April 04, 2020

Linux: Komut Satırından(Terminal) USB Bellek/SD Kart/HDD-SSD Biçimlendirme

Elbette sisteminize göre bazı grafiksel araçlar kullanarak(Gpartded, Gnome Disk Utlity vb.) sisteminizdeki diskleri görebilir, üzerinde işlemler gerçekleştirebilirsiniz.(Disk bölümleme, bağlama, ayırma, formatlama vb.)

Grafik araçların dışında komut satırını(terminal) kullanarak sürücülerin biçimlendirmesini sağlayabiliriz. Yalnız bu yöntem, daha çok Linux komutlarıyla çalışmayı seven, deneyimli kullanıcılar için önerilir.

Adım 1- USB sürücünüzü takın ve komut satırını(terminal)’i açıyoruz.

Adım 2- Aşağıdaki komutu çalıştırarak biçimlendirmek istediğimiz sürücüyü tanımlıyoruz.

sudo fdisk -l

Çıktısı:

kesim@ubukia:~$
sudo fdisk -l
Disk /dev/nvme0n1: 238,5 GiB, 256060514304 bayt,
500118192 sektör
Birimler: sektör’i 1 * 512 = 512
baytın
Sektör boyutu (montıksal/fiziksel): 512 bayt / 512
bayt
G/Ç boyutu (en düşük/en uygun): 512 bayt / 512
bayt
Disketikeri tipi: dos
Disk belirleyicisi: 0xa952d09f

Aygıt
Açılış Başlangıç Son Sektör Boyut ld Türü
/dev/nvme0n1p1
* 2048 1187839 1185792 579M 7 HPFS/NTFS/exFAT
/dev/nvme0n1p2
1187840 102402047 101214208 48,3G 7 HPFS/NTFS/exFAT
/dev/nvme0n1p3
102402048 368642047 266240000 127G 7 HPFS/NTFS/exFAT
/dev/nvme0n1p4
368644094 500117648 131473555 62,7G 5 Ek
/dev/nvme0n1p5

mkfs.vfat

368644096 370642943 1998848 976M 82 Linux takas /
Solar
/dev/nvme0n1p6 370644992 500117648 129472657 61,8G 83
Linux

Disk
/dev/sda: 111,8 GiB, 120040980480 bayt, 234455040 sektör
Birimler:
sektör’i 1 * 512 = 512 baytın
Sektör boyutu
(montıksal/fiziksel): 512 bayt / 512 bayt
G/Ç boyutu (en
düşük/en uygun): 512 bayt / 512 bayt
Disketikeri tipi:
dos
Disk belirleyicisi: 0x1ecfdb8e

Aygıt
Açılış Başlangıç Son Sektör Boyut ld Türü
/dev/sda1
2048 3905535 3903488 1,9G 82 Linux takas / Solaris
/dev/sda2 *
3905536 234452991 230547456 110G 83 Linux

Disk
/dev/sdb: 14,4 GiB, 15483273216 bayt, 30240768 sektör
Birimler:
sektör’i 1 * 512 = 512 baytın
Sektör boyutu
(montıksal/fiziksel): 512 bayt / 512 bayt
G/Ç boyutu (en
düşük/en uygun): 512 bayt / 512 bayt
Disketikeri tipi:
dos
Disk belirleyicisi: 0x0011c958

Aygıt
Açılış Başlangıç Son Sektör Boyut ld Türü
/dev/sdb1 *
2048 30240767 30238720 14,4G c W95 FAT32 (LBA)
kesim@ubukia:~$

Görüldüğü gibi, benim sistemimde üç adet disk bağlı(/dev/nvme0n1 – /dev/sda -/dev/sdb).(Burada çok dikkatli olmalısınız; aksi takdirde, yanlış sürücüyü biçimlendirebilirsiniz!) Bu yazı için dev /sdb1(USB bellek) ile devam ediyoruz.

Adım 3- Eğer USB sürücümüz bağlıysa, bağlantısını kesmemiz gerekecektir. Aşağıdaki komutu yürütüyoruz.

sudo umount /dev/sdb1

Adım 4- Şimdi sürücüyü biçimlendirmek için komut vereceğiz. Vereceğimiz komut, kullanmak istediğimiz dosya sistemine bağlı olarak değişir. Buna göre aşağıdaki komutlardan herhangi birini yürütüyoruz.Her şeyi doğru yaptıysanız ve işler yolunda gittiyse, işlem tamamlandığında, sürücünüz istediğiniz dosya sistemine biçimlendirilecektir.(Aynı yolla SD kart veya HDD/SSD de biçimlendirilebilir.)

sudo mkfs.vfat /dev/sdb1
sudo mkfs.ntfs /dev/sdb1
sudo mkfs.ext4 /dev/sdb1

April 03, 2020

Linux: AUR Kullanımı İçin En İyi AUR Yardımcıları(AUR Helpers)

Yaourt en popüler AUR yardımcısıydı, ancak artık geliştirilmiyor. Bu makalede, Arch tabanlı Linux dağıtımları için en iyi Yaourt alternatiflerine göz atıyoruz.

Yaygın kullanımıyla AUR(Arch User Repository) olarak bilinen Arch Kullanıcı Deposu, Arch kullanıcıları için topluluk güdümlü yazılım deposudur. Debian / Ubuntu kullanıcıları AUR’u PPA’nın karşılığı olarak düşünebilirler.

AUR, Arch Linux tarafından doğrudan desteklenmeyen paketleri içerir. Arch Linux için bir yazılım veya paket geliştiren bir geliştirici, bunu topluluk depoları aracılığıyla sunar. Bu da son kullanıcının varsayılan olarak sunulandan daha fazla yazılıma erişmesini sağlar.

O halde AUR’u nasıl kullanıyoruz? AUR’dan yazılım yüklemek için özel araçlara ihtiyaç vardır. (Arch’ın paket yöneticisi pacman doğrudan AUR’dan paket yüklemeyi desteklemiyor.) Bu özel araçlar “AUR yardımcıları” (AUR helpers) olarak adlandırılır.

Yaourt (Yet Another User Repository Tool), Arch Linux için AUR paketlerinin kurulmasına yardımcı olan bir araçtır. Pacman ile aynı söz dizimini kullanır. Yaourt, Arch Kullanıcı Deposu için arama, yükleme, uyuşmazlık çözümü. bağımlılık bakımı konularında büyük destek sağlamaktadır.

Bununla birlikte, Yaourt gelişimi son zamanlarda yavaşladı/durdu ve Arch Wiki’de yaourt sayfasına girmek istediğinizde direk “AUR yardımcıları”na (AUR helpers) yönlendiriyor.

AUR Kullanımı İçin En İyi AUR Yardımcıları

1. yay

yay kurulumu:

git clone https://aur.archlinux.org/yay.git
cd yay
makepkg -si 

yay kullanımı:

a. yay ile  AUR’da paket arama:

yay -Ss <paket-ismi>

b. yay ile uygulama/paket kurulumu:

yay -S <paket-ismi>

2. pakku

pakku kurulumu:

git clone https://aur.archlinux.org/pakku.git
cd pakku
makepkg -si

pakku kullanımı:

a. pakku ile  AUR’da paket arama:

pakku -Ss <paket-ismi>

b. pakku ile uygulama/paket kurulumu:

pakku -S <paket-ismi>

3. aurutils

aurutils  kurulumu:

git clone https://aur.archlinux.org/aurutils.git
cd aurutils
makepkg -si

aurutils kullanımı:

a. aurutils  ile  AUR’da paket arama:

aurutils -Ss <paket-ismi>

b. aurutils   ile uygulama/paket kurulumu:

aurutils -S <paket-ismi>

Pek çok kullanıcı AUR’dan paket kurulumu için AUR yardımcıları (Aur helpers) kullanıyor.Bu yardımcılar, bazı görevleri otomatikleştirerek kullanıcılara kolaylık sağlamaktadır.Elbette bu noktada tercih tercih, kullanıcıya aittir.Ben tercihimi yay ‘dan yana kullandım ve sonuçtan da gayet memnunum.

April 02, 2020

Openbox: tint2 Panele Başlangıç Menüsü(Start Menu) Ekleme

Ben Openbox’u tam bir masaüstü ortamına çevirerek kullanmayı seviyorum.Bu nedenle tint2 panelde bir başlangıç menüsü olmazsa olmazımdır.Bu yazı, tint2 panele başlangıç menüsü(start menu)eklemeyi konu ediniyor.

Hadi yapalım…

1- xdotool paketini kuruyoruz.

sudo apt install xdotool

2- rc.xml dosyamıza(~/.config/openbox ya da /etc/xdg/openbox dizinlerinde bulunur), </keyboard></keyboard> tagları arasına(ben en sona yerleştirdim) aşağıdaki girdiyi ekliyoruz.

<!-- Custom: Open Start Menu -->
<keybind key="Super_L">
<action name="ShowMenu">
<menu>root-menu</menu>
</action>
</keybind>

3- /usr/share/applications konumunda start-menu.desktop adıyla bir dosya oluşturuyoruz.İçine, aşağıdakileri kopyalayıp yapıştırıyoruz.

[Desktop Entry]
Type=Application
Name=Start Menu
Comment=Start Menu
Exec=xdotool key Super_L
Icon=~/.icons/Faience-ng-Blue/48x48/distributor-logo-debian.png
Terminal=false
Categories=System;

Icon= satırını, kendi simgemizin bulunduğu dizin yoluna göre değiştirmemiz/düzenlememiz gerekiyor.

4- Aşağıdaki satırı tint2rc dosyasının Launcher bölümüne ekliyoruz.

launcher_item_app = /usr/share/applications/start-menu.desktop

Hepsi bu kadar.Oturumdan çıkış yapıp döndüğümüzde, tint2 panelde bir başlangıç menüsü(start menu) bizi bekliyor olacak.

April 01, 2020

Linux Mint 20’nin Kod Adı Belli Oldu

Linux Mint’in aylık haber blogunda, Linux Mint 20’nin kod adının "Ulyana" olacağı belirtildi. Linux Mint 20, 64-bit sürümleriyle ve üç farklı masaüstüyle (Cinnamon, MATE ve XFCE) birlikte gelecek. Not: Linux Mint, alfabetik sıraya göre ve kadın isimlerinden oluşan kod adları seçiyor. Linux Mint’in yeni dosya transfer aracı Warpinator yeni sürümle birlikte gelecek. “Warpinator” ismi

Linux: Hangi Ekran Kartını(GPU) Kullandığını Bulma

İster Nvidia olsun ister AMD/ATI veya tümleşik Intel, sisteminizde bazı durumlarda grafk/grafik kart(GPU) ile ilgili sorunlar çıkabilir.Grafik sorunlarını giderirken, bilmek isteyrceğiniz ilk şey, sisteminizde hangi grafik kartının bulunduğudur.

Linux’ta donanım bilgilerini kontrol etmek için bazı komutlar bulunur.Bunları hangi ekran kartına (video kartı da denir) sahip olduğunuzu kontrol etmek için kullanabilirsiniz. Şimdi birkaç komuta bakalım.

lspci

lspci komutu temel olarak, sisteminize PCI (Peripheral Component Interconnect) veri yollarıyla bağlanan aygıtlarla ilgili bilgileri görüntüler.grep komutuyla birlikte kullanıldığıda ise, grafik kartınızla ilgili tek satırlık bir bilgi gösterir:

lspci | grep VGA

Komutun çıktısı:

[kesim@archikia ~]$ lspci | grep VGA
00:02.0 VGA compatible controller: Intel Corporation Atom Processor Z36xxx/Z37xxx Series Graphics & Display (rev 0e)
[kesim@archikia ~]$

Gördüldüğü üzere sistemimde Intel’in tümleşik bir ekran kartı mevcut.

lshw

lspci komutu, hangi grafik kartına sahip olduğunuzu gösterir, ayrıntılı bilgi vermez. Daha fazlası için lshw komutu yardımcı olacaktır.(Kurulu değilse paket yöneticisiyle lshw paketini krmak gerekecektir.)

Bu komut, kullanımında kök dosya erişimine sahip olmanızı(root) gerektirir. Ekran kartı(grafik kartı/GPU) bilgilerini almak için komutu şu şekilde kullanmamız gerekir…

sudo lshw -C video

Aşağıdaki çıktıda da görülebileceği gibi, bu komut, grafik kartı hakkında daha detaylı bilgiler döndürürüyor

kesim@archikia ~]$ sudo lshw -C video
*-display
description: VGA compatible controller
product: Atom Processor Z36xxx/Z37xxx Series Graphics & Display
vendor: Intel Corporation
physical id: 2
bus info: pci@0000:00:02.0
version: 0e
width: 32 bits
clock: 33MHz
capabilities: pm msi vga_controller bus_master cap_list rom
configuration: driver=i915 latency=0
resources: irq:96 memory:d0000000-d03fffff memory:c0000000-cfffffff ioport:f080(size=8) memory:c0000-dffff
[kesim@archikia ~]$

Linux’ta grafik kartı ie ilgili bilgiler edinmek için  elbette komut satırına mahkum değilsiniz. Çoğu Linux dağıtımı/masaüstü ortamları da ayrntılı bilgiler verir.Örneğin, GNOME masaüstü ortamını kullanıyorsanız, Ayarlar_> Hakkında bölümüne girerek sisteminizle ilgili ayrıntıları görebilirsiniz.Bendeki Arch Linux GNOME’da şu şekilde:

March 31, 2020

Oracle Java 14 Kurulumu Nasıl Yapılır?

Oracle Java 14, iki inkübatör modülü, üç önizleme özelliği, iki kullanımdan kaldırılmış özellik ve iki kaldırma dahil olmak üzere kullanıcılara 16 ana geliştirme/değişiklik sunuyor. Not: Oracle Java, 11 sürümünden beri ticari lisanslı hale geldi. Sadece geliştirme ve test amaçlı olarak indirilmesi ve kullanması ücretsizdir.  Linux’te Oracle JAVA 14 Kurulumu Nasıl Yapılır? Oracle Java

Linux Kernel 5.6 Sürümü Yayınlandı

Linux Kernel 5.6 sürümünde birçok yenilik ve geliştirilen özellikler bulunuyor. Yapılan değişikliklerden bazıları;  WireGuard, USB4, açık kaynak NVIDIA RTX 2000 serisi desteği, AMD Pollock etkinleştirme, birçok yeni donanım desteği, AMD Zen 3 desteği, AMD Zen/Zen 2 için daha iyi termal ve güç raporlama ve daha fazlası... Linux Kernel 5.6 Sürümündeki Yenilikler: Linux 5.6 ile birlikte

March 29, 2020

İlledelinux Debian ve Ubuntu System için bir sorum var

Merhaba özgür yazılım kullanıcıları. Bir çoğumuzun bildiği gibi İlledelinux Debian System ve İlledelinux Ubuntu System kalıplarını farklı bir anlayışla inşa ediyorum. Bu anlayış şuna dayanıyor, sistemin ana oturumunu inşa ederken yazılım kullanma seçeneğini kullanıcı tercihine bırakıyorum. Bu tercihi kolaylaştırmak için de resimlerde görmüş olduğunuz Paket Kur adlı aracı uyarladım. Şimdilik 60'

Linux: Hangisi Size Göre: Ubuntu mu, Linux Mint mi?

Linux dünyasına adım attığınızda, yüzlerce seçenek olduğunu farkederrsiniz. Bununla birlikte, her yeni başlayan için olsun, en deyimli kullanıcı için olsun,  iki dağıtım hemen ö plana çokıyor:Ubuntu ve Linux Mint.

Peki bu ikisnden hangisi? En iyi çözüm, her ikisini de denemek ve ihtiyaçlarınıza en uygun olanını seçmek. Bu yazı, bo konuda biraz da olsa bir fikir vermek amacıyla yazıldı.

Başlamadan önce, Linux Mint’in Ubuntu’yu temel bir kenara not etmekte fayda var.Ancak, bu durum çok farklı olmadıkları anlamına gelmiyor.Sistemlerin görünümü, hissettirdikleri ve yaşattıkları deneyimler çok farklıdır; yazının devamında görüleceği gibi.

Peki, Ubuntu mu, Linux Mint mi? Hangisi size göre?

1. Varsayılan kullanıcı arayüzü

Farkına varacağınız ilk ve en önemli fark, arayüzdeki farklardır: Ubuntu’nun varsayılan arayüzü GNOME iken(Ubuntu’ya göre özelleştirilmiş), Linux Mint varsayılan olarak Gnome üzerine geliştirilmiş Cinnamon’u kullanır.Şüphesiz, GNOME benzersiz bir deneyim sunar. Menüden kısayollara kadar her şey diğer masaüstlerinin sunduğu deneyimlerden oldukça farklıdır.Bu benzersiz GNOME deneyimini yaşamak istiyorsanız, Ubuntu doğru bir tercih olacaktır.

Ancak bazı insanlar için GNOME biraz zorlayıcı olabilir. Öte yandan, Cinnamon, tipik bir görev çubuğu/panel ve uygulamalar menüsü ile alışıldık ve tadıdk bir deneyim ve görünüm sunar.Bu, alışkanlıklarından kolay vazgeçemeyecek insanlar için avantajlı olabilecek bir etkendir.

2. Masaüstü Ortamları

Bu, bir önceki değindiğimiz noktanın devamı niteliğindedir.Linux Mint, varsayılan olarak Cinnamon, Xfce ve MATE masaüstü ortamlarıyla daha zengin seçenekler sunarken, Ubuntu yalnızca GNOME olarak kullanılabilir. (Ancak, Ubuntu’nun farklı masaüstü ortamları için farklı türevleri olduğundan, bu çok ta fazla bir anlam ifade etmez: Xfce ile Xubuntu, KDE ile Kubuntu, MATE ile Ubuntu MATE vb.)Aradaki bariz fark, Linux Mint’in daha hafif ve daha hızlı bir ortama odaklanmasıdır. Ubuntu ise, kullandığınız Ubuntu sürümüne göre olmasını istediğiniz herhangi bir ortama dönüşebilir.

3. Özelleştirme

Burada yalnızca varsayılan sürümlerden bahsediyoruz. Kurulumdan hemen sonra, Ubuntu ve GNOME ortamı çok fazla özelleştirme seçeneği barındırmaz. GNOME minimal ve sorunsuz olacak şekilde üretilmiştir. Diğer yandan Cinnamon GNOME 3’ün bir çatallamasıdır ve şu anki GNOME benzerlik göstermez. Cinnamon, biraz Xfce’ye benziyor ve tıpkı onun gibi, oldukça özelleştirilebilir bir yapıya sahiptir.

GNOME Tweaks gibi bir araç yükledikten sonra Ubuntu da bazı özelleştirmelere hazır hale gelir. Ancak unutulmamalıdır ki, GNOME minimalistliktir.

4. Varsayılan yazılım paketi

Hem Ubuntu hem de Linux Mint yeterli bir yazılım desteği sağlamaktadır.Buna tarayıcılar, metin editörleri, belge editörleri, torrent istemcileri, video ve ses oynatıcıları, yazılım mağazası ve diğer önemli yardımcı programlar dahildir. Linux Mint’in varsayılan yazılım paketinde, zorunlu olarak GNOME temel uygulamalarından türetilen bazı ‘X-Apps’ uygulaması bulunur. Bunlar Xed (Gedit tabanlı metin editörü), Xviewer (GNOME Eye Of tabanlı), Xreader (Evince tabanlı) vb.

Ubuntu, Gedit, EOG, Evince vb. gibi varsayılan GNOME uygulamalarının çoğunu kullanır. Ayrıca, öntanımlı olarak gelen depolar depolar, tek bir komutla kurulabilen çok sayıda program barındırır.

5. Güncelleme Yöneticisi

Ubuntu, başlatıldığında size bir güncelleme olup olmadığını söyleyen ve kurmak istediğinizde tek tıklatarak güncellemeleri yükleyebileceğiniz ‘Software Updater, (Güncelleme Yöneticisi)nikullanır. Basit ve yalın.

Linux Mint, güncellenebilen paketleri (bir onay kutusu sistemiyle) gösteren ve en hızlı yansılara geçmek için bir seçenek sunan ‘Update Manager’ (Güncelleme Yöneticisi)ni kullanır. Ayrıca PPA depolarını, resmi depoları, çekirdek sürümlerini ve ek depoları yönetmek için seçenekler sunar. Her ne kadar Ubuntu da bunlardan bazılarını ‘Software and Updates’ adı verilen başka bir şekilde yapıyor olsa da, Linux Mint bunu sezgisel bir arayüzle ve tek bir programda br arada bulundurarak daha fazla kolaylık sağlamış oluyor.

6. Oyun

Son zamanlarda, Linux’ta oyun oynamak önemli gelişmeler kaydediyor. Teknoloji eleştirmenleri de dahil olmak üzere birçok kişi tarafından desteklenen, kullanılan ve reklamı yapılan Linux oyunları artıyor.Wine, PlayOnLinux, Steam, Proton, vb. programlar Linux’ta oyun oynamayı daha iyi ve daha konforlu hale getiriyor ve bu programlar neredeyse bütün dağıtımlarda kullanılabiliyor.Oyun oynamayan birisi olarak oyun konusunda syleyebileceklerim bunlarla sınırlı kalıyor.

7. Sistem Performansı

Kurulum için Ubuntu 4GB RAM önerirken, Linux Mint 2GB önerir. Bundan Linux Mint’in daha az donanım gücüne ihtiyaç duyduğu aşikardır.Buna karşın, her iki dağıtım da mükemmel performans snar. Ancak, nispeten daha gçlü bir donanıma sahipseniz, Ubuntu daha iyi ve pürüzsüz bir deneyim sunar.(Bu yorumum biraz kişisel bulunabilir.)

8. Geliştirme

Bu,bazı kullanıcılar için tercih adımında etkili bir nokta olabilir. Zira Ubuntu şu anda en iyi desteklenen Linux dağıtımı, çünkü arkasında Canonical var.. Linux Mint, Ubuntu’yu temel alırken, topluluk destekli bir dağıtımdır.

Ubuntu tabanındaki olası aksaklıklara karşı Linux Mint ekibi, Ubuntu yerine Debian’ı temel alan LMDE (Linux Mint Debian Edition) sürümünü de geliştiriyor.Debian ise, topluluk odaklı bir proje ve hala çok başarılı bir şekilde devam eden en eski Linux dağıtımlarından biri.

9. Sürüm yayınlama Döngüsü

Ubuntu ve Linux Mint’in sürüm yayınlamadöngüsü farklıdır. Aslında bu durum çoğu insan için büyük bir sorun teşkil etmez. Ubuntu her yıl iki yeni sürüm çıkarır(altı ayda bir) ve her iki yılda bir yayınlanan bir LTS (Uzun Süreli Destek) sürümü yayınlar.

Öte yandan, Linux Mint’in böyle bir bir programı yoktur. Hazır olduğunda yeni bir sürüm yayınlar.

Sonuç

Linux Mint ve Ubuntu birçok farklı seviyede benzerlikler göstermelerine karşın, yine de oldukça farklılar. Aslında hangisinin sizin için en iyisi olduğunu bulmanın en iyi yolu, onu canlı bir USB’de test etmektir.

March 28, 2020

DNS-over-TLS with BIND and Stunnel

dns-over-tls
Last year, service providers announced that their public DNS services started supporting DNS-over-TLS. This new feature is different from the DNS-over-HTTPS API. Bacause BIND doesn’t have direct DNS-over-TLS support, I have added DNS-over-TLS capability to my BIND DNS Caching server with the help of STUNNEL.

STUNNEL provides the TLS encryption capability without making any big changes to the currently running clients or servers. Thanks to the flexibility and sophistication of its architecture, it is a powerful tool that can be used in larger projects as well.

The most crucial point of this post is that, DNS queries must be sent only over TCP. And that is supported on BIND 9.11 and higher.

I share the settings below;

Firstly, make sure that port 53 is not in use;

netstat -ltn
sudo apt install stunnel
sudo vi /etc/default/stunnel4

The value in the stunnel4 file should be as follow;

ENABLED=1
sudo service stunnel4 restart
sudo vi /etc/stunnel/stunnel.conf

The configuration I added to the stunnel.conf file;

[dns]
client = yes
accept = 127.0.0.1:53
connect = 8.8.8.8:853
CApath = /etc/ssl/certs
verifyChain = yes
checkIP = 8.8.8.8

After these steps, STUNNEL will start listening port 53 on your server and, if everything went well, DNS queries sent here will be responded.

Test commands;

nslookup -vc ozcan.com 127.0.0.1
dig +tcp ozcan.com @127.0.0.1

Hamdi Özcan – ozcan.com

Openbox: ObConf(Openbox Yapılandırma Merkezi) ve İşlevleri

ObConf(Openbox Yapılandırma Yöneticisi), Openbox için bir  ‘yapılandırma merkezi’dir. Her biri farklı yapılandırma parametreleri kümesi içeren sekiz sekme barındırır.Bu sekmelere bir göz atalım…

Tema: Pencere kenarlıkları ve menüler için renkleri ve vurguları seçmemize imkan verir.

Görünüm: Pencere başlık çubuğu denetimlerinin içeriğini ve sırasını belirler. Buradaki ana fikir, pencere başlığının her zaman başlık çubuğunda ortalanmış olması ve pencerenin sağ veya sol tarafına yerleştirilebilen düğmeler yardımıyla başlık çubuğunun otomatik olarak genişlemesidir.Her bir öge bir harfle temsil edilir.Varsayılan değer, pencere simgesini sol tarafa, simgeleştir, büyüt/küçült ve kapat düğmelerini sağ tarafa yerleştiren NLIMC‘dir. Düğmelerin yerlerini değiştirmek için harf kombinasyonunu değiştirmek yeterlidir.

Yine Görünüm sekmesinden Yazı Tipleri ile ilgili her türlü değişiklik ve özelleştirme yapılandırılabilir.

Pencereler: Pencerelerin yerleşimini, odağını ve konumlandırmasını, birden çok ekranın nasıl yönetileceğini belirler.

Taşı ve Yeniden Boyutlandır: Hareket ederken pencere içeriğinin korunup korunmayacağı (korunmaya çalışılması) ve boyutlandırma sırasında boyut bilgilerinin dinamik olarak görüntülenip görüntülenmeyeceği gibi davranışları belirler.

Fare: Fare hareketi ile pencere odak aktarımının nasıl yönetileceğini ve başlık çubuğuna çift tıklatıldığında hangi eylemin gerçekleştirileceği bu sekmeden belirlenir.

Masaüstleri: Sanal masaüstlerinin sayısını, adını ve değiştirme sırasında uyarı görüntülenmesini belirler.

Kenar Boşlukları: Eğer bir panel veya rıhtım kullanmıyorsanız, ekranın kenarlarında birkaç piksel boşluk bırakmak, bir pencere yöneticisinde masaüstü arka planına veya menüye erişebilmek için yararlı olabilir.

Uygulama Tablası: Uygulama tablası(Rıhtm olarak ta adlandırılabilir), dockapps adı verilen uygulamaların bulunduğu bir tabladır.Bu yugulamalardan biri etkin olmadıkça tabla görünmez.

İlledelinux Debian System güncellendi

(2020-03-28 tarihinde yeniden güncellendi, bu sürümde Debian klasik kurucuyla birlikte ilk defa Calamares kurucu eklendi) Alttaki yazıya ek olarak bu sistemde Hafif oturum ve Full oturum şeklinde iki oturum seçeneği bulunuyor, tek tıkla geçiş yapabilirsiniz. Bazı eklemeler ve düzenlemeler yapıldı, bunlardan biri, Papirus İcon Tema ve Dizin renkleri değiştirici uyarlandı. Sistemde Debian

March 27, 2020

Linux: Ubuntu Tabanlı Dağıtımlarda Microsoft TrueType Yazı Tipleri Nasıl Yüklenir?

Linux’ta, LibreOffice’te, Microsoft Office belgelerini açarsanız, yazı tiplerinin farklı göründüğünü, bundan dolayı da tam uyumluluk sağlanmadığını görürsünüz.Ayrıca, Times New Roman, Arial gibi yazı tiplerini de bulamazsınız.Bu makale, işte bu yazı tiplerinin Ubuntu ve diğer Ubuntu tabanlı Linux dağıtımlarına nasıl yükleyeceğini konu almaktadır. Ancak bundan önce, bu yazı tiplerinin neden varsayılan olarak kullanılamadığına bakalım.

Microsoft tazı tipleri neden Linux’ta varsayılan olarak yüklen(e)miyor?

Times New Roman, Arial gibi yazı tipleri Microsoft’a aittir ve açık kaynak değildir. Birçok Linux dağıtımı, lisanslama sorununu önlemek için varsayılan olarak bunları sunmaz.

Bu nedenle Ubuntu ve diğer Linux dağıtımları, varsayılan olarak Microsoft yazı tiplerinin yerine açık kaynak yazı tipi “Liberation Fonts” yazı tiplerini kullanır. Liberation yazı fontları, genişlikleri aynı olduğundan Arial, Arial Narrow, Times New Roman ve Courier New’in yerini tutmak üzere Red Hat tarafından oluşturuluştur.Times New Roman yazı tipiyle yazılmış bir belgeyi açtığınızda, belgeyi en az sorunsuz bir şekilde açmak için eşdeğer “Liberation Fonts” yazı tipi kullanılır.

Ancak, “Liberation Fonts” yazı tipleri Microsoft yazı tipleri ile birebir aynı değildir ve bazı durumlarda Arial veya Times New Roman yazı tilerini kullanmanız gerekebilir.  Microsoft yazı tipleri, okullarda, üniversitelerde, diğer kamu ve özel kurum ve kuruluşlarda, Windows ve Office’in yaygın olarak kulanılmasından kaynaklı, tek seçenek olabilmektedir. Belgeleri bu yazı tiplerinden birinde işlemeniz gerekir.

İyi olan şey ise, Microsoft fontlarının Ubuntu ve diğer dağıtımlara kolayca yükleyebilmesidir. Bu şekilde LibreOffice’in uyumluluğunu artırabilir ve açık kaynaklı bir ofis yazılımı seçme özgürlüğüne sahip olabilirsiniz.

Ubuntu ve Ubuntu tabanlı Linux dağıtımlarına Microsoft yazı tiplerini yükleme

Microsof yazı fontlarını kendi başınıza indirerek Ubuntu’ya yükleyebilirsiniz. Ancak Microsoft fontları çok popüler olduğundan (ve ücretsiz olarak sağlandığından) Ubuntu’ya ve Ubuntu tabanlı diğer Linux dağıtımlarına daha kolay yoldan kurulabilir.

Microsoft, temel yazı tiplerini ücretsiz olarak yayınlamasına rağmen, yazı tiplerinin kullanımını diğer işletim sistemlerinde kısıtlamaktadır. Ubuntu’ya ve Ubuntu tabanlı diğer Linux dağıtımlarına Microsoft yazı tiplerini yüklemeden önce EULA’yı (Son Kullanıcı Lisans Sözleşmesi) okumanız ve kabul etmemiz gereklidir.

Microsof yazı tipleri, multiverse deposundadır, bu nedenle önce depoyu etkinleştirdiğimizden emin oluyoruz.(Depo zaten etkinse bir sonraki adımla devam edebiliriz.)

sudo add-apt-repository multiverse

Bundan sonraki adımda, Ubuntu depolarımızı güncellyor ve Microsoft yazı tiplerini yüklüyoruz.

sudo apt update && sudo apt install ttf-mscorefonts-installer

Karşımıza çıkan pencerede Microsoft’un son kullanıcı sözleşmesi görüntülenecektir, Tamam’ı seçiyoruz.

Bu pencerede ise EULA’yı kabul ediyoruz.

Yükleme tamamlandığında, aşağıdaki komutu kullanarak yazı tipi önbelleğini yeniliyoruz.LibreOffice’i açtığımızda, Microsoft TrueType yazı tiplerini görebiliriz.

sudo fc-cache -f -v

Lisans sözleşmesini yanlışlıkla reddetmeniz durumunda, yükleyiciyi şu komutla yeniden yükleyebiliriz.

sudo apt install –reinstall ttf-mscorefonts-installer

March 26, 2020

WM'ler için kısayol oluşturucu

Pencere yöneticileri için hızlı bir başlatıcı uyarladım. Masaüstüne kısayollar atamak için basit ve kullanışlı. Her ne kadar pencere yöneticileri için uyarlamış olsam da bütün oturumlarda kullanılır. Masaüstüne çeşitli öğelerin kısayolunu atamak için kullanmak isterseniz önce buradan hazırlamış olduğum paketi indirin, illedelinux-launcher bağlantısına tıklayın. İlledelinux Launcher

Linux: Ubuntu 18.04 Üzerinde WordPress Nasıl Kurulur ?

Önce depolarımızı güncelleyelim:

sudo apt update && apt upgrade

1. Adım: Apache Kurulumu

Kurulum için aşağıdaki komutu uçbirimde çalıştırıyoruz:

sudo apt install apache2

Apach’nin sisteminize kurulup kurulmadığını kontrol etymek için, aşağıdaki komutu çalıştırıyoruz:

sudo systemctl status apache2

Daha fazla doğrulama için tarayıcımızı açıyoruz ve sunucumuzun IP adresini yazıyoruz:

127.0.0.1/

2.Adım: MySQL Kurulumu

Evvelâ Apache’yi yükleyelim. Bunu yapmak için aşağıdaki komutu yürütüyoruz:

sudo apt install mariadb-server mariadb-client

Şimdi MariaDB veritabanımızı güvence altına alalım ve uzaktan erişime izin vermeyelim:

sudo mysql_secure_installation

İlk adımda, veritabanında oturum açmak için kök parolayı değiştirmenizi isteyecektir. Güçlü bir şifreniz varsa, bu adımı n diyerek atlayabilirsiniz.(Değiştirmek istiyorsanız y ie devam edebiliriniz.)

Change the root pasword? [Y/n]

Güvenlik açısından, anonim kullanıcıları kaldırmamız istenecektir. y yazıyoruz.

Remove anonymous users? [Y/n]

Ardından, bilgisayar korsanlarının veritabanınıza erişmesini önlemek için uzaktan kök erişimine izin vermiyoruz. (Ancak, test amaçlı, bir sanal sunucuyu yapılandırıyorsanız uzaktan oturum açmaya izin vermek isteyebilirsiniz.) n yazıyoruz.

Disallow root login remotely? [Y/n]

Ardından, test veritabanını kaldırın. y yazıyoruz.

Remove test database and access to it? [Y/n]

Son olarak, değişikliklerin etkin olması için veritabanını yeniden yüklüyoruz. y yazıyoruz.

Reload privilege tables now? [Y/n]

3.Adım: PHP Kurulumu

LAMP’ın son bileşeni olarak PHP kuracağız.

sudo apt install php php-mysql

4.Adım: WordPress Veritabanı Oluşturma

Şimdi artık MariaDB veritabanımıza root olarak giriş yapma ve WordPress verilerimizi barındıracak bir veritabanı oluşturma zamanıdır.(Komutları sırayla uçbirimde çalıştırıyoruz.)

sudo mysql -u root -p

CREATE DATABASE database;

CREATE USER 'user'@'localhost' IDENTIFIED BY '1234';

GRANT ALL ON wordpress.* TO 'user'@'localhost' IDENTIFIED BY '1234';

FLUSH PRIVILEGES;

Exit

Bye

Burada database yerine kendi vertitabanı adımızı, user yerine kendi kullanıcı adımızı ve 1234 yerine de kendi şifremizi yazmayı unutmuyoruz.

5.Adım: WordPress Kurulumu

/tmp dizinine giiyoruz ve en son WordPress dosyasını indiriyoruz:

cd /tmp && wget https://wordpress.org/latest.tar.gz

İndirdiğimiz dosyayı arşişvden çıkarıyoruz.

tar -xvf latest.tar.gz

’wordpress’ adında bir klasör oluşacaktır.Oluşan bu ‘wordpress’ klasörünü /var/www/html/ dizinine kopyalıyoruz.

cp -R wordpress /var/www/html/

Dizinin sahipliğini değiştirmek için aşağıdaki komutu çalıştırıyoruz:

chown -R www-data:www-data /var/www/html/wordpress/

‘wordpress’ klasörünün dosya izinlerini değiştiriyoruz.

chmod -R 755 /var/www/html/wordpress/

“uploads” dizini oluşturuyoruz.

mkdir /var/www/html/wordpress/wp-content/uploads

Son olarak, ‘uploads’ dizininin dosya izinlerini değiştiriyoruz.

chown -R www-data:www-data /var/www/html/wordpress/wp-content/uploads/

Tarayıcımızı açıyoruz ve adresi giriyoruz.(Bende aşağıdaki şekilde çalıştı.)

https://127.0.0.1/wordpress

Yukarıdaki şekilde çalışmazsa, https:// olmadan deneyebilirsiniz:

127.0.0.1/wordpress

Böylece WordPress kurulm sihirbazını çalıştırmış olduk.Dilimizi seçiyoruz.

Uyarı.

İşte bu ekranda, veritabanımız oluştururken girdiğimiz bilgilere ihtiyacımız olacak.Doğru bir şekilde giriyoruz.

Eğer bilgiler doğru giidiyse, kurulumu çalıştırıyoruz.

Sitemiz hakkında gerekli bilgileri dolduruyoruz.

Kurulumun başarılı bir şekilde tamamlandığı mesajını alıyoruz.

Bundan sonra, WordPress kontrol paneline giriyoruz ve oradan da sitemizi görüntülüyoruz.

İşte bu kadar! Artık çeşitli özellikleri, eklentileri ve temaları keşfetmeye ve ilk blogumuzu/web sitemizi oluşturmaya hazırız!

March 25, 2020

Linux: Arch Linux Kullanmak İçin On Neden

1.Kurulum Sürecini Nispeten Kolaylaştıran Uygulamalar

Arch Linux kurulumu, özellikle de tecrübesi daha az kullanıcılar için, oldukça zahmetli bir süreçtir ve bu da potansiyel kullanıcıları Arch Linux’tan uzak durma nedenlerinin en önde gelenlerindendir.Ancak, artık durum tam olarak böyle değil.Anarchy ve Zen Installer gibi GUI kurulumları sayesinde, Arch Linux kurulumu daha önce olduğundan çok daha kolaydır.Bu durum, Arch Linux kurmama bahanelerinden en önde gelenlerinden birini ortadan kaldırmaktadır.

2. Kararlılık ve Güvenilirlik

Arch Linux yuvarlanan bir sürümdür ve sürekli en günceldir.Bu durum dezavantaj gibi görünse de aslında avantajlıdır.Çünkü, sürekli güncellenen bir dağıtımda ortaya çıkması muhtemel hatalar; ki bu çok nadir yaşanan bir durumdur aslında; çok kısa sürede yayınlanan düzeltmeler ve güncellemeler ile giderilmektedir.Bu da, Arch Linux’u en istikrarlı ve güvenilir dağıtımlardan biri yapmaktadır.

3. Arch Wiki

Arch Wiki, Arch Linux ve türevlerinde ve hatta bazen diğer dağıtımlarıda dahi yapabilecekleriniz hakkında çok geniş bir dokümantasyon sağlamaktadır: Arch Linux’a genel bir bakış ve ondan beklentiler, bir SSS ve bununla ilgili açıklamalar, bir kurulum rehberi, kurulum sonrası belgeleri vb.

4. Pacman Paket Yöneticisi

Pacman, bir komut satırı aracı ve Arch Linux’ta varsayılan paket yükleyicisidir.Pacman, Pamac gibi paket yöneticilerii ile de kullanılabilir.

5. Arch Linux Kullanıcı Deposu(AUR)

Arch User Repository (AUR), Arch Linux’a yüklenebilen ancak resmi Arch depolarına henüz alınmamış bulunan uygulama ve araçları barındıran bir depodur.Arch User Repository (AUR), Arch Linux kullanıcı topluluğu tarafından sağlanmaktadır.

6. Güzel Bir Masaüstü Ortamı

Masaüstü ortamı, işletim sistemini başlattığınız andan kapattığınız zamana kadar sisteminizle etkileşime girmenize yardımcı olan arayüzdür.Arch Linux, denemek isteyebileceğinizden fazla masaüstü ortamına destek vermektedir vebunlar zevkinize göre özelleştirilip kullanılabilir.

7. Özgünlük

Arch Linux, diğer Linux dağıtımlarından bağımsız olarak sıfırdan inşa edilmiştir. Arch Linux açık kaynak olarak kaldığı ve geliştiricileri fikirlerini özgürce projeye dahil ettikleri sürece, Arch Linux topluluğuyla birlikte var olacaktır.

8. Mükemmel Öğrenme Tabanı

Arch Linux, Linux’un nasıl çalıştığını anlamak isteyen herkes için mükemmel bir platformdur.Elbette kullanımı boyunca dokümantasyona ve önerilen kullanım ipuçlarına dikkat etmenizi gerektirir.Eğer arzu ettiğiniz şey birşeyleri hazır elde etmekten öte o şeyin planındakileri öğrenmekse Arch Linux ve onun devasa bilgi tabanı sizin için iyi bir başlangıç ​​noktası olacaktır.

9. Arch Linux Topluluğu

Arch Wiki dışında, Arch Linux, özellikle Arch Linux veya türevlerinden herhangi birini kullanarak Linux hakkında bilgi edinmek isteyen herkese yardım etmek için gönüllü olarak hazır bekleyen geniş bir kullanıcı topluluğuna sahiptir ve bu topluluk kendisini Arch Linux’un başarısını ve kullanım kolaylığını arttırmaya adamıştır.AUR örneği bunun kanıtıdır mesela.Sorun yok yani, emin ellerdesiniz.

10. Kullanım Kolaylığı, Esneklik ve Özelleştirme

Arch Linux dışarıdan zor görünebilir ama tamamen esnek bir dağıtımdır. Kurulum sırasında işletim sisteminizin nasıl ve ne şekilde kurulacağına, nelerin kullanılacağına sizin karar vermenizi sağlar ve size rehberlik edecek çok detaylı ve geniş bir Wiki‘si vardır.

Ayrıca, gereksiz uygulamalarla başınızı ağrıtmıyor, ancak minimalist bir varsayılan yazılım listesiyle de birlikte geliyor.

Elbette, Arch Linux’un sizin tercihiniz olması için kendinize göre nedenleriniz vardır, ama emin olun bunlar ilk akla gelenler olarak öne çıkmaktadır.

March 24, 2020

Pencere Yöneticisinden Masaüstü Ortamına: Openbox’u Dönüştüren Uygulamalar/Araçlar

Openbox’u ilk kurduğumuzda karşılaşacağımız ortam biraz göz korkutucu olmakla birlikte, biraz bilgi ve araştırmayla her şeyi değiştirip çok zevkli bir masaüstü ortamı elde etmek kesinlikle mümkündür.Esasen işin en zevkli kısmı tam da burasıdır.Çünkü, Openbox kişiye, bir şeyi başarmanın haklı gururunu ve zevkini tam olarak yaşatır.

Tam da burada şu soruyu sormak çok mantıklı görünüyor: “Sürüyle hazır dağıtım ve çok kapsamlı masaüstü yöneticileri varken, ne gerek var Openbox ile uğraşmaya?”Soru çok yerinde.Aslına bakarsanız bu sorunun cevabını ben de çok düşündüm ve herkesin vermesi muhtemel olan cevabı verdim: “Aslında hiç gerek yok.” Ama bir kez Openbox kurup kullanmaya başlayınca anladım ki cevap tam olarak bu değil.Zira, Openbox kullanmak tamamen kişisel bir tercih meselesidir.Eee, diğerlerini kullanmak ta tercih meselesi değil mi?Elbette, ancak bir kere Openbox işlemişse damarlara, tercih tamamen yön değiştiriyor Openbox lehine.Bu söylediklerimi, kıyısından köşesinden bir şekilde Openbox’a bulaşanlar(!) çok daha iyi anlarlar.

Openbox’a kısaca değindikten sonra, yazımın bundan sonraki kısmında, Openbox’u bir kara kutudan çıkarıp bir masaüstü ortamına çeviren uygulamalardan/araçlara değinmek istiyorum.Hemen bir not ekleyeyim yeri gelmişken: Benim burada söz edeceğim uygulamalar/araçlar, tamamen benim tercih ettiklerimdir.Bunlardan başka, var olan çok fazla sayıda farklı uygulamalar/araçlarla da aynı/benzer şeyler yapılabilir.

Aşağıda bahsedilen uygulamalar/araçların bir kısmı Openbox’un kendisine ait iken, bir kısım uygulamalar/araçlar ise LXDE, XFCE, GNOME gibi masüstü yöneticilerine aittir ve Openbox ile sorunsuz çalışmaktadır.

jgmenu: Basit, bağımsız ve çağdaş görünümlü X11 menüsü.

openbox-menu: Sağ tık menümüze bir uygulamalar menüsü ekleyen bir pipe-menu’dür.

obmenu-generator: Gelişmiş, esnek, düzenlenebilir bir  Openbox menüsü düzenleme/oluşturma uygulamasıdır.

Pcmanfm: Daha çok Lxde ve Openbox’ta tercih edilen gayet hafif bir dosya yöneticisidir.

lxterminal: Lxde’ye ait bir uçbirim uygulamasıdır.

Leafpad/mousepad: Hafif bir metin editörüdür.(Debian testin ve unstable depolarında artık bulunmuyor.)Yerine en güzel tercih xfce’e ait mousepad olacaktır.

ObMenu: Openbox menü düzenleme aracıdır.

ObConf: Openbox düzenleme aracıdır..Tema, yazı tipi ayarları vb. yapılabilir.
lxapperance: Lxde görünüm özelleştirme aracıdır. Gtk teması ayarları, simge ayarları vb. yapılabilir.

tint2conf: Openbox ile  kullanımda çok tercih edilen tint2 panel düzenleme aracıdır.

Nitrogen: Masaüstü resmi değiştirme aracıdır.

xarchiver: Gayet hafif bir arşiv yöneticisidir.

ePDFViewer: Gayet hafif ve hızlı bir PDF görüntüleme aracıdır.

scrot: Uçbirim(terminal) tabanlı ekran görüntüsü alma aracıdır.

gnome-screenshot: GNOME masaüstü yöneticisine ait bir ekran görüntüsü alıcısıdır. xfce4-screenshooter da tercih edilebilir.

ARandR: Projeksijon vb. ekranlara bağlanmayı sağlayan birekran yerleşimi düzenleyicisidir.

Volumeicon-Pnmixer: Ses ayarları yapmayı sağlayan bir ses yönetileridir.

nm-applet/wicd: Ağ bağlantılarını düzenleyen bir ağ yöneticisidir.Wicd de iyi bir tercih olacaktır.

xfce-power-manager: XFCE masaüstü yöneticisine ait güç yöneticisidir.

Mirage: Hafif ve hızlı bir resim görüntüleyicidir.

Hazır JWM 2

Buradaki Hazır JWM paketinin güncelleme zamanı gelmişti, değerli bir arkadaşımızın da talebi olunca güncellemek şart oldu. Önce hazır JWM'nin rolü nedir ona değineyim. Hazır JWM, bir iso kalıbının sadece oturumunu oluşturuyor. Yani hazırlamış olduğum paket ile bir iso kalıbına gerek olmadan tam teşekküllü bir JWM oturumunuz oluyor. Bu paketi Debian ve Debian tabanlıların hepsine kurabilirsiniz.

March 22, 2020

Linux: Arch Linux Neden Bu Kadar Zorlu?Artı Ve Eksileri Neler?

Arch Linux günümüzünen popüler Linux dağıtımlarından biridir.İlk olarak 2002 yılında Aaron Grfffin tarafından yayınlanmıştır.Arch Linux’un hedefi, kullanımda basitlik, minimalizmdir.Ancak, hedef kitlesi biraz daha gelişmiş kullanıcılardır. Arch Linux’un, topluluk katılımını teşvik eden ve kullanıcısının sistemin nasıl çalıştığını anlaması için biraz çaba göstermesini bekleyen bir yapısı vardır.

Birçok tecrübeli Linux kullanıcısı Arch Linux hakkında çok fazla şey biliyordur.Hatta benden fazla tecrübeli oldukları da muhakkak.Ben de naçizane, yıllardır kullandığım Arch Linux hakkında, dağıtımla ilgili bazı artı veksileri sıralamak istedim.

Artı: Arch Linux’la Kendi Linux İşletim Sisteminizi Kurabilirsiniz

Diğer popüler Linux işletim sistemleri; Windows ve MacOS gibi sistemler, hazır olarak gelir ve içinde bir kullanıcının ihtiyaç duyacağı temel yazılım/program/uygulamaları barındırır. Buna karşın Arch Linux, işletim sisteminizi zevkinize göre geliştirmenize, istediğiniz gibi şekillendirmenize olanak sağlar.Bunu başarmanız halinde, tam olarak istediğiniz gibi bir sistem elde edersiniz.

Eksi: Kurulumu Uğraştırıcı Bir İşlemdir

Arch Linux’u kurmak, bir miktar zorlu bir bir süreçtir.İşletim sisteminizi ayarlamak zaman alacaktır. Uçbirim üzerinden vereceğiniz erminal komutları ve işlevlerini anlamanız gerekecektir. Bunun için de Arch Wiki’de zaman geçirmeniz gerektiğini bilmelisiniz.

Artı: Gereksiz Yazılımlar  ve Gereksiz Hizmetler YokE

Arch Linux kendi bileşenlerinizi seçmenize izin verdiğinden, sisteminizde istemediğiniz yazılımlarla uğraşmak zorunda kalmazsınız.Buna karşın, Ubuntu ve benzeri işletim sistemleri, kullanıcının ihtiyaç duymayacağı ve kaldırmak isteyecekleri önceden yüklenmiş masaüstü ve arka plan uygulamaları ile birlikte gelir.

Basitçe söylemek gerekirse, Arch Linux size kurulum sonrası zaman kazandırır. Pacman, harika bir yardımcı program uygulaması, Arch Linux’un varsayılan olarak kullandığı paket yöneticisidir. Pamac adında Pacman’a bir alternatif grafik bir arayüz de kullanıcılar için kolaylık sağlar.

Artı: Sistem Yükseltmesine Gerek Yok

Arch Linux, yuvarlanan sürüm(rolling release) modelini kullanır. Böylece, Arch Linux’u yükledikten sonra, güncellemeler sürekli olarak gerçekleştikçe, yeni bir sürüme yükseltme ihtiyacı duymazsınız.Varsayılan olarak, her zaman en son sürümü kullanıyor olursunuz.

Eksi: Bazı Güncellemeler Sisteminizi Bozabilir

Güncellemeler sürekli olarak gerçekleşirken, neler olup bittiğini bilinçli bir şekilde izlemelisiniz. Sizin sistem konfigürasyonunuzu sizden başka kimse bilemez ve sizden başka biri tarafından test edilmez. Haliyle, dikkatli olmazsanız, sisteminizdeki işleyiş bozulabilir.

Artı: Arch Linux, Topluluk Temelli Bir Dağıtımdır

Linux kullanıcılarının temel ortak noktası, özgürlüktür. genelde ortak bir noktaya sahiptir: Buna karşın bazı dağıtımlar; Ubuntu-Canonical ilşkisinde olduğu gibi gibi; şirketlerin verdiği kararlardan etkilenir.

Bilgisayarınız ve sisteminizin kullanımıyla ilgili daha fazla özgürlük istiyorsanız, en iyisi yola Arch Linux ile devam etmektir. Çoğu sistemden farklı olarak, Arch Linux daha fazla toplululuk temelli bir dağıtımdır.

Artı: Arch Wiki: Müthiş

Arch Wiki, Linux sistemindeki her bileşenin kurulumu ve yönetimi hakkında bilmeniz gereken her şeyi sağlayan süper bir kütüphanedir. Bu sitenin en güzel yanı, Arch’tan farklı bir Linux dağıtımı kullanıyor olsanız bile, yine de konuyla ilgili işe yarar bilgileri bulabilmenizdir. Bunun nedeni, Arch Linux’un diğer birçok Linux dağıtımıyla aynı bileşenleri kullanmasıdır ki, bu da Arch Wki’deki belge ve bilgileri bazen herkes için geçerli kılar.

Eksi: Dil Bilmek Gerekliliği

Arch Wiki müthiş bir kütüphane olsa da, bunları anlayabilmek için, en azından okuduğunuzdan bir şeyler anlayabilecek kadar İngilizce bilme zorunluluğunuz vardır.

Artı: Arch Kullanıcı Deposunu(AUR) İnceleyin

Arch Kullanıcı Deposu (AUR), topluluk üyelerinin katılımlarıyla oluşturulan büyük bir yazılım paketleri topluluğudur. Arch Linux’un resmi depolarına henüz girmemiş bir Linux programı arıyorsanız, AUR’da mutlaka bulabilirsiniz.AUR, paketleri kaynaktan derleyerek krar ve  kullanıcılar tarafından sağlanır.

ESonuç: Arch Linux Size Göre Mi?

Arch Linux, bu yazıda listelenenler haricinde de çok daha fazla artı ve eksiye sahip elbette.Ve yine Arch Linux, bu tür bir yükleme işlemine merakı olmayan kullanıcılar için biraz fazla uzun, meşguliyetli, zahmetli ve tekniktir. Ancak yeterli zamanınız, wiki kılavuzlarını ve belgelerini okuyup anlayabilecek kadar İngilizceniz, ortalama düzeyde bir Linux tecrübeniz… Ve de sabrınız varsa, neden denemeyesiniz?

Arch Linux’u sıfırdan kurduğunuzda, GNU / Linux hakkında birçok ayrıntıyı ve işleyişi öğrenmiş olacaksınız ve bir daha bilgisayarınızda neler olup bittiğini gözardı etmeyeceksiniz.

Günümüzün Popüler Dağıtımlarının Öncesi: En Eski Linux Dağıtımları

Okuyacağınız yazı, ilk Linux çekirdeğinin kullanıma sunulmasından sonra Red Hat, Debian, Slackware, SUSE, Ubuntu ve diğerleri gibi popüler dağıtım fikirlerinin nasıl ortaya çıktığını keşfetmeye çalışmaktadır.

Linux ilk olarak 1991 yılında bir çekirdek şeklinde piyasaya sürülmesinden sonra, bugün bildiğimiz dağıtımların tam bir işletim sistemi haline gelmesi, kabuklar(shell), kütüphaneler, derleyiciler ve ilgili paketlerin oluşturulmasıyla ve dünyadaki sayısız işbirliğinin yardımıyla mümkün olmuştur.

1. HJ Lu tarafından sunulan, bilinen ilk “dağıtım”
Bugün Linux dağıtımları hakkındaki ilk bildiklerimiz, Linux’a erişmek için bilinen ilk “dağıtım benzeri araçların” HJ Lu tarafından piyasaya sürüldüğü 1992 yılına dayanıyor. Bu “dağıtım benzeri araçlar”, iki 5.25 ” disketten oluşuyordu:

LINUX 0.12 BOOT DISK: Sistemi başlatmak için kullanılan “boot” diski.

LINUX 0.12 ROOT DISK: Açılıştan sonra Linux dosya sistemine erişim için bir komut istemi sunan “root” diski.

Bir sabit sürücüye 0.12’yi kurmak için, onaltılı bir düzenleyici(hex editör) kullanarak ana önyükleme kaydını (MBR) düzenlemek gerekiyordu ki, bu özellikle bu dönemde oldukça karmaşık bir süreçti.

2. MCC Interim Linux

İngiltere’de bulunan Manchester Bilgi İşlem Merkezi’nden Owen Le Blanc’ın “LINUX 0.12” ile aynı yıl piyasaya sürdüğü MCC Interim Linux, acemi kullanıcılar için menü yönlendirmeli bir kurucu ve son kullanıcı için programlama araçlarına sahip ilk Linux dağıtımıydı. Ayrıca, disket koleksiyonu şeklinde, temel bir metin tabanlı ortam sağlamak için bir sisteme kurulabilir.

Ayrıca, metin tabanlı bir ortam sayesinde sisteme kurulabilir bir disket koleksiyonu snuyordu.

MCC Interim Linux 0.12’den daha kullanıcı dostuydu ve bir sabit diske kurulum işlemi çok daha kolay ve modern yöntemlere benziyordu. MBR’ı düzenlemek için bir hex editörü kullanmak ta gerekmiyordu.

İlk olarak Şubat 1992’de piyasaya sürülmesine rağmen, o yıl Kasım ayından bu yana FTP üzerinden indirilebilir durumdaydı.

3. TAMU Linux

TAMU Linux, Mayıs 1992’de Aggiest Texas A&M tarafından, Texas A&M Unix & Linux Users Group ile birlikte geliştirilmiştir ve TAMU 1.0A olarak adlandırılmıştır. Metin tabanlı bir işletim sistemi yerine X pencere sistemini sunan ilk Linux dağıtımıydı.

4. Softlanding Linux System (SLS)

Sloganı “Gentle Touchdowns for DOS Bailouts” idi.

SLS, Mayıs 1992’de Peter McDonald tarafından piyasaya sürüldü. Zamanında oldukça yaygın bir şekilde kullanılmış ve popüler olmuş ve Linux fikrini tam anlamıyla desteklemiştir. Ancak geliştiricilerin dağıtımda çalıştırılabilir formatı değiştirme kararı nedeniyle kullanıcılar kullanmayı durdurdu.

Günümüzdeki popüler dağıtımların çoğu SLS’den evrilerek geliştirilmiştir.Bunlardan ikisi:

Slackware:En eski Linux dağıtımlarından biri olan Slackware, 1993’te Patrick Volkerding tarafından yaratıldı. Slackware, SLS’ye dayanıyor ve ilk Linux dağıtımlarından biriydi.

Debian:Ian Murdock’un bir girişimi olan Debian, SLS modelinden hareketle 1993 yılında yayınlandı. Bugün bilinen en popüler dağıtım olan Ubuntu Debian’ı temel almıştır.

5. Yggdrasil

Sloganı “Free Software For The Rest of Us” idi.

Aralık 1992’de yayımlandı.Yggdrasil, Live Linux CD’leri fikrini doğuran ilk dağıtım oldu. California Berkeley’de, Adam J. Richter tarafından kurulan Yggdrasil Computing, Inc. tarafından geliştirilmiştir. Kendisini sistem donanımında, bugün bilindiği şekliyle “Plug-and-Play”(“Tak ve Çalıştır”) olarak yapılandırabiliyordu.

90’ların sonunda en popüler dağıtımlardan biri de ilk olarak 1998’de piyasaya sürülen çok popüler bir dağıtım olan Fransız menşeli Mandrake Linux ile Brezilya menşeli Conectiva Linux’un birleşiminden doğan Mandriva’ydı. Artık Open Mandriva var.

Kaynak

March 21, 2020

Linux: Ayarlanan Çözünürlüğün Başlangıçta Kaybolması Sorunu ve Çözümü

Küçük ekranlar mobilite açısından  büyük konfor sağlıyor.Gelgelelim, bu ekranlarda 1920×1080(FHD) çözünürlük, gözler için yorgunluk anlamına gelebiliyor.Bu nedenle, çözünürlüğü düşürerek kullanmak daha iyi oluyor.Bunu, kullandığımız masaüstünün ekran ayarları aracıyla kolaylıkla yapabiliyoruz. Genelde sorun olmazken, bazı dağıtımlarda/masaüstlerinde yeniden başlattıktan sonra ayarlanan çözünürlüğün kaydedilmemesi gibi bir durum ortaya çıkabiliyor.Bu durum da aşağıdaki gibi aşılabiliyor.

Öncelikle, kurulu değilse, xrandr paketini kuruyoruz.

Debian için:

sudo apt install xrandr

Arch Linux için:

sudo pacman -S xorg-xrandr

Paketi kurduktan sonra aşağıdakileri kopyalayıp set_screen.desktop  adıyla ~/.config/autostart  klasörüne kaydediyoruz.(autostart klasörü yoksa bir tane oluşturuyoruz.Elbette dosyayı bundan başka /etc/xdg/autostart klasörüne de koyabiliriz.)(Çözünürlüğü kendinize göre düzenleyebilirsiniz; burada ben kendime göre ayarladığım çözünürlük üzerinden örnekleme yaptım.)

[Desktop Entry]
Name=set_screen
Exec=/bin/bash -c "xrandr -s 1600x900"
Type=Applicationsudo pacman -S xorg-xrandr

Artık bilgisayarımız her yeni açılışta ayarladığımız çözünürlükte açılıyor olacaktır.(1600×900 olan çözünürlüğü istediğimiz şekilde düzenleyebiliriz.)

Openbox’ta bu çözüm işe yaramadı.Onun çözümünü de; /bin/bash -c “xrandr -s 1600×900” & satırını ~/.config/openbox/autostart dosyasına ekleyerek buldum.

March 20, 2020

Linux: Ubuntu’da Flatpak Yükleme ve Ayarlama

Flatpak Linux’ta, uygulamaları oluşturmak ve dağıtmak için yeni nesil bir teknolojidir.Flatpak ile oluşturulan yazılımlar her dağıtım için kurulabilir.
1- Flatpak Yükleme
Flatpak’ı Ubuntu 18.10 (Cosmic Cuttlefish) veya Ubuntu 19.04 (Disco Dingo) üzerine kurmak için terminalde sadece şunu çalıştırıyoruz:
sudo apt install flatpak

Eski Ubuntu sürümlerinde Flatpak’ı kurmak için, resmi Flatpak PPA deposu önerilen yoldur. Kurmak için bir terminalde aşağıdakileri çalıştırıyoruz:

sudo add-apt-repository ppa:alexlarsson/flatpak
sudo apt update
sudo apt install flatpak

2- Flatpak Eklentisi’ni Yükleme

Flatpak eklentisi, yazılım kurulumu için komut satırına ihtiyaç duymadan uygulamaların yüklenmesini mümkün kılar. Yüklemek için şunu çalıştırıyoruz:

sudo apt install gnome-software-plugin-flatpak

3- Flathub Deposu Ekleme

Flathub, Flatpak uygulamalarını edinmek için en iyi yerdir. Etkinleştirmek için şunu çalıştırıyoruz:

flatpak remote-add --if-not-exists flathub https://flathub.org/repo/flathub.flatpakrepo

3- Yeniden Başlatma

Kurulumu tamamlamak için sistemimizi yeniden başlatıyoruz. Şimdi tek yapmamız gereken uygulamalar yüklemek!

Kaynak

Linux Mint Debian Edition (LMDE) 4’e yükseltme nasıl yapılır?

Hatırlanacağı gibi, “Cindy” kod adlı Linux Mint Debian Edition (LMDE) 3, 31 Ağustos 2018 duyurulmuştu. O zamandan bu yana LMDE 3’ü kullanmakta olan kullanıcılar için, “Debbie” kod adlı Linux Mint Debian Edition (LMDE) 4, bugün, Linux Mint lideri Clement Lefebvre tarafından linuxmint.com üzerinde duyuruldu. LMDE 4’e yükseltme yapmak için APT ve komut satırı deneyimine ihtiyaç olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Lefebvre; daha yeni bir paket tabanına yükseltme yapmanın önemli olduğunu ve acemi kullanıcılara önermediklerini söyledi. Yükseltme sırasında APT komutlarının çıktısını anlamak gerektiğini, bir paketin kaldırılması gerekip gerekmediğini, yükseltmeyi engelliyorsa, başka bir paketle çakışıyorsa vb. bir nedenle kaldırmak gerektiğini anlamanın önemli olduğunu belirtti. Lefebvre’in “How to upgrade to LMDE 4” adlı giriş yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Öncelikle Menü->Yönetim->Güncelleme Yöneticisi yolunu izleyerek Güncelleme Yöneticisi’nin başlatılmasını isteyen Lefebvre; önbelleği güncellemek üzere “Yenile” butonuna basılmasını öneriyor. Ardından, “Güncellemeleri Yükle” butonuna basılmasını ve Güncelleme Yöneticisi’nden gelen talimatları izleyerek, sistemin güncel olduğunu söylenene kadar tüm güncellemelerin yüklenmesini söylüyor. En son, bilgisayarı yeniden başlatmanız gerekiyor tabii. Lefebvre; yükseltme sırasında bir şey ters giderse, en son sistem anlık görüntüsünü geri yükleyerek zamanda geriye gidilebileceğini ve tüm değişikliklerin geri alınabilineceğini ifade ediyor. Lefebvre; LMDE içinden veya live bir Mint oturumundan (live DVD veya USB) Timeshift’i başlatarak, çalışmanın bu mevcut duruma geri yüklenmesinin mümkün olduğunu hatırlattı. Resmi Olmayan Debian Multimedya deposunun (deb-multimedia.org) artık LMDE 4’te kullanılmadığını belirten Lefebvre; yükseltme sırasında herhangi bir paket çakışmasını önlemek için, yükseltme sırasında deb-multimedia.org deposunun kaldırılmış olması gerektiğini söyledi. Bunun için;

sudo xed /etc/apt/sources.list.d/official-package-repositories.list

komutuyla official-package-repositories.list dosyasının root olarak açılmasını ve aşağıdaki satırın bulunarak kaldırılması geerektiğini söyledi.

deb https://www.deb-multimedia.org stretch main non-free

Şimdi dosyayı kaydedin ve APT önbelleğini güncelleyin;

sudo apt update

Clement Lefebvre’in mutlaka incelemenizi istediği “How to upgrade to LMDE 4” başlıklı yazısına buradan ulaşabilirsiniz. İşletim sisteminden manuel bir anlık görüntü oluşturma, yükseltme aracının kurulumu, mintupgrade’in nasıl yükleneceği ve kullanılacağı gibi çeşitli ayrıntılara değindiği bu yazıyı mutlaka incelemenizi öneriyor.

LMDE 4 “Debbie” Sürümü Çıktı

LMDE (Linux Mint Debian Edition), Linux Mint’in bir projesi ve amacı, Ubuntu olmadan dağıtımın nasıl çalışacağı konusunda Linux Mint ekibinin bilgilenmesini sağlamak. LMDE’nin hedefi, Ubuntu’yu kullanmadan olabildiğince Linux Mint ile aynı olmak. Temel paketler Debian tarafından sağlanıyor. LMDE’nin sürüm numaraları yok. Hata ve güvenlik düzeltmeleri haricinde Debian temel paketleri aynı

March 18, 2020

Milko E-imza MacOS Kurulumu

Önce java.com/tr/download dan java are indir.

Daha sonra https://drive.google.com/folderview?id=0B_4FRfiZvtu-VUM2VkYtUG1XRzQ&usp=sharing adresinde anlatıldığı gibi bir windows makine ile milko yu update et. Çünkü update edilmeyen milko cihazlar macos da çalışmıyorlar...

Mac i açarken cmd+R kombinasyonu ile açarak recovery mode a geç utilities altından terminale geçip “csrutil disable” komutu ile driver yükleyebilmeyi aç. Bu adımı atlarsanız MacOS System Integrity Protection ı kapatmadığınızdan milko driverını yüklemenize izin vermeyecektir.

Daha sonra kamusm.gov.tr den uygun driverları indir ve kur.

Driverları kurduktan sonra /usr/local/lib içindeki libakisp11.dylib dosyasını /System/Library/Java/Extensions/ içine kopyala.(Bunun için yukardaki adresleri finder "go" menüsünden "go to folder" seçeneğini kullanarak gezinebilir ve arayüzden kopyalama yapabilirsiniz.) Bu adımı geçerseniz muhtemelen pcks11 hatası alacaksınız.

Milko e-imzayı artık kullanabilirsiniz.

Çok kısa ve düz bir anlatım oldu ama sizi sonuca götürebileceğini düşünüyorum...

March 11, 2020

Stunnel ile BIND’a DNS-over-TLS özelliği kazandırıyoruz

dns-over-tls
Geçtiğimiz yıl servis sağlayıcılar, DNS servislerinin DNS-over-TLS desteklemeye başladığını duyurdu. Bu yeni özellik DNS-over-HTTPS API‘den farklı. BIND‘in doğrudan DNS-over-TLS desteği bulunmadığından, kullandığım BIND DNS Caching sunucuya STUNNEL yardımıyla DNS-over-TLS yeteneği kazandırdım.

STUNNEL, hali hazırda çalışmakta olan istemci veya sunucularda bir değişiklik yapmadan TLS kriptolama yeteneği kazandırıyor. Mimarisinin esnekliği ve gelişmişliği sayesinde büyük projelerde dahil kullanılabilecek güçlü bir araç.

Bu çalışmanın en can alıcı noktası, DNS sorgularının sadece TCP üzerinden yapılması gerekliliği. Sadece-TCP desteğini BIND‘ın 9.11 sürümü ve sonrası destekliyor.

Özet şekilde ayar detaylarını aşağıda paylaşıyorum;

Öncelikle 53 portunun kullanımda olmadığından emin olun;

netstat -ltn
sudo apt install stunnel
sudo vi /etc/default/stunnel4

stunnel4 dosyasının içerisindeki değer aşağıdaki gibi olmalı;

ENABLED=1
sudo service stunnel4 restart
sudo vi /etc/stunnel/stunnel.conf

stunnel.conf dosyasına eklediğim ayarlar;

[dns]
client = yes
accept = 127.0.0.1:53
connect = 8.8.8.8:853
CApath = /etc/ssl/certs
verifyChain = yes
checkIP = 8.8.8.8

Bu işlemler sonrasında STUNNEL sunucunuzda 53 portunu dinlemeye başlayacak ve eğer her şey yolunda gittiyse buraya gönderilen DNS sorgularına yanıt dönecektir.

Test komutları;

nslookup -vc ozcan.com 127.0.0.1
dig +tcp ozcan.com @127.0.0.1

Hamdi Özcan – ozcan.com

March 03, 2020

Birden çok Palemoon inşası ve sonrası

Birden çok Palemoon kurulumuna başlamadan önce neden "Palemoon kullanmalıyız?" sorusunu kısaca yanıtlamaya çalışayım. Palemoon, Firefox'un eski arayüzü ve eski tabanıyla inşa edilmiş, uzun yıllardır gelişimini sürdüren hızlı ve hafif bir tarayıcıdır. Bir tarayıcıda olması gereken bütün özelliklere sahiptir. Türkçe de dahil 23'ten fazla dile çevrilmiştir. Bir çok tarayıcıda olmayan oldukça geniş

February 26, 2020

Manjaro 19.0 "Kyria" Sürümü Çıktı

Manjaro Linux ekibi, Manjaro 19.0 “Kyria” kararlı sürümünün çıktığını duyurdu. Manjaro 19.0 Sürümündeki Yenilikler: XFCE 4.14 sürümüyle geliyor. Bu sürümde daha çok kullanıcı deneyimi ve masaüstü ve pencere yöneticisine ağırlık verildi. Matcha isimli yeni bir temaya geçildi. KDE Plasma 5.17 sürümüyle geliyor. Bu sürüm için tamamen yeniden tasarlanan benzersiz bir görünüm ve his ile

February 25, 2020

LMDE 4 “Debbie” BETA Sürümü Çıktı

LMDE (Linux Mint Debian Edition), Linux Mint’in bir projesi ve amacı, Ubuntu olmadan dağıtımın nasıl çalışacağı konusunda Linux Mint ekibinin bilgilenmesini sağlamak. LMDE’nin hedefi, Ubuntu’yu kullanmadan olabildiğince Linux Mint ile aynı olmak. Temel paketler Debian tarafından sağlanıyor. LMDE’nin sürüm numaraları yok. Hata ve güvenlik düzeltmeleri haricinde Debian temel paketleri aynı

February 22, 2020

How to Budget for Web Hosting

We’d all like to save money with shared hosting, but for some websites, VPS or even dedicated plans are unavoidable. If you do end up having to spring for a more advanced plan, it probably means your site is getting bigger and receiving more traffic – so the financial cost will be worth the rewards. But how can you plan for that financial cost, and minimize it as much as possible? To start, you need to know where your site is headed. To figure out the best budget for your web hosting plan, it’s important to first identify the specific goals that you have for your site. You don’t want to end up committing to a plan that doesn’t fit those goals, whether it’s too complex or not scalable enough.

What are your site goals?

To figure out the best budget for your web hosting plan, it’s important to first identify the specific goals that you have for your site. You don’t want to end up committing to a plan that doesn’t fit those goals, whether it’s too complex or not scalable enough.

If you’re aiming for your website to…

  • Attract a small following among family and friends
  • Serve as a point of contact for a local business
  • Promote an individual portfolio or CV

…then shared hosting ($2.75 – $15.00/month) will be more than sufficient. But if you want that website to:

  • Handle the traffic demands of a medium-sized business
  • Be secure enough to handle electronic card payments
  • Accommodate the files of a successful and active blog
  • Maintain good page speed and image loading times as traffic increases

…you’ll need to upgrade to VPS ($5 – $80/month).

The only websites that will need to shell out for a dedicated plan ($80 – $730/month) are:

  • Pages for companies with a huge, multinational audience that generates a lot of traffic
  • Sites with particularly large ecommerce demands, like storing lots of high-res product images

If you’re running a small website with only a few pages right now, but the goal is to eventually scale up and become a high-traffic, content-heavy platform, then it’s possible to keep that ambition while saving your money – after all, you can always upgrade to a VPS or dedicated plan later.

Basically, you can think of shared, VPS, and dedicated hosting as the respective options for small, medium, and large websites. Once you’ve chosen between these types, the real budgeting work begins.

Planning costs by the year

The most important factor in a web hosting budget is time commitment. When you sign up to a hosting plan, you’ll have the option to pay for anywhere between one month and four years in advance.

The incentive to pay for four years up front is that the price per month becomes much lower when you do so. For example, HostGator’s most basic shared plan costs $6.95/month when purchased for three years, $7.95/month for two years, and $8.95/month for one year. It costs $10.95 to purchase one month at a time.

In short, here’s how much you’d pay initially by plan, and how much you’d end up paying after three years:

By paying for a year up front rather than by the month, you’ll already save $24 after one year, and $72 after three years.

We’d recommend purchasing a plan for one year in advance. That way, you still save on the monthly price, but you’re not sacrificing the opportunity to reach a growth goal and upgrade your plan within a year or two.     

Most hosting providers offer money-back guarantee periods that last for the first 30 or so days after purchase, so regardless of how many years you commit to in advance, you’ll still get that initial window risk-free.

It’s also important to note that most hosting providers offer tempting introductory prices for the first purchase period, which then renew at a much higher rate.

For example, buying HostGator’s basic shared plan for one year costs $5.95/month the first year, and then renews at $8.95/month. To buy the same plan for three years costs $2.75/month for the first three years, and then renews at $6.95/month for the following three years.

Choosing a provider

You don’t have to pay top dollar for good service. There are plenty of cheap hosting providers that can support your site without breaking the bank.

If you’re looking for dirt cheap hosting, then Hostinger’s $0.80/month introductory shared price is a good place to start, as is iPage’s $1.99/month shared plan. But if you’re looking to get the most value for your money, then it’s worth taking a closer look.

We’ve talked about how most hosting providers offer introductory prices and free trial periods. But the top providers also have their differences. Firstly, you want to choose a provider that has a good reputation for your chosen hosting type.

For example, while DreamHost offers great features on its shared plans, its VPS plans don’t allow you root access, and you’d be better served elsewhere.

And while Hostinger’s shared plans are secure and user-friendly, it doesn’t offer any dedicated plans, which immediately limits your potential to scale.

Providers also differ in their more general strengths and weaknesses. If you value customer service above all, then DreamHost’s lack of phone support will be a major mark in your “cons” column. If uptime is your top priority, then HostGator’s 99.99% guarantee will be a big draw.

Additional costs

Saving money is important. But it’s also important to make room in your budget for the hosting features that matter most to you. Here are three add-ons that we think are worth paying for:

  1. Security tools
  2. Email
  3. Automated backups

The most important security cost you’ll incur is that of an SSL certificate. You can’t really host a successful website without this coveted padlock icon, because it’s an immediate signal to visitors that their data is safe.

Many hosting providers include a basic version of SSL for free on some plans, or you can up your game and purchase a premium SSL certificate for about $50. If you want to take security a step further, you can also budget for SiteLock security at about $2/month, which offers daily malware scans and increased protection from DDoS attacks.

Adding advanced email functionalities to your website will typically cost between $6 and $15/month. Many web hosts will let you purchase business accounts for G Suite or Office 365, which you can then use to set up addresses @yourdomain.com.

This is an especially attractive feature for anyone looking to host a business or eCommerce site.

You can always back up your site yourself. But if you have room in your budget for the convenience of automatic backups, most hosting providers offer this service for around $2/month.

The Wrap-Up

It’s important to have clear goals in mind when you choose a hosting plan. If you’re making a small blog to update family and friends, then there’s no need to overpay for a VPS plan.

But if you’re looking to get an eCommerce business off the ground, then the lack of security on a shared server will be too limiting. Once you know what you want from your site, it will be easy to select a plan that will give you the most value for your money.

Lastly, don’t forget to budget your time wisely, too! You’ll save the most money by purchasing a hosting plan for three or four years upfront, but for most of us, committing to one provider for that long is a lot to ask.

Take a look at monthly and yearly payment options before you make your decision.

Now that you know what to look out for, you’ll be able to get the most bang for your buck. Happy hosting!

Feeds