yöneticisi

Paket yöneticisi, işletim sisteminizdeki yazılımları hızla bulmanıza, yüklemenize ve kaldırmanıza yardımcı olur.

Linux, paket yönetiminde gözlee görülür üstünlük sağlar. Flatpak, Snap, Synaptic ve daha fazlası gibi seçenekler de cabasıdır.

Mac kullanıcılarının varsayılan olarak güvenecek çok fazla şeyleri yoktur. Neyse ki Homebrew gibi bir seçenek, macOS kullanıcıları için hayatı kolaylaştırıyor.

macOS ve Linux: İşletim Sistemi Güncellemeleri

Apple, işletim sistemindeki yazılım güncellemeleri için belirli zaman çizelgeleri paylaşmaz.

İlginç bir şekilde, önceki işletim sistemi sürümleri yaklaşık yedi yıl boyunca desteğe sahipti, ancak yeni değişikliklerle şu anda bu süre yaklaşık beş yıl gibi görünüyor. Net bir şey söylenemese de, işletim sistemi desteği için 4-5 yıllık bir süreyi düşünmek mantıklı görünüyor.

Bu konuda Linux size seçenekler sunar. Özellik yükseltmeleri olmayan, ancak bakım ve güvenlik odaklı, kararlı bir işletim sistemi istiyorsanız, Linux dağıtımlarının LTS sürümleri beş yıla kadar ücretsiz güncelleme desteği sağlar. Bu öncelikle Ubuntu veya Linux Mint gibi Ubuntu tabanlı dağıtımlar için geçerlidir.

Ve bununla da bitmiyor tabii. Sürekli son teknoloji güncellemeleri yuvarlanan yayın döngüsüne sahip dağıtımları da tercih edebilirsiniz ve donanımınızın yetkinliğine bağlı olarak, işletim sistemini sorunsuz bir şekilde güncelleyebilirsiniz.

macOS ve Linux: Hangisini Seçmelisiniz?

İhtiyacınız varsa, macOS sunduğu fiyat etiketine değer olabilir. Lâkin, sadece internette gezinme, e-posta gönderme gibi herhangi bir platformda yapılabilecek görevleri gerçekleştirmeye ihtiyacı olan kullanıcılar bu kolay bir öneri değil.

Linux katettiği mesafe ile, çok çeşitli potansiyel kullanıcılar için kullanılabilir bir seçim haline geldi.

macOS yerine Linux seçmenin birçok nedeni olabilir, ancak tam tersi sanırım pek mümkün görünmüyor.

August 15, 2022

En Az Bir Kere Denemeniz Gereken 7 Resmi Ubuntu Türevi

Ubuntu türevleri, ihtiyaçlarınıza bağlı olarak hazırlanmış farklı masaüstü ortamlarıyla gelirler. Size sunduklarını biraz daha detaylarıyla vermeden önce, denemeniz gereken resmi Ubuntu türevlerini listeleyelim:

Ubuntu Gnome (Temel Ubuntu Türevi)

1- Kubuntu

2- Lubuntu

3- Ubuntu Budgie

4- Ubuntu Mate

5- Xubuntu

6- Ubuntu Studio

7- Ubuntu Kylin

Bu listede yer almayan Ubuntu türevlerinin  olabileceğini unutmayın.(Örneğin Ubuntu Cinnamon Remix) Bununla birlikte, bu türevlerin en birleştirici özelliği, resmi Ubuntu türevleri olmalarıdır. Resmi Ubuntu türevlerinin ortak özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ubuntu’nun Canonical adlı ana şirketi tarafından resmi olarak onaylanmıştır.
  • Ubuntu türevlerinin yeni sürüm çıkış tarihleri, Ubuntu Gnome türevinin yeni sürüm sürüm tarihleriyle uyumludur.
  • Gnome, varsayılan Ubuntu türevidir.
  • Tüm bu türevler, geliştirme döngüleriyle senkronize bir yayın programına bağlıdır.

Resmi olmayan herhangi bir Ubuntu türevi, doğal olarak gayri resmi konumundadır, ancak yasa dışı değildir. Resmi olmayan Ubuntu türevleri, Linux’un açık kaynak platformundan yararlanan ve bu nedenle Linux İşletim sistemlerinin ufkunu keşfeden/genişleten kullanıcıların çalışmalarıdır.

Resmi olan/olmayan Ubuntu türevleri arasındaki en temel fark, resmi türevlerin Canonical ile olan doğrudan ilişkisidir.

Resmi olan/olmayan, her bir Ubuntu türevi, kendi özel masaüstü ortamına sahiptir.

  • Ubuntu Gnome

 

Ubuntu Gnome, varsayılan Ubuntu türevidir. Şu anda çoğu Linux kullanıcısı, internette rastgele indirmek ve yüklemek için en son Ubuntu sürümünü aradığında, varsayılan Ubuntu türevi olan Ubuntu Gnome ile karşılaşıyor.

Bu türevin en büzel tarafı, Ubuntu ekibinden aldığı önceliktir. Dolayısıyla internette Ubuntu Gnome ile ilgili çözülmemiş sorunlara rastlamak biraz zor. Bunun nedeni, çok sayıda forum ve çevrimiçi kaynağın bulunması olarak düşünülebilir.

Ancak Gnome’un performans özelliklerini göz önüne aldığınızda, makinenizin donanım performansının ortalamanın üzerinde olması gerekir. Bunun nedeni, Gnome’un ideal performansının biraz daha güçlü kaynak gerektirmesidir. Bu nedenle, makinenizin RAM’ının en az 4 GB ve sabit disk alanınızın da diğer türevlere göre daha yüksek olması önerilir.

  • Kubuntu

Ubuntu’nun KDE masaüstü ortamını kullanan türevidir. KDE, K Masaüstü Ortamı’nın kısaltmasıdır. Bu türevin benzersizliği, sunduğu konfigürasyon seçeneklerindedir. Modern çekiciliğe sahip bir Ubuntu türevi arıyorsanız, Kubuntu size şık bir görünüm eşliğinde bunu verebilir. Kubuntu’nun sonduğu KDE Plasma, çok sayıda ince ayarın mevcut olması nedeniyle oldukça esnek bir kullanım sunarken, size uzun vadede kullanıcı deneyiminizi geliştiren özelleştirilebilir bir Ubuntu türevi deneyimi yaşamanın keyfini süremek kalır.

Kubuntu, çok üst seviye donanım özellikleri talep etmez, minimum 2GB RAM ile size en iyi performansı verebilir. Ancak, yine de sorunsuz bir kullanıcı deneyimi yaşamak için için belleğinizi yüksek tutmakta fayda var. Çünkü ister istemez yazılımların gelişimiyle birlikte talep edilen daha iyi donanım özellikleri karşısında, yazılımın ezici etkisini hissetmemek için kullanılan donanım da daha iyi olmalıdır.

  • Lubuntu

Alt seviyedeki donanımların performansını güçlendirme konusundaki işlevleri nedeniyle Lubuntu ve Xubuntu’yu aynı sınıfa koyabiliriz. Lakin bu sınıflandırma, her iki iki türevin benzer olduğu anlamına gelmez. Lubuntu’nun güncel masaüstü ortamı LXQt’dir. Güç verimliliği ve hafif yapısı, Lubuntu’nun göze batan performans özellikleridir.
Bu Ubuntu türevi, Xubuntu’dan bile daha hafiftir. Bu nedenle, Lubuntu’yu 1GB’den az RAM içeren bir donanıma dahi yükleseniz size beklediğiniz performansı verecektir. Güç yönetimindeki etkinliği çok idealdir.

  • Ubuntu Budgie

Ubuntu Budgie, resmi Ubuntu türevleri arasında nispeten daha yeni bir isimdir. Masaüstü ortamı ise Budgie’den başkası değil. Budgie’nin geliştirilmesinin arkasındaysa Solus Linux var. Geliştiricileri, onu zarif ve modern bir görünüm içerecek şekilde geliştiriyorlar. Artan sayıda Ubuntu kullanıcısı, bu Ubuntu türevinin kullanımını artırıyor.

Budgie masaüstü, esasen bir Gnome çatallamasıdır ve etkileyici bir arayüz sunuyor. Böylesine etkileyici bir kullanıcı arayüzüyle, hayran kitlesinin Ubuntu Budgie’ye geçişi şaşırtıcı sayılmaz. Bu da onu, Ubuntu işletim sistemlerinde modern bir görünüm ve performans arayan kişiler için ideal bir Ubuntu türevi haline getiriyor.

  • Ubuntu Mate

MATE masaüstü ortamının GNOME 2’nin bir çatalı olduğunu belirtelim her şeyden önce. Sonra da Gnome 2’nin geleneksel masaüstü ortamının mirasını taşıdığını vurgulayalım. GNOME 3 arayüzüne ısınamayan kullanıcılar, Mate masaüstü ortamının GNOME 2’den çatallanmasına ilham oldular. çatalından geliştirilmesine ilham verdi.
MATE masaüstü ortamı, mütevazı donanım özelliklerine sahip düşük sistemler için oldukça idealdir. Bu nedenle, Ubuntu Mate’nin minimum 2GB RAM’e sahip bir sistemi zorlamayacağını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.

  • Xubuntu

Xubuntu, Xfce masaüstü ortamına sadakatle bağlı kalıyor. Bir masaüstü ortamında minimum ve temel nitelikler arıyorsanız, bu Ubuntu türevi seçiminiz olmalıdır.
Xubuntu’nun masaüstü özelleştirme seçenekleri, kullanıcıları kendine çekiyor olmasına karşın, çekici olmayan kullanıcı arabirimi bu özelleştirmeden nasibini aldığında bambaşka bir şeye dönüşebiliyor. Xubuntu iyi bir sistem kaynak yöneticisidir.

Minimalist kaynak işleme özelliği, Xfce’i, dolayısıyla da Xubuntu’yu, 1GB RAM kadar düşük bir sistemin spesifikasyonu için bile ideal hale getiriyor.

Özet olarak Xubuntu, masaüstünün çekiciliğini sistemin performansına feda ediyor.

  • Ubuntu Studio

Ubuntu Studio, Xubuntu gibi Xfce masaüstü ortamını kullanır. Ancak, amaçlanan fonksiyonel kullanımından dolayı performans özellikleri daha yüksektir. Adından da anlaşılabileceği üzere Ubuntu Studio, önceden yüklenmiş ses ve video araçlarını barındırır. Bu tür araçlar ses, video veya grafik oluşturucuları için önem arz eder. Bu nedenle Ubuntu Studio, daha çok yaratıcı Ubuntu kullanıcıları tarafından tercih ediliyor. Böyle bir amaç için tasarlanmış bir platformda ses, video veya grafik projenizi oluşturmak için Ubuntu Studio’ya bir şans verebilirsiniz.

  • Ubuntu Kylin

Ubuntu Kylin, daha çok Çinli kullanıcılar için geliştirilen bir Ubuntu türevidir. UKUI masaüstü ortamını kullanır ki bu masaüstü ortamı da MATE üzerine geliştirilmiştir ve Windows benzeri bir arayüze sahiptir.Sunduğu bu arayüz, Windows’tan geçiş yapmak isteyen kullanıcıların alışmalarını kolaylaştırmasına karşın, deneyimli Linux kullanıcıları tarafından çok da sıcak bakıldığını söylemek biraz güçtür.

Bitirirken…

Yazımızda yer almayan Ubuntu Cinnamon Remix’e de bir selam vermeden yazıyı bitirmiyoruz.

August 12, 2022

Openbox’ta ‘tint2’ Panelin Sağına Kapat Butonu Ekleme

tint2, modern X pencere yöneticileri için yapılmış basit bir panel/görev çubuğudur. Özellikle Openbox için yapılmış olmasına rağmen, diğer pencere yöneticileri/masaüstü ortamlarıyla da çalışabilmektedir. (GNOME, KDE, XFCE vb.).

Openbox ile birlikte tint2 favorimdir.Özünde sadelik olmasına karşın, diğer paneller gibi birazcık ta konfor isterim.Bu yazı, tint2‘nin sağına kapat simgesi eklemeyi ele almaktadır.

Adım adım gidelim…

1- lxsession-logout paketini kuruyoruz.

sudo apt install lxsession-logout

2- tint2rc dosyamızdaki panel_items= satırının en sonuna bir P parametresi ekliyoruz. Bende şöyle görünüyor.

# Panel
panel_items = PPPP:PPPPPPTSECP

Burada dikkat etmemiz gereken, kapat butonu için ekleddiğimiz P parametresinin en sonda bulunması.Böylece kapat butonumuz panelin sağ köşesine yerleşecek.

3- tint2rc dosyamızın en sonuna yeni bir buton ekliyoruz. Bu buton bende # Button 11 olarak görünüyor.

#-------------------------------------
# Button 11
button = new
button_icon = /home/kesim/.icons/ld-icons/pixmaps/logout_suspend.png
button_text =
button_tooltip = Exit
button_lclick_command = lxsession-logout
button_rclick_command = lxsession-logout
button_mclick_command =
button_uwheel_command =
button_dwheel_command =
button_font_color = #93adac 100
button_padding = 3 0
button_background_id = 0
button_centered = 0
button_max_icon_size = 22

4-Kaydedip çıkıyoruz.

İşlemler bu kadar. Aktif olması için oturumu yeniden başlattığımızda, resimde görüldüğü gibi, panelimizin en sağına kapat butonumuz yerleşmiş olacaktır.

August 11, 2022

Mailcow - Mail Server Kurulumu

Bu inek pek marifetliymiş 👌  Docker ile pratik bir şekilde kurulum yapılabilen Mailcow pek marifetli bir o kadar da kolayca ve zahmetsizce kuruluyor.Tek yapmanız gereken sitede belirtilen kurulum prosedürüne uymak.https://mailcow.github.io/mailcow-dockerized-docs/i_u_m/i_u_m_install/ Mailcow aşağıda belirtilen hizmetleri otomatik kurup konfigure ediyor.Virüs taraması – ClamAVMetin arama (full

Mail-in-a-Box - Mail Server Kurulumu

"Mail in a Box"'u kurup denemeye karar verdim. https://mailinabox.email/guide.html Öncelikle ihtiyacımız olan Ubuntu 18.04, bulabilirsiniz. Bundan sonra domain registrar üzerinde bazı DNS değişiklikleri yapmamız gerekiyor. Ben mail server adını  box.caylak.tk 'a kurdum burada ip adresinizi servera yönlendirme yapmamız gerekiyor. Sonrasında kullanmak istediğimiz domaine de MX record eklememiz

August 09, 2022

Kali Linux Dağıtımının Kısa Tarihçesi

Dağıtımların tarihçesinde bu seferki konuğumuz Kali Linux.

Sızma testi, siber güvenlik ve dijital adli tıpta, bir sistemdeki istismar edilebilir güvenlik açıklarının belirlenmesinde ve azaltılmasında çok önemli bir rol oynar. Sızma testlerinin verimli bir şekilde yürütülmesine yardımcı olmak için bir dizi araç geliştirilmiştir. Bunlardan biri Kali Linux’tur.

* Sızma Testi (Pentest – Penetrasyon Testi), kötü amaçlı bir saldırganın içeriden ya da dışarıdan sistemlere verebileceği zararı önceden görebilmek ve zayıflıklar için tedbir alabilmek amaçlı planlanmış bir saldırı simülasyonudur.

Kali Linux nedir?

Kali Linux, dünya çapında bir penetrasyon testi hizmetleri ve bilgi güvenliği eğitimi sağlayıcısı olan Offensive Security tarafından sürdürülen ve finanse edilen gelişmiş bir penetrasyon testi ve etik korsanlık dağıtımıdır.

Kali Linux, Debian Testing branşını temel alan açık kaynaklı, yuvarlanan sürüm modelini takip eden bir Linux dağıtımıdır. Nmap, Wireshark, Metasploit, Maltego ve Burpsuite gibi siber güvenlikle ilgili yüzlerce aracı destekler.

Şimdi, Kali’nin kökenini ve nasıl en popüler sızma testi işletim sistemlerinden biri haline geldiğini görelim.

Kali Linux’un Tarihçesi

İlk Kali Linux projesi, WhiteHat Knoppix’i referans alıyordu ve Whoppix olarak adlandırıldı. (Knoppix adından da anlaşılacağı gibi.) Whoppix 2.0 sürümüyle başladı ve 2.7 sürümüne kadar devam etti.

Akabinde Whoppix yerini WHAX’a bıraktı.(WHAX, WhiteHat Slax’ın kısaltması.) İsim değişikliği, sistemin temel olarak Knoppix’ten Slax’a geçişiyle birlikte duyuruldu. WHAX 3 numaralı sürümüyle başladı ve Whoppix’in kaldığı yerden devam etti.

Aynı zamanlarda, Auditor Security Collection veya basitçe Auditor, benzer bir işletim sistemi geliştiriliyordu. Devamında Auditor, Knoppix ve WHAX arasındaki uyumlu çalışmalarla BackTrack doğdu. BackTrack 1 numaralı sürümünden 3 numaralı sürümüne kadar Slackware’ı temel alıyordu. Sürüm 4’ten sürüm 5’e kadar Ubuntu’ya geçti.

Kali Linux resmi olarak 2013 yılında BackTrack miras alınarak yayınlandı. Kali, yuvarlanan sürüm haline gelip debian Testing’i kullanmadan önce Debian’ın kararlı branşını kullandı.

Buraya kadar söylediklerimizi bir de tablo üzerinde görelim.

TarihProjeTaban Dağıtım
30 August 2004Whoppix v2Knoppix
17 Temmuz 2005WHAX v3Slax
26 Mayıs 2006BackTrack v1Slackware Live CD 10.2.0
06 Mart 2007BackTrack v2Slackware Live CD 11.0.0
19 Haziran 2008BackTrack v3Slackware Live CD 12.0.0
9 Ocak 2010 BackTrack v4(Pwnsauce)Ubuntu 8.10 (Intrepid Ibex)
10 Mayıs 2011BackTrack v5 (Revolution)Ubuntu 10.04 (Lucid Lynx)
13 Mart 2013  Kali Linux v1 (Moto) Debian 7 (Wheezy)
11 Ağustos 2015Kali Linux v2 (Sana) Debian 8 (Jessie)
16 Ocak 2016Kali Linux RollingDebian Testing

Kali Linux’un Desteklediği Platformlar

Kali Linux, Intel tabanlı sistemler için, hem 32 bit hem de 64 bit ISO görüntüleri olarak sunulur.

Sanal makineler VirtualBox ve VMware içindestek sağlar. Bu ISO görüntüleri 64 bit (amd64) ve 32 bit PAE (i*86) biçimlerinde mevcuttur.

Ayrıca, çok çeşitli cihazlara uygun ARM mimarisi için de ISO görüntüler de mevcuttur.

Kali Linux’un Alternatifleri

Kali Linux, siber güvenlik uzmanları ve beyaz şapkalı bilgisayar korsanları için en popüler ve yaygın kullanılan sızma testi sistemidir. Alternatif dağıtımlar Parrot OS, Black Arch, BackBox ve Wifislax olarak sıralanabilir.

August 08, 2022

Linux Mint 21 "Vanessa" Güncellemesi Nasıl Yapılır?

Linux Mint 20.3 sürümünden Linux Mint 21 sürümüne güncelleme aktif hale geldi.  Aşağıdaki adımları sırasıyla uygulayarak güncellemeyi yapabilirsiniz. 1- Linux Mint 20.3’ten Linux Mint 21’e yükseltmek için ilk önce aşağıdaki komutları terminalde çalıştırarak Linux Mint’in yeni Yükseltme Aracı’nı kurun. sudo apt update sudo apt install mintupgrade 2- Yükseltme Aracı’nı çalıştırmak için

August 04, 2022

Ubuntu mu Arch Linux mu? Hangi Dağıtım Daha İyi?

Ubuntu ve Arch Linux, tamamen farklı masaüstü deneyimleri sunan iki dağıtımdır. Eğer her ikisinin artı ve eksileri arasında karar vermekte zorlanırsanız, herhangi birini ana dağıtımınız olarak seçmek genellikle zordur.

Bu yazıda, iki dağıtım arasında en iyisini seçme konusunda karar vermenize yardımcı olabilecek çeşitli farklılıkları öne çıkarıyoruz.

1. Hedef Kullanıcıl Kitlesi

Arch Linux, sistemlerini özelleştirmek isteyen kullanıcılara Kendin Yap (DIY) deneyimi sağlamayı amaçlamaktadır. Masaüstünü özelleştirmek için her şey önemlidir. Bu nedenle, farklı paketler, masaüstü ortamları ve daha fazlasını arayan kullanıcılara daha fazla hitap eder.

Öte yandan Ubuntu’nun hedefinde, Linux sistemleri için sorunsuz, önceden yapılandırılmış bir sistem isteyen kullanıcılar vardır. Bu kullanıcılar, her şeyin olması gerektiği gibi çalışmasını sağlamak için gerekli araçların hazır gelmesini ister. Bu sayede kullanıcı, kurulum ve kullanım konusunda endişe etmeden ideal bir masaüstü deneyimi yaşar.

Ubuntu, kullanıcıların deneyimlerini geliştirmek için çok fazla çaba harcamaya gerek duymasını istemiyor. Bunun yerine dağıtımı, çoğu kullanıcıya uygun olduğunu düşündükleri şekilde sunuyor.

2. Kurulum

Kuşkusuz, masaüstünü yüklemenize yardımcı olacak bir GUI’ye sahip olması ve daha basit bir yükleme yöntemi sağlaması Ubuntu için bir avantaj oluşturuyor. İsterseniz Ubuntu sunucusuna bile bir masaüstü ortamı kurabilirsiniz.

Her ne kadar bazıları resmi olmayan bazı kurulum araçları varsa da Arch Linux ile kurulumu tamamlamak için terminale (veya komut satırına) güvenmeniz gerekecek. Neyse ki, Arch Linux’un artık resmi bir rehberli yükleyicisi var. Bu da en azından Arch Linux’u terminal aracılığıyla kurmayı kolaylaştırıyor.

Yine de, bu konuda Ubuntu rahatlıkla öne çıkıyor.

3. Masaüstü Deneyimi

Ubuntu, kullanıcılarına kolaylık sağlama odaklıdır. Bunu başarmak ve işleri kolaylaştırmak için Canonical, özelleştirilmiş bir GNOME masaüstü ortamı deneyimi sunar. Bu ortam KDE Plasma’nın sağladığı özelleştirme düzeyini sunmayabilir, ancak başlamak yine de birçok seçeneğininiz vardır.

Bunun haricinde Ubuntu, kullanıcılarından düzenli olarak kullanıcı deneyimi geri bildirimleri alır ve en iyi iş akışını/verimliliğini sunmak için elinden gelenin en iyisini yapar.

Arch Linux, masaüstü kullanıcı deneyimi konusunda daha çok işlevsellik ve diğer teknik yönlere odaklanır. Son kullanıcı deneyimi tamamen, Arch Linux kurarken nasıl kurduğunuza bağlıdır.

İlk kurulumda masaüstü ortamınız sizin için kullanıma hazır neler sunuyorsa ona güvenmek zorundasınız; sizin için önceden hazırlanmış iyileştirmeler veya ayarlamalar gelmez. Farklı bir şey istiyorsanız, bunun için kendinizin çabalaması gerekecek.

Yine de, KDE Plazma, GNOME veya başka herhangi bir masaüstü ortamını tercih etme seçeneği, tercihlerinize bağlı olarak size bazı avantajlar sağlayabilir. Sadece bu değil, Arch Linux’u kurarken pencere yöneticilerini de seçebilirsiniz.

Genel olarak, Ubuntu ile, her kullanıcıya sunulan belirli bir tür masaüstü deneyimi elde edersiniz ve çok az özelleştirme seçeneğiniz vardır. Ancak Arch Linux size nasıl masaüstü deneyimi istediğinizi belirleme özgürlüğü verir. Bu, deneyimli Linux kullanıcıları için iyi bir şey olabilir, ancak eğer Linux’ta yeniyseniz, zorluk yaratabilir.

4. Dosya Sistemi

Çoğu kullanıcının, Linux dağıtımları tarafından kullanılan dosya sistemi hakkında çok fazla bir şey yapmasına gerek yoktur, kurulumda seçer ve geçer. Bu nedenle, Ubuntu, modern bir bilgi işlem deneyimi için, gereken tüm temel özelliklere sahip sağlam bir dosya sistemi olan ext4‘ü kullanır.

Ancak, en sık kullanılan ext4‘e göre çeşitli avantajlar için farklı bir dosya sistemi seçmek istiyorsanız, Arch Linux bir seçenek olabilir. btrfs, ext4, xfs, f2fs… arasından seçim yapabilirsiniz.

Uyarı: ext4‘ten başka bir şey seçerseniz ne yaptığınızı bildiğinizden emin olun!

5. Uygulama Ekosistemi

Ubuntu, çok çeşitli uygulamalar için destek sunar.  Bu yüzden, popüler Linux dağıtımlarının çoğu Ubuntu’yu temel alır ve ve popülaritesine bağlı olarak, çeşitli araçlar, diğer Linux dağıtımları arasından Ubuntu’yu destekler.

Yalnızca uygulama/paket bolluğu değil, Ubuntu için mevcut paketleri kurmak da zahmetsizdir. Paketleri resmi depoları aracılığıyla kurabilir, PPA’ları veya yazılım merkezini (Snap entegrasyonu ile) kullanabilirsiniz. Bundan başka, Flatpak’ı, Flathub’dan uygulama yüklemek için ayarlayabilirsiniz.

Arch Linux resmi depoları aracılığıyla sayısız uygulamaya erişmenize imkan sağlar. Ek olarak, paketleri kurmak/yönetmek için Pacman kullanmanız gerektiğini fark edeceksiniz. Uygulamaları kurmak/yönetmek için kullanılan GUI ise, seçtiğiniz masaüstü ortamına bağlı olacaktır.

Örneğin, GNOME’u kurarsanız GNOME’un yazılım merkezini kullanabilirsiniz. Ve KDE Plazma için Discover. Yerleşik Snap veya Flatpak entegrasyonu için ise gerekli ayarlamaları yapmanız gerekir.

Daha fazla pakete erişmek için AUR kullanabilirsiniz.

Genel olarak sunulan paketler Ubuntu’nunkilerden daha kapsamlı olabileceğinden, bu, Arch Linux için bir artı olarak kabul edilir.

Deneyimi geliştirmek için bazı AUR yardımcılarını kullanabilirsiniz.

Toparlarsak… Yazılımı kolayca tek elden yönetmek/yüklemek için daha derli toplu bir araç istiyorum diyorsanız, Ubuntu öne çıkıyor.

6. Minimallik

Bu konu tamamen tercihlerle alakalıdır. Arch Linux, kurulumda her şeyi kontrol etmenize olanak verdiği için, minimum sayıda paket kurmayı seçebilirsiniz.

Buna karşılık Ubuntu, yardımcı programlarla önceden önyüklü olarak gelir. Bazıları için Ubuntu, özellikle bu araçların varlığından dolayı daha kullanışlı olabilir. Tabii ki, ihtiyacınız olmayan paketleri kaldırma seçeneğine sahipsiniz. Ancak, bazı kullanıcılar bunu gereksiz (veya sistemi şişkin) bulabilir.

Tam da bu noktada, gerekli araçların önyüklü olarak gelmesini isteyip istemediğinize (Ubuntu) veya yalnızca ihtiyacınız olan araçları herhangi bir şişkinlik olmadan yüklemenize izin veren bir dağıtımı mı (Arch) tercih edeceğinize karar vermeniz gerekecektir.

7. Seçme Özgürlüğü ve Kısıtlamalar

Buraya kadar bahsettiğimiz gibi, Arch Linux her şeyi kontrol etmenizi sağlar ve size deneyiminizi kişiselleştirmek için bolca özgürlük verir.

Bu özgürlük yalnızca masaüstü ortamı veya döşeme pencere yöneticileri seçimleriyle sınırlı değildir ve daha fazlasını içerir. Örneğin, PulseAudio ve pipewire arasında ses sunucusu tercihi yapabileceğiniz gibi, LTS özellikli belirli bir  Linux çekirdeği de seçebilirsiniz.

Buna karşılık, Ubuntu, kapsamlı bir şekilde test edilmiş Linux çekirdeği kullanır.

8. Topluluk Desteği

Geniş kullanıcı tabanıyla Ubuntu, muazzam bir topluluk desteği sunar. Ubuntu kullanıcılarına rehberlik edecek ve sorunların giderilmesine yardımcı olacak çok sayıda forum/portal vardır.

Arch Linux, kullanıcı tabanı göz önüne alındığında, tam olarak bu tür bir topluluk desteği sunmaz. Bununla birlikte, Arch Linux wiki, bunu telafi etmek için hemen hemen her şey hakkında mükemmel belgeler sağlar.

Her şeye rağman Arch Linux forumlarını yabana atmamak gerekir.

9. Sürüm Döngüsü

Ubuntu, beş yıl veya daha uzun süre küçük güncellemeler alan Uzun Süreli Destek Sürümü (LTS) sunar.

Ayrıca, her altı ayda bir yeni bir sürüm sunulurken yaklaşık dokuz ay boyunca güncelleme alan, LTS olmayan sürümler de yayınlanır. LTS olmayan sürüm, her yükseltmede potansiyel olarak önemli değişikliklerle, en son güncellemeleri/paketleri isteyen kullanıcılar için uygundur.

LTS sürümü ise, her güncellemede, sistemi bozma ihtimalini istemeyen kullanıcılar için daha uygundur.

Arch Linux bunların hiçbiriyle uğraşmaz; doğrudan yuvarlanan sürüm modelini benimser. Küçük ya da büyük olsun, güncellemeler geldikçe alırsınız. Bu, her zaman en yeni ve en iyi paketleri kullanmanızı sağlar. Bu iyi bir şey olsa da, bir şeyler bozulduğunda ya da işler ters ters gittiğinde bir kısım kullanıcılar için rahatsız edici olabilir.

10. Donanım Uyumluluğu

Ubuntu, masaüstlerine yönelik popüler bir dağıtımdır. Bu nedenle, bir sürüm yayınlamadan önce çeşitli donanımlarla uyumluluk açısından test edilir. Bu nedenle, Ubuntu’nun kukurulumla birlikte iyi bir donanım uyumluluğu sunduğunu söylemek yanlış olmaz.

Ubuntu ile, en son teknolojiye sahip olmadığınız sürece, hemen her şey çalışır!

Arch Linux söz konusu olduğunda, Ubuntu kadar kapsamlı bir şekilde test edilmez. Genel olarak donanımla alakalı çok sıkıntılı durumlar ortaya çıkmasa da sahip olduğunuz bazı spesifik donanımla çalışabilir veya çalışmayabilir. Yine de, her zaman en yeni ve en iyi Linux çekirdeğini içerdiği için, bazı durumlarda Ubuntu’dan daha iyi çalışabilir de.

Arch Linux kurmak istediğinizde, donanımınızın uyumluluğu konusunda, forumlara danışarak bilgi almanız daha iyi olacaktır.

11. Kararlılık

Dağıtımınızın bir fiyaskoyla veya bir hatayla karşılaşmasını istemiyorsanız Ubuntu daha iyi bir seçim olacaktır.

Arch Linux söz konusu olduğundaysa, cevap bu kadar basit değildir. Çok iyi de çalışabilir veya bir güncellemeyle alabora da olabilir.

Arch Linux doğası gereği kararlı değildir. Özelleştirme ve güncellemelerle hiçbir şeyin bozulmamasını sağlamak, tamamen sizin onu koruyabildiğinize bağlıdır.

Bitirirken…

Kararlılığı, uyumluluğu, uygulama ekosistemini ve öğrenme eğrisini önceleye Ubuntu, bilgisayarlarında sorunsuzca bir şeyler yapmak isteyen herkes için mükemmel bir şekilde uygundur.

Arch Linux ise, masaüstü deneyimlerini özelleştirmek, en yeni ve en iyi şeylere hemen sahip olmak isteyen kullanıcılar için ilk sırada gelir.

Macera seviyorsanız, Arch Linux heyecan verici bir deneyimle bunu mükemmel bir şekilde size sunar. Tabi bazıları için bu durumun Ubuntu’ya kıyasla bunaltıcı olabileceğini belirtelim.

August 03, 2022

unlockR Nedir? Nasıl Kurulur?

unlockR, PDF dosyalarınızın şifresini çözmek için modern ve basit bir kullanıcı arayüzü sağlamak için Libadwaita'yı kullanan yeni bir GTK4 uygulamasıdır. Açık kaynak kodludur. Github sayfasına şuradan bakabilirsiniz. PDF dosyalarınızın şifresini kolay bir şekilde kaldırmak için aşağıdaki komutu kullanabilirsiniz.qpdf --decrypt --password=<PASSWORD> input.pdf output.pdf QPDF

August 02, 2022

Openbox’ta Nitrogen Kullanarak Masaüstü Duvar Kağıdı Ayarlama

Openbox’ta masaüstü duvar kağıtlarınızı yönetmek için; menü yönetimi, paneller ve hemen hemen başka her şey için olduğu gibi; bununla ilgili de bir program yüklemeniz gerekecektir. Bunun için kurmanız gereken paket, nitrogen‘dir. Debian için:

sudo apt install nitrogen

nitrogen‘i kurduktan sonra, bir terminal komutu yardımıyla çalıştırabilir ve kullanmak istediğiniz görüntü dosyalarının bulunduğu yolu gösterebilirsiniz.

nitrogen ~/Resimler

nitrogen, komut satırında belirtilen noktadan başlayarak dizin hiyerarşisi içerisinde arama yapacak ve ardından duvar kağıdı için kullanılabilecek resimleri liste halinde sunacaktır. Tek yapmanız gereken, listeden birini seçmek ve ‘Uygula’ düğmesine tıklamak. Görüntü boyutu ekran boyutuyla eşleşmiyorsa, görüntünün nasıl ayarlanacağını veya değiştirileceğini kontrol etmek için ekranın sol alt köşesindeki ‘Automatic’ seçeneğindeki ayarlar yardımıyla gerekli düzenlemeler yapılabilir.

Bu şekilde ayarlanan duvar kağıdı, oturumu kapatıp açana veya yeniden başlatana kadar, yalnızca geçerli oturum için etkili olacaktır. Bir sonraki girişinizde tekrar ayarlanması gerekecektir.Neyse ki nitrogen bu konuda da yardımcı oluyor. Tek yapmanız gereken,  ~/.config/openbox dizinindedeki ‘autostart’ dosyanıza bir satır eklemek:

nitrogen --restore &

Bu komut satırı, seçtiğiniz duvar kağıdını nitrogen‘in son çalıştırıldığı zamana ayarlayacak ve en son seçtiğiniz resmi hatırlayarak masaüstü resmi olarak her oturumda düzenleyecektir.

Çoğu insan önceden hazır masaüstü ortamlarından biriyle mutlu olur. Ancak, masaüstlerini, kendi ihtiyaçlarına veya üzerinde çalıştığı donanıma göre kapsamlı olarak uyarlamak isteyen kullanıcılar, nitrogen‘i etkili bir Openbox aracı olarak kullanabilirler.

August 01, 2022

Linux Kernel 5.19 Sürümü Yayınlandı

Linus Torvalds, Linux kernelin en yeni ve kararlı sürümü olan Linux Kernel 5.19’u yayınladığını duyurdu. Bu yeni sürümde, LoongArch CPU desteği, firmware dosyaları için Zstd sıkıştırma desteği, NTFS3 çekirdek sürücüsü için uzun zamandır beklenen düzeltmeler, devam eden AMD Zen 4 CPU hazırlıkları, daha fazla AMD RDNA3 GPU etkinleştirme çalışması, Apple M1 NVMe denetleyici

Arch Linux Kullanmak İçin On Neden

1.Kurulum Sürecini Nispeten Kolaylaştıran Uygulamalar

Arch Linux kurulumu, özellikle de tecrübesi daha az kullanıcılar için, oldukça zahmetli bir süreçtir ve bu da potansiyel kullanıcıların Arch Linux’tan uzak durma nedenlerinin en önde gelenlerindendir. Ancak, artık durum tam olarak böyle değil. archinstall, Anarchy Installer ve Zen Installer gibi GUI kurulumları sayesinde, Arch Linux kurulumu daha önce olduğundan çok daha kolaydır. Bu durum, Arch Linux kurmama bahanelerinden en önde gelenlerinden birini ortadan kaldırmaktadır.

2. Kararlılık ve Güvenirlilik

Arch Linux yuvarlanan bir sürümdür ve sürekli en günceldir.Bu durum dezavantaj gibi görünse de aslında avantajlıdır. Çünkü, sürekli güncellenen bir dağıtımda ortaya çıkması muhtemel hatalar; ki bu çok nadir yaşanan bir durumdur aslında; çok kısa sürede yayınlanan düzeltmeler ve güncellemeler ile giderilmektedir. Bu da, Arch Linux’u istikrarlı ve güvenilir dağıtımlardan biri yapmaktadır.

3. Arch Wiki

Arch Wiki, Arch Linux ve türevlerinde ve hatta bazen diğer dağıtımlarda dahi yapabilecekleriniz hakkında çok geniş bir dokümantasyon sağlamaktadır: Arch Linux’a genel bir bakış ve ondan beklentiler, bir SSS ve bununla ilgili açıklamalar, bir kurulum rehberi, kurulum sonrası belgeleri vb.

4. Pacman Paket Yöneticisi

Pacman, bir komut satırı aracı ve Arch Linux’ta varsayılan paket yükleyicisidir. Pacman, Pamac gibi paket yöneticilerii ile de kullanılabilir.

5. Arch Linux Kullanıcı Deposu(AUR)

AUR(Arch User Repository), Arch Linux’a yüklenebilen ancak resmi Arch depolarına henüz alınmamış bulunan uygulama ve araçları barındıran bir depodur. AUR, Arch Linux kullanıcı topluluğu tarafından sağlanmaktadır.

6. Güzel Bir Masaüstü Ortamı

Masaüstü ortamı, işletim sistemini başlattığınız andan kapattığınız zamana kadar sisteminizle etkileşime girmenize yardımcı olan arayüzdür. Arch Linux, denemek isteyebileceğinizden fazla masaüstü ortamına destek vermektedir ve bunlar zevkinize göre özelleştirilip kullanılabilir.

7. Özgünlük

Arch Linux, diğer Linux dağıtımlarından bağımsız olarak sıfırdan inşa edilmiştir. Arch Linux açık kaynak olarak kaldığı ve geliştiricileri fikirlerini özgürce projeye dahil ettikleri sürece, Arch Linux topluluğuyla birlikte var olacaktır.

8. Mükemmel Öğrenme Tabanı

Arch Linux, Linux’un nasıl çalıştığını anlamak isteyen herkes için mükemmel bir platformdur. Elbette kullanımı boyunca dokümantasyona ve önerilen kullanım ipuçlarına dikkat etmenizi gerektirir. Eğer arzu ettiğiniz şey birşeyleri hazır elde etmekten öte o şeyin arka planındakileri öğrenmekse, Arch Linux ve onun devasa bilgi tabanı sizin için iyi bir başlangıç ​​noktası olacaktır.

9. Arch Linux Topluluğu

Arch Wiki dışında, Arch Linux, özellikle Arch Linux veya türevlerinden herhangi birini kullanarak Linux hakkında bilgi edinmek isteyen herkese yardım etmek için gönüllü olarak hazır bekleyen geniş bir kullanıcı topluluğuna sahiptir ve bu topluluk kendisini Arch Linux’un başarısını ve kullanım kolaylığını arttırmaya adamıştır. AUR örneği bunun kanıtıdır mesela. Sorun yok yani, emin ellerdesiniz!

10. Kullanım Kolaylığı, Esneklik ve Özelleştirme

Arch Linux dışarıdan zor görünebilir ama tamamen esnek bir dağıtımdır. Kurulum sırasında işletim sisteminizin nasıl ve ne şekilde kurulacağına, nelerin kullanılacağına sizin karar vermenizi sağlar ve size rehberlik edecek çok detaylı ve geniş bir Wiki‘si vardır.

Ayrıca, gereksiz uygulamalarla başınızı ağrıtmıyor, ancak minimalist bir varsayılan yazılım listesiyle de birlikte geliyor.

Bitirirken…

Elbette, Arch Linux’un sizin tercihiniz olması için kendinize göre nedenleriniz vardır, ama emin olun bunlar da ilk akla gelenler olarak öne çıkanlardır.

Feeds